Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Borsa İstanbul

Borsa İstanbul'da işlem hacmi dip seviyelerde: Fon krizi yatırımcıyı piyasadan uzaklaştırdı

BIST 100'de işlem hacmi 81,4 milyar liraya geriledi. Fon krizi öncesine göre hacim yüzde 54, işlem adedi yüzde 69 düştü. Uzmanlar 2027'ye işaret ediyor.

14 Ekim 2026

Borsa İstanbul'da işlem hacmi dip seviyelerde: Fon krizi yatırımcıyı piyasadan uzaklaştırdı

Borsa İstanbul'da yatırım fonu krizinin yarattığı güven kaybı, işlem hacmi ve işlem adetlerini yılın en düşük seviyelerine yaklaştırdı. BIST 100'de haftanın ilk işlem gününde hacim 81,4 milyar liraya gerilerken, kriz öncesindeki 15 Eylül'e göre yüzde 54 düşüş yaşandı. İşlem adetleri ise aynı dönemde yüzde 69 azaldı. Uzmanlar, yatırımcıların bekle-gör pozisyonuna geçtiğini, piyasaya dönüşün 2027 yılı beklentilerinin şekillenmesiyle başlayabileceğini belirtiyor.

Fon krizinin ardından borsada likidite daralıyor

Borsa İstanbul, eylül ayında patlak veren yatırım fonu krizinin etkilerini hissetmeye devam ediyor.

Fonların tasfiye sürecinde yaşanan satış baskısı, hisse senetlerinde ciddi değer kayıplarına neden olurken, yatırımcıların işlem yapma isteği de belirgin biçimde azaldı.

EKONOMİ gazetesinden Şebnem Turhan'ın haberine göre, BIST 100 endeksinde haftanın ilk işlem gününde gerçekleşen 81 milyar 459 milyon liralık işlem hacmi, 2026 yılının en düşük ikinci seviyesine işaret etti.

İşlem adedi de 3 milyar 810,7 milyona gerileyerek yılın en düşük üçüncü düzeyine indi.

Uzmanlar, yatırımcıların önemli bir bölümünün piyasadaki belirsizlikler ortadan kalkana kadar yeni pozisyon almaktan kaçındığını belirtiyor.

Yüksek petrol fiyatları, yabancı yatırımcı ilgisinin zayıflığı ve fon krizine ilişkin soru işaretleri de borsadaki işlem aktivitesini olumsuz etkiliyor.

Krizin zirvesinden bu yana işlem hacmi yüzde 69 düştü

Borsa İstanbul'da işlem hacminin nasıl daraldığı, eylül ayındaki kriz günleriyle yapılan karşılaştırmada açık biçimde görülüyor.

Fonlarda likidite sıkıntısının zirveye ulaştığı 16 Eylül'de BIST 100 endeksinin işlem hacmi 262,4 milyar liraya çıkmıştı.

17 Eylül'de ise yoğun satışların devam etmesiyle hacim 266,5 milyar liraya ulaşmıştı.

Ancak sonraki haftalarda işlem aktivitesi hızla geriledi.

İşlem hacmi önce 200 milyar liranın altına indi, 25 Eylül'de ise 100 milyar liranın da altı görüldü.

Haftanın ilk işlem gününde kaydedilen 81,4 milyar liralık hacim, 16 Eylül'e göre yaklaşık yüzde 69'luk düşüş anlamına geliyor.

Kriz öncesindeki 15 Eylül ile karşılaştırıldığında ise işlem hacmindeki azalma yüzde 54'e ulaşıyor.

Bu gelişme, eylül ayında yüksek hacimli satışlarla başlayan sürecin, ekim ayında belirgin bir işlem durgunluğuna dönüştüğünü gösteriyor.

Tarihsel ortalamaların oldukça altında

BIST 100 endeksinde işlem hacmi, normal dönemlerde yaklaşık 100-180 milyar lira aralığında seyrediyor.

Ancak son veriler, piyasanın bu tarihsel ortalamanın da altına indiğini ortaya koyuyor.

Pazartesi günkü 81,4 milyar liralık işlem hacmi, 19 Mart'ın ardından yılın en düşük ikinci hacmi olarak kaydedildi.

Karşılaştırma açısından, BIST 100 endeksinin 15.204,92 puanla yılın zirvesini gördüğü 11 Mayıs'ta işlem hacmi yaklaşık 246 milyar liraya ulaşmıştı.

Aynı gün işlem adedi 16,6 milyar düzeyindeydi.

Son dönemde hem işlem hacminin hem de işlem adetlerinin bu seviyelerin çok gerisine düşmesi, yatırımcı katılımındaki zayıflamayı ortaya koyuyor.

İşlem adetlerinde düşüş yüzde 75'i aştı

Borsadaki durgunluk yalnızca parasal işlem hacmiyle sınırlı değil.

