Sosyal Medya

Ekonomi

RAPOR: ‘Elektrikli araç satışlarının 2030’da en yüksek seviyeye ulaşması bekleniyor…’

Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst & Young), Eurelectric iş birliğiyle  e-mobilite raporunu yayımladı...

RAPOR: ‘Elektrikli araç satışlarının 2030’da en yüksek seviyeye ulaşması bekleniyor…’

EY’ın Eurelectric iş birliğiyle hazırladığı e-mobilite raporu, elektrikli araç (EV) satışlarının 2030 yılına kadar en yüksek seviyeye ulaşarak diğer araç alternatiflerini geride bırakacağını gösteriyor. Öngörülere göre; 2030 yılına kadar Avrupa’da 75 milyondan fazla elektrikli araç olabilir. Ancak elektrikli araçların yaygınlaşmasını teşvik etmek için otomobil üreticilerinin,  uygun fiyatlı ve orta segment otomobil modellerinin menzilini ve kullanılabilirliğini iyileştirmesi gerekiyor.

Uluslararası danışmanlık, denetim ve vergi hizmetleri şirketi EY (Ernst & Young), Eurelectric iş birliğiyle  e-mobilite raporunu yayımladı. Rapora göre, küresel çapta elektrikli araç satışları satılan tüm araçların %16’sını oluşturuyor. 2023 yılında 14,1 milyon yeni elektrikli aracın yollara çıktığı ve toplam stoğun 40 milyonun üzerine çıktığı görülüyor. Avrupa’da ise satılan 5 otomobilden 1’i artık elektrikli. Ancak elektrikli araçların yaygınlaşmasını teşvik etmek için otomobil üreticilerinin, uygun fiyatlı ve orta segment otomobil modellerinin menzilini ve kullanılabilirliğini artırması gerekiyor.

Bununla birlikte raporda, 2022 yılındaki oldukça yüksek fiyat artışlarının ardından, batarya maliyetlerinin düşüş göstermesiyle elektrikli araç satış rakamlarının olumlu yönde etkilendiği belirtiliyor. 2030 yılına gelindiğinde, ölçeklendirilmiş üretim, inovasyon ve gelişen ikinci el elektrikli araç pazarı sayesinde alıcılar için daha uygun fiyatlı modellerle Avrupa’da yaklaşık 75 milyon elektrikli aracın yollarda olacağı tahmin ediliyor.

Avrupa’da 5 araçtan biri elektrikli

Avrupa’da 2023 yılında satılan yeni araçlar arasında 5 otomobilden birinin bataryalı elektrikli araçlar (BEV) ve şarjlı hibrit elektrikli araçlar (PHEV) olduğu görülüyor. (Ocak ve Kasım ayları arasında satışlar %25 artarak tüm araç satışlarının %23’ünü oluşturdu. 2022 yılında ise bu oran %21’in biraz üzerindeydi. 2030 yılına kadar elektrikli araç satışlarının diğer tüm alternatiflerini geride bırakacağı öngörülüyor.

Avrupa’da sıfır emisyonlu ağır hizmet araçlarının (eHDV) satışları artıyor

Elektrikli araçlara olan talebin yanı sıra elektrikli ağır hizmet araçlarına da talep artıyor. Avrupa’da kamyonet satışlarının %7’sinden fazlası artık elektrikli, elektrikli kamyonlar ise 2022’de sadece %0,4 olan pazarın %1,5’ini temsil ediyor. Elektrikli otobüs satışları özellikle Fransa, İspanya ve Almanya’daki büyüme ile pazarın %14’üne yükseldi.

Bununla birlikte AB, HDV’lere yönelik karbon emisyon standartlarına göre HDV’lerden kaynaklanan egzoz emisyonlarını 2030 yılına kadar %45, 2035 yılına kadar %65 ve 2040 yılına kadar %90 oranında azaltmayı hedefliyor. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için eHDV’lerin hızla yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor.

Mobilite altyapısı gelişmeye devam ediyor

Hızlı şarj cihazlarının kamusal ağının genişlemesi elektrikli araçların yaygın bir şekilde benimsenmesini sağlıyor. Avrupa’da konut dışı alanlarda şarj noktalarının sayısı 2022 yılında yaklaşık 530.000 iken, 2023 yılında artarak 744.000’e yükseldi. Buna ek olarak, hızlı ve ultra hızlı doğru akım (DC) şarj cihazlarının piyasaya sürülmesi de hızlanarak %77 oranında artışla sayıca 100.000’in üzerine çıktı; alternatif akım (AC) şarj cihazlarının sayısı ise %36 arttı. Batarya teknolojisindeki ilerlemeler, hızlı şarj cihazlarının beş yıl öncesine göre 10 kat daha yüksek bir güce sahip olduğu anlamına geliyor. Sonuç olarak, menzil kaygısı ve yüksek ön maliyetlerle birlikte müşterilerin en büyük endişelerinden biri olan şarj sürelerinin de önemli ölçüde azaldığı gözlemleniyor.

