Sosyal Medya

Genel

CHP’den başörtüsü teklifi olarak bilinen ‘Anayasa Değişikliği’ hakkında açıklama…

CHP, başörtüsü teklifi olarak bilinen 'Anayasa Değişikliği' hakkındaki görüşlerine dair açıklamalarda bulundu...

CHP’den başörtüsü teklifi olarak bilinen ‘Anayasa Değişikliği’ hakkında açıklama…

CHP, başörtüsü teklifi olarak bilinen ‘Anayasa Değişikliği’ hakkındaki görüşlerine dair açıklamalarda bulundu. CHP’den, ‘Anayasa Değişikliği Tutum Belgesi’ adı ile Kamuoyuna yapılan açıklama metninde şöyle denildi;

“Kamuoyunda “başörtüsü teklifi” olarak bilinen Anayasa değişiklik teklifi Anayasa Komisyonu’nda görüşülürken, 24.01.2023 tarihinde İyi Parti grubu ile birlikte komisyonu terk ettik. Bunun nedeni, çalışmalar sırasında AK Parti ve MHP’nin amacının çözüm değil, başörtüsü konusunu siyasi istismar amacı olarak kullanmak olduğunun açıkça ortaya çıkmış olmasıdır.

Kılık Kıyafet Kanun Teklifi

03 Ekim 2022 tarihinde Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı video paylaşımıyla; “kadınların giyim kuşamını siyasetin tekelinden çıkarmak, yasal güvenceye almak, tartışma konusu olmaktan tümüyle çıkarmak, bu yarayı sonsuza kadar kapatmak için” CHP milletvekilleri olarak kanun teklifi vereceğimizi ilan etti.

Bu adım Erdoğan ve Cumhur ittifakının başörtüsü konusunu sürekli bir istismar aracı yapma girişimine karşı toplumun belirli bir kesiminde ortaya çıkan endişeleri giderme amacına dönük samimi bir girişimdi. Aynı zamanda Erdoğan için de bir samimiyet testiydi.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun aktif ve etkili desteği ile başörtüsü sorunu aslında fiilen çözülmüştü. Ancak son dönemde kendi tabanındaki, desteği önemli, ölçüde yitirmeye başlayan Erdoğan’ın, çözülmüş bu konuyu yeniden bir istismar alanı olarak kullanmaya başladığı da görülüyordu. Üç önemli gelişme olmuştu:

Birincisi; Recep Tayyip Erdoğan, kaybetmeye başladığı tabanı üzerinde, “biz iktidarı kaybedersek siz de kazanımlarınızı kaybedersiniz, başörtüsü yasaklarına geri dönersiniz” diyerek endişe ve korku iklimi yaratmayı hedefledi.

İkincisi; bunun ardından kendisini destekleyen iktidar yanlısı ilahiyatçıları devreye soktu ve bunlar da aynı eksende konuşmaya başladılar.

Üçüncüsü AK Parti’den desteğini çeken muhafazakar kesimde kısmen de olsa samimi endişeler ortaya çıkmaya başladı. “Acaba gerçek mi? Acaba AK Parti iktidardan düşerse, biz bu kazanımlarımızı kaybeder miyiz?” soruları Sayın Genel Başkana kadar gelmeye başladı.

İşte bu noktada toplumda her kesime güvence verecek, endişeleri giderecek ve Erdoğan’ın suiistimalci girişimlerini boşa çıkaracak samimi bir adım gerekiyordu.

O adım Genel Başkanımızın 03 Ekim 2022 tarihli video paylaşımı ve 04 Ekim 2022 tarihinde verilen kılık kıyafet kanun teklifi ile atıldı.

Erdoğan İçin Başörtüsü “Hak” Değil “Gollük Pas”

Erdoğan’ın derdinin başörtüsü endişesini çözmek olmadığı, konuyu sürekli siyasi istismar aracı olarak gündemde tutmak olduğu bu teklife karşı derhal reaksiyon göstermesi ile ortaya çıktı. Bu bizim için bir “gollük pas” diyerek aslında yararlanma ve istismar amacını da ifşa etmiş oldu.

Kanun teklifi kabul edilerek bütün endişeleri gidermek mümkünken, daha geniş bir tartışma alanı açarak Anayasa değişikliği önerdi. Hem de konu sadece başörtüsü ve kılık kıyafet özgürlüğü iken, aslında Medeni Kanun ve Nüfus Kanununda açıkça düzenlenmiş ve ayrıca düzenleme yapılması gereksiz olan “evlenme kadın erkek arasında olur” gibi bir maddeyi de ekleyerek. Amacının çözüm değil yokuşa sürmek olduğu ortaya çıktı. Samimiyet testinden sınıfta kaldı.

