Sosyal Medya

Borsa

Gedik Yatırım Strateji:  Ekonomi politikaları normalleşirken, risk algısındaki iyileşme de korunuyor…

TCMB 22 Haziran’daki PPK toplantısında beklendiği gibi enflasyonist risklere dikkat çekerek faiz artırım döngüsünü başlattıysa da, Haziran ve Temmuz toplantılarındaki…

Gedik Yatırım Strateji:  Ekonomi politikaları normalleşirken, risk algısındaki iyileşme de korunuyor…
  • TCMB 22 Haziran’daki PPK toplantısında beklendiği gibi enflasyonist risklere dikkat çekerek faiz artırım döngüsünü başlattıysa da, Haziran ve Temmuz toplantılarındaki 650 ve 250 bazpuanlık faiz artışları piyasa beklentilerini karşılamadı. 22 Haziran’daki sınırlı faiz artışı sonrasında $/TL kuru 23,50 civarındaki seviyelerden önce 26,00, ilerleyen günlerde de 27,00’li seviyelere kadar yükseldi. Böylece $/TL’de son dönemde yaşanan değer artışı kabaca %40’ı buldu. 20 Haziran’da yayınladığımız önceki strateji raporumuzda paylaştığımız gibi, TL’deki kademeli değer kaybı makro senaryomuz dahilinde olsa da, kısa sürede bu orandaki değer kaybının beklentilerimizi aştığını belirtmek gerekiyor, ki bunu da faiz artış hızının piyasa beklentilerinin çok altında kalmasına bağlayabiliriz.
  • TCMB’nin 750 baz puanlık son faiz artırım adımının ardından, ticari kredi faizlerindeki referans faiz (mevcutta %31,3) üzerinden 1,8’lik katsayı da dikkate alındığında, ticari kredi faizlerindeki üst sınır da kabaca %38’den %56’ya yükselmiş oldu. Buna göre, önümüzdeki günlerde KKM’den çıkışı teşvik edici adımların da etkisiyle hem kredi faizlerinde hem de TL mevduat faizlerinde hızlı yükselişler (mevduatta %40’ın, kredilerde %50’nin üzerine) görebiliriz.
  • Politika faizinin üst sınır olduğu varsayılan %25 seviyesine yükseltilmesine karşın, parasal sıkılaştırmanın kademeli olarak güçlendirileceği ifadesinin metinde tutulması, faiz artışlarının devam edebileceğine işaret ediyor. Buna göre, politika faizinin birkaç ay içinde %35 seviyelerine yükseltilebileceğini düşünüyoruz.
  • Seçimlerin ardından hükümet de hızla bozulan bütçe açığını kontrol etmek üzere bir dizi vergi artışına gitti. Vergi artışları beklentimiz dahilinde olsa da, özellikle akaryakıtta %200’ü aşan maktu ÖTV artışı beklentilerimizin oldukça üzerinde gerçekleşti.
  • Kurdaki yükseliş ve vergi artışlarının beklentilerimizin ötesine geçmesi, akaryakıt zamlarının dolaylı enflasyonist etkileri ve bu gelişmelerin fiyatlama davranışlarında yol açtığı bozulmayı dikkate alarak sene sonu TÜFE enflasyonu tahminimizi 26 Temmuz’da %55’ten %69’a revize etmiştik. Ancak mevcut enflasyon görünümü bu tahmin üzerindeki risklerin yukarı yönlü olduğuna ve TÜFE enflasyonunun en geç 2024 içinde %70-80 aralığına doğru yönlenebileceğine işaret ediyor.