Alınıp satılan hisse miktarını gösteren işlem adetlerinde de sert gerileme yaşanıyor.

BIST 100 endeksinde 16 Eylül'de 15,3 milyar, 17 Eylül'de ise 16,5 milyar adetlik işlem gerçekleşmişti.

Haftanın ilk işlem gününde bu rakam 3,81 milyara kadar düştü.

Böylece 16 Eylül'e göre işlem adedi yüzde 75,1 azaldı.

Kriz öncesindeki 15 Eylül'e göre düşüş ise yaklaşık yüzde 69 oldu.

BIST 100'de tarihsel işlem adedi ortalaması 7-8 milyar civarında bulunuyor.

Son veriler, mevcut işlem aktivitesinin bu ortalamanın yaklaşık yarısına gerilediğini gösteriyor.

Pazartesi günü kaydedilen işlem adedi, 19 Mart ve 26 Mayıs'ın ardından yılın en düşük üçüncü seviyesi oldu.

İşlem adetlerindeki gerileme, yalnızca fiyatların düşmesinden kaynaklanan parasal hacim kaybının ötesinde, piyasada gerçekleşen alım-satım faaliyetlerinin de azaldığına işaret ediyor.

Fon hisselerinde taban serileri sürüyor

Yatırım fonu krizinin en ağır etkileri, tasfiye sürecindeki fonların portföylerinde bulunan bazı hisse senetlerinde görülüyor.

Habere göre, bu hisselerin bir bölümünde 15 Eylül'den bu yana aralıksız taban fiyat oluşmaya devam ediyor.

Bazı hisseler üst üste 20'nci taban seviyesine ulaşmış durumda.

Bu tür fiyat hareketleri, yatırımcıların ellerindeki hisseleri satmakta zorlanabildiği ve piyasada likiditenin ciddi biçimde daraldığı dönemlere işaret ediyor.

Fonların portföylerindeki yoğunlaşma ve tasfiye kaynaklı satış baskısı, özellikle likiditesi sınırlı hisselerde fiyat oluşumunu zorlaştırıyor.

Krizin ne zaman ve hangi koşullarda sona ereceğine ilişkin belirsizlik, diğer yatırımcıların da yeni pozisyon alma konusunda temkinli davranmasına neden oluyor.

Durgunluk yalnızca BIST 100 ile sınırlı değil

İşlem aktivitesindeki zayıflama, Borsa İstanbul'da işlem gören bütün hisseleri kapsayan BIST TÜM endeksinde de görülüyor.

Haftanın ilk işlem gününde BIST TÜM endeksinin işlem hacmi 127 milyar 955,9 milyon lira oldu.

Bu rakam, satışların yoğunlaştığı 16 Eylül'e göre yüzde 60 daha düşük.

Kriz öncesindeki 15 Eylül ile karşılaştırıldığında ise yüzde 47,2'lik azalma söz konusu.

İşlem adetlerinde de benzer bir görünüm var.

BIST TÜM'de işlem adedi 16 Eylül'e göre yüzde 50,3, 15 Eylül'e göre ise yüzde 41,7 geriledi.

Dolayısıyla işlem durgunluğu yalnızca endeksin büyük şirketlerinde değil, piyasanın genelinde hissediliyor.

Uzmanlar: Yatırımcı bekle-gör pozisyonuna geçti

EKONOMİ gazetesine değerlendirmelerde bulunan piyasa uzmanları, işlem hacmindeki düşüşün mevcut koşullar altında şaşırtıcı olmadığını belirtiyor.

Uzmanlara göre son bir ayda yaşanan gelişmeler, yatırımcıların risk alma isteğini önemli ölçüde azalttı.

Hisse senetlerinde görülen sert değer kayıpları ve fon krizine ilişkin belirsizlikler, yatırımcıların önemli bir bölümünü piyasadan uzaklaştırdı.

Yüksek oynaklık dönemlerinin ardından işlem aktivitesinin yavaşlamasının olağan olduğunu belirten uzmanlar, güven ortamı yeniden oluşmadan güçlü bir toparlanma beklemenin zor olduğunu ifade ediyor.

Bu nedenle borsada kalıcı bir canlanma için yalnızca fiyatların ucuzlaması yeterli olmayabilir.

Yatırımcıların yeniden işlem yapmaya başlamasını sağlayacak yeni gelişmelere ve beklentilere ihtiyaç duyuluyor.

Üçüncü çeyrek bilançoları hareketlilik getirebilir

Piyasada işlem aktivitesini artırabilecek ilk önemli gelişme, yaklaşan üçüncü çeyrek bilanço sezonu olabilir.

Şirketlerin açıklayacağı finansal sonuçlar, yatırımcıların hisse bazında yeni değerlendirmeler yapmasına imkân sağlayacak.

Özellikle kârlılık, nakit akışı ve borçluluk göstergelerinde olumlu sonuçlar açıklayan şirketlerin hisselerinde hareketlilik görülebilir.

