Borsa
Borsa’da Şeytan Üçgeni
Basından derlediğimiz uzman yorumları İslamabad görüşmeleri çökmeden önce yazılmış. Ama FÖŞ bu eksiği telafi etti. İki senaryo var, ateşkes sürecek ya da bombalama yeninde başlayacak
Barış Hayalleri İslamabad’da Kaldı: Piyasalarda “Savaşflasyon” Kabusu Geri Dönüyor
Dünya ekonomisi 12 Nisan 2026 sabahına, İslamabad’dan gelen barış görüşmelerinin çöktüğü haberiyle uyandı. Geçtiğimiz hafta piyasalarda hakim olan “temkinli iyimserlik” ve Borsa İstanbul’un 14 bin puan barajını aşan rekor koşusu, yerini sert bir gerçekliğe bırakıyor. Finans uzmanlarının ateşkes beklentisiyle kaleme aldığı analizler, sahadaki diplomatik başarısızlık nedeniyle artık birer “erken uyarı fişeği” niteliğinde.
İslamabad’da masanın devrilmesi, sadece bölgesel bir çatışmayı değil, küresel finansal sistemin “Şeytan Üçgeni” olarak adlandırılan; yüksek petrol fiyatları, bütçe açıkları ve tırmanan enflasyon sarmalına yeniden girmesi anlamına geliyor.
1. FÖŞ’ten Sert Uyarı: “Şeytan Üçgeni” ve Kharg Adası Riski
FÖŞ: Rahatsız Edici Bir Gerçek: Ne Döviz Krizi Olacak Ne de Devalüasyon
Mali analizlerinde her zaman en kötü senaryoyu cesurca dile getiren FÖŞ (Atilla Yeşilada), İslamabad sonrası dönemi tam bir kaos olarak tanımlıyor. FÖŞ’e göre, Trump ve Netanyahu’nun barış görüşmelerinin sonuçsuz kalmasına tepkisi diplomatik değil, askeri olacak.
-
Petrol Şoku: Bazı istihbarat kaynaklarına dayandırılan analizlerde, Trump’ın İran’ın can damarı olan Kharg Adası’na yönelik bir işgal veya imha operasyonu gibi yüksek riskli adımlar atabileceği konuşuluyor. Bu senaryo, Brent petrolü 112 doların çok üzerine taşıyarak küresel borsalarda moral bırakmayacaktır.
-
Faiz Artışı Kapıda: Geçen hafta "ateşkes sürerse TCMB faiz artırmaz" diyen piyasalar, şimdi 22 Nisan toplantısı için yeniden faiz artışını fiyatlamaya başladı.
2. Teknik Analiz: BIST 100’de "Yaralar Sarılırken" Gelen Darbe
Zeynel Balcı ve Zeynep Aktaş, Borsa İstanbul’un ateşkes iyimserliğiyle yaralarını en hızlı saran borsa olduğunu vurgulamışlardı. BIST 100, 27 Şubat’taki 13.717 seviyesinden hızla 14 binin üzerine tırmanarak mevduat getirisine adeta tur bindirmişti.
Ancak bu yükselişin temeli "anlaşma olasılığı" üzerine kuruluydu. Teknik tabloda:
-
Destekler: 13.750 ve 13.550 seviyeleri hayati önemde. Anlaşma ihtimalinin ortadan kalkmasıyla bu seviyelerin altına sarkılması durumunda, 12.600 - 13.000 bandına sert bir dönüş yaşanabilir.
-
Sektörel Kayma: Ateşkes döneminde banka ve havacılık hisselerine yönelen yabancı ilgisinin, yerini yeniden savunma (Aselsan vb.) ve petrokimya hisselerine bırakması kaçınılmaz görünüyor.
Tuncay Turşucu ise teknik olarak 13.400 seviyesinin üzerindeki kalıcılığın "endişeler bitti" mesajı vereceğini söylemişti; fakat İslamabad’ın çöküşü, 50 günlük ortalamaların altındaki riskli bölgeyi tekrar gündeme getirdi. Özellikle bir kara harekatı senaryosu, dolar bazında 283 dolar olan güçlü desteği bile test edebilir.
3. İstanbul Finans Merkezi: Güvenli Liman mı, Beton Yığını mı?
Orta Doğu’daki ateş çemberi, sermayenin Körfez’den kaçışını hızlandırırken, Remzi Özdemir kritik bir soru soruyor: "Körfez’in parası Türkiye’ye gelir mi?"
İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) sunduğu devasa altyapı, Dubai’ye alternatif arayan sermaye için teorik olarak cazip. Ancak sermaye rasyonaliteyle hareket eder. Özdemir’e göre; hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve mülkiyet güvenliği konusunda "bağımsız bir yargı" garantisi verilmediği sürece, milyarlarca dolarlık fonlar İstanbul’u sadece "izleme listesinde" tutacaktır. Savaş dönemlerinde risk primini (CDS) düşüren şey sadece coğrafi konum değil, hukuki öngörülebilirliktir.
4. S&P ve Fitch’in Gözü Rezervlerde
Hafta sonu Fitch, Türkiye’nin kredi görünümünü "pozitif"ten "durağan"a çekerek piyasalara ilk soğuk duşu aldırdı. Gerekçe ise net: Rezervlerdeki erime. İslamabad’daki başarısızlık sonrası savunma harcamaları ve enerji sübvansiyonları (950 milyar liralık doğalgaz sübvansiyon tahmini), 17 Nisan’daki S&P değerlendirmesini daha da kritik hale getiriyor.
Sonuç: Yatırımcıyı Ne Bekliyor?
Görüşmelerin çökmesiyle birlikte piyasalar şu iki uç arasında savrulacak:
-
Kara Senaryosu: Trump’ın "Hürmüz’ü temizliyoruz" çıkışıyla başlayacak bir deniz-hava savaşı, BIST 100’ü geçtiğimiz ayın tüm kazanımlarını geri vermeye zorlayabilir.
-
Mecburi Stabilizasyon: TCMB’nin faiz silahını 40 bandına çekerek lirayı savunması, borsadaki düşüşü yavaşlatabilir ancak büyümeden feragat edilmesini gerektirir.
Özetle; piyasalar artık "barış rüzgarını" değil, "barut kokusunu" fiyatlıyor. Yatırımcılar için banka ve perakende hisselerinden ziyade, nakitte kalmak veya savaş konjonktürüne uygun savunma sanayii ve altın-gümüş gibi emtialarda pozisyon almak, 2026’nın bu en belirsiz haftasında en rasyonel strateji gibi görünüyor.
