Sosyal Medya

Ekonomi

Ekonomi profesörleri hemfikir: Enflasyonu düşürme niyeti yok

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz ise sunumunda, “Türkiye hiperenflasyona gitmedi, çünkü enflasyonun yükünü taşıyacak bir kesim var. Dünyada 25 yıl boyunca ortalama yüzde 62 enflasyonla yaşayan ülke yok. 20 yıldır iktidarda olan ve enflasyonu tek haneye indirmekle övünen AKP, ülkeyi yeniden yüksek enflasyona götürdü. Merkez Bankası işini iyi yaparsa tek hanelere indirir görüşünü doğru bulmuyorum” dedi.

Ekonomi profesörleri hemfikir: Enflasyonu düşürme niyeti yok

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (İTÜESAM) tarafından düzenlenen Sagalassos Çalıştayı’nın beşincisi “Türkiye siyasetinin yumuşak karnı: Enflasyon” başlığı ile Burdur Ağlasun’da toplandı.

İTÜ İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Günçavdı ve Doç. Dr. Ayşe Aylin Bayar koordinasyonunda yapılan çalıştayda iki gün boyunca enflasyon konusu masaya yatırıldı.

Birgün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, Doç. Dr. Ayşe Aylin Bayar, çalıştayda yaptığı sunumda enflasyonla mücadelenin ülke için yeni bir olgu olmadığını belirtti.

“Eşitsizlik ve yoksulluk derinleşiyor”

Enflasyonun toplum kesimlerinde farklı hissedildiğine dikkat çeken Bayar, “Toplumdaki bütün bireyleri, farklı şiddetlerde uzun veya kısa süreli karşı karşıya bırakıyor. Bütün olarak da ülkede eşitsizliği ve yoksulluğu da derinleştiriyor” diye konuştu.

Enflasyon şoklarının ücretler üzerinde etkileriyle ilgili sunum yapan Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, “12 Eylül askeri rejimi, memur maaşını enflasyondan korumadı, rövanş ise 1989’da alındı. Özal, referandumu kaybedince siyasi rekabet başladı, kamuda da özel sektörde de ücretler arttı” dedi.

Kadınlar işe başlarken daha düşük ücret talep ediyor

Bahçeşehir Üniversitesi’nden Ozan Bakış’ın “İstanbul Rezervasyon Ücretleri” konulu sunumu da katılımcıların ilgisini çekti. Çalışma, İstanbul’da kadınların rezervasyon ücretinin erkeklerden daha düşük olduğuna ilişkin verileri ortaya koydu. Diğer bir ifadeyle çalışma yaşamında aynı işi yapmalarına rağmen erkeklerden daha düşük ücret alan kadınların bir işe başlamak için talep ettikleri ücretin de daha düşük olduğu tespit edildi. Kadınların işe başlamak için talep ettikleri ücretin asgari ücrette yoğunlaştığı dikkat çekti.

“Enflasyonu düşürme niyeti yok”

Merkez Bankası eski başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, “enflasyonu neden düşüremiyoruz?” sorusuna “niyet ve kabiliyet” yanıtını verdi.

Kara, “Bana göre kabiliyet var. Çünkü daha önce başarılmıştı ama niyet yok” dedi.

Enflasyon dinamiklerindeki önemli kırılma noktalarının TCMB, araç bağımsızlığındaki değişimler ile birebir örtüştüğünü kaydeden Kara, enflasyonun üç haneden tek haneye indirilmesinin TCMB başkanlarının görev sürelerinin en istikrarlı dönemde mümkün olduğunun altını çizdi.

Prof. Dr. Fatih Özatay da büyüme ve enflasyon ilişkisine dikkat çekerek şunları söyledi: “Eğer enflasyon eşik değerin üzerindeyse enflasyonla mücadele programları aslında büyümeyi destekleyebilir. Riskin yüksek olduğu dönemlerde enflasyonla mücadele programı riski düşürdüğü için büyümeyi destekleyecektir ama riskin olmadığı dönemlerde istihdamı düşürüp, büyümeyi aşağı çekiyor.”

“Enflasyonun yükünü taşıyacak bir kesim var”

Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz ise sunumunda, “Türkiye hiperenflasyona gitmedi, çünkü enflasyonun yükünü taşıyacak bir kesim var. Dünyada 25 yıl boyunca ortalama yüzde 62 enflasyonla yaşayan ülke yok. 20 yıldır iktidarda olan ve enflasyonu tek haneye indirmekle övünen AKP, ülkeyi yeniden yüksek enflasyona götürdü. Merkez Bankası işini iyi yaparsa tek hanelere indirir görüşünü doğru bulmuyorum” dedi.

Şimşek’in politikalarının bilindik olduğunu kaydeden Yılmaz, “Kimse servet vergisi, emlak vergisi, doğrudan gelir vergisi üzerinden politika geliştirmek taraftarı değil. Çünkü ücretleri kontrol altına alabiliyorsunuz. Hiperenflasyonda herkes kaybediyor. Ancak bu şekilde yüksek enflasyonun maliyetini işçi kesimine yıkılıyor. Gelir politikasının Türkiye’deki karşılığı ücretleri baskılamak” dedi.

Yılmaz, 2018 sonrasında yabancı sermayenin kaçmasına neden olan politikalara ilişkin Erdoğan’ın bindiği dalı kestiğini ifade etti. Kısa Dalga

BAKMADAN GEÇME

  • Haftalık Para Hareketleri: TCMB rezervleri doldu taştı, yabancı tahvile üşüştü

    16 Ocak haftasında Türkiye finansal piyasalarında güçlü sermaye girişleri ve rezerv artışı dikkat çekti. TCMB’nin brüt ve swap hariç net rezervlerinde sert yükseliş yaşanırken, yabancı yatırımcılar tahvil ve hisse senetlerine alımlarını hızlandırdı. Döviz mevduatlarında artış sürerken, KKM’de çözülme neredeyse tamamlanma aşamasına geldi. Tahvil faizlerindeki gerileme ve yabancı ilgisi, parasal sıkılaşma sürecine olan güvenin güçlendiğine işaret ediyor.

