Dünya Piyasaları: Petrol 100 doları aştı, ABD tahvil faizleri zirvede, Wall Street düşüyor
WTI 100, Brent 105 doları aşarken ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,9'u geçti. Fed'den eylülde faiz artırımı olasılığı %74'e yükseldi.
10 Eylül 2026

ABD-İran savaşının yedinci ayına girmesiyle enerji şoku küresel piyasaların ana gündemi olmaya devam ediyor. ABD tipi WTI petrol 100 doları, Brent ise 105 doları aşarken, 10 yıllık ABD tahvil faizi yüzde 4,9'un üzerine çıkarak Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Enerji fiyatlarının enflasyonu yeniden hızlandırabileceği endişesi Fed'in gelecek hafta faiz artıracağı beklentisini güçlendirirken Wall Street'te satışlar dördüncü güne taşındı.
Wall Street perşembe gününe satışlarla başladı. Yatırımcıların giderek artan biçimde ABD-İran savaşının yaratacağı enerji şoku, enflasyon ve yüksek faiz kombinasyonunu fiyatlaması hisse senetleri üzerindeki baskıyı artırdı.
Dow Jones Sanayi Endeksi 131 puan veya yüzde 0,2 gerilerken, S&P 500 yüzde 0,3 düştü. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite ise yüzde 0,4 değer kaybetti.
Böylece büyük ABD endekslerinde üç gündür devam eden satış eğilimi sürdü.
Piyasaların merkezinde ise petrol bulunuyor.
WTI 100, Brent 105 doları aştı
ABD ile İran arasındaki savaş yedinci ayına girerken Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılık sorunlarının devam etmesi petrol fiyatlarını yeniden üç haneli seviyelere taşıdı.
Ekim vadeli ABD tipi WTI petrol gün içinde varil başına 100 doların üzerine çıktı.
Kasım vadeli Brent petrol ise 105 doların üzerini gördü.
Petrol fiyatlarındaki yeni yükseliş dalgası, Ortadoğu savaşının küresel ekonomi açısından giderek daha belirgin bir enerji şokuna dönüşebileceği korkusunu artırıyor.
Yatırımcıların temel endişesi, yüksek enerji maliyetlerinin üretici ve tüketici fiyatlarına yayılması ve böylece ABD'deki enflasyonun yeniden kalıcı biçimde yükselmesi.
ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,9'u geçti
Petroldeki yükseliş tahvil piyasasında da sert biçimde hissediliyor.
ABD'nin 10 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 4,9'un üzerine çıkarak Kasım 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Tahvil faizlerindeki yükselişin arkasında iki temel endişe bulunuyor.
Birincisi, petrol fiyatlarının enflasyonu yeniden hızlandırarak Fed'i para politikasını daha fazla sıkılaştırmaya zorlaması.
İkincisi ise ABD'nin yüksek kamu borçlanma ihtiyacının uzun vadeli tahvil piyasası üzerinde yarattığı arz baskısı.
ABD Hazine Bakanlığı son dönemde uzun vadeli tahvillerde geri alım programını genişleterek piyasadaki baskıyı hafifletmeye çalışıyor.
Bakanlık, uzun vadeli borçlarda 6 milyar dolara kadar geri alım yapacağını açıkladı. Bu rakam normal uygulamanın yaklaşık üç katına karşılık geliyor.
Fed faiz artışı ihtimali yüzde 74'e çıktı
Enerji fiyatlarındaki yükseliş Fed'in 15-16 Eylül toplantısına ilişkin beklentileri de hızla değiştiriyor.
Fed fonları vadeli işlemlerine göre piyasalar gelecek haftaki toplantıda 25 baz puanlık faiz artışı olasılığını yüzde 74 civarında fiyatlıyor.
Fed'in politika faizi halen yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor.
Son ÜFE verisi ise faiz tartışmasına kesin bir yanıt vermedi.
ABD'de Üretici Fiyat Endeksi ağustosta aylık yüzde 0,4 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Ancak yıllık üretici enflasyonu yüzde 5,4'e yükseldi.
Dolayısıyla veri büyük bir yukarı yönlü sürpriz yaratmasa da Fed'in yüzde 2'lik enflasyon hedefinin oldukça üzerinde seyreden fiyat baskılarının sürdüğünü gösterdi.
ÜFE piyasayı rahatlatamadı
21Shares Makro Araştırma Başkanı Stephen Coltman, ÜFE verisinin Fed'in gelecek haftaki toplantıda faiz artırıp artırmayacağı sorusuna kesin bir yanıt vermediğini belirtti.
Ancak Coltman'a göre WTI petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkması ve ABD tahvil faizlerinin yeni zirvelere ulaşması, cuma günü açıklanacak kritik tüketici enflasyonu verisi öncesinde yatırımcılar açısından riskleri önemli ölçüde artırıyor.
Piyasalar şimdi ABD Tüketici Fiyat Endeksi'ne odaklanmış durumda.
ÜFE ve TÜFE verilerinin çeşitli bileşenleri Fed'in tercih ettiği temel enflasyon göstergesi olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksine de yansıyor.
Ancak yeni PCE verileri Fed'in 16 Eylül'deki faiz kararından sonra açıklanacak.
