Abdullah Kiğılı'dan enflasyon çıkışı: "Yüzde 30 enflasyona inanıyor musunuz?"
Abdullah Kiğılı resmi enflasyon oranını sorguladı: "Yüzde 30 kârla para kazanamıyorsunuz. Yüzde 40-50 bile işletmeleri kurtarmıyor."
13 Ekim 2026

Türkiye'nin önde gelen hazır giyim markalarından Kiğılı'nın kurucusu Abdullah Kiğılı, resmi enflasyon verileri ile işletmelerin karşı karşıya kaldığı maliyetler arasındaki farklılığa dikkat çekti. Yüzde 30 enflasyon oranını sorgulayan Kiğılı, artan kira ve personel giderleri nedeniyle yüzde 40-50 kâr oranlarının bile işletmeleri ayakta tutmaya yetmeyebileceğini söyledi. Kiğılı, fiyatlarını artıran şirketlerin ise müşteri kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
İş dünyasından enflasyon verilerine eleştiri
Türkiye'de yüksek enflasyon, artan işletme maliyetleri ve tüketicilerin satın alma gücündeki zayıflama, perakende sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin kârlılığını baskılamaya devam ediyor.
Hazır giyim sektörünün deneyimli isimlerinden Abdullah Kiğılı, ekonomi yönetimine ve resmi enflasyon verilerine yönelik dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Kiğılı markasının kurucusu, devlet kurumları tarafından açıklanan yüzde 30 seviyesindeki enflasyon oranının işletmelerin günlük hayatta karşılaştığı maliyet artışlarını yeterince yansıtmadığını savundu.
Özellikle kira, personel ve diğer işletme giderlerinin şirketlerin maliyet yapısında giderek daha büyük bir yük oluşturduğunu belirten Kiğılı, mevcut koşullarda kârlılığı korumanın son derece zorlaştığını ifade etti.
"Yüzde 30 kârla mal satarsanız hiç para kazanamıyorsunuz"
Abdullah Kiğılı, resmi enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Devlet geçen hafta enflasyonu yüzde 30 olarak açıkladı. Siz yüzde 30 kârla mal satarsanız, hiç para kazanamıyorsunuz. Siz inanıyor musunuz yüzde 30 enflasyona?"
Kiğılı, işletmelerin yalnızca açıklanan enflasyon oranını dikkate alarak fiyat ve kârlılık hesabı yapmasının ciddi sorunlar yaratabileceğini savundu.
Şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmesi için kira, ücret ve diğer operasyonel maliyetleri karşılaması gerektiğini hatırlatan Kiğılı, satış fiyatları ile giderler arasındaki dengenin giderek bozulduğuna dikkat çekti.
"Yüzde 40-50 kâr bile kurtarmıyor"
Kiğılı, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin karşılaştığı maliyet baskısını çarpıcı ifadelerle anlattı.
"Yüzde 30'la satarsanız, kapıları iki senede kapatırsınız. 40'la, 50'yle de kurtaramazsınız."
Sektörde yüksek maliyetler nedeniyle şirketlerin kâr elde etmekte zorlandığını belirten Kiğılı, özellikle mağazacılık faaliyetlerinde kira ve personel giderlerinin önemli bir yük oluşturduğunu söyledi.
Kiğılı'ya göre satışlardan elde edilen gelirlerin önemli bir bölümü işletmenin sabit giderlerini karşılamak için kullanılıyor.
Bu durum, şirketlerin satış hacimlerini korusalar bile yeterli kârlılığa ulaşmalarını güçleştiriyor.
Kira ve personel giderleri işletmeleri zorluyor
Abdullah Kiğılı, işletmelerin maliyet yapısında kira ve personel giderlerinin ağırlığına özellikle dikkat çekti.
"Bugün genel giderler, sadece kira ve maaşlar yüzde 30."
