Haftalık Parasal Gelişmeler: TCMB rezervleri hızla şişiyor
TCMB'nin swap hariç net rezervleri 50,4 milyar dolara yükseldi. Merkez Bankası döviz alımlarını hızlandırırken DTH ve dolarizasyonda artış dikkat çekti.
15 Ağustos 2026

TCMB rezervlerinde güçlü toparlanma sürüyor. 7 Ağustos haftasında swap hariç net rezervler 9,4 milyar dolar artarken, altın fiyatlarındaki yükselişin etkisi çıkarıldığında dahi artış 5,6 milyar doları buldu. Merkez Bankası'nın bu haftanın ilk üç gününde de yaklaşık 4,2 milyar dolarlık döviz aldığı hesaplanıyor. Buna karşılık, yurtiçi yerleşiklerin döviz talebindeki artış ve dolarizasyon oranının yeniden %40'ın üzerine çıkması dikkat çekiyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın rezerv biriktirme süreci ağustos ayında belirgin biçimde hızlandı. 7 Ağustos haftasında hem brüt hem net rezervlerde güçlü artışlar kaydedilirken, yabancı yatırımcıların devlet iç borçlanma senetlerine (DİBS) ilgisi de devam etti.
Haftanın diğer önemli gelişmesi ise yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatlarında yaklaşık 1,8 milyar dolarlık artış yaşanması oldu.
Swap hariç net rezerv 50,4 milyar dolara çıktı
7 Ağustos haftasında TCMB'nin brüt rezervleri 13,9 milyar dolar artarak 164,4 milyar dolardan yaklaşık 178,4 milyar dolara yükseldi.
Net rezervlerdeki artış ise 8,8 milyar dolar oldu. Böylece net rezervler yaklaşık 54,2 milyar dolardan 63 milyar dolara ulaştı.
Piyasanın yakından izlediği swap hariç net rezervler de aynı dönemde 9,4 milyar dolarlık artışla 50,4 milyar dolara çıktı.
Rezervlerdeki artışın bir bölümü altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklandı. Altın değerleme etkisinin brüt rezervlere yaklaşık 6,2 milyar dolar, net rezervlere ise 3,8 milyar dolar katkı yaptığı hesaplanıyor.
Bu etki çıkarıldığında dahi rezerv performansı oldukça güçlü. Altın hariç hesaplamayla brüt rezervler yaklaşık 7,7 milyar dolar, net rezervler 5 milyar dolar ve swap hariç net rezervler 5,6 milyar dolar arttı.
TCMB üç haftada 12,5 milyar dolar döviz aldı
TCMB analitik bilanço verileri rezerv birikiminin 7 Ağustos sonrasında da devam ettiğine işaret ediyor.
Verilere göre Merkez Bankası bu haftanın ilk üç gününde yaklaşık 4,2 milyar dolarlık döviz alımı gerçekleştirdi. Böylece son üç haftadaki toplam döviz alımının yaklaşık 12,5 milyar dolara ulaştığı hesaplanıyor.
Mart ayında piyasalardaki dalgalanma sırasında yaklaşık 51 milyar dolarlık döviz satışı yapan TCMB, nisan ayı başından bu yana 40 milyar doların üzerinde döviz aldı.
Dolayısıyla mart ayında kaybedilen rezervlerin önemli bir bölümü yeniden yerine konulmuş durumda.
Vatandaş yeniden döviz alıyor
Rezervlerdeki güçlü artışa karşın yurtiçi yerleşiklerin döviz talebi dikkat çekiyor.
Parite etkisinden arındırılmış verilere göre bireysel yatırımcıların döviz mevduatları 1 milyar 403 milyon dolar, şirketlerin döviz mevduatları ise yaklaşık 368 milyon dolar arttı.
Böylece toplam DTH artışı yaklaşık 1,8 milyar dolar oldu.
Daha uzun dönemli tablo da dolarizasyon eğiliminin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Döviz mevduatları 2025 başından bu yana yaklaşık 33,8 milyar dolar arttı.
TL mevduatlar ise son haftada 24 milyar TL azalarak 19,1 trilyon TL'ye geriledi.
Yabancı yatırımcı tahvile geliyor
Yurtdışı yerleşiklerin Türk tahvillerine ilgisi 7 Ağustos haftasında da sürdü.
