Sosyal Medya

Ekonomi

Ekonomist Murat Kubilay: Ekonomi soğutuluyor, yani işsizlik de geliyor

Ekonomist Murat Kubilay, “İktidar değişmezse, ardından gelen ilk 6 ayda gerçeği göreceğiz” diyerek uyardı.   Ekonomist Murat Kubilay, Merkez Bankası’nın rezervlerinin…

Ekonomist Murat Kubilay: Ekonomi soğutuluyor, yani işsizlik de geliyor

Ekonomist Murat Kubilay, “İktidar değişmezse, ardından gelen ilk 6 ayda gerçeği göreceğiz” diyerek uyardı.

 

Ekonomist Murat Kubilay, Merkez Bankası’nın rezervlerinin eksi 72 milyar dolar olduğunu, 459 milyar dolarlık rekor dış borcun 203 milyar dolarının 1 yıldan kısa vadeli olduğunu belirterek, “Kur patlamasın diye ekonomi soğutuluyor, yani işsizlik de geliyor” diye yazdı.

İktisatçı ve finans uzmanı Dr. Murat Kubilay ekonomide yaşanan son gelişmeleri Twitter hesabından 28 maddede özetledi.

Dr. Kubilay’ın yaptığı paylaşımlar şu şekilde:

1- Seçimlerde ilk tur geride kaldı. Rezervler tarihi dipte. Döviz alımında kısıtlamalar mevcut. Ancak Kapalıçarşı ve bankalararası piyasa arasındaki döviz kur farkı da azaldı. Dolar kuru resmi olarak sadece 19,80.

Öyleyse neler oluyor? Herkesin anlayacağı şekilde açıklayalım.

2- Uzun hikayenin merkezinde yine rezervler ve örtülü döviz satışları var. Ancak bu sefer başrolde KKM var. KKM’ye hem dövizden hem de TL’den geçiş olabiliyor. Ancak son dönemdeki artış çok büyük ölçüde dövizden. Veriler açıklanmıyor ama döviz mevduat hacmindeki düşüş ima ediyor.

3- 6 Ocak 2023 kapanışı itibarıyla toplam KKM 73,2 milyar dolardı. 12 Mayıs kapanışı itibarıyla toplam hacim 119,9 milyar dolara ulaştı. Yani yaklaşık 4 ayda 46,7 milyar dolar yükseldi. KKM ile döviz bozanların dövizi swap ve zorunlu karşılıklarla TCMB’ye geçti.

4- Böylece TCMB elindeki yeni kurşunları da sonuna kadar kullandı. Başka kaynaklar da vardı, ancak uzun süredir başrol KKM’de ve bu eğilim ivmesini sürdürüyor. İhracatçıdan toplanan dövizler ise etkisiz. Hacmi fazla ama ithalat çıktısının çok gerisinde.

5- İhracattaki döviz geliri karşılığı sağlanan reeskont kredilerinin de önemi ihmal edilebilir düzeye düştü. İkinci ana faktörse Rusya. Yani Türkiye’deki seçimlere hala dolaylı müdahale söz konusu. Hatırlayalım, önce Akkuyu için önden para gelmiş ardından oligark paraları akmıştı.

6- Bu seferki ise BOTAŞ ile Gazprom arasındaki doğalgaz sözleşmesiyle ilintili. Resmi veri yok, çünkü Rusya bize kıyak geçmiş ve bunun karşılığında hangi ulusal çıkardan feragat ettiğimizi açıklamak istemiyorlar. İddia edilen miktar 24 milyar dolar. Bu kadar borcumuz ötelenmiş.

7- Geride kalan kış ılık geçti ancak yine doğalgaz yaktık ve alımlarda Rusya ana oyuncu oldu. Elektrik santralleri ve sanayi de doğalgaz yakıyor. Peki bu sürede BOTAŞ’a TCMB’den satılan döviz ne kadar? Tamı tamına 0. Hemen söyleyeyim, Kapalıçarşı BOTAŞ’ın dişinin kovuğuna yetmez.