Kiğılı'nın açıklamaları, perakende sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yalnızca ürün maliyetleriyle değil, mağazaların işletilmesinden kaynaklanan yüksek sabit giderlerle de mücadele ettiğini ortaya koyuyor.
Özellikle fiziksel mağazacılıkta kira, çalışan ücretleri ve diğer operasyonel harcamalar, şirketlerin satış gelirleri üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.
Bu nedenle işletmelerin açıkladıkları brüt kâr oranları ile bütün giderler düşüldükten sonra elde ettikleri net kâr arasında büyük farklılıklar oluşabiliyor.
Fiyat artırmak da çözüm olmuyor: Müşteri kaybı riski
Kiğılı'nın dikkat çektiği bir diğer sorun ise maliyet artışlarının satış fiyatlarına yansıtılmasında yaşanan güçlükler oldu.
İşletmeler yükselen maliyetlerini karşılamak amacıyla fiyatlarını artırdığında, bu kez tüketicilerin satın alma gücündeki zayıflamayla karşı karşıya kalıyor.
Kiğılı, bu çıkmazı şu sözlerle özetledi:
"İstediğin kadar kâr etmeye kalkarsan, malın pahalanıyor. O zaman da malını satamıyorsun."
Bu değerlendirme, perakende sektöründe şirketlerin karşılaştığı temel ikilemi ortaya koyuyor.
Fiyat artışları maliyetleri karşılamak için gerekli görülürken, tüketicilerin yüksek fiyatlar karşısında harcamalarını kısmaları satış hacimlerini olumsuz etkileyebiliyor.
Dolayısıyla şirketler, bir taraftan kâr marjlarını korumaya çalışırken diğer taraftan müşteri kaybetmemek için fiyat artışlarını sınırlamak zorunda kalabiliyor.
Resmi enflasyon ile işletmelerin maliyet enflasyonu farklılaşabiliyor
Kiğılı'nın açıklamaları, Türkiye'de resmi enflasyon oranları ile şirketlerin karşı karşıya kaldığı maliyet artışları arasındaki farklılığı yeniden gündeme taşıdı.
Tüketici fiyat endeksi, hanehalklarının satın aldığı geniş bir mal ve hizmet sepetindeki ortalama fiyat değişimini ölçüyor.
Buna karşılık hazır giyim ve perakende sektöründeki işletmelerin maliyetleri, kira sözleşmeleri, personel ücretleri, enerji giderleri, tedarik koşulları ve finansman maliyetleri gibi farklı unsurlardan etkileniyor.
Bu nedenle resmi tüketici enflasyonu ile belirli bir şirketin maliyet enflasyonu aynı seviyede gerçekleşmeyebiliyor.
Ayrıca satış fiyatı üzerinden hesaplanan kâr marjı ile ürün maliyeti üzerinden hesaplanan kâr oranı da farklı kavramlar. İşletmelerin gerçek kârlılığını değerlendirirken bu ayrımın yanı sıra faaliyet giderlerinin de dikkate alınması gerekiyor.
Hazır giyimde maliyet ve talep baskısı bir arada
Abdullah Kiğılı'nın açıklamaları, hazır giyim sektöründe şirketlerin aynı anda iki önemli sorunla karşı karşıya olduğuna işaret ediyor: Artan maliyetler ve fiyat artışlarına duyarlı tüketici talebi.
Kira ve ücret giderlerindeki yükseliş şirketlerin kârlılığını baskılarken, fiyatların artırılması satışların yavaşlamasına neden olabiliyor.
Kiğılı'nın resmi enflasyon oranına yönelik eleştirisi de işletmelerin karşılaştığı bu maliyet ve fiyatlama güçlüklerine dayanıyor.
Sektörün deneyimli isminin açıklamaları, enflasyonla mücadele sürecinde yalnızca tüketici fiyatlarının değil, şirketlerin faaliyet maliyetlerinin ve hanehalklarının satın alma gücünün de önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.



