Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Kaya Özyürek: ABD 10 Yıllık Tahvil Verimlerinin Seyri

Amerikan 10 yıllıkları her zaman olduğu üzere yine finans gündeminin en ön plana çıkan konularından.  Pandeminin başlamasıyla tarihi düşük seviyelere gelen…

Kaya Özyürek: ABD 10 Yıllık Tahvil Verimlerinin Seyri

Amerikan 10 yıllıkları her zaman olduğu üzere yine finans gündeminin en ön plana çıkan konularından.  Pandeminin başlamasıyla tarihi düşük seviyelere gelen 10 yıllıkların getirileri, 2 ay kadar önce 1.7% seviyesinin de üstüne çıktıktan sonra şimdilik 1.45%’lere kadar gerileme yaptı. Peki bu düşüş kalıcı mı? Getiriler uzun süre 1.4%-1.7% seviyelerinde mi işlem görecek? Getirilerde yaşanabilecek artışlar ve düşüşler ne kaynaklı olabilir? Birlikle inceleyelim. 

Fed’in geçen sene itibariyle ortalama enflasyon hedeflemesi rejimine geçtiğini duyurmasıyla ve son yapılan FOMC toplantılarında da bu rejimin nasıl uygulanacağının açıklanması piyasalarda göreli bir güvercin hava oluşturdu. Önceki resesyonlarda toparlanmaların başlamasının ardından uzun vadeli tahvil getirilerinde gerçekleşen sert yükselişler, şu anki toparlanma döneminde gözlenmemekte. 2020’nin Aralık ayından beri sert bir biçimde yükselen 10 yıllık enflasyon beklentileri, birkaç yıl öncesinin 10 yıllık enflasyon beklentilerinin de önemli ölçüde üzerinde seyretmekte. Bu yükseliş beraberinde 10 yıllık tahvil getirilerinde de bir artışa sebep oldu.  

2.5%’larda pik yapan enflasyon beklentilerinin son günlerde 2.3%’lere gerilemesiyle beraber getiriler de düştü ve tahvil fiyatları yükseldi. 2% çekirdek enflasyon oranını 2008’den beri zor yakalayan Amerikan ekonomisi için uzun vadede 2% üzerinde bir çekirdek enflasyon oranını, 1970’lerde görülen arz kaynaklı sıkıntılar çıkmadığı takdirde, pandemi sonrası önümüzdeki birkaç yıllık süreç içinde göreceğimizi pek sanmıyorum. 2008 krizinden beri Amerika’da bir talep eksikliği mevcut ve özel sektörün toplam borç miktarı toplam gelire oranla yüksek seviyelerde olmakla birlikte bu oranda talepte ciddi bir artış yaratacak yükselme de görülmemekte. 2008 öncesine göre düşük olan enflasyon, ücret artışlarında da 2008 öncesine nazaran nominal bazda daha düşük artışlar görülmekte. Yaşanan teknolojik gelişmeler de birim maliyetleri kayda değer ölçüde azaltmakta. Bu ve benzeri sebeplerden dolayı yukarıda da belirttiğim üzere 2% çekirdek enflasyon oranının üstüne çıkmak bu yılın haricinde çok zor olacak. 

Şu an Fed’in şahin bir para politikasının sinyallerini vermesini engelleyen en önemli faktör istihdam piyasası. Hâla pandemi öncesi döneme göre yaklaşık 8 milyon kişi işsiz. Aşılamanın hız kazanması ve ekonominin tamamen açılmasıyla beraber bu yaz istihdamda önemli ölçüde artışlar yaşanacağını düşünüyorum. Özellikle bu yılın son çeyreğinde, geçen yılınkine göre istihdam açısından daha pozitif bir seyrin hakim olacağı görüşündeyim. Bu yaz ekonomide Fed başkanı Powell’ın kastettiği “önemli ölçüde ilerleme”nin gerçekleşmeye başlamasıyla 10 yıllık getirilerin yükselmesi olası. Yıl sonu için 10 yıllıkların 2%’nin üzerine çıkma ihtimali bu bağlamda yüksek.  

Getirilerdeki yükselme beklentisi çoğu spekülatif yatırımcının uzun vadeli tahvilleri açığa satmasına yol açtı. Geçtiğimiz hafta 10 yıllık getirilerin sert düşüşünün bu açık pozisyonların bir bölümünün kapanmasına bağlıyorum. “Short squeeze” olarak tanımlanan bu olguda, açık pozisyonda olanlar zararlarını kesmek amacıyla alış yaparlar ve fiyatları yükseltirler. Fiyatların yükselmesi diğer açık pozisyonda olanların da alış yapmasına yol açarak fiyatlar daha da yükselir. Getirilerdeki bu düşük seviyenin geçici olduğunu ve Amerikan ekonomisinin gerçeklikleriyle örtüşmediği kanısındayım. Önümüzdeki aylarda getirilerde yükseliş trendi hakim olacaktır. 

Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin yakın zamanda 2%’ye yakınsayacağından dolayı bu yükseliş trendi bir süre hafif seyretse dahi bir süre sonra bunu bariz bir şekilde göreceğimizi düşünüyorum. 10 yıllık reel faizlerin ise yıl sonu 0.25%-0.00% bandına yükseleceği beklentisindeyim. 

Bu gelişmeler sonucu sermaye maliyetinin artması, şirket değerlemelerini aşağı çeken bir unsur olacaktır. 10 yıllık getirilerin artması uzun vadeli ABD Dolar’ı cinsinden borçlanan şirketler ve hükümetler için borçlanma maliyetlerini arttıracaktır ve kısa vadeli FX swap piyasasından Dolar borçlanıp uzun vadeli  Amerikan tahvillerine yatırım yapmayı yabancı yatırımcı için daha cazip hale getirip özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından bir risk unsuru teşkil edecektir. 

 

Kaya Özyürek 

Twitter: @financeplumber

BAKMADAN GEÇME

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

Benzer Haberler