Sosyal Medya

Borsa

Sabancı Topluluğu, AR-GE yatırımlarının yüzde 44’ünü sürdürülebilirliğe ayırdı

Geçtiğimiz aylarda açıkladığı 2050 hedefleriyle, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında uzun vadeli yol haritasını duyuran ilk Topluluk olan Sabancı Topluluğu, 2020 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı...

Sabancı Topluluğu, AR-GE yatırımlarının yüzde 44’ünü sürdürülebilirliğe ayırdı

Geçtiğimiz aylarda açıkladığı 2050 hedefleriyle, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında uzun vadeli yol haritasını duyuran ilk Topluluk olan Sabancı Topluluğu, 2020 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Pandeminin yarattığı tüm olumsuz faaliyet ortamına rağmen, sürdürülebilirlik yatırımlarına hız kesmeden devam eden Sabancı Topluluğu, 2020 yılında banka dışı faaliyetlerde sürdürülebilir ekonomiye geçişe katkı sunan 828 ürün ve hizmetle bu alandaki ürün ve hizmet sayısını açıklayan Türkiye’deki ilk Topluluk oldu. Bununla birlikte, Topluluğun sürdürülebilir alanlarda yaptığı yatırım, AR-GE ve çevresel harcamaların toplam büyüklüğü aynı dönemde 287 milyon TL olarak gerçekleşirken; sürdürülebilirlik odaklı AR-GE faaliyetlerinin toplam AR-GE içindeki payı ise yüzde 44’e ulaştı.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, geçtiğimiz yıl içinde Topluluk Vaadi’ni ’Sürdürülebilir bir yaşam için öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz’ olarak yeniden ele aldıklarını ifade ederek; “Sürdürülebilirlik bugüne kadar her zaman Sabancı Topluluğu’nun en büyük önceliklerinden biri oldu. Topluluk Vaadimiz altındaki beş ana stratejik alanın üç tanesi de doğrudan sürdürülebilirlik politikalarımızla ilgili. Bunlar; topluluk olarak bulunduğumuz coğrafyalarda sürdürülebilirliğe öncülük etmek, dijital ve malzeme teknolojilerinde lider olmak ve işin geleceğine uyum sağlamak. Bu doğrultuda belirlediğimiz Sürdürülebilirlik Yol Haritamız kapsamında iklim acil durumunun çözümü için öncü adımlar atmaya, insan ve toplum odaklı pozitif etkimizi artırmaya ve sürdürülebilir iş modellerini teşvik etmeye odaklanıyor ve taahhütlerde bulunuyoruz” şeklinde konuştu.

CENK ALPER: “2050 HEDEFLERİNİ AÇIKLAYAN İLK TOPLULUK OLDUK”

İklim acil durumunun çözümü için Sabancı Topluluğu olarak, en geç 2050 yılına kadar tüm operasyonlarda Net Sıfır Emisyon ve Sıfır Atık hedefi belirlediklerini hatırlatan Cenk Alper, “Bu uzun vadeli hedefleri, ülkemizde kamuoyuna duyuran ilk Topluluk olmanın; sürdürülebilirlik gibi hayati bir konuda öncü ve örnek olma misyonumuzu ortaya koymanın gururunu yaşıyoruz. Düşük karbonlu ve kapsayıcı bir ekonomiye geçişte elektrifikasyon, yenilenebilir enerji, işin geleceğine uyum, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir finans, teknoloji ve dijitalleşme gibi alanlara odaklanıyoruz. Kendimizin ve müşterilerimizin faaliyetlerini sürdürülebilir geleceğe taşıyacak adımları planlamaya devam ediyoruz. Bu kapsamda Türkiye’de sürdürülebilir ürünlerinin envanterini oluşturan ilk Topluluk olduk. Hangi faaliyetlerin sürdürülebilir olduğuna dair geniş bir taksonomi ilk kez AB tarafından Yeşil Mutabakat kapsamında oluşturuldu. Biz de gelecek yıllardaki hedeflerimize ışık tutması için tüm Topluluğumuzda sürdürülebilir ürünlere dair kriterler oluşturduk ve bu ürünlerimizi ayrıştırdık. Ticaret Bakanlığımızın yayınladığı Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nda yer alan adımların hepimiz için yol gösterici olacağına inanıyoruz. Türkiye’de bu konuda ilerleme kaydedildikçe kendi envanterimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Ancak özellikle iklim konusunda atacağımız adımlarda vakit kaybetmemek için şimdiden bu çalışmayı gerçekleştirerek Türkiye’de ilk olduk. Bununla beraber ilk defa İklimle Bağlantılı Finansal Beyanlar Görev Gücü (TCFD) önerileri doğrultusunda bir rapor yayınlamış olduk.” dedi.

