Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Altın, Petrol ve Emtia

Altın 11 haftanın zirvesinde: Ralli devam edecek mi?

Altın 4.557 dolarla 11 haftanın zirvesini gördü. UBS 5.400 dolar hedeflerken Deutsche Bank “patlayıcı yükseliş” evresinin sürdüğünü düşünüyor.

19 Ağustos 2026

Altın 11 haftanın zirvesinde: Ralli devam edecek mi?

ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli tahvillerde likidite destekli geri alımları en az iki katına çıkaracağını açıklaması, tahvil faizleri ve dolarda düşüşü tetiklerken altına güçlü alım getirdi. Aralık vadeli altın 4.557 dolarla 11 haftanın zirvesini gördü. UBS orta vadede 5.400 doları hedeflerken, Deutsche Bank altındaki “patlayıcı yükseliş” evresinin henüz sona ermediği görüşünde.

Altın fiyatları çarşamba günü ABD tahvil piyasasından gelen kritik haberle sert yükseldi. ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli devlet tahvillerine yönelik likidite destekli geri alımların büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını açıklamasının ardından tahvil faizleri gerilerken dolar da değer kaybetti.

Aralık vadeli altının ons fiyatı gün içinde 4.557,60 dolara kadar yükselerek 2 Haziran’dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Kontratlarda günlük yükseliş bir ara %3’ü aştı.

Altındaki hareket madencilik hisselerine de yansıdı. Kinross Gold, Agnico Eagle Mines ve Newmont hisseleri yükselirken, değerli metallerdeki alım dalgası gümüş, platin ve paladyuma da yayıldı.

Tahvil faizlerinin düşüşü altına yaradı

Son dönemde altının karşısındaki en önemli engellerden biri ABD'nin uzun vadeli tahvil faizlerindeki sert yükselişti. Faiz getirisi sağlamayan altının cazibesi, reel faizler yükseldiğinde genellikle azalıyor.

Ancak ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvil piyasasına müdahale niteliğindeki geri alım kararının ardından 30 yıllık tahvil getirilerinin gerilemesi bu baskıyı hafifletti. Buna doların değer kaybetmesi de eklenince altında güçlü bir tepki hareketi yaşandı.

Şimdi piyasaların önündeki temel soru, hareketin kısa vadeli bir sıçrama mı olduğu, yoksa altının yeni bir yükseliş dalgasına mı girdiği.

UBS ve Deutsche Bank’ın son değerlendirmeleri ikinci olasılığın hâlâ güçlü olduğuna işaret ediyor.

UBS altın için 5.400 dolar hedefi koydu

UBS, altın tahmin dönemini bir çeyrek daha uzatarak Eylül 2027 sonu için ons başına 5.400 dolar hedef açıkladı.

Bankanın 2026 sonu tahmini ise 4.600 dolar seviyesinde değişmedi.

UBS'nin yükseliş beklentisinin arkasında üç temel unsur bulunuyor: doların zayıflaması, ABD'de beklenen reel faizlerin gerilemesi ve yatırımcıların altına olan talebinin güçlenmesi.

Banka, 2027’de dezenflasyon sürecinin daha belirgin hale gelmesinin Fed'in daha az kısıtlayıcı bir para politikası izlemesine imkan verebileceğini düşünüyor. ABD ekonomisinin potansiyel büyüme hızında veya bunun altında seyretmesi de doları zayıflatarak altına destek verebilir.

UBS'nin baz senaryosu Fed'in eylül ayında faizleri değiştirmemesi. Bununla birlikte banka, yılın ilerleyen bölümünde yeni faiz artırımlarının tamamen ihtimal dışı olmadığına dikkat çekiyor.

Merkez bankaları altın almaya devam ediyor

Altının yapısal desteklerinden biri merkez bankalarının güçlü talebi.

Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankalarının net altın alımları haziran ayında 51 tona ulaştı.

Çin Merkez Bankası ise temmuz ayında rezervlerine 20 ton altın ekledi. Bu, Ekim 2023'ten bu yana Çin'in gerçekleştirdiği en büyük aylık altın alımı oldu.

Altın ETF'lerine para girişleri de yeniden hızlandı. Talep ilk aşamada Çin öncülüğünde artarken son dönemde Avrupa'dan da girişler görülmeye başladı.

UBS’ye göre altının 5.000 dolar ve üzerinde kalıcı biçimde işlem görebilmesi için çeyrek başına yaklaşık 500 tonluk yatırım talebi gerekiyor.

Banka, olası geri çekilmeleri de alım fırsatı olarak değerlendiriyor ve 4.000 dolar civarına düşüşlerin altın pozisyonlarını artırmak için kullanılabileceğini düşünüyor.

Aşağı yönlü risk: Fed yeniden faiz artırırsa 3.850 dolar

Altın için tablo tamamen tek yönlü değil.

UBS'nin yükseliş senaryosuna yönelik en önemli risk, Fed'in bu yıl yeniden faiz artırması.

