Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Gözler ABD istihdam verisinde: Fed’in faiz indirimi ihtimali giderek zayıflıyor

Cuma istihdam verisi eksiye düşmedikçe, Fed faiz indirimini gündemine almaz

Gözler ABD istihdam verisinde: Fed’in faiz indirimi ihtimali giderek zayıflıyor

ABD’de bu hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, piyasaların yönü açısından kritik önem taşıyor. Güçlü seyreden ekonomi ve İran savaşı sonrası yükselen enerji fiyatları nedeniyle Fed’in faiz indirimi beklentileri büyük ölçüde ötelenmiş durumda. Hizmet sektöründe büyüme sürse de siparişlerdeki sert yavaşlama ve yüksek maliyet baskıları ekonomide kırılganlığın arttığına işaret ediyor. Uzmanlara göre Fed’in faiz indirimi için artık yalnızca belirgin bir iş gücü piyasası zayıflığı yeterli olabilir.

ABD istihdam verisi piyasaların yeni testi olacak

ABD’de bu hafta açıklanacak istihdam raporu, Federal Rezerv’in (Fed) para politikası açısından belirleyici verilerden biri olarak görülüyor.

Piyasalar bir süredir Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayabileceğini tartışırken, İran savaşı sonrası yükselen enerji fiyatları ve dirençli ekonomik veriler beklentileri ciddi biçimde değiştirdi.

Yılın başında yatırımcılar 2026 içinde iki adet 25 baz puanlık faiz indirimi fiyatlarken, bugün piyasalarda “uzun süre yüksek faiz” senaryosu hâkim durumda.

Nomura ABD faiz stratejisi başkanı Jonathan Cohn, ekonomik verilerin savaş döneminde dahi güçlü kaldığını belirterek, mevcut şartlarda ekonominin ciddi bir parasal gevşemeye ihtiyaç duymadığını söyledi.

FÖŞ yazdı:  Fed ve hızla yaklaşan borç krizi

Güçlü istihdam verileri Fed üzerindeki baskıyı azaltıyor

Mart ayında ABD ekonomisi 178 bin kişilik istihdam yaratarak beklentileri güçlü şekilde aşmıştı. Reuters anketinde ekonomistler yalnızca 60 bin kişilik artış bekliyordu.

İşsizlik oranı ise yüzde 4,3 seviyesinde kaldı.

Ekonomideki dirençli görünüm tahvil piyasasında da sert fiyatlamalara yol açtı. ABD 10 yıllık tahvil faizi savaş öncesindeki yüzde 3,94 seviyesinden yüzde 4,43’e yükselirken, iki yıllık tahvil faizi de yüzde 3,38’den yüzde 3,94 seviyesine çıktı.

Bu hareket piyasaların Fed’in faizleri uzun süre yüksek tutacağı beklentisini fiyatladığını gösteriyor.

Uzmanlara göre güçlü istihdam ve büyüme verileri, İran ile gerilim kısa vadede azalsa bile Fed’in faiz indirimine yönelmesini zorlaştırıyor.

Çin’de hizmet sektörü Nisan’da hızlandı: Büyüme ihracata bağımlı kalmayı sürdürüyor

Fed içinde görüş ayrılıkları dikkat çekiyor

Fed son toplantısında faizleri sabit bırakırken, bazı üyeler gelecekte faiz indirimine işaret eden yönlendirmelere karşı çıktı.

BMO Capital Markets stratejisti Vail Hartman, Fed içinde daha nötr bir politika yaklaşımına destek veren isimlerin arttığını söyledi.

Fed Başkanı Jerome Powell ise geçen hafta yaptığı açıklamada, Fed’in Haziran toplantısında faiz indirimi yönlendirmesini tamamen kaldırabileceğini belirtti.

Analistlere göre Fed’in mevcut yüzde 3,50 - 3,75 aralığındaki politika faizini düşürmesi için gereken koşullar artık çok daha daralmış durumda.

ABD ekonomisinde ilk çeyrekte büyümenin yeniden hız kazanması, yapay zekâ yatırımlarındaki artış ve kamu harcamalarındaki toparlanma da bu tabloyu destekliyor.