Mobilite sektöründe en önemli unsurlardan birinin “veri” olduğu görülüyor

Elektrikli araç satışları dünya çapında hızla artarken, e-mobilite ekosisteminde yeni bir zorluk ortaya çıkıyor: verilerin toplanarak birlikte çalışabilirliği. Geleceğin elektrikli araç ekosisteminde, verilerin birlikte anlam ifade etmesi, elektrikli araçların yaygınlaşmasını destekleyen hizmetleri ve tesisleri mümkün kılmak için paydaşlar arasında iş birliğini teşvik edecek. Üç temel e-mobilite faaliyet alanı olan şarj istasyonlarının optimizasyonu, akıllı şebeke entegrasyonu, şarj deneyimi iyileştirilmesi kapsamında paydaşlar arasındaki veri aktarımı verilerin birlikte çalışabilirliği için kritik öneme sahip.

Elektrikli araç ekosisteminde her araç veri üretiyor. Ancak bu verilerin çoğu günümüzde  otomobil üreticileri için rekabet avantajı kaybı ve gizlilik riskleri konusundaki endişeler gibi nedenlerle paylaşılamıyor. Bu durum tüm e-mobilite verimliliğini olumsuz etkilerken, bu alandaki hizmetlerin optimize edilmesine ve EV kullanıcılarının deneyimlerinin iyileştirilmesine de engel oluyor. Bu veri kilidinin kırılması, e-mobilite sektörünün hızlanması ve Avrupa’nın kitlesel pazar tüketicilerine ulaşması açısından önem taşıyor.

Dijitalleşmenin, açık veri erişimi ve aktarımı yoluyla farklı ekosistemlerin entegrasyonunu sağlayan kritik bir unsur olduğunu dikkate alırsak, e-mobilite ekosisteminde de elektrikli araç şarj altyapısının, iki yönlü enerji akışına izin veren akıllı şebeke teknolojisinin ve elektrikli araç sahipliğinin basit ve esnek hale gelecek şekilde dijital hizmetlerle desteklenmesi gerekiyor. Örneğin, dijital teknoloji sayesinde şarj istasyonu operatörleri, şarj altyapısının nereye kurulacağı ve nasıl işletileceği konusunda daha iyi kararlar almak için şebeke operatörlerinden bağlantı kapasitelerine ilişkin daha ayrıntılı veriler alabilecek.

Sektördeki ivmenin sürdürülmesi ve elektrikli araç sürücülerinin ilgisinin yüksek tutulması isteniyorsa, kusursuz bir müşteri deneyimi için her bir adımın yapılandırılması gerekiyor. Satın alma veya kiralamadan elektrikli araç kullanımı ve yönetimine, kullanım ömrü sonunda hizmetten çıkarmaya kadar sorunsuz bir deneyim sunulması konusunda başarılı olunursa, geleceğin dijital e-mobilite ekosistemi tamamen bağlantılı, entegre ve birlikte çalışabilir hale gelecektir.

EY Türkiye Mobilite Sektör Lideri ve Vergi Bölümü Şirket Ortağı Serdar Altay, e-mobilite raporu ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi:

“İlgili raporumuza göre, 2023 yılında küresel çapta 14,1 milyon yeni elektrikli aracın kullanılmaya başlandığı görülüyor. Avrupa’da ise satılan her 5 otomobilden 1 tanesinin elektrikli araç olduğu gözlemleniyor. 2030 yılına kadar Avrupa’da yollarında 75 milyondan fazla elektrikli araç olacağı öngörülüyor. Bununla birlikte, AB’nin otomotiv sektörünü karbonsuzlaştırmaya yönelik stratejilerinin 2040 yılına kadar ulaşımda elektrikli araç kullanımını artırması bekleniyor. Ancak bu hedefe ulaşılabilmesi için; stratejik altyapı planlaması, maliyet tasarrufu, esneklik, teşviklerin artırılması  ve gelişmiş şarj kapasitesi gibi gelişmelerin ekosisteme entegre edilmesi faydalı olacaktır. Zira, Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) verilerine göre otomobil satışları 2024 Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre %5,2 düşüşle 1,03 milyon adet oldu. Elektrikli otomobil satışları ise %11,3 düşüşle 134 bin adede geriledi. Elektrikli araçların pazar payı da bu düşüşle beraber %13,9’dan %13’e geriledi. Avrupa’da elektrikli araçlara yönelik teşviklerin bazı ülkelerde azaltılması veya kaldırılması satışların düşmesinde en önemli etken olarak görülüyor. Diğer taraftan elektrikli araçlardaki fiyat düşüşü sürüyor. Fiyat düşüşünün yanında artan menzil değerleri ve gelişen şarj altyapılarıyla beraber tekrardan satışların artmaya başlaması bekleniyor. Ayrıca e-mobilite sektöründe üretilen verilerin bir araya getirilerek anlamlı hale getirilmesi ve bu verilerin sektörün gelişmesi için kullanılması elektrikli araç ekosisteminin gelişmesi ve ilerlemesi için büyük önem taşıyor.”

 

Raporun Tamamına Buradan Ulaşabilirsiniz

BAKMADAN GEÇME

  • Sanayide Vites Yükseldi: Kasım Ayında Üretim Beklentileri Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim ayında yaşanan %0,8’lik daralmanın…

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

Benzer Haberler