Sosyal Medya

Güldem Atabay

Güldem Atabay -Canikli’nin bilerek ıskaladığı: YEM’in tek gerçeği tüketerek büyüyor oluşumuz…

Nurettin Canikli AKP’nin Ekonomi İşleri’nden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı. Kendisinin AKP harikası Yeni Ekonomi Modeli’ne (YEM) nasıl bir katkısı olduğunu…

Güldem Atabay -Canikli’nin bilerek ıskaladığı: YEM’in tek gerçeği tüketerek büyüyor oluşumuz…

Nurettin Canikli AKP’nin Ekonomi İşleri’nden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı. Kendisinin AKP harikası Yeni Ekonomi Modeli’ne (YEM) nasıl bir katkısı olduğunu bilemiyoruz çünkü işlerinden sorumlu olduğu Türkiye ekonomisi hakkında pek yorum yapmayı sevmiyor. Fakat son iki haftadır uzun tweet zincirleri üzerinden meğer içinde ekonomi hakkında ne çok söz biriktirdiğini izlemekteyiz.

Tam seçim öncesinde bu uzun açıklamalar Cumhurbaşkanı etrafındaki ekonomi danışmanlarına mı destek yoksa tam da o danışmanlarla arasında Erdoğan’ı hedef alan bir tatlı rekabet mi; onu da bilmiyoruz. Fakat neredeyse hemen her iddiasından, ekonomik birimler arasındaki ilişki dinamikleri hakkında kafasının oldukça karışık olduğunu görebiliyoruz. Ülkenin ekonomi politikalarına yön veren birçok AKP’linin olduğu gibi. Keza YEM ile çıkılan yolda belirlenen hedeflerle gerçekleşenler arasındaki uçurum hemen her birimizin hayatlarını karartan ağır bir ekonomik yük yaratmış durumda.

Sn. Canikli uzun yorumlarının arasında bir yerde YEM sayesinde “özellikle yüksek enflasyon döneminde enflasyon oranının çok altında bir faiz oranı ile (kamu bankaları) kullandırdıkları yatırım kredileri, üretimin ve istihdamın önünü açmış, yüksek enflasyon ortamına rağmen milli gelirde bir daralma yaşanmamış, resesyon tehlikesi ortaya çıkmamıştır” diye belirtiyor.  Canikli bir önceki tweet zincirinin bir yerinde de, “negatif reel faiz politikasının yatırımları tahrik etmesiyle” üretim ve istihdamın arttığını da söylemekte.

Ekonomik verilerse Canikli’yi desteklemiyor. YEM’nin en önemli sonucu üretim yerine tüketime dayalı büyüme modelini desteklemekte olması.

YEM’nin omurgası olan aşırı düşük reel faiz politikasının enflasyonu roket gibi fırlatması yanında Türkiye ekonomisinde izlenen büyüme son birkaç çeyrektir hanehalkının tüketiminden kaynaklanıyor. Bunun temel nedeni de yüksek enflasyon-aşırı düşük faiz sarmalında elindeki paranın değeri erimesin diye bireylerin mal tüketimi artırmak zorunda kalmaları. Etkileri de elbette arz-talep dengesizlikleri üzerinden daha yüksek fiyat artışları olarak geri dönüyor. Konut piyasasında, otomotiv piyasasında en elle tutulur şekilde izlediğimiz üzere.

Kısaca Canikli’nin hikayesindeki gibi düşük faiz sayesinde artan yatırımlarla değil, Türkiye ekonomisi ürettiğinden çok daha fazla tüketerek büyüyor. Hem de aşağıdaki grafikte kırmızı sütunları açıklanan 2022 son çeyrek verisinden pandemi başlangıcına kadar geri izlerseniz, AKP ekonomi modelinin aşırı ısınmaktan su kaynatmakta olan bir motor misali bireylere tükettirmenin ötesinde hiçbir üretim önermesinin çoktandır kalmadığını da izleyebilirsiniz. YEM için yapılan güzellemelerde işte o yüzden sesler tam da bu dengesiz ve sürdürülemez politikaların yarattığı garabet durumu bastırmak için yükselmekte.

