Sosyal Medya

Ekonomi

Mücteba Onurhan Özmumcu:  GÖZÜMÜZÜN GÖRDÜĞÜYLE EKONOMİNİN BİLDİĞİ BİR DEĞİL

Bireyler şahsi refahlarının maksimum olmasını (marjinal fayda) hedeflerken; devletler ise ekonomik istikrar, toplumsal refahın maksimum olmasını (toplam fayda) gelir adaletinin doğru dağıtılmasından sorumludur.

Mücteba Onurhan Özmumcu:  GÖZÜMÜZÜN GÖRDÜĞÜYLE EKONOMİNİN BİLDİĞİ BİR DEĞİL

Ekonominin kısaca tanımını yapmak gerekirse kıt kaynakları kullanma sanatı veya kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaç güdüsünü yönetmek olarak önümüze çıkmaktadır.

 

Ekonomi, hane halkının davranışsal bakış açıları, hükümetlerin yönetimsel şekilleri, uluslararası konjonktürdeki olgu ve olaylar gibi etmenlerden etkilenen bir bilimdir.

 

Ekonomi , hem matematiksel hem de yorumsal bakış açılarıyla anlam kazanmaktadır.

 

Mikrosal açıdan ekonomiye baktığımızda hane halkının bireysel davranışları, üretimsel hacimler, üretimsel  hacimlerin ne şekilde dağıldığını, üretilen ürünün pazardaki konumunu ve üretilen ürün hacimlerinin kaynak dağılımında bölüşümü gibi konuları ele almaktadır. Bireysel (marjinal) faydanın maksimum olmasını ve ekonomik kar-zarar gibi konular genel anlamda baz alınmaktadır.

 

Makrosal açıdan ekonomiye baktığımızda ise; istihdam, ekonomik büyüme, ekonomik kalkınma ,fiyat istikrarı (enflasyon ölçümleri), dış ticaret, ödemeler dengesi gibi toplumu ilgilendiren konularla ilgilenmektedir. Toplam faydanın maksimum olmasını hedefler, ekonomik istikrar(fiyat istikrarı+ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınma)  hedefi vardır.

Devletlerin ve bireylerin ekonomiye bakış açıları her zaman farklı olmuştur.

 

Bireyler şahsi refahlarının maksimum olmasını (marjinal fayda) hedeflerken; devletler ise ekonomik istikrar, toplumsal refahın maksimum olmasını (toplam fayda) gelir adaletinin doğru dağıtılmasından sorumludur.

 

Özellikle devletler açısından  yani makrosal açıdan ekonomiye baktığımızda ekonomik gerçekler özellikle devleti yöneten yöneticilerin ideolojik ve siyasal bakış açılarına göre şekillenmektedir.

 

Ancak bu bakış açıları ekonomik açıdan farklılık gösterdiği için ekonomisel açıdan yapılabilecek yanlışları beraberinde getirmektedir.

 

Özellikle ekonomik istikrarı bozuk olan devletlerde kayıt dışı ekonominin varlığı söz konusudur ki bu durum da hem ekonominin bozulmasına hem yasa dışı olguların varlığının ortaya çıkmasına hem de bireysel normlara bakacak olursak da ahlaki bozuklukların ortaya çıkmasına kadar sorun risklerini barındırmaktadır.

 

Ekonomik doğrular bellidir ama özellikle makro ekonomisi bozuk olan ülkelerde mikro ekonominin makro ekonomiye kötü anlamda tesir ettiği gerçeği göze çarpmaktadır.

 

Buna bir örnek verecek olursak; bireysel açıdan yasal olmayan işlemlerden kazanılan paranın yasal sektörler aracılığıyla sisteme sokulmasını örnek verebiliriz.

 

Bu durum makrosal açıdan bakıldığında; vergi kaybını doğuracağı gibi milli gelir unsurlarının kaynak etkinliğinde dağılımını adaletsiz şekilde dağılımını sağlayarak gelir adaletsizliği sorununu ortaya çıkaracaktır. Kaynak dağılımın adaletsiz oluşu da en başta ekonomik istikrarı bozacağı gibi ticari dengeleri de alt üst edecektir.