 

“Ülke zaten IMF’lık halden beter”

8- Sırada rezervler var. Brüt altın ve döviz toplam rezerv 105,1 milyar dolar. Net rezervler sadece 2,3 milyar dolar. En son bu düzeye düştüğünde 21 yıl önce IMF anlaşması imzalamıştık. Şimdi farklı mı? Katar’dan 15, BAE’den 5, Çin’den 6 ve G. Kore’den 2 milyar dolar swap aldık.

9- Suudi Arabistan’dan 5, Azerbaycan’dan 2 ve Libya’dan 1 milyar dolarlık mevduatı da unutmayalım. Yaklaşık 36 milyar dolarlık swap ve mevduat anlaşması var. Bir de Rusya’dan 24 milyar dolarlık doğalgaz limiti. Hepsi büyük ölçüde kullanılmış. Yani ülke zaten IMF’lik halden beter.

10- Hadi bunları düşelim. Sizin ticari bankalarda durduğunu sandığınız döviz mevduat hesaplarının da bu bankalarca yine TCMB’ye swapla ödünç verildiğini hatırlatalım. Hazine’nin dış borç ve döviz ödemeler için ayırdığını düşelim. Kalan bakiye EKSİ 72 milyar dolar.

11- Şimdi tam da burada kendi kendime iktidar trollüğü veya muhalif kanat aşağılık kompleksi yapayım. “Abi, ülke battı diyorsunuz ama batmıyor, boş konuşuyorsunuz, bırakın bu CEHAPE ağızlarını, Reis bu işi biliyor, herkesin işi tıkırında, biraz objektif olun, sizden akıllılar!”

 

“Altın rezervleri hızla tükenmeye başladı”

12- Bu üstteki ahmaklığa yazının sonunda döneceğim. Sıra altın rezervlerinde. Çünkü Kapalıçarşı ve bankalararası piyasadaki kur farkı bu nedenle kapandı. Olağan şartlar altında yurt içindeki altın satılamaz. Çünkü işlemi yapacak platformlar Londra, New York ve İsviçre’de.

13- 2022 sonu itibarıyla rezervlerin bir kısmı Londra’da İngiltere Merkez Bankası’nda. Hala orada mı, yoksa satıldı veya ipotek mi verildi bilmiyorum. Her şey olabilir, ancak spekülasyon yapmayalım. Sorunun cevabını Mart 2024’te veya iktidar değişirse ara denetimde alacağız.

14- Şubat sonunda mal mukabili altın ithalatına engelleme geldi. Dolar alamayan altın alıyor ve bu da rekor düzeyde altın ithalatına neden oluyordu. TCMB nasıl kamu bankalarıyla piyasaya döviz satıyorsa, bu sefer de Kapalıçarşı’ya doğrudan altın satmaya başladı.

15- Bu esnada altın fiyatları da yükselince bu çok fazla dikkat çekmedi. Zaten altınlar dolar karşılığı satılıyordu. Alınan altın bankalar üzerinden piyasaya veriliyordu. Fakat Ramazan Bayramı bitince TL karşılığı altın satılmaya başlandı.

16- Yani yeni bir müdahale yöntemi geliştirilmiş oldu. Tabii bunun neticesinde altın rezervleri hızla tükenmeye başladı. TCMB kasasındaki 844 ton altın 687 tona düştü. TCMB’nin bizzat kendine düşen altınlarda ise düşüş 558 tondan 414 tona geriledi. Bu veriler 12 Mayıs kapanışı.

17- TL karşılığı altın satılınca banka ile döviz büfeleri arasındaki kur farkı epey azaldı. Tabii başka önlemler de var. Misal döviz alımlarını sözlü yönlendirme ile engelleme. Nedense TCMB yöneticileri ıslak imza ile tebliğe cesaret edemiyor. Çünkü suç işliyorlar.

18- Sadece bu mu? Bir de TCMB TL karşılığı vadeli döviz satıyor. Yılbaşında 700 milyon dolar olan açık pozisyon, şu anda 8 milyar dolar. Bu taahhüt KKM’ye benzer. Kur artarsa TCMB aradaki farkı aynen ödüyor. Fakat KKM’deki döviz olarak geri ödeme yok, TL cinsi veriliyor.