Döngüsel ekonomi çalışmaları kapsamında 2020’de ekonomiye yeniden kazandırdıkları su oranının %19, yeniden değerlendirdikleri atık oranının ise %87 olarak gerçekleştiğini sözlerine ekleyen Cenk Alper şöyle devam etti: “Sürdürülebilir iş modellerinin geliştirilmesi çerçevesinde, sürdürülebilir ekonomiye geçişe katkı sunan 800’ün üzerinde ürün ve hizmetten elde edilen kombine net satış gelirlerimiz 5,9 milyar TL’ye ulaştı. Bununla birlikte geçtiğimiz yıl Enerjisa Üretim yenilenebilir enerji yatırımları için toplam yedi bankayla 650 milyon euroluk Türkiye’nin en büyük sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi sözleşmesine imza attı. Bankamız Akbank da 2030 yılına kadar ülkemize 200 milyar TL sürdürülebilir kredi finansmanı sağlama ve sürdürülebilir yatırım fonları bakiyesini 15 milyar TL’ye çıkarma taahhüdü verdi.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

“SOSYAL PROJELERLE BİR YILDA 46 BİN KİŞİYE ULAŞTI”

Dijitalleşme, teknoloji ve inovasyonu, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için en önemli hızlandırıcılar olarak gördüklerini ifade eden Cenk Alper; “2020’de, AR-GE ve inovasyon harcamalarımızın %44’ünü sürdürülebilirlik odaklı harcamalar oluşturdu. Topluluğumuz bünyesinde dijitalleşme alanında önemli bir role sahip SabancıDx ile 2020’de de büyük veri, ileri veri analitiği, siber güvenlik, nesnelerin interneti, robotik işgücü ve yapay zekâ gibi yeni nesil dijital çözümler sunmaya devam ettik. İnsan ve toplum odaklı çalışmalarımız kapsamında Sabancı Topluluğu şirketleri, sürdürülebilir yaşam koşullarının inşası alanındaki destek programlarıyla, sadece 2020 yılında toplumun duyarlı kesimlerinden 46 bin kişiye ulaştı. Diğer bir ifadeyle, Sabancı Vakfı’nın faaliyetleri dışında, Sabancı Topluluğu şirketleri 2020 yılında sosyal odaklı projelerle bir yılda Sabancı Topluluğu’ndaki çalışan sayımızın %80’i kadar insana ulaştı” dedi.

9 AY İÇİNDE NOTUNU İKİ BASAMAK ARTIRDI

Sürdürülebilirlik odaklı proje ve yatırımlarla, MSCI Sürdürülebilirlik Endeksi’nde sadece 9 ay içinde notunu 2 basamak artırmayı başaran dünyadaki sayılı şirketlerden olan Sabancı Holding, 6 topluluk şirketiyle birlikte Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. Sürdürülebilir kalkınma konusunda dünyanın önde gelen iş dünyası platformlarından olan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nde (WBCSD) Türkiye’yi temsil eden Sabancı Holding, aynı zamanda Konsey’in sürdürülebilir finans konusunda çalışan küresel ‘CFO Ağı’nın da bir parçası. Bunlara ek olarak WBCSD’nin Türkiye’deki temsilcisi ve iş ortağı olan Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nde (SKD Türkiye) Yönetim Kurulu Üyesi olan Sabancı Holding, dünyanın önde gelen şirketlerinden 55 üst düzey yöneticinin bulunduğu CNBC ESG Council’da da Kurucu Üye olarak yer alıyor.

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

  • ANALİZ:  ABD TÜFE Fed’e ne mesaj verdi?

    Her ay söylediğim gibi Trump ve ekibi bilerek ve isteyerek dünyayı ekonomik krize götürüyorlar. Görüşümü koruyor ve krizin 1-3 yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

  • Kron Teknoloji 2025’te Beklentilerin Üzerinde Büyüdü; Gelirler yüzre 31, Yinelenen Gelirler yüzde 43 Arttı!

    Küresel siber güvenlik pazarında 35 ülkede faaliyet gösteren yerli yazılım şirketi Kron Teknoloji, 2025 yılını tüm finansal hedeflerinin üzerinde kapattı...

Benzer Haberler