Sosyal Medya

Ekonomi

Sanayinin Kalbinden Önemli Açıklamalar Geldi

TÜRKONFED Başkanı Sönmez: "5 İşletmeden 4'ü Finansmana Erişemiyor"

Sanayinin Kalbinden Önemli Açıklamalar Geldi

Ekonomim gazetesine önemli açıklamalarda bulunan TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez Türkiye’de sanayide yaşananlarla ilgili dikkat çeken görüşlerde bulundu.

Üretimde yaşanan temel sorunları ülkede yaşanan sık seçim atmosferine bağlayan Sönmez şunları söyledi:

“Dünya genelinde iklim krizinden savaşlara ve ekonomik durgunluğa uzanan çoklu krizler yaşanırken, ülkemizde ek olarak neredeyse iki yıllık süreçte bir seçim atmosferinin ve ekonomisinin içinde yer aldık. Bu nedenle ‘üretim maliyetleri ve tedarik’, ‘yüksek enflasyon ve satın alma gücü’, ‘savaşın ihracat pazarlarına etkisi’ ile ‘finansmana erişim ve kur artışı’ gibi temel sorunlarımızı aşamadık.”

Enflasyon sorunu hakkında “artık istisna bir sorun değil” gibi kaygı verici bir ifade kullanan Sönmez “Özellikle yüksek enflasyon ülkemiz için artık istisna olmaktan çıkarak bir kural haline gelmeye başladı. İş insanlarımız enflasyonist ortamda nasıl iş yapacaklarını mecburen öğrendi” diye konuştu.

Esas zorlu, hakiki sorunlar başka

Yalnızca iş dünyasını değil, tüm toplumun refahını etkileyen bu sorunların arkasında ise daha zorlu, daha hakiki sorunlar olduğuna işaret eden Sönmez, “Bunlar da ‘verimlilik ve katma değer sorunu’, ‘kayıt dışı ekonomi ve vergi adaletsizliği’ ve ‘21. yüzyıl şartlarına uygun planlama eksikliği’ diye ekledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, AB ülkelerine kıyasla mikro ve büyük işletmelerin verimliliği kıyaslamasında son sırada yer alıyor. Toplam faktör verimliliğinde tarihsel olarak kötü bir performans sergiliyoruz. Ülkemizin ABD, AB, Güney Kore gibi ülkelerin oluşturduğu gibi iyi planlanmış bir yeni nesil sanayi politika yasasına ihtiyacı var. Ayrıca özellikle yüksek teknolojili üretim ve katma değerli ihracat yapan stratejik sektörlere uzun vadeli ve uygun koşullarda destek sağlanması gerekiyor. Bu desteğin sağlanması için KGF, Eximbank ve diğer finans kuruluşları devreye girmeli”