 

“Merkez Bankası’nın rezervleri – 72 milyar dolar”

19- Elde bir silah daha var, kamu bankalarını açık pozisyona düşürmek. Pandeminin ilk aylarında kamu bankaları 12,2 milyar dolara kadar açığa düşürülmüştü. Hep bir ağızdan yapmayın, bankalardan kaçış başlar, aleni ihanet olur dedik. Korkup kapattılar.

20- Neyse ki bunu yeniden kullanmadılar ama deneyebilirler. Bu arada o açık pozisyonlar nasıl kapandı? Hazine’ye aktarılarak. 5 yıl vade ile o yükü de sırtımıza aldık ve 3 yılı geçti. Tabii kısa vadede piyasaya etki etmeyince umursamadık.

21- Son olarak TL likiditesi sıkıştırıldı. Yani TL’nin miktarı azaltılarak değeri artırılmak istendi. TL’nin ana kaynağı banknot değil. Kredi/mevduat döngüsüyle; bankalar ve borçlananlar arasında; TCMB desteğiyle yaratılır. Herkes dövize kaçınca TL’yi azaltmaya başladılar.

22- İşte o yüzden kredi kartı nakit avans ve KMH gibi detaylara kadar girdiler. Tabii bunun sonucu da tüketimin kısılması, iç ödeme sisteminin tıkanması ve ekonominin yavaşlaması. Yani yan etkisi olmayan tedavi güven oluşturmak harici şu anda yok.

23- Toparlayalım. TCMB’nin kendi rezervleri -72 milyar dolar. Dış çıkarlardan feragatle borç alınıyor. Bizim bankalardaki dövizlerimiz bize geri satılıyor. Altınları da doğrudan veriyorlar. 120 milyar dolarlık KKM’nin yükü Hazine ve TCMB’de. Vatandaşlık ve araziler de satışta.

İşsizlik geliyor

24- Gelelim kriz yok ve siz bu işten anlamıyorsunuz diyenlere. Bugün savaş çıksa silah ithal edecek dövizimiz yok. 459 milyar dolar dış borç var. Rekor. 203 milyar dolardan fazlası 1 yıldan kısa vadeli. O da rekor. Kur patlamasın diye ekonomi soğutuluyor, yani işsizlik de geliyor.

25- Ülkede neredeyse sermaye kontrolü uygulanıyor. Faizler artmasın derken konut fiyatları da dolar cinsi 2 katına çıkmış. Yani ortada bir kurnazlık veya finansal deha yok. Ülkenin geçmişi ve geleceği satılmış. Varlık fiyatları ile orta ve dar gelirli evsiz kalmış. Ama kriz yok!

26- Peki tüm bunlar nasıl mümkün oluyor? Siz susarsanız işte böyle oluyor. Paranızı KKM’ye koyarsanız, onları toplayıp size geri satarlar. Altın rezervlerini takip etmezseniz onu da kuruturlar. TL karşılığı döviz satışını anlamazsanız, milyarlarca dolar yükümlülüğü imzalarlar.

27- Rusya’nın bize neden kıyak geçtiğini sorgulamazsanız tabii ki olur. Yüksek zekaya gerek yok. varsayalım ki ülkedeki Hazine arazileri toplamı 150 milyar dolar ediyor. İktidar bunu 100 milyar dolar nakde Katar’a satsa döviz bulur mu bulur.

28- E öyleyse size soralım: siz bunlara ses çıkarmıyorsanız, onlar mı çok zeki, biz mi geri zekalı yoksa sorun başka mı? Bu soru da yakında yanıtlanacak. İktidar değişmezse, ardından gelen ilk 6 ayda gerçeği göreceğiz. Bu tvitler burada dursun. Dönüp 6 ay sonra beraber okuruz.

 

 

 

t24.com

BAKMADAN GEÇME

  • Sanayide Vites Yükseldi: Kasım Ayında Üretim Beklentileri Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim ayında yaşanan %0,8’lik daralmanın…

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

Benzer Haberler