Böyle bir durumda reel faizlerin yükselmesi, doların güçlenmesi ve yatırımcı talebinin zayıflaması beklenebilir. UBS, bu senaryoda altının 3.850 dolara kadar gerileyebileceğini hesaplıyor.

Dolayısıyla önümüzdeki dönemde altının yönünü sadece jeopolitik riskler değil, Fed politikası, reel faizler ve doların seyri de belirleyecek.

Deutsche Bank: “Patlayıcı yükseliş” henüz bitmedi

Deutsche Bank ise altın piyasasını daha uzun vadeli ve oldukça iyimser bir perspektiften değerlendiriyor.

Banka emtia stratejisti Michael Hsueh’e göre, altının 2024 yılında başlayan “patlayıcı yükseliş” evresi devam ediyor.

Deutsche Bank, 1979’dan bu yana altın fiyatlarında bu tür beş ayrı dönem tespit ediyor. Bankanın kullandığı istatistiksel modele göre mevcut beşinci yükseliş dönemi henüz sona ermiş değil.

Tarihsel olarak altının bu tür dönemlere girmesinin ardından beş yıllık vadede pozitif getiri sağlama olasılığı yaklaşık %80 olarak hesaplanıyor. Normal dönemlerde ise bu oran %68 civarında.

Deutsche Bank ayrıca iki haftalık dönemde %10-%15 arasında yükseliş yaşanan örneklerde altının 12 ay sonra daha yüksek seviyede bulunma olasılığını %67 olarak hesaplıyor. Yükselişin devam ettiği bu örneklerde ortalama kazanç ise %31'e ulaşıyor.

Deutsche Bank’ın hedefi 4.700-5.100 dolar

Deutsche Bank'ın yıl sonu için öngördüğü altın fiyat aralığı 4.700-5.100 dolar.

Bankanın uzun vadeli fiyatlama modelinde en dikkat çekici değişkenlerden biri ABD kamu borcundaki büyüme.

Modele ayrıca dolar, ABD'nin 10 yıllık reel tahvil faizi ve hisse senedi risk primi dahil ediliyor.

Deutsche Bank, ABD kamu borcunun 2026 yılında yıllık yaklaşık %15, 2027'de ise %10 büyümesini bekliyor. Bankaya göre hızla büyüyen kamu borcu ve buna bağlı mali riskler altının uzun vadeli yatırım gerekçesini güçlendiriyor.

ETF'lerde yeniden para girişi var

Deutsche Bank verilerine göre ABD, Avrupa, Çin, Japonya ve Hindistan'daki büyük altın ETF piyasalarında 2026 başından bu yana toplam net giriş yaklaşık 4 milyon ons seviyesinde.

Son 30 günlük net ETF girişi ise yaklaşık 1,5 milyon ons.

Özellikle Asya'daki talep dikkat çekiyor. Çin, Japonya ve Hindistan net alıcı konumunda bulunurken Çin'deki altın ETF varlıkları 2020'den bu yana ilk kez yıllık bazda net artış gösteriyor.

Deutsche Bank hesaplamalarına göre ETF varlıklarındaki her 1 milyon onsluk artış, diğer koşullar sabitken altının ons fiyatına yaklaşık 14 dolar katkı sağlıyor.

Merkez bankalarının gerçek talebi açıklanandan daha yüksek olabilir

Deutsche Bank'ın dikkat çektiği bir başka nokta, merkez bankalarının resmi verilere yansıyan alımlarının gerçek talebin tamamını göstermeyebileceği.

IMF verilerinin 2026'nın ilk yarısı üzerinden yıllıklandırılması, merkez bankalarının yaklaşık 203 tonluk altın alımına işaret ediyor.

Ancak Metals Focus verilerine dayanan Deutsche Bank analizine göre merkez bankalarının altın talebinin yaklaşık yarısı IMF kanalı üzerinden raporlanmıyor olabilir.

2022'nin üçüncü çeyreğinden bu yana raporlanmayan tahmini merkez bankası talebinin çeyrek başına ortalama 95 tondan 286 tona yükseldiği belirtiliyor.

Son dönemde rezervlerini en fazla artıran merkez bankaları arasında Polonya, Türkiye ve Çin öne çıkıyor.

Altında yeni rekorların yolu açık mı?

UBS ve Deutsche Bank'ın analizleri farklı modeller kullansa da iki kurumun ortaklaştığı temel nokta, altının yükselişini destekleyen yapısal faktörlerin henüz ortadan kalkmadığı.

Merkez bankalarının alımları, ETF'lere yeniden başlayan para girişleri, ABD kamu borcundaki hızlı büyüme ve doların zayıflama ihtimali altını destekliyor.

Buna karşılık Fed'in yeniden sıkılaşmaya yönelmesi ve reel faizlerin yükselmesi en önemli aşağı yönlü risk olmaya devam ediyor.

Kısa vadede 4.500 doların üzerine çıkan altının bu seviyelerde kalıcı olup olmayacağı, uzun vadede ise UBS'nin 5.400 dolarlık hedefinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği büyük ölçüde dolar, reel faizler ve yatırım talebinin aynı yönde hareket etmeyi sürdürmesine bağlı olacak.

Paylaş