Batı ile Doğu Arasındaki Rekabet Gücü Farkı

Bir diğer sorunun bölgesel kalkınma olduğunun altını çizen Sönmez, şöyle devam etti: “Türkiye için Bir Rekabetçilik Endeksi 2023 raporumuza göre ülkemizin batı bölgeleri ve Marmara-Ankara ekseni arasındaki rekabetçilik gücü en yüksek değerlerine ulaşmış durumda. Ancak rekabetçilik gücü batıdan doğuya gidildikçe zayıflıyor. Bölgesel ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için 21. yüzyıl şartlarına uygun Devlet Planlama Teşkilatını, ayrı ve bağımsız bir kurum olarak yeniden kurmalıyız.”
Makroekonomik Beklentiler Yanlış
Son OVP’de geçmiş dönemde açıklananlara kıyasla çok daha gerçekçi bir yaklaşım sergilendiğini belirten Sönmez, jeopolitik risklerin artmaması durumunda OVP beklentilerine yakın yıl sonu rakamları görüleceği tahmininde bulundu. Ancak büyüme hedefinin, ekonominin kısa vadeli ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Sönmez, “Kısa vadede büyümeye öncelik vererek OVP’de vücut bulan ekonomi programı ve TCMB beklentileri doğrultusunda bir enflasyon düşüşü yaşamamız olanaksız. İş dünyası olarak, büyümedeki yavaşlamanın dezenflasyon sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunun farkındayız. Ülkemizin kısa vadede enflasyonu artıran ve dengesizlikleri besleyen hızlı büyümeye değil, kaliteli ve sürdürülebilir büyümeye ihtiyacı var” diye konuştu.
Enflasyon Sorunu Nasıl Çözülür?
Sönmez, enflasyon sorunu için şu ifadeleri kullandı:  “Tüketim talebi hızla artarken üretimin bu artışı karşılayamaması yüksek enflasyona yol açıyor. Enflasyonu düşüreceksek üretim ve tüketim arasındaki makası kapatmalıyız. Dolayısıyla bu sorunu yalnızca para politikaları ile aşmak mümkün değil. Ekonominin dışında da yapılması gerekenler var. Eğitim, vergi ve kayıt dışı ekonomi konularında bağımsız kurumsal yapılarla desteklenmiş reformlar yapılmalı. Bu reformların ardından, sanayi, tarım ve bilişim sektörleri başta olmak üzere, katma değeri ve verimliliği artıracak politika tasarımlarının başarıyla uygulanması gerekiyor. Bu noktada, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’nun 57 maddelik eylem planını kâğıt üstünde bırakmadan hayata geçirmesi iyi bir başlangıç olacaktır.”
Asgari Ücret Konusu: Maaş mı Katma Değer mi?
Enflasyonu yaratan esas konunun asgari ücret olmadığını söyleyen Sönmez, bu yüzden enflasyonu azaltmak için asgari ücreti değerlendiren hükümetin şu anda uyguladığı ekonomi programını gözden geçirmesinde fayda olduğunu söyledi:“Maaş-enflasyon sarmalı bildiğimiz bir olgu. Bu sarmala düşmekten imtina etmekte fayda var. Ancak yüksek katma değer üretemediğimiz her süreç, bizi asgari ücret ekonomisine mecbur bırakıyor. AB ülkelerinde ortalama yüzde 7’lik bir asgari ücretli varken, ülkemizde neredeyse her iki çalışandan biri asgari ücretle geçiniyor. Bugün asgari ücret ne kadar artarsa artsın, alım gücünün karşısındaki en büyük tehdidi enfl asyon oluşturuyor. Alım gücünün maaş ile değil katma değer ile arttığı bir ekonominin asgari ücret sorunu da olmaz” şeklinde konuştu. Ancak Türkiye’deki gelir dağılımındaki eşitsizliğe, tüketimin dağılımına ve şirketlerin karlılığına bakıldığında enflasyon ile asgari ücret arasındaki ilişkinin, enflasyonun oluşmasındaki temel hedef olmadığının da görüldüğünü kaydeden Sönmez, “Bu nedenle şu anda uygulanan ekonomi programının hedefine ulaşmak için seçtiği araçların gözden geçirilmesinde fayda var” yorumunu yaptı.
Kamu Tasarruf Paketi
Kamu tasarruf tedbirlerine değinen TÜRKONFED Başkanı, “Uygulanan ekonomi programı gibi istikrar programlarının başarısı da sadece teknik uygulamalara indirgenemez. Bu programların başarılı olması için aynı zamanda geniş toplumsal ve siyasi mutabakata da ihtiyaç vardır. Bu açıdan bakıldığında kamuda tasarruf paketinin programının geniş kesimlerde güven uyandırma noktasında olması gerekenin altında kaldığını görüyorum. Hem toplam miktar olarak hem de tasarruf edilmesi planlanan kalemler açısından bu paketin yeniden ele alınması faydalı olacaktır” dedi.
Anadolu İş Dünyasının Durumu
İlk 6 ayda Anadolu iş dünyasının karşılaştığı zorluklar sorusuna karşılık Sönmez: “Son iki yılda gerçekleştirdiğimiz 100. Yıl Buluşmaları kapsamında 50 kentimize ve 26 federasyonumuza ulaştık. Anadolu’daki iş dünyamızın durumunun çok parlak olmadığını gördük. Yılın ilk çeyreğine ilişkin açıkladığımız Finansmana Erişim Anketi’ne göre, pandemi dönemi başlayan finansmana erişim sorunu hala devam ediyor. İş insanlarımız özellikle işletme sermayesi finansmanı ve yeni yatırım finansmanı bulmakta zorlanıyor. Her 5 işletmeden 4’ü finansmana erişim sorunu yaşadığını belirtiyor. Her 10 iş insanından 9’u bankalardan kredi alma sürecinde sorun yaşıyor. Kredi başvurusu tamamen onaylananların oranı geçen yıla göre artsa da hala %37 seviyesinde. Konfederasyonumuza iletilen diğer sorunlar da ‘vergi kaçağı ve kayıt dışı ekonomi’, ‘iflas ve ödeme sorunları nedeniyle işletmeler arasındaki güvenin azalması’, ‘ithalata bağımlılık’, ‘TL’nin dolara karşı reel değerinin artması ile ihracatçının zor durumda kalması’ ve rekabetçilik kaybı olarak sıralanıyor.” yanıtını verdi.