Canıkli, YEM ile üretmeden tüketerek büyüyen Türkiye’den, YEM sonucu olarak fırlayan enflasyon ve dış ticaret açığından, YEM yüzünden genişleyen cari açığın ana finansman kaynağı belirsiz net hata noksan girişlerinin de son 3 aydır sıfıra yöneldiğinden ve AKP’nin ekonomi yönetimi nedeniyle Türkiye’ye artık yabancı sermaye girişi olmadığından bahsetmemiş.

Bahçeşehir Üniversitesi bünyesindeki ekonomik araştırmalar birimi BETAM uzun zamandır öncü göstergelere bakarak büyüme tahminleri de yapıyor. BETAM’ın yayımladığı beklenti ve gerçekleşme arasındaki başarı seviyesini bilerek, Kurum’un 2023 ilk çeyrek büyüme beklentilerinden de bu yazıda bahsetmek gerek. Çünkü AKP hükümetinin seçim ardından ekonomideki tek vaadi sonu açık sermaye kontrollerine varmak zorunda kalacak YEM’e devam etmekten başka bir şey değil.

Seçim geri sayımında YEM’in aşırı düşük negatif faizi sayesinde ekonominin yatırımlarla nasıl şahlanacağı hikayesinde “güzel günlerin de” sürekli bugünden uzaklara atıldığını dinlemeye devam edeceğiz. Ve tabi gerçekler yine çok farklı olacak.

BETAM’a göre 2022 son çeyrekte %3,5 olan GSMH büyümesi 2023 ilk çeyrekte yıllık %5 civarına yükselecek. Büyümenin %5’le Türkiye’nin uzun vadeli ortalama potansiyel büyüme seviyesinde olması ise sizi yanıltmasın.

Beklenen %5’lik büyümenin önemli dayanakları tam da seçim öncesi beklendiği ve korkulduğu gibi- hatta pek de depremle bağlantılı olmayan şekilde- kamu harcamalarındaki artış ile hanehalkı tüketimin yüksek devam eden seyri. 2022 son çeyrekte %7,1 artan kamu harcamalarının hızı 2023 ilk üç ayda %52,8’e varacak. İthal tüketimde büyüme hızı da %29,6’dan %45,6’ya fırlayacak. BETAM’ın yatırım malları ithalatı artış beklentisi de yine 2023 ilk çeyrek için %17. BETAM’ın beklentilerinde bir önemli nokta da, ihracatın ilk çeyrekte %6,8 daralmasına karşılık ithalat artışının %19 büyüdüğü; net ihracatın büyümeye katkısının YEM hedefinin aksine büyük oranda eksiye dönecek olması.

Başka ifadeyle, büyümenin %5’e yeniden yükselecek olmasının YEM sayesinde artan yatırımlar, üretim ve net ihracatta artış olmadığı ortada.

Bu gerçekleri Sn. Canikli attığı uzun tweetlerde ıskalamış. YEM ile üretmeden tüketerek büyüyen Türkiye’den, YEM sonucu olarak fırlayan enflasyon ve dış ticaret açığından, YEM yüzünden genişleyen cari açığın ana finansman kaynağı belirsiz net hata noksan girişlerinin de son 3 aydır sıfıra yöneldiğinden ve AKP’nin ekonomi yönetimi nedeniyle Türkiye’ye artık yabancı sermaye girişi olmadığından bahsetmemiş.

Bunların yerine Millet İttifakı Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni çalışmaya başlayarak içinde olmayan IMF anlaşması iddiası ile dikkat dağıtmayı, kamu bankalarının seçimle iktidar değiştiğinde asli görevlerine dönecekleri planından duyduğu rahatsızlığı dile getirmeyi tercih etmiş.  YEM başarıları masalını da anlatmaya devam ederek tabi…

PolitikYol

BAKMADAN GEÇME

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

Benzer Haberler