  • TL mevduat faizleri %60’ı aşan enflasyon beklentilerine yaklaştığı ölçüde, ilerleyen dönemde TL’de değer kaybı baskısı hafifleyebilir. Uluslararası rezervlerdeki güçlenme ve Ortadoğu bölgesinden beklenen sermaye girişleri de TL’deki değer kaybı baskısını bir süre sınırlandırabilir. Bununla beraber, dış ticaret dinamikleri ve enflasyon görünümü kur üzerinde baskı yaratmaya devam edecektir. Temmuz ve Ağustos’ta kümülatif enflasyon neredeyse %20’ye ulaştı ve önümüzdeki aylarda parasal sıkılaştırmaya rağmen %4-5 civarında aylık enflasyon rakamları görülmesi mümkün görünüyor. Bu durum da “kur artışı – enflasyon artışı – ücret artışı” spiralini derinleştirebilir. TCMB’nin KKM’den çıkışları teşvik ettiği ve KKM’den dönüşlerin çok yoğun olduğu önümüzdeki birkaç aylık dönemde, bireylerin potansiyel döviz talebi de kur üzerinde ek bir baskı unsuru olabilir.
  • Yukarıda saydığımız tüm bu unsurları bir arada değerlendirdiğimizde, $/TL kurunu sene sonunda 29,50 seviyesinde (riskler yukarı yönlü olmak üzere) öngörüyoruz (varsayıyoruz).
  • İhracat ve sanayi üretimindeki zayıflığa karşın, iç talebin çok güçlü katkısıyla hizmet sektörlerinin sürüklediği dengesiz büyüme görünümü sürüyor. Talebin güçlü seyretmesinde, enflasyonist ortamda talebi sürekli öne çekme eğilimi etkili olurken, kredi kartı faizlerinin enflasyonun çok altında kalması da bu eğilimi destekliyordu (örneğin nakit çekim gecikme faizi Haziran’da %22 idi). Ancak, son politika faizi artışlarıyla beraber bu oran de %59’a ulaştı ve ek politika faizi artışlarıyla bu oran 2-3 ay içinde %80’e yaklaşabilir. Faizlerdeki bu artış eğiliminin özellikle son çeyrekten itibaren iç talepte sert bir yavaşlamaya yol açabileceğini ve bunun da GSYH büyümesini %1-2 aralığına çekebileceğini düşünüyoruz. Bu potansiyel geri çekilmeye karşın, 2023 yılı GSYH büyümesinin yılın ilk yarısındaki büyüme performansının yardımıyla %3,5 civarında gerçekleşebileceği görülüyor.
  • Cari açık Temmuz sonrasında altın ve enerji ithalatındaki gerileme sayesinde düşüşe geçebilir. Buna göre, mevcutta 56,5 milyar $ seviyesindeki cari açığın Temmuz’a 58 milyar $ civarına yükseldikten sonra, sene sonunda 50 milyar $, 2024’ün ilk çeyreğinde 40-45 milyar $ seviyelerine gerileyebileceğini düşünüyoruz.
  • Kredi derecelendirme kuruluşlarının bu sene görünüm iyileştirmelerine gitmelerini mümkün görmekle beraber, Fitch ve S&P özelinde olası kredi notu artışlarının 2024’e sarkabileceğini düşünüyoruz.

