Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Borsa

ANALİZ: Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları fon mağdurlarını tatmin etmeyecek

Cevdet Yılmaz’ın fon mağdurlarına ilişkin açıklamaları yeni tartışmalar yarattı. Kimler ödeme alamayacak, tasfiye ne kadar sürecek?

12 Ekim 2026

ANALİZ: Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları fon mağdurlarını tatmin etmeyecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın fon skandalına ilişkin açıklamaları, yüz binlerce yatırımcının zararlarının nasıl karşılanacağı konusunda yeni soru işaretleri yarattı. Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamında net yatırım tutarının esas alınacağını, 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacağını ve kamu kaynaklarının kullanılmayacağını açıkladı. Ancak bu düzenleme, bazı yatırımcıların hiç ödeme alamaması, bazılarının ise belirsiz bir süre boyunca tasfiye gelirlerini beklemesi anlamına geliyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bugün Anadolu Ajansı’na (AA) yaptığı açıklamada fon skandalını ayrıntılı biçimde değerlendirdi. Yılmaz, cuma günü TBMM’ye sunulan yasa teklifinde açıklığa kavuşmayan bazı soruları da yanıtladı.

Ancak verilen yanıtların önemli bir bölümü, zararlarının karşılanmasını bekleyen yatırımcıları tatmin etmekten uzak.

Açıklamalara göre bazı yatırımcılar olağanüstü tasfiye kapsamında hiçbir ödeme alamayacak. Bir başka kesim ise belirsiz bir zaman diliminde, tasfiye edilen fonların geriye kalan net varlıklarından kendilerine düşen payı tahsil edebilecek.

Yılmaz’ın açıklamalarında özellikle beş başlık öne çıkıyor.

1. Net yatırım tutarını geri alanlar mağdur sayılmayacak

Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamında yapılacak ödemelerde yatırımcının net yatırım tutarının esas alınacağını belirtti.

Sistemin nasıl işleyeceğini şu örnekle açıkladı:

“Bizim esas aldığımız ana para, net yatırım tutarı. Olağan tasfiyelerde yatırımcı parasını alıyor. Olağanüstü tasfiyelerde net yatırım tutarı var. Örneğin bir fondan pay aldınız 1 milyon liralık, sonra 2 milyon kâr ettiniz. 2 milyonu çektiniz, 1 milyon kaldı. Biz size olağanüstü sistemde 1 milyon ödeme yapmayacağız. Çünkü siz ana paranızı zaten almış durumdasınız.”

Yılmaz, iki grubun ödeme mekanizmasından yararlanamayacağını da vurguladı:

“Kârlarını alıp çıkanlar ve hukuk dışı işlem yapanlar yararlanamayacak.”

Bu yaklaşım, geçmişte elde ettiği kazançları tahsil etmiş ancak fonda hâlen varlığı bulunan yatırımcıların olağanüstü ödeme mekanizmasının dışında kalabileceğini gösteriyor.

Yılmaz ayrıca, yaklaşık 450 bin yatırımcı arasında daha önce kârını tahsil etmiş olanların mağdur listesinde yer almayacağını söyledi.

Burada önemli bir tartışma ortaya çıkıyor: Yatırımcının geçmişte elde ettiği kazancın, bugün fonda kalan varlığından doğan alacağına nasıl mahsup edileceği.

2. Bir milyon liraya kadar ara ödeme yapılacak

Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılacağını açıkladı.

“Çok büyük bölümü zaten 1 milyon ve altında bir hesaba sahip. Ana parasını alıp çıkanlar bunun dışında kalacak. 1 milyon üstünde hesabı olanlar 1 milyona kadar ödeme alacaklar.”

Yılmaz’a göre düzenleme Meclis’ten geçerse, olağanüstü tasfiye kapsamında ödeme yapılacak yatırımcı sayısı 100 binin altına düşebilir.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, ödemelerin ekim ayı içinde başlamasını beklediklerini de belirtti:

“Biz küçük yatırımcımızın bir an önce bu süreçten kurtulması için çok hızlı adımlar atıyoruz. Ekim ayının içinde kanunun çıkmasıyla ödemelerin yapılacağını düşünüyoruz.”

Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, 1 milyon liralık ödemenin bütün yatırımcılar için koşulsuz bir güvence anlamına gelmemesi.

Ödeme, net yatırım tutarı hesabına ve tasfiye mekanizmasının koşullarına bağlı olacak.

3. Kamu kaynakları kullanılmayacak

Yılmaz’ın açıklamalarındaki en önemli başlıklardan biri, devletin fon mağdurlarının zararlarını bütçeden karşılamayacağını kesin bir dille belirtmesi oldu.

“Ne olağan tasfiyede ne olağanüstü tasfiyede kamu kaynağının kullanılması söz konusu değil. Sermaye piyasalarında devletin bir güvencesi yok. Kamu garantisi söz konusu değil.”

Bu açıklama, ödemelerin esas olarak fonların tasfiyesinden ve geri kazanılacak varlıklardan sağlanacağını ortaya koyuyor.

Dolayısıyla yatırımcıların ne kadar ödeme alabileceği, tasfiye sürecinde ne ölçüde kaynak yaratılabileceğine bağlı kalacak.

4. Fonlarda yeterli para bulunamazsa ne olacak?

Yılmaz, bazı fonlarda 1 milyon liraya kadar ödeme yapılmasına yetecek kaynak bulunamayabileceğini de kabul etti.

Bu durumda iki yöntemin değerlendirildiğini söyledi.

İlk yöntem, geri kazanılan kaynakların mümkün olduğunca hızlı biçimde ilgili fonlara aktarılması.

İkinci yöntem ise mevcut kaynakların, en düşük alacaklıdan başlanarak dağıtılması.

Yılmaz, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Bir veya iki fonda 1 milyon lira ödeyecek kadar para oluşmayabilir diye bir endişe var. Orada da iki tedbirimiz var. Birincisi, geriye aldığımız kaynakları bir an önce alıp o fonlara aktararak 1 milyon liraya kadar ödemeleri oralarda da gerçekleştirmek. İkincisi, ulaşabildiğimiz kaynak ne kadarsa, o tutarı en düşük alacaklıdan başlayarak yukarıya doğru ödemeleri gerçekleştirmek şeklinde bir yaklaşım söz konusu.”

Bu ifadeler, bazı fonlarda yatırımcıların beklenen ara ödemeyi dahi tam olarak alamama ihtimalinin bulunduğunu gösteriyor.

5. Haksız kazançların iadesi hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacak

Yılmaz, haksız kazançların geri verilmesinin hukuki sorumlulukları otomatik olarak ortadan kaldırmayacağını da belirtti.

“Hiçbir şekilde hukuki ve genel sorumluluklar ortadan kalkmıyor. Fahiş gelirden dolayı hukuk dışı işlem yapmamış olsa bile iade olduysa söyleyecek bir şey yok. Hukuk dışı bir işlem söz konusuysa sorumluluklar ortadan kalkmaz.”

Bu açıklama yeni bir soruyu gündeme getiriyor:

Gönüllü iade, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacaksa yatırımcıları veya diğer ilgili tarafları bu yönteme katılmaya ne teşvik edecek?

Özellikle hukuka aykırı bir işlem gerçekleştirmeden, fonların geçmiş performansından yararlanarak kazanç elde eden yatırımcıların durumunun nasıl değerlendirileceği önem taşıyor.

FÖŞ-YORUM: Fonzi yasası Erdoğan’ın başını ağrıtacak

Bir an için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon mağduriyetinin siyasi bedelini kavradığını düşünmüştük. Ancak cuma günü TBMM’ye sevk edilen yasa teklifi ve Cevdet Yılmaz’ın son açıklamaları, beklentilerimizi karşılamadı.

Bize göre teklif, mağduriyetleri gidermekten çok bütçe dengesini korumayı önceliyor.

Kayyım bankalara devredilen fonların tasfiyesinden, yatırımcıların ana paralarını karşılayacak kadar gelir elde edilmesi oldukça güç görünüyor.

Bu durumda hükümetin önündeki seçeneklerden biri, geçmişte bu fonlarda yüksek kazanç elde eden yatırımcılardan kaynak geri kazanmak olacak.

KARAR’ın konuya ilişkin haberinde gündeme getirilen uygulamalar da dikkate alındığında, fonlarda iyi niyetle işlem yaparak kâr elde etmiş varlıklı yatırımcıların dahi yoğun hukuki ve mali baskıyla karşılaşabileceğinden endişe ediyoruz.

Böyle bir uygulama, fiilen zorunlu bağış niteliği taşıyan bir kaynak toplama mekanizmasına dönüşme riski barındırıyor.

Sorun yalnızca 455 bin fon yatırımcısıyla sınırlı değil

Fon skandalının yarattığı mağduriyet, doğrudan etkilenen yaklaşık 455 bin yatırımcıyla sınırlı değil.

Ekonomim’in haberine göre Borsa İstanbul’da işlem gören hisselerdeki toplam değer kaybı 6 trilyon liraya ulaştı.

Bu kayıplar milyonlarca yatırımcıyı etkiliyor. Ancak mevcut düzenlemede borsanın genelindeki değer kayıplarını gidermeye yönelik bir mekanizma bulunmuyor.

Üstelik bize göre Borsa İstanbul’un kısa vadede güçlü ve kalıcı bir yükselişe geçme potansiyeli son derece sınırlı.

Burada hükümet açısından siyasi bir risk de ortaya çıkıyor.

Zaman ilerledikçe zararlarının karşılanmadığını düşünen yatırımcılar, Yeni Parti tarafından kamuoyuna taşınan AKP bağlantılı kişiler hakkındaki iddialara daha fazla önem verebilir.

Bu iddiaların doğruluğundan bağımsız olarak, mağduriyetlerin giderilememesi iktidara yönelik güven kaybını derinleştirebilir.

Bunun seçim davranışına nasıl yansıyacağı ise belirsizliğini koruyor.

Tazminat alamayanlar ve aylarca bekleyenler ne yapacak?

Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, yaklaşık 455 bin fon yatırımcısının belirsiz ancak kayda değer bir bölümünün zararının tam olarak karşılanamayabileceğini gösteriyor.

Net yatırım tutarı hesabı nedeniyle bazı yatırımcılar olağanüstü ödeme mekanizmasından tamamen dışlanabilecek.

Diğerleri ise 1 milyon liraya kadar ara ödeme aldıktan sonra kalan alacakları için tasfiye sürecinin tamamlanmasını beklemek zorunda kalabilecek.

Bu sürecin aylarca sürmesi ihtimal dahilinde.

Üstelik yatırımcıların uğradığı zarar yalnızca fonlarda kaybettikleri parayla sınırlı değil.

Bir de fırsat maliyeti var.

Yatırımcılar alacaklarını bugün tahsil edip Türk lirası mevduata yatırabilselerdi, bekleme süresi boyunca faiz geliri elde edebileceklerdi.

Tasfiye süreci uzadıkça bu alternatif getiri kaybı da büyüyecek.

Yüksek enflasyon ortamında paranın satın alma gücündeki aşınma da mağduriyeti ağırlaştıracak.

Sonuç: Fon mağduriyetinde güven sorunu devam ediyor

Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları bazı belirsizlikleri giderse de yatırımcıların bütün sorularına tatmin edici yanıtlar sunmuyor.

Özellikle net yatırım tutarının hesaplanması, geçmiş kazançların mahsuplaştırılması, fonlarda yeterli kaynak bulunamaması ve tasfiye süresinin uzaması ciddi tartışma başlıkları olmaya devam edecek.

Bize göre mevcut düzenleme, fon mağdurlarının önemli bir bölümünün zararlarını tam olarak karşılamaktan uzak.

Hükümet bütçeden kaynak kullanmamayı tercih ederken, yatırımcıların bir bölümü parasını alamama, bir bölümü ise alacağını uzun süre bekleme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Bu nedenle fon skandalının yalnızca mali ve hukuki değil, siyasi sonuçlarının da uzun süre gündemde kalabileceğini düşünüyoruz.

Atilla Yeşilada (FÖŞ)

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş