Sosyal Medya

Ekonomi

PAGDER: Hurda İthalatında Yanlıştan Geri Adım Atılmalı!

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “Hiçbir etki analizi yapılmadan ve sektör temsilcileri ile fikir teatisi gerçekleştirilmeden hayata geçirilen polietilen hurdası ithalat yasağının ülkemiz plastik sektörünü nasıl bir çıkmaza soktuğunun bir an önce farkına varılmalı ve söz konusu yasak kaldırılmalıdır” dedi...

PAGDER: Hurda İthalatında Yanlıştan Geri Adım Atılmalı!

Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “Hiçbir etki analizi yapılmadan ve sektör temsilcileri ile fikir teatisi gerçekleştirilmeden hayata geçirilen polietilen hurdası ithalat yasağının ülkemiz plastik sektörünü nasıl bir çıkmaza soktuğunun bir an önce farkına varılmalı ve söz konusu yasak kaldırılmalıdır” dedi.

Küresel plastik sektöründe önemli bir paradigma yaşandığını ve geri dönüşüm ekonomisinin plastik sektörü içindeki payının hızla arttığının altını çizen Gülsün: “2050 yılına gelindiğinde küresel plastik üretiminin %60’ının geri dönüşüm kaynaklı olacağı öngörülüyor. Bugüne kadar ülkemiz bu büyük değişimin bir parçası olmak yolunda önemli adımlar attı. Verilen teşviklerin de katkılarıyla sanayicimiz plastik geri dönüşüm alanında önemli bir işleme kapasitesi oluşturdular. Tabi bu işletmelerin girdilerinin önemli bir kısmı ithalat yoluyla karşılanmak zorunda kalıyor zira ülkemizde toplama ve ayrıştırma altyapısı yeterli olmadığı gibi kaynağında ayrıştırma sistemi de kurulmamış durumda. Bu süreçte bazı kişilerin yasalara uymayarak bakaya atıklarını bertarafa göndermek yerine yol kenarlarına döktüğünü de üzülerek izledik. Bu gibi üzücü durumların önüne geçmek adına denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini defaatle dile getirdik. Ne yazık ki kamu otoritelerimiz her defasında yasaklamalarla bu sorunun üzerine gitmeyi tercih etti. Buradan tekrar söylüyoruz bu sorunların önüne yasaklamalarla geçemezsiniz. Devlet temel fonksiyonlarından olan denetim faaliyetlerini etkin şekilde yürütmediği sürece bu tablodan kurtulamayız. Yol kenarına dökülen atıklar ithalat kaynaklı değil yurtiçi kaynaklı olduğunda bunu bir çevre felaketi olarak değerlendirmeyecek miyiz? Dediğimiz gibi ithalatı yasaklamak gibi popülist ve toptancı yaklaşımlar bu sorunu ortadan kaldırmaya yetmeyecektir. Pekiyi bu yasakların etkisi ne olacaktır? Yasaklar neticesinde işini düzgün yapan ülkemiz için katma değer yaratan, ihracat yapan geri dönüşüm tesislerimiz ya kapanacak ya yurtdışına taşınacak, süreç bilhassa niteliksiz işgücü için önemli bir yutak vazifesi gören ve gelecek potansiyeli çok büyük olan bir sektörü daha kaybetmemiz ile sonuçlanacaktır” dedi.

Mühendislik plastiği hurdalarında da aynı hataya düşüldü!

Daha önce mühendislik plastiği hurdalarının da ithalatının yasaklanması gibi bir hataya düşüldüğünü belirten Gülsün: “Tüm dünyada otomotiv, beyaz eşya, elektrik-elektronik gibi yüksek katma değerli alanlarda kullanılması sebebiyle ithalatına sıcak bakılan mühendislik plastiği hurdalarının ithalatı da yasaklanmıştı. Poliamid, polikarbonat gibi ürünlerin hurdaları ülkemizde yeterince çıkmıyor. Bu ürünlerin hurdalarının ithalatının yasaklanmasının etkisini ise ne yazık ki ilgili kamu kurumları tam olarak anlayamamış durumda. Örneğin otomotiv sektörü çevre politikaları çerçevesinde arabaların plastik parçalarında belirli oranlarda geri dönüştürülmüş hammadde kullanılmasını zorunlu tutuyor. Ülkemizin mühendislik plastiği hurdası ithalatını durdurması demek orta vadede otomotiv sektörünün tedarik zincirinden de koparılması anlamına geliyor. O sebeple ülkemiz plastik sanayi üzerinde yıkıcı etkileri olabilecek bu düzenlemeler bir an önce gözden geçirilmeli ve mühendislik plastiği hurdalarının ithalatı da tekrar serbest bırakılmalı” dedi.

Bu yaklaşımla sıfır atık hedefleri hayal olur!

Sözlerine devam eden Selçuk Gülsün: “Ülkemiz daha önce petrokimya endüstrisinde de benzer şekilde hızlı bir gelişim göstermiş sonrasında ise yatırımları durdurarak net ithalatçı konumuna gerilemişti. Eğer bu yasaktan geri adım atılmaz ve bir yaklaşım değişimi gerçekleşmezse geri dönüşüm endüstrisinde de benzer bir kadere razı olacağız. Diğer bir yandan ise geri dönüşüm endüstrisinin tasfiyesi anlamına gelen bu adım sonrasında sıfır atık hedeflerinin nasıl gerçekleştirileceğidir. Zira geri dönüşüm tesisleri kapanırsa ülkemizde toplanan plastik atığı geri dönüştürecek bir sanayimiz kalmayacak ve yurtiçinde çıkardığımız atıklarda katı atık depolamaya yönlendirilecektir. Kapsamlı bir analiz yapılmadan ve gelecek perspektifi ortaya konulmadan hayata geçirilen düzenlemelerin mutlak suretle tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Düzenleme geri çekilmeli, denetim arttırılmalı!

Kamuoyunda artan çevresel kaygıları paylaştıklarını belirten Gülsün: “Şüphesiz ki ülkemizin doğasını korumak en önemli önceliklerimizden lakin bunun yolu etkin denetimden geçiyor. Daha önce ilgili kamu kurumları ile paylaşmış olduğumuz elektrik, su ve işgücü gibi üretim girdilerinin takibi, lisans öncesi altyapı yeterlilik analizi, bakaya atıkların gönderildiği bertaraf tesisinin bilgilerinin kontrolü ve yüksek miktarlı ithalatlarda yerinde tespit gibi denetim tedbirlerinin hayata geçirilmesi durumunda yasalarımızda suç kabul edilen fiilleri işleyenlerin tespiti çok daha kolay gerçekleştirilecek ve çevre sorunları ortadan kaldırılacaktır” dedi.

BAKMADAN GEÇME

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

Benzer Haberler