 

Mikrosal açıdan bakıldığında da üretim etkinliğinin bozulmasından tutun da sektörel finansman kaynaklarının doğru şekilde kullanılmadığından dolayı şirketlerin küçülmesinden tutun da şirketlerin kapanmasına kadar gidecek süreçleri beraberinde doğuracaktır. Bu durum da makro ekonominin konusu olan istihdam konusunu direk etkileyeceği için yüksek işsizlik ,kapasite düşüklüğü ve ekonomik küçülme gibi sorunları beraberinde getirecektir.

 

İş bu durumlar sonucunda hem mikrosal hem de makrosal gelir kaynakları azalacağı için ekonomik fayda ciddi ölçüde azalacaktır.

 

O yüzden şahsi çıkarlarımız için ekonomik doğruları görmezden gelmeyelim.

 

Gönlümüzün isteği sonucu oluşacak olan yanlış yönelimlerimiz kısa vade de bize kazandıracağını zannederiz ama uzun vade de bir bakmışız ki hem şahsi faydamız hem de toplumsal faydamız yerle bir olmuş duruma gelmiş olacaktır.

 

Biz biz olalım ekonomik doğrulardan kendi şahsi çıkarlarımız için sapmayalım.

 

Çünkü “gözümüzün gördüğüyle ekonominin bildiği bir değil” dir…

 

Ekonomist-yazarın blog sitesinden izniyle yayınlanmıştır

 

BAKMADAN GEÇME

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • “Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

    Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

  • Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

    Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

  • Türkiye’nin Dev Tekstil Markasıydı: O da Ekonomik Kriz Karşısında Konkordato Başvurusunda Bulundu

    Türkiye’nin köklü tekstil firmalarından Famateks Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Ev, otel, plaj ve promosyon tekstilleri üreten ve 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket; başta ABD olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Japonya’ya ihracat yapıyordu.

  • AB Komisyon Başkanı Von der Leyen Duyurdu: Ukrayna’ya AB’den 90 Milyar Euro’luk Destek Paketi Sağlanacak

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2026-2027 döneminde Ukrayna’ya toplam 90 milyar euro finansman sağlayacağını açıkladı. Von der Leyen, bu tutarın 60 milyar eurosunun askeri destek, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteği olarak ikiye bölüneceğini belirtti.

  • Formül Plastik Payları Yarın Borsada İşlem Görmeye Başlıyor, 9 Endekse Dahil Edilecek

    Halka arz süreci, 7-9 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama işleminin ardından yatırımcılara pay dağıtımı ile tamamlandı. Formül Plastik’in payları yarından itibaren işlem görmeye başlayacak ve Borsa İstanbul tarafından 9 farklı endekse dahil edilecek.

  • Riskli Varlıklar Parlıyor: Kripto Piyasasında Ralli Sürecek mi?

    Bitcoin, haftalarca dar bir fiyat aralığında işlem gördükten sonra yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesine çıkarak riskli varlıklar ve değerli metallerdeki genel ralliyi takip etti. Bu yükseliş, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi ve jeopolitik belirsizliklerin destekleyici etkisiyle gerçekleşti.

  • Allianz Commercial 2026 Risk Barometresi: Siber Tehditler Zirvede, Yapay Zekâ Hızla Yükseliyor

    Allianz Commercial tarafından hazırlanan yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması, Allianz Risk Barometresi’nin 15. sayısını yayımladı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde görev yapan 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle oluşturulan rapora göre, 2026 yılında siber olaylar, özellikle fidye yazılımı saldırıları, tüm şirketler için art arda beşinci kez en büyük risk olarak öne çıktı.

  • Sürücüler Dikkat: 2026 Trafik Sigortası Fiyatları Açıklandı

    2026 yılı trafik sigortası primleri belli oldu ve milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Ocak ayından itibaren geçerli olacak tarifede, aylık maksimum artış oranı yüzde 0,66 olarak belirlendi. Yeni tarifede, araç sahibinin hasar geçmişi, araç tipi ve bulunduğu il prim tutarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral’dan “Gümrük Düzenlemesi” Açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral, ‘gümrük düzenlemesine’ dair bir paylaşım yaptı. Saral, “Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Benzer Haberler