  • Euro Bölgesi Tüketici Güveni Ocak’ta Beklentilerin Üzerinde Kaldı

    AB Komisyonu, Ocak ayına ilişkin tüketici güveni verilerini açıkladı. Buna göre, Euro Bölgesi’nde tüketici güveni -12,4 seviyesinde gerçekleşerek beklentilerin üzerinde kaldı. Aralık ayına kıyasla endeks 0,8 puan düşüş gösterdi; piyasa beklentisi ise -13,6 seviyesindeydi.

  • ANALİZ: TCMB’nin “Şahin” Sürprizi: Faiz İndirimleri Sürecek Mi?

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında piyasa beklentilerinin aksine "temkinli" bir duruş sergileyerek politika faizini 100 baz puan indirdi. Piyasa oyuncularının genel konsensüsü olan 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında kalan bu karar, finansal piyasalarda kartların yeniden karılmasına neden oldu. Politika faizinin %38’den %37’ye çekilmesi, ekonomi çevrelerinde "TCMB enflasyon hedeflerinde ne kadar kararlı?" sorusunu gündemin ilk sırasına taşıdı.

  • ING Global’den TCMB’nin Yılın İlk Faiz Kararı Sonrası Yeni Faiz Tahmini Geldi

    Hollanda merkezli büyük bankalardan ING Global, TCMB’nin faiz kararını takiben yayımladığı raporda, mevcut ekonomik görünüm doğrultusunda Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini sürdürmesini beklediğini ifade etti. Banka, önümüzdeki dönemde atılacak adımların büyüklüğünün ise "100–150 baz puan aralığında kalacağını" öngördü.

  • Bakır fiyatlarındaki sıçrama madenciler için “sahte umut” mu?

    Bakır fiyatları son bir yılda yüzde 50’ye yakın yükselerek Londra Metal Borsası’nda ton başına 13 bin doların üzerine çıktı. Ancak analistler, bu yükselişin büyük ölçüde geçici faktörlerden kaynaklandığını ve yeni maden yatırımlarını kalıcı biçimde teşvik etmek için yeterli olmayabileceğini vurguluyor. ABD tarifeleri, arz sıkışıklığı ve jeopolitik belirsizlikler fiyatları desteklerken; talep görünümündeki soru işaretleri, geri dönüşüm arzı ve yatırım maliyetleri bakır piyasasında temkinli duruşu öne çıkarıyor.

  • Commerzbank Analisti Yorumladı: ABD ve Avrupa Gerilimi Hangi Para Birimine Avantaj Sağlar?

    Commerzbank analisti Baur, ABD ile Avrupa arasında yeniden bir gerilim oluşması durumunda, dolar dışındaki para birimlerine olan yönelimin hız kazanabileceğini ve böyle bir ortamda euronun öne çıkabileceğini ifade etti. Commerzbank analisti Volkmar Baur’a göre Avrupa, küresel çapta euroya duyulan güveni artıracak koşulları sağlayabilir.

  • ABD Ekonomisi Büyüme Verileri Belli Oldu

    ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte ihracattaki artış ve stoklardan kaynaklanan olumsuz etkinin azalmasıyla birlikte ilk tahminlerin üzerinde bir büyüme kaydetti. Güçlü ihracatın desteğiyle geçen yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verileri yukarı yönlü revize edildi.

  • Bakan Işıkhan Açıkladı: Emekli Zam Farkları ve Ek Ödemeler Ne Zaman Yatacak?

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Emekli Sandığı kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul ve yetim aylığı alan vatandaşlara yapılacak ödemelere ilişkin tarihi kamuoyuyla paylaştı. Buna göre, 2026 yılına ait zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alanların 2025 yılı ek ödemeleri belirlenen tarihte hesaplara yatırılacak.

  • TÜİK: 2025’in Üçüncü Çeyreğinde Yurt İçi Seyahat Sayısı 27 Milyonu Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı hanehalkı yurt içi turizm istatistiklerinin üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Buna göre Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan dönemde yurt içinde ikamet eden 21 milyon 548 bin kişi seyahate çıktı.

  • HSBC’den Türk Tüketici Sektörü Hakkında Yeni Analiz

    HSBC, 22 Ocak 2026 tarihli raporunda Türk tüketici sektörüne ilişkin değerlendirmelerini güncelledi. Kurum, sektörde faaliyet gösteren birçok şirket için hedef fiyatlarını yukarı yönlü revize ederken, makroekonomik koşullardaki iyileşmenin şirket kârlılıklarını destekleyeceğine dikkat çekti.

  • Reel Kesim Güveni Ocak’ta Hafif Geriledi, Kapasite Kullanımı Artışını Sürdürdü

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA) Ocak 2026’da bir önceki aya kıyasla 0,7 puan düşerek 103 seviyesinde gerçekleşti. TCMB, Aralık ayına ilişkin Reel Kesim Güven Endeksi verilerini de yayımladı.

  • Türkiye’nin Çelik Üretimi Büyüyor: 2025’te 38,1 Milyon Ton Üretti

    Türkiye Çelik Üreticileri Derneği verilerine göre, Türkiye’nin ham çelik üretimi 2025 yılında %3,3 oranında artış göstererek 38,1 milyon tona ulaştı.

  • TCMB Faiz Kararında Sürpriz Yaptı: Politika Faizini 100 Baz Puan İndirdi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ocak ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan düşürerek %37 seviyesine…

Benzer Haberler