Anayasa Komisyonunda Biz Ne Önerdik?

Erdoğan ve Cumhur İttifakı, Anayasa Komisyonunda da samimiyet testinden geçemedi. İstismar niyetleri orada da ortaya çıktı.

AK Parti ve MHP’nin teklifi başörtüsü konusunda başını örtenleri koruma altına alırken başı açık olanlara ilişkin aynı ölçüde bir koruma sağlamıyor. “Hiçbir kadın dini inancı sebebiyle başını örtmesi veya tercih ettiği kıyafetinden dolayı…” diye devam eden hüküm, başını örtmeyenlerden bahsetmiyor.

Bir başka konu “dini inancına dayalı olarak başörtüsünü güvence altına alacağız” diyor. Yani o teklifte deniyor ki, “bir kimse dini inancı nedeniyle başını örtmek isterse onu koruyacağız”. Anayasa’ya bunu bu şekliyle koymak, kadınların başörtüsü hakkını sadece dini inanç üzerinden güvence altına almayı öngörmek demektir. Bu ise dini inancına göre değil de başka sebeple başörtüsü takmak isteyenlerin hakkını güvence altına almayacaktır. Aynı zamanda neyin dini inanç gereği olduğu, neyin dine uygun olup olmadığı konusunda o hakkın sahibi olanın düşüncesi değil, iktidar sahiplerinin düşüncesi öne çıkmaya başlayacaktır. Dini inancı tarif etme hakkı yöneticilere bırakılamaz.  Kadınların neyi dini inancı gereği yapıp yapmadığını ölçme ve belirleme yetkisi ne yöneticilere, ne de devlete ait olabilir. Böyle bir düzenleme yarın kudret sahiplerine “hayır sen dini inancın gereği başörtüsü takmıyorsun” deme hakkını verir. Bırakın kadınlar hangi sebeple başını örtmek istiyorsa örtsün, hangi sebeple başını açmak istiyorsa açsın.

Yanlış, eksik ve sorunlu olan bu teklife karşı Anayasa Komisyonunda CHP ve İYİ Parti olarak bir değişiklik teklifi verdik. Onların metni üzerinde çalıştık, yani bambaşka yeni bir metin vermedik. Onların metninde  “başını örtmesi” diye yazmışlardı, biz onun yerine “başını örtmesi ya da örtmemesi dahil olmak” üzere dedik. Yani başını örtenlerin de örtmeyenlerin de endişe içerisinde olmayacağı bir düzenleme yapmayı önerdik.

Verdiğimiz teklif şudur: “Hiçbir kadın başını örtmesi ya da örtmemesi de dahil olmak üzere tercih ettiği kıyafetinden dolayı eğitim ve öğretim, çalışma, seçme, seçilme, siyasi faaliyette bulunma, kamu hizmetlerine girme ile diğer herhangi bir temel hak ve hürriyeti kullanmaktan ya da kamu veya özel kesim tarafından sunulan mal ve hizmetlerden yararlanmaktan hiçbir surette yoksun bırakılamaz; bu nedenle kınanamaz suçlanamaz ve herhangi bir ayrımcılığa tabi tutulamaz. Alınan veya verilen bir hizmetin gereği olan kıyafet söz konusu olduğunda ise devlet, kadının başını örtmesini engellememek şartıyla gerekli tedbirleri alır.”

Bütün vicdan sahiplerine, “yıllarca bu endişe içerisinde yaşadık, bu acıyı yaşadık” diyenlere soruyoruz: Bu teklif, başını örtmek isteyen, dün üniversitelere sokulmayan, dün işyerlerine sokulmayan kadınların problemlerini çözüyor mu, çözmüyor mu? Vicdanı olan, aklı olan herkes bilir ki bu teklif başını örteni de örtmeyeni de güvence altına alan bir tekliftir.

Bizim teklifimiz budur. Bu teklife AK Parti ve MHP’li komisyon üyeleri hayır dediler. Bu tarihsel fırsat, iktidarda bulunan Cumhur İttifakı’nın siyasi hırsına heba edilmiştir. Bu tarihsel fırsat, Cumhur İttifakı’nın, Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti’nin ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konuyu siyasi istismar meselesi yapıp, önümüzdeki seçimlerin malzemesi haline getirme hevesine kurban edilmiştir.

Ancak şunu herkesin bilmesini isteriz. Bu işi ne kadar istismar etmek isterlerse istesinler başarılı olamayacaklar. Kanun teklifimizi kabul etmeseler de, Anayasa Komisyonu’nda verdiğimiz değişiklik önerisine hayır demiş olsalar da, hiç kimse korkmasın.  Herkesin hak ve özgürlüklerinin güvencesi biziz. Başını örtenin de açanın da güvencesi biziz.”

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

Benzer Haberler