Tüketici harcamaları güçlü kalmayı sürdürürken, Amerikalılar artan benzin fiyatlarına rağmen harcamalarını ciddi ölçüde kısmış değil.

Fed için kritik eşik iş gücü piyasası

Uzmanlara göre Fed’in faiz indirimi için en önemli koşul iş gücü piyasasında belirgin bir bozulma yaşanması olacak.

Hartman’a göre Fed’in faiz indirmesi ancak kötü istihdam verileriyle mümkün olabilir. Ancak bunun tek bir veriyle değil, birkaç ay boyunca devam eden bir zayıflamayla desteklenmesi gerekiyor.

Ekonomistler Nisan ayında ABD ekonomisinin 62 bin kişilik istihdam yarattığını, işsizlik oranının ise yüzde 4,3 seviyesinde kaldığını açıklamasını bekliyor.

Piyasalar özellikle işsizlik oranındaki olası yükselişi yakından takip edecek.

Enflasyon baskısı hâlâ yüksek

Analistler, İran savaşına bağlı petrol fiyatlarındaki yükseliş geçici olsa bile ABD’de enflasyonun zaten savaş öncesinde yukarı yönlü eğilim gösterdiğine dikkat çekiyor.

Enerji fiyatlarındaki gerilemenin tek başına Fed’e rahat hareket alanı sağlamayacağı belirtiliyor.

Hartman, petrol kaynaklı baskının azalmasının enflasyon risklerini tamamen ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Öte yandan bazı uzmanlar, Fed’in uzun vadede hâlâ “güvercin” bir eğilim taşıdığı görüşünde. Ancak ekonomik veriler zayıflamadan piyasalarda agresif faiz indirimi beklentilerinin geri dönmesi zor görünüyor.

Vergi iadeleri tüketimi destekliyor olabilir

Manulife Investment Management’dan Michael Lorizio’ya göre ABD’de son dönemde tüketimin güçlü kalmasının arkasında büyük ölçüde vergi iadeleri bulunuyor.

Bu geçici desteğin zayıflaması durumunda yüksek enerji fiyatlarının tüketim üzerindeki etkisinin daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor.

Piyasalar önümüzdeki aylarda petrol fiyatlarının tüketim, büyüme ve istihdam üzerindeki etkilerini daha dikkatli izleyecek.

Hizmet sektöründe yavaşlama sinyali

Öte yandan ABD hizmet sektörü de ivme kaybı yaşamaya başladı.

Institute for Supply Management (ISM) tarafından açıklanan hizmet sektörü PMI verisi Nisan ayında 54,0 seviyesinden 53,6’ya geriledi.

Veri hâlâ büyümeye işaret etse de yeni siparişlerdeki sert düşüş dikkat çekti.

Yeni sipariş endeksi Mart ayındaki 60,6 seviyesinden 53,5’e gerileyerek son üç yılın en sert düşüşünü kaydetti.

Buna karşın maliyet baskıları yüksek kalmaya devam etti. Hizmet sektöründe fiyat endeksi 70,7 seviyesinde sabit kaldı ve 2022 sonundan bu yana en yüksek düzeylerde seyretmeyi sürdürdü.

İran savaşı tedarik zincirlerini de vuruyor

İran savaşı yalnızca enerji fiyatlarını yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinde yeni sorunlar yaratıyor.

ABD’de akaryakıt fiyatları 2022 yazından bu yana en yüksek seviyelere ulaşırken, teslimat süreleri de uzamaya başladı.

ISM tedarikçi teslimat endeksi Nisan ayında 56,8’e yükselerek Temmuz 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

İstihdam göstergesi ise üst üste ikinci ay daralma bölgesinde kaldı. Hizmet sektöründe istihdam endeksi Nisan ayında 48 seviyesinde gerçekleşti.

Tüm bu veriler, ABD ekonomisinin hâlâ güçlü görünmesine rağmen maliyet baskıları ve büyüme tarafında kırılganlıkların giderek arttığını ortaya koyuyor.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler