Sosyal Medya

Gündem

Murat Yetkin: Erdoğan seçim avantajı sağlamak için Meclis’i feshedebilir

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kendisine seçim avantajı sağlamak için Meclis’i feshedip ülkeyi 18 Haziran’dan erken seçime götürebilir. Böyle söyleyince “Meclis karar…

Murat Yetkin: Erdoğan seçim avantajı sağlamak için Meclis’i feshedebilir

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kendisine seçim avantajı sağlamak için Meclis’i feshedip ülkeyi 18 Haziran’dan erken seçime götürebilir.
Böyle söyleyince “Meclis karar almazsa Cumhurbaşkanı seçimi öne çekme kararı alabilir” demekten daha farklı duruyor, değil mi? Bu şeklini günlerdir TBMM Başkanı Mustafa Şentop’tan AK Parti TBMM Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’e dek AK Parti ileri gelenleri söyledi. İlk kez yeni yılın ilk günü Kanal 7’de konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ Cumhurbaşkanının ülkeyi zamanından önce seçime götürme yetkisini adıyla söyledi: “İki türlü seçime gitme imkânı var. Birisi Meclis’in 360 milletvekiliyle karar almasıyla diğeri de Cumhurbaşkanının Meclis’i feshetmesiyle”.

Gerçek durumu bazen başka türlü söyleyip adını tam koyunca görebiliyoruz.

Gerçekten de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 18 Haziran’da ilk turu yapılması gereken seçimi ilk turda kazanamayacağı endişesi, AK Parti’yi seçimleri öne almak zorunda bırakabilir.

Meclis’i fesheden ilk Cumhurbaşkanı olur

Henüz hiçbir AK Partili yetkili seçimin 18 Haziran’dan önce yapılacağını söylemedi ama bunu konuştukları Ankara’da herkesin bildiği bir sır.
Hatta geçen akşam HaberTürk’te Kübra Par’a Erdoğan-Bahçeli görüşmesinde 30 Nisan’da seçim için anlaştıkları haberini yalanlarken Özlem Zengin de tarih saptanmadan konunun görüşmekte olduğunu 14 Mayıs’ın konuşulan tarihler arasında bulunduğunu söylemişti.
Erdoğan’ın seçimi vaktinden erken yaptırması, öne alma kararını muhalefet izin vermedikçe Meclis’ten çıkartması çok zor; Meclis aritmetiğini bu bağlantıdan okuyabilirsiniz. Bu durumda Erdoğan, Dağ’ın da söylediği gibi Meclis’i feshedip ülkeyi 60 gün içinde seçime götürebilir.

Bu yalnızca Erdoğan’ın seçimi 18 Haziran’daki ilk turda kazanamayacağı endişesinin itirafı gibi olmakla kalmayacak. Aynı zamanda Cumhuriyetin 100’üncü yılında bir Cumhurbaşkanının kendisine seçim avantajı sağlamak için parlamentoyu feshetmesi anlamına da gelecek. (*)

Başka türlü söyleyince anlamı da değişiyor, değil mi?

Neden kendisine seçim avantajı sağlamak için Meclis’i feshetmeye kalkabileceğini anlatmaya çalışayım.

İlk turda kazanamama endişesi

Erdoğan seçimi 18 Haziran’dan erkene almak isterse bu ona da, kimseye de seçim garantisi getiremeyecek. Ancak seçimin zamanında yapılması Erdoğan’ın ilk turda seçilme şansını azaltacak. İkinci tura -yani 18 Haziran’da yapılması durumunda 2 Temmuz’a- kalması halindeyse, şansını daha da zorlamış olabilir.

AK Partilileri endişeye sevk eden birkaç neden var:

1- Asgari ücrete zam, daha önce “seçim kaybetsem bile yapmam” dediği EYT düzenlemesi, şimdi sıradaki emekli ve memur maaşlarına zam gibi iyileştirmelerin hayat pahalılığı karşısında birkaç ay içinde etkisini yitireceğini AK Partililer biliyor. Hatta 21 Aralık TBMM Grubuna hitabında Erdoğan da bu ihtimale karşı “fırsatçılara göz açtırmamaktan” söz etti. Dolayısıyla bu zamların etkisini Haziran’a dek sürdürme ihtimalini zayıf görüyorlar.

2- 16 Haziran’da okullar kapanacak. ÖSYM üniversite sınav tarihi olarak 17-18 Haziran’ı açıkladı. Sonra bunun geri alınabileceği konuşuldu ama bugüne dek resmi bir açıklama yapılmadı. Tatil dönemi başlayacak. Kimi tatil yapmak, kimi ekin kaldırmak için büyük şehirlerden ayrılacak.

Ağırlıklı neden Hac ve Kurban Bayramı

3- Kurban Bayramı 28 Haziran-1 Temmuz arasında. Ancak Hac 26 Haziran’da başlıyor, Hacca gideceklerin yolculuğu da Haziran ortasında başlayacak. Hacca gidecekler arasında AK Parti seçmeninin çoğunlukta olacağını varsaymak mümkün. İsmini saklı tutmak isteyen bir AK Parti yetkilisi “Bu Türkiye’nin bir gerçeği, kabul etmek durumundayız” sözleriyle tartışmaların kaynağına işaret etti.

İşte AK Parti bu nedenlerle seçimleri erkene almayı tartışıyor. Oysa bu durumda seçimin zamanında, 18 Haziran’da yapılması giderek muhalefetin avantajına dönüşebilir.

Aslında Erdoğan için ideali seçenek, seçimi asgari ücret, emekli ve memur maaşları artışlarının hayat pahalılığı karşısında etkisi azalmadan, örneğin Mart ayında yapmak.

Ancak bu durumda seçim barajını yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşüren ve oy sayım yöntemleriyle iktidara fazladan yarar sağlayan yeni seçim yasası -bir yıl kuralına göre 7 Nisan’dan önce- uygulanamayacak. Buna en fazla Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığını borçlu olduğu müttefiki MHP lideri Devlet Bahçeli karşı durur. Öte yandan 20 Mart-20 Nisan arasında Ramazan, 21-23 Nisan’da da Ramazan Bayramı var.

Fazla zor oyunu bozabilir

Bu nedenle Mayıs ayı üzerinde duruluyor. Kararı tabii ki Erdoğan verecek. Ama bunun bir de takvimi var. Örneğin, Meclis’i 14 Mayıs’ta seçim için hareketlendirmek Mart ortasında konuyu TBMM’ye getirmek gerekiyor. Muhalefet karşı çıkarsa Erdoğan Meclis’i feshedip seçime gitmek isteyebilir. Ya da Meclis’i hiç devreye sokmadan da bu Anayasal yetkisini kullanabilir.

Bu süreçte hukuk devletini zedeleme tartışmaları göze alınarak muhalefeti zora sokacak, AK Parti’ye (ve MHP’ye) avantaj sağlayacak başka hamleler de gelebilir. Bunların başında AK Parti’nin seçimle kaybettiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına yargı kararları sonrasında el koyma ihtimali geliyor. Daha önce CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nu Cumhurbaşkanına hakaret gerekçesiyle verilen hapis ve siyaset yasağı cezası, geçtiğimiz ay İstanbul’un CHP’li  Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na YSK’ya hakaret gerekçesiyle verildi. İYİ Parti lideri Meral Akşener, bu “çökme” adımlarının diğer muhalif belediyelere de sıçrayabileceğini söylüyor.

Bu manzarada Erdoğan’ın kendisine seçim avantajı sağlamak niyetiyle Meclis’i feshetmesi çok da uzak ihtimal değil.

NOT

(*) Yazıyı okuyan CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici önemli bir konuya değindi. Anayasa’nın 116’ıncı maddesinde şöyle bir cümle var: “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir”. Kesici, bu hükmün seçimi TBMM yenilerse Cumhurbaşkanının -ikinci, ya da üçüncü adaylık tartışması bir yana- yeniden aday olabileceği, ancak kendi feshederse yeniden aday olamayacağı şeklinde yorumlanması gerektiği görüşünde. Yani, Kesici’ye göre Anayasa, Erdoğan 18 Haziran seçimi erkene almak için TBMM’yi feshederse bir daha aday olamayacağını söylüyor. Bu yeni bir tartışma başlatabilir.

BAKMADAN GEÇME

  • Sanayide Vites Yükseldi: Kasım Ayında Üretim Beklentileri Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim ayında yaşanan %0,8’lik daralmanın…

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

Benzer Haberler