Altın zayıf istihdam verisiyle toparlandı, Fed korkusu azalıyor
Altın zayıf ABD istihdam verisiyle 4.223 dolara yükseldi. Fed'in ekim ayında faiz artırma olasılığı yüzde 14'e kadar geriledi.
2 Ekim 2026

Altın fiyatları, ABD'de eylül ayı istihdam artışının beklentilerin çok altında kalmasının Fed'in ekim ayında yeniden faiz artıracağı beklentilerini zayıflatmasıyla yüzde 1'in üzerinde yükseldi. Ancak güçlü dolar ve 24 yılın zirvesine çıkan ABD tahvil faizleri nedeniyle altın haftayı kayıpla kapatmaya hazırlanıyor.
Altın fiyatları cuma günü ABD istihdam verilerinin ardından güçlü bir tepki yükselişi gerçekleştirdi.
Spot altın yüzde 1,1 artışla ons başına 4.223,49 dolara yükselirken, ABD altın vadeli kontratları yüzde 1,2 değer kazanarak 4.254,10 dolara çıktı.
Buna karşın spot altın haftalık bazda yaklaşık yüzde 1,5 ekside seyrediyor.
Altındaki toparlanmanın temel nedeni, ABD'den gelen zayıf istihdam verilerinin Fed'in ekim toplantısında yeni bir faiz artışına gideceği beklentilerini sert biçimde azaltması oldu.
Faiz artışı olasılığı yüzde 14'e geriledi
ABD ekonomisi eylül ayında yalnızca 29 bin kişilik tarım dışı istihdam yarattı. Ağustos ayındaki artış ise aşağı yönlü revizyonla 133 bine çekildi.
İstihdam verilerinin ardından dolar bir miktar değer kaybederken, Fed'in ekim ayında faiz artıracağına ilişkin piyasa beklentileri de hızla geriledi.
CME FedWatch verilerine göre ekim ayında faiz artışı olasılığı istihdam verisinden hemen önce yüzde 28 düzeyindeyken, veri sonrasında yaklaşık yüzde 14'e düştü.
Bu olasılık hafta başında yüzde 70 civarındaydı.
Beklentilerin altında kalan son enflasyon verileri ile en az iki üst düzey Fed yetkilisinin ekim ayında yeni bir faiz artışına mesafeli yaklaşması da Fed'in bu ay faizleri sabit tutacağı beklentilerini güçlendirdi.
Altın için tahvil faizleri hâlâ en büyük sorun
Fed beklentilerindeki değişim altına nefes aldırsa da değerli metal açısından temel baskı unsurları ortadan kalkmış değil.
ABD'nin 10 ve 30 yıllık Hazine tahvili faizleri perşembe günü 2002'den bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı.
Faiz getirisi bulunmayan altın açısından yükselen tahvil getirileri alternatif maliyeti artırarak fiyatlar üzerinde baskı yaratıyor.
Marex analisti Edward Meir, faiz artışı beklentilerindeki gerilemenin doları bir miktar zayıflattığını ve bunun altında görülen yükselişi desteklediğini belirtti.
Meir'e göre altın piyasası aynı zamanda teknik açıdan aşırı satım bölgesine yaklaşmıştı ve bu nedenle bir tepki yükselişi beklenebilirdi. Ancak analist, faiz artışı döngüsünün yeniden güç kazanması halinde altının tekrar aşağı yönelme riskinin devam ettiğini düşünüyor.
Altın savaşın başlangıcından bu yana yüzde 20 düştü
Altın, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 20 değer kaybetti.
Normal koşullarda jeopolitik krizler güvenli liman talebi üzerinden altını destekleyebilirken, bu kez savaşın enerji fiyatlarını ve enflasyonu yükseltmesi farklı bir mekanizma yarattı.
Yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu besleyeceği ve Fed'i faizleri daha uzun süre yüksek tutmaya, hatta yeni faiz artışlarına zorlayabileceği beklentisi altın üzerinde baskı oluşturdu.
Eylül ayında XAU/USD yüzde 6 gerileyerek hazirandan bu yana en kötü aylık performansını kaydetti.
Piyasalar önümüzdeki 12 ayda daha yüksek faiz bekliyor
Vadeli piyasalar Fed politika faizinin mevcut yüzde 4 seviyesinden önümüzdeki 12 ay içinde yüzde 4,75-5 aralığına çıkabileceğini fiyatlıyor.
Güçlü ABD ekonomisi, yüksek enerji fiyatları ve YZ yatırımlarının büyük miktarda sermaye ve kaynak talebi yaratması tahvil faizlerini yukarı çeken unsurlar arasında gösteriliyor.
Sadece ABD'de değil, diğer büyük ekonomilerde de tahvil faizlerinin yükselmesi faiz getirisi bulunmayan altın açısından küresel çapta baskı yaratıyor.
Bybit Baş Piyasa Analisti Han Tan'a göre piyasalar Fed'in temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunun farkında. Bununla birlikte ABD tahvil faizleri gerçekten zirve yaptıysa spot altında kısa vadede ilave yükseliş alanı oluşabilir.
Petrol-altın ilişkisi değişiyor
2026 yılında Ortadoğu kriziyle birlikte petrol fiyatları da altının yönünü belirleyen önemli faktörlerden biri haline geldi.
Yüksek petrol fiyatları enflasyon beklentilerini ve tahvil faizlerini artırarak altını dolaylı biçimde baskı altında tutuyor.
Bank of America'nın senaryosuna göre jeopolitik çatışmanın ciddi biçimde tırmanması ve Brent petrolün 150 dolara yükselmesi, faiz ve dolar kanalı üzerinden altın üzerinde daha fazla baskı yaratabilir.
Banka bu senaryoda altının 2027'de 3.500 dolara kadar gerileyebileceğini öngörüyor. Petrol fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerde kalması halinde ise altının dördüncü çeyrekte 4.000 doların altına inme riski bulunuyor.
Petrolün etkisi yalnızca ham petrol fiyatlarından kaynaklanmıyor. Körfez'deki taşımacılık sorunları, enerji altyapısında oluşan hasar ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle dizel ve benzin fiyatlarının Brent petrolden daha hızlı yükselmesi de enflasyon baskısını artırıyor.
ETF talebi altındaki düşüşü sınırlıyor
Altın açısından önemli bir destek ise fiziki ve yatırım fonu talebinden geliyor.
Altın fiyatları eylül ayında düşmesine rağmen altın ETF'lerindeki varlık miktarı arttı.
Yatırımcıların ABD'nin mali görünümüne ilişkin endişeleri ve paranın değer kaybetmesine karşı korunma arayışı altın talebini desteklemeye devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed üzerindeki faiz baskısı da piyasaların gündeminde. Trump, Fed Başkanı Kevin Warsh'ın yerinde olması halinde eylül ayındaki faiz artışına karşı oy kullanacağını söyledi.
Gümüş, platin ve paladyum da yükseldi
Cuma günü diğer değerli metallerde de toparlanma görüldü.
Spot gümüş yüzde 2 artışla 62,07 dolara, platin yüzde 1 yükselişle 1.740,53 dolara ve paladyum yüzde 2,2 değer kazanarak 1.197,47 dolara çıktı.
Bununla birlikte üç metal de haftayı kayıpla kapatmaya hazırlanıyor.
Altının kısa vadeli yönü açısından şimdi iki gösterge öne çıkıyor: Fed'in yeni faiz artışına gidip gitmeyeceği ve ABD tahvil faizlerinin gerçekten zirve yapıp yapmadığı.
CNBC, Litefinance
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