BAKMADAN GEÇME

  • Sessiz Uyarılar: ABD Ekonomisi Yeni Bir Döneme mi Giriyor?

    ABD ekonomisine dair son veriler ve grafikler, yüzeyde sakin görünen ama derinlerde ciddi gerilimler barındıran bir tabloya işaret ediyor. Tahvil…

  • Bütçenin KİT Yükü Katlanıyor: Görev Zararlarında 4 Yılda %1626 Rekor Yükseliş

    Bütçeden Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) yapılan görev zararı ödemeleri 2025 yılında 411,3 milyar TL’ye ulaştı. Veriler, kamu kurumlarının mali tablosundaki…

  • Otokar, Romanya’ya 2 Milyar Liraya Yakın Tazminat Ödeyecek

    Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, Romanya Milli Savunma Bakanlığına bağlı C.N. Romtehnica SA (Romtehnica) ile yapılan anlaşma kapsamında, yerel üretim hazırlıklarına ilişkin ara hedeflerin zamanında tamamlanamadığı ve ilk parti teslimatın gecikmesi gerekçeleriyle toplamda yaklaşık 2 milyar liralık tazminat ödemeyi kabul ettiğini açıkladı.

  • Tasarruf Söylemine Rağmen Harcamalar Zirvede: Cumhurbaşkanlığı Harcamaları 2025’te 15,8 Milyar TL’ye Ulaştı

    Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı harcamaları 15,8 milyar TL’ye ulaşarak önceki yıla kıyasla yüzde 26 oranında arttı. Harcamaların önemli bir bölümü yılın son döneminde yoğunlaşırken, yalnızca Aralık 2025’te yapılan 2,7 milyar TL’lik harcama aylık bazda rekor olarak kayıtlara geçti. Merkezi yönetim bütçe verileri, Cumhurbaşkanlığı harcamalarında son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş eğilimine işaret ediyor. Tasarruf söylemlerine karşın, kamu harcamalarının özellikle 2025’in son çeyreğinde hız kazandığı görülüyor.

  • Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. Dahil 9 Şirkete Kayyım Atandı

    Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor’un yönetimine TMSF tarafından kayyım görevlendirildi. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği, devam eden soruşturma çerçevesinde Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu 9 şirkete kayyım atanmasına hükmetti.

  • Konkordato Takip: Bir dev, çok sayıda orta ölçekli firma da kervana katıldı

    2025 yılının ekonomi basınında en sık yer alan gündem maddelerinden biri konkordato ve iflaslar. Geçen sene pandemiden bu yana rekor kırılırken, bu yılda da şirketlerde yaprak dökümü devam ediyor. Birçok uzman açısından sayı olarak patlayan konkordato ve iflaslar, ekonomide yaşandığı iddia edilen ağır çekim çözülmenin yüzeye yansıması.

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

    En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

  • ANALİZ: Wall Street Trump’ın Maceracılığını Cesaretlendiriyor

    Washington’dan gelen sert ve sarsıcı başlıklara rağmen Wall Street sakinliğini koruyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik riskler ve yeni ticaret tehditleri piyasaları kalıcı biçimde sarsmazken, güçlü risk iştahı ABD Başkanı Donald Trump’ın daha agresif ve sınırları zorlayan bir politika gündemi izlemesi için alan açıyor.

  • ABD’nin Grönland Çıkışı Ticaret Savaşını Tetikleyebilir 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik söylemleri, Avrupa Birliği ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşı riskini gündeme taşıdı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, böyle bir adımın transatlantik ekonomik ilişkileri ciddi biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, analistler olası yaptırımların piyasaları sarsabileceğini belirtiyor.

  • TCMB Rezervlerinde Ocak Coşkusu,  Yabancı Alım Yapıyor

    9 Ocak haftası verileri ve 14 Ocak tarihli analitik bilanço tahminleri, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde ve yabancı yatırımcı girişlerinde çok güçlü bir performansa işaret ediyor. Özellikle altın fiyatlarının olumlu etkisiyle birleşen döviz girişleri, rezervlerdeki iyileşmeyi kalıcı bir trende dönüştürmüş durumda. Yabancı yatırımcılar da 2026'ya Türkiye varlıkları alarak girdi. 

Benzer Haberler