 

 

Yönetici Özeti – Hisse Senetleri Piyasası Görünümü

 

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Orta vadeli endeks görüşümüz yüzde %24’lük bir potansiyele işaret etmekte.

  • Yazığımız raporlar ve çeşitli platformlarda Mayıs ayı ortasından itibaren endekse ilişkin olumlu görüşümüzü belirtmiştik. Görüşümüzün ana nedenleri: (1) Endeksin Yılbaşı-Mayıs ortası arasındaki zayıf performansı ve şirket değerlemelerinin ucuzlaması, (2) Seçim belirsizliğinin sona ermesi ve (3) Seçim sonrasında görev alacak yeni ekonomi yönetiminden daha ortodoks politikalar beklentisi.
  • Öte yandan Mayıs ortasından günümüze BIST-100 endeksi 65% (USD bazında %28%) getiri sağladı. Yukarıda bahsettiğimiz nedenlerin dışında; (1) Mevduat başta olmak üzere diğer para piyasalarındaki getirilerin reel olarak düşük kalması, (2) Şirket karlarının reel anlamda göreceli olarak hala güçlü olması, yüksek devam eden enflasyon, enflasyondan korunmak için öne çekilen talebin şirket hasılatlarına olumlu etkisi, TL’nin değer kaybının ihracatçı şirketlere olumlu yansıması ana katalizörler olarak öne çıkmıştır.
  • BIST 100 adına önümüzdeki dönemi değerlendirdiğimizde ise potansiyel katalizörlerin etkilerinin geçmişe oranla daha güçsüz kalabileceğini düşünmekteyiz. Hisselerde halen yükselme potansiyeli olmasına, ve sağlıklı kar trendinin üçüncü çeyrekte devam etmesi beklentimize rağmen, bu faktörlerin önemli bir kısmının fiyatlarda olması muhtemel. Daha da önemlisi, günümüzde orta 30’larda bulunan ve hala 12 aylık enflasyon beklentisinin altında bulunan mevduat faizleri, TCMB’nin faizi daha fazla arttırması durumunda, borsa için ciddi bir rekabet oluşturabilir. Dolayısıyla, borsadaki getiri/risk rasyosunun geçtiğimiz aylara göre azaldığını belirtmek isteriz.
  • Beklentilerimize, ülkeler arası karşılaştırmalara ve çarpanlara baktığımızda ise (enflasyondan arındırılmış, yani reel, 2023-2024 yılları averajı) net kar büyümesi açısından gördüğümüz gelişme global büyüme beklentilerinin toparlamaya başladığıdır. Buna karşın, Türkiye’nin reel kar büyüme beklentisi ise negatif gözükmekte. BIST-100 endeksinin GOÜ’lere karşı FD/FAVÖK iskontosu ise 3 ay önceki %57’den %40’a düşmüş durumda.

 

  • BIST-100 Endeks hedefimiz %24’lük yükselme potansiyeliyle 9,975. Endeks hedefimizi ekonomi ve şirketlerdeki son gelişmeler ışığında artırmış durumdayız. Bu bağlamda, bankacılık sektöründeki yükselme beklentimiz %33, sanayii sektörlerindeki ise %23. Öte yandan, İNA modellerinde kullandığımız risksiz faiz oranlarının %25’den başlayıp, yıllar itibarı ile makro beklentilerimize paralel kademeli olarak düşürüldüğünü, ve beklentilerden uzun sürebilecek (yüksek) faiz ortamının değerlemeler üzerinde bir risk unsuru olduğunu belirtmek isteriz. Buna rağmen, model portföyümüzde de bulunan, birçok kaliteli şirkette daha yüksek potansiyellerin mevcut olduğunu belirtmekte fayda var.
  • Model portföye Garanti Bankası ve MLP Sağlık ekliyor, Akbank ve Yapı Kredi’den kar alıyoruz.
  • Garanti Bankasını, bankacılık verilerinde gördüğümüz öncü göstergeler akabinde rakiplerinden daha karlı bir çeyrek geçirme beklentimiz sebebi ile model portföye ekliyoruz.
  • Sağlık hizmetleri için %52’lik yukarı yönlü fiyat revizyonlarına işaret eden Sağlık Uygulama Tebliğ duyurusu ve Macaristan’daki yeni hastane anlaşmasının ardından güçlü çeyreksel kar beklentileri dolayısı ile MLP Sağlık’ı model portföyümüze ekliyoruz. Model varsayımlarımızın ise muhafazakar olduğunu belirtmek isteriz.
  • Portföye dahil olan şirketlerin detaylı analizlerini 29.sayfadan itibaren bulabilirsiniz.

 

 

 

Araştırma Birimi

 

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

  • ANALİZ:  ABD TÜFE Fed’e ne mesaj verdi?

    Her ay söylediğim gibi Trump ve ekibi bilerek ve isteyerek dünyayı ekonomik krize götürüyorlar. Görüşümü koruyor ve krizin 1-3 yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

Benzer Haberler