Bu nedenle cuma günkü TÜFE rakamı, toplantı öncesinde Fed'in elindeki en önemli enflasyon sinyallerinden biri olacak.
Teknoloji hisselerinde satış sertleşiyor
Yüksek petrol fiyatları ve yükselen tahvil getirileri özellikle son boğa piyasasına öncülük eden teknoloji ve yarı iletken hisselerini baskılıyor.
Intel hisseleri yaklaşık yüzde 6, Micron Technology ise yüzde 4 geriledi.
Yüksek büyüme beklentisiyle fiyatlanan teknoloji şirketleri, uzun vadeli faizlerdeki yükselişe diğer sektörlerden daha hassas olabiliyor.
Tahvil faizlerinin yükselmesi gelecekte elde edilmesi beklenen şirket kârlarının bugünkü değerini azaltırken, aynı zamanda şirketlerin finansman maliyetlerini de artırıyor.
Buna petrol fiyatlarındaki yükselişin ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği endişesi eklenince, özellikle yüksek betalı teknoloji hisselerinde satış baskısı güçleniyor.
Piyasaların korkusu: Enerji şoku ekonomiye yayılabilir
Petrolün 100 doların üzerinde kalıcı hale gelmesi durumunda sorun yalnızca enerji şirketleri veya akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmayabilir.
Yüksek petrol fiyatları taşımacılık, lojistik, havacılık, petrokimya ve imalat başta olmak üzere ekonominin çok geniş bir bölümünde maliyetleri artırıyor.
Bu maliyetlerin tüketici fiyatlarına aktarılması halinde Fed, büyümedeki olası yavaşlamaya rağmen enflasyonla mücadele etmek amacıyla faizleri yükseltmek zorunda kalabilir.
Piyasalar açısından en rahatsız edici senaryo da bu: Daha düşük büyüme, daha yüksek enflasyon ve daha yüksek faizlerin aynı anda ortaya çıkması.
ABD-İran savaşının uzaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki sorunların devam etmesi bu riskin ortadan kalkmasını engelliyor.
Trump: Petrol fiyatları seçimlere kadar düşmeyebilir
ABD Başkanı Donald Trump da petrol fiyatlarındaki yüksek seyrin kısa sürede sona ermeyebileceğini söyledi.
Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada petrol fiyatlarının kasım başındaki ara seçimlere kadar gerilemeyebileceğini belirtti.
ABD-İran savaşının sürmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki taşımacılığın aksaması, piyasalarda enerji şokunun daha geniş çaplı bir enflasyon dalgasına dönüşebileceği kaygısını güçlendiriyor.
Trump ayrıca Dallas'ta yaptığı açıklamada Cumhuriyetçilerin ara seçimlerde Kongre kontrolünü koruması halinde her Amerikalı yetişkine 5 bin dolarlık ödeme yapılması fikrini gündeme getirdi.
Ancak böylesine büyük bir mali programın nasıl finanse edileceği ve Kongre'den nasıl geçirileceği belirsiz.
Piyasalar açısından böyle geniş çaplı bir mali teşvik, uygulanması halinde zaten yüksek seyreden enflasyon ve tahvil faizleri üzerinde ek baskı yaratabilecek bir unsur olarak değerlendirilebilir.
Sırada TÜFE ve Oracle var
Wall Street açısından bir sonraki kritik eşik cuma günü açıklanacak ABD tüketici enflasyonu.
Beklentilerin üzerinde gelecek bir TÜFE verisi, petrol fiyatlarındaki yükselişle birlikte Fed'in 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalini daha da güçlendirebilir.
Daha düşük bir veri ise piyasalara sınırlı da olsa rahatlama sağlayabilir.
Şirketler cephesinde ise piyasa kapanışının ardından açıklanacak Oracle bilançosu yakından izlenecek.
Oracle'ın sonuçları özellikle YZ altyapısına yönelik sermaye harcamalarının ve talebin gücü açısından önemli bir test olacak.
Son dönemde küresel hisse piyasalarının önemli bölümünü taşıyan YZ yatırımları açısından Oracle'ın vereceği mesajlar, teknoloji hisselerinin yüksek faiz ortamına ne kadar direnebileceğine ilişkin yeni ipuçları sunacak.
Wall Street'in yeni denklemi: Petrol + tahvil + Fed
ABD piyasalarında son günlerde oluşan fiyatlama, yatırımcıların artık tek bir riskle mücadele etmediğini gösteriyor.
WTI'nin 100 doların üzerine çıkması enerji enflasyonu riskini artırıyor. Enflasyon korkusu 10 yıllık tahvil faizini yüzde 4,9'un üzerine taşıyor. Yükselen tahvil faizleri ise Fed'in yeniden sıkılaşacağı beklentisiyle birleşerek özellikle teknoloji hisselerini baskılıyor.
Bu zincirin kırılması büyük ölçüde petrol fiyatlarının seyrine ve cuma günü açıklanacak TÜFE verisine bağlı.
Petrol üç haneli seviyelerde kalır ve tüketici enflasyonu da güçlü gelirse, piyasaların Fed'den faiz artışı beklentisi daha da güçlenebilir.
Böyle bir tabloda Wall Street'in son üç gündür yaşadığı satışın kısa sürede sona ermesi zorlaşabilir.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