Yabancı yatırımcılar haftalık bazda yaklaşık 546 milyon dolarlık DİBS alımı gerçekleştirdi. Böylece yabancıların DİBS stokunun piyasa değeri yaklaşık 18,5 milyar dolara ulaştı.
Hisse senedi piyasasında ise bir önceki haftadaki 186 milyon dolarlık satışın ardından yalnızca 1,5 milyon dolarlık sınırlı alım gerçekleşti. Yabancıların hisse senedi stokunun piyasa değeri 40,8 milyar dolar seviyesine çıktı.
Hazine eurobondlarında da 99 milyon dolarlık yabancı alımı gerçekleşirken, toplam stok yaklaşık 89 milyar dolar oldu.
Tablo, yabancı sermayenin Türkiye'ye ilgisinin sürdüğünü ancak son dönemde tercihin ağırlıklı olarak TL tahvillerden yana olduğunu gösteriyor.
Yabancı para kredilerde hızlı büyüme
Bankacılık sisteminde yabancı para kredilerdeki hızlı yükseliş de devam ediyor.
Yabancı para krediler son haftada 1,2 milyar dolar arttı. Mart 2024 sonundan bu yana ise yaklaşık %56'lık artışla 76 milyar dolarlık büyüme kaydedildi ve toplam hacim 210,7 milyar dolara ulaştı.
Yıllıklandırılmış 13 haftalık ortalama kredi büyümesinde ticari krediler %19,8'den %20,6'ya yükselirken, tüketici kredilerindeki büyüme %28,8'den %25,9'a geriledi.
Bu ayrışma, tüketici kredilerindeki ivmenin azalmasına karşılık şirket kredilerinde büyümenin sürdüğünü gösteriyor.
Dolarizasyon yeniden %40'ın üzerinde
Para Piyasası Fonlarının (PPF) büyüklüğü de artmaya devam ediyor.
7 Ağustos haftasında PPF büyüklüğü 98,4 milyar TL artarak yaklaşık 1,9 trilyon TL'ye ulaştı. Serbest Şemsiye Fonları altındaki PPF büyüklüğü ise yaklaşık 4,5 milyar TL azalarak 1,49 trilyon TL'ye geriledi.
Tüm döviz fonlarının aktif büyüklüğü 156 milyon dolarlık artışla 72,8 milyar dolara yükseldi. Bu rakam 2024 başında yaklaşık 25 milyar dolar, 2025 başında ise 50 milyar dolar seviyesindeydi.
Yatırım fonlarının da hesaba katıldığı geniş tanımlı dolarizasyon oranı ise bir haftada %40'tan %40,6'ya yükseldi.
Bu oran 2023 ortalarında %70'e kadar çıkmıştı. Dolayısıyla uzun vadeli dolarizasyon eğiliminde önemli bir gerileme söz konusu olsa da son haftalardaki hareket, dövize yönelik talebin yeniden yakından izlenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Rezerv cephesinde güçlü, dolarizasyonda daha karmaşık tablo
Haftalık verilerin ortaya koyduğu genel resim, TCMB açısından rezerv cephesinde oldukça olumlu.
Swap hariç net rezervlerin 50 milyar doların üzerine çıkması ve Merkez Bankası'nın 7 Ağustos sonrasında da döviz almaya devam etmesi, mart ayında yaşanan rezerv kaybının büyük bölümünün telafi edilmekte olduğunu gösteriyor.
Yabancıların DİBS alımları da bu süreci destekliyor.
Buna karşılık DTH'lardaki 1,8 milyar dolarlık haftalık artış, 2025 başından bu yana döviz mevduatlarının 33,8 milyar dolar yükselmiş olması ve geniş tanımlı dolarizasyon oranının yeniden %40,6'ya çıkması, rezervlerdeki iyileşmenin TL'ye yönelik kalıcı güven artışıyla henüz tam olarak desteklenmediğine işaret ediyor.
Önümüzdeki haftalarda TCMB'nin döviz alımlarını hangi hızda sürdürebileceği kadar, yurtiçi yerleşiklerin yeniden artmaya başlayan döviz talebi de para politikasının önemli göstergelerinden biri olacak.


.jpeg&w=3840&q=75)