Ancak uzmanlar, bilanço döneminin tek başına piyasanın genelindeki güven sorununu ortadan kaldırmasının garanti olmadığını vurguluyor.

Fon krizine ilişkin gelişmeler ve tasfiye sürecinin seyri, yatırımcı davranışları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Yatırımcıların dönüşü 2027'ye kalabilir

Uzmanlara göre borsadan uzaklaşan yatırımcıların yeniden piyasaya dönmesi için daha güçlü bir fiyatlama gerekçesinin ortaya çıkması gerekiyor.

Üçüncü çeyrek bilançoları ve şirket haberleri kısa vadede işlem hacimlerinde kısmi artış sağlayabilir.

Ancak daha kalıcı bir toparlanma açısından yıl sonuna doğru şekillenecek 2027 beklentileri önem taşıyor.

Uzmanlar, aralık ayında yeni yılın ekonomik görünümüne ilişkin tahminlerin belirginleşmesiyle birlikte kenara çekilen yatırımcıların yeniden borsaya yönelebileceğini değerlendiriyor.

Bu beklenti, yatırımcıların 2027 yılında kesin olarak piyasaya döneceği anlamına gelmiyor.

Faiz görünümü, şirket kârları, yabancı sermaye akımları ve fon krizinin çözüm süreci, olası toparlanmanın gücünü belirleyecek.

Gedik Yatırım: Büyük şirketlerde göreli değerleme farkı açıldı

Borsa İstanbul'daki zayıf performans, gelişmekte olan ülke piyasalarıyla yapılan karşılaştırmalarda da dikkat çekiyor.

Gedik Yatırım ekonomistleri, hazırladıkları strateji raporunda Türk büyük ölçekli şirketlerinin gelişmekte olan piyasalara kıyasla belirgin biçimde geride kaldığını vurguladı.

Raporda, bankacılık endeksi ile en büyük ve en likit 10 banka dışı hissenin eşit ağırlıklandırılmasıyla oluşturulan bileşik sepetin, MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi karşısındaki performansı incelendi.

Gedik Yatırım'a göre ortaya çıkan göreli değerleme farkı giderek sürdürülemez hale geliyor.

Kurum, zaman içinde ortalamaya dönüş eğiliminin Türk büyük ölçekli şirketlerine yeniden yatırımcı ilgisi sağlayabileceğini düşünüyor.

BIST 100 gelişmekte olan piyasaların gerisinde kaldı

Gedik Yatırım'ın raporuna göre BIST 100 endeksi yılbaşından bu yana Türk lirası bazında yüzde 9 yükseldi.

Ancak dolar bazında yaklaşık yüzde 5 değer kaybetti.

Aynı dönemde MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi yüzde 21 yükseldi.

Böylece iki endeksin dolar bazındaki getirileri arasında yaklaşık 26 yüzde puanlık fark oluştu.

Göreli performans hesaplamasında ise MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi'nin BIST 100'ü yaklaşık yüzde 28 geride bıraktığı belirtildi.

Bu tablo, Türkiye hisse senedi piyasasının küresel gelişmekte olan ülke borsalarındaki yükselişten yeterince yararlanamadığını gösteriyor.

Gedik Yatırım ekonomistleri, büyük ve likit Türk şirketlerinin göreli olarak geride kalmasının ilerleyen dönemde yatırımcılar açısından yeniden değerlendirme fırsatı yaratabileceği görüşünde.

Bununla birlikte değerleme farkının kapanması, piyasa güveninin yeniden tesis edilmesine ve makroekonomik koşullara bağlı olacak.

Borsada asıl sorun yatırımcı güveni

Borsa İstanbul'da eylül ayında yüksek hacimli satışlarla başlayan yatırım fonu krizi, ekim ayında düşük işlem hacmi ve azalan yatırımcı katılımıyla kendini göstermeye devam ediyor.

BIST 100'de işlem hacminin kriz öncesine göre yüzde 54, işlem adedinin ise yüzde 69 gerilemesi, piyasadaki durgunluğun boyutunu ortaya koyuyor.

Bazı hisselerde taban serilerinin sürmesi, fon tasfiyelerine ilişkin belirsizlik ve yabancı yatırımcı ilgisinin zayıflığı, toparlanmayı sınırlayan başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Yaklaşan bilanço sezonu ve 2027 yılına ilişkin beklentiler, piyasa aktivitesini yeniden artırabilecek gelişmeler olarak öne çıkıyor.

Ancak uzmanların değerlendirmelerine göre Borsa İstanbul'da kalıcı toparlanmanın temel koşulu, yatırımcı güveninin yeniden sağlanması. Fon krizinin yarattığı belirsizlikler giderilmedikçe işlem hacmindeki zayıflığın sürmesi olasılığı bulunuyor.

KAYNAK: Şebnem Turhan, Ekonomim, sadece alıntıdır

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş