Sosyal Medya

Politika

Yavuz Baydar: Ocak’tan Nisan’a: İktidar Konsolidasyonunun Hızlandırılmış Proje Olarak Anatomisi

Kuvvetli söylentilere göre gözaltı dalgası hız kesmeyecek. Sırada Muğla, Manisa, Denizli, Tekirdağ da mı var? Hatta Eskişehir? Bunların tümü büyükşehirler.

Yavuz Baydar: Ocak’tan Nisan’a: İktidar Konsolidasyonunun Hızlandırılmış Proje Olarak Anatomisi

Türkiye siyasetini yakından izleyenler için 2026’nın ilk çeyreği, sıradan takvim sayfalarından ibaret değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu dönemde sistemi kalıcı olarak tahkim etme hedefine yönelik hamleleri art arda sıraladı. Yargıdan yerel yönetimlerin merkeze hizalı yeni dizaynına, muhalefet aritmetiğinden ana muhalefetin belinin kırılmasına ve Kürt siyasetinin pasifleştirilmesine uzanan kapsamlı bir operasyonlar demetini sahneye kondu.

 

Ocak’tan itibaren gözlemlenen vites yükseltme, daha önce —2016 OHAL’i ile Nisan 2017 referandumu arasındaki dönemi istisna sayarsak— görülmemiş bir hız ve çok boyutluluk taşıyor.

KANITLANMIŞ SONUÇLAR%78.3 başarı · ort. %14.8
CCOLA4 Oca – 16 Şub+%38,16
GUBRF25 Oca – 11 Şub+%21,55
OYAKC4 Oca – 16 Şub+%20,56
TKFEN2 Mar – 11 Mar+%20,49
AFYON8 Mar – 16 Mar+%14,03
RAPORU İNCELE →

 

Meclis’te Transfer Trafiği: Hedefe Koşan Aritmetik

 

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
GARAN ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ THYAO, ISCTR, SISE, META ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

AKP Genel Başkanı Erdoğan 7 Ocak’ta yılın ilk grup toplantısında üç yeni milletvekiline rozet taktı: CHP’den ayrılan Hasan Ufuk Çakır, DEVA Partisi’nden İrfan Karatutlu ve Gelecek Partisi’nden İsa Mesih Şahin. Böylece AKP’nin TBMM’deki sandalye sayısı 275’e yükseldi; MHP ile birlikte ittifakın toplam sandalye gücü — şimdilik— 322 milletvekiline ulaştı.

 

Bu rakamın siyasi anlamı şu: Anayasa’nın 116. maddesi uyarınca erken seçim kararı için 360, referanduma götürülecek anayasa değişikliği için 360, halk oylamasını devre dışı bırakan referandumsuz anayasa değişikliği için ise 400 milletvekili gerekiyor.

 

Cumhur İttifakı’nın mevcut 322 milletvekiliyle erken seçim eşiğine ulaşmak için 38, anayasa eşiğine tek başına ulaşmak için 78 milletvekiline daha ihtiyacı var. Kulislerde AKP’nin bazı bağımsız vekillere “bir sonraki seçim için liste sözü” verdiği konuşuluyor. Erdoğan en son Ocak’ta da anayasa çalışmalarının parti organlarında sürdüğünü ima eden açıklamalar yaptı. Adalet Bakanı Gürlek ise Mart sonunda anayasa meselesini açıkça dillendirdi.

 

Akın Gürlek Faktörü: Yargının Tek Elde Temerküzü

 

11 Şubat’ta Resmi Gazete’de yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i Adalet Bakanlığı koltuğuna oturttu. Bu atama sıradan bir kabine değişikliği değil. Gürlek başsavcı sıfatıyla Gezi Parkı davasından başta olmak üzere pek çok siyasi davanın mimarı oldu. Bakan olunca Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) başkanı sıfatını da otomatik olarak üstlendi. Bu konum, Türkiye genelinde 25 bin hakim ve savcının atanması, yeri değiştirilmesi ya da haklarında soruşturma açılması yetkisini tek kişiye teslim edilmesi anlamına geliyor.

 

19 Mart’ta Resmi Gazete’de kapsamlı bir atama kararnamesi yayımlandı: Ceza İşleri, Hukuk İşleri, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlükleri başta olmak üzere bakanlığın kilit birimlerinde büyük çaplı kadro değişimi gerçekleştirildi.

 

Kritik olan husus şu: Bu kadrolar, yakın dönemde büyük çaplı yargı operasyonlarının idari omurgasını oluşturabilir. Devamı da geldi: Mart sonunda Gürlek, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un ev sahipliğinde düzenlenen bir toplantıya katıldı ve orada net bir mesaj verdi: “Yeni bir anayasa ihtiyacı var. Bunu ben sürekli söylüyorum. Artık bu gömlek gerçekten dar geliyor.

 

Tabloya AYM’yi de eklemek gerekiyor. 27 Mart’ta Erdoğan imzasıyla Yargıtay üyesi — listede son sırada bulunan— Şaban Kazdal Anayasa Mahkemesi üyeliğine atandı.

 

Bu atama, Erdoğan’ın AYM’nin 15 üyesinden 14’ünü bizzat seçtiğianlamına geliyor. AYM artık yürütmenin yörüngesinde. Böylece Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve HSK’nın ardından, muhalefet için son sığınak sayılabilecek AYM de yürütmenin bağlı alanına dahil olmuş oldu.

 

 

CHP Belediyelerine Yargı Fırtınası: Bel Kırma Operasyonu

 

31 Mart 2024 seçimlerinin üzerinden iki yıl geçmeden CHP’li belediye başkanlarına yönelik tutuklama kararlarının sayısı 20’ye ulaştı. Son halkayı Bolu (Tanju Özcan, 2 Mart), Uşak (Özkan Yalım, 30 Mart) ve Bursa Büyükşehir (Mustafa Bozbey, Mart) oluşturuyor. Kuvvetli söylentilere göre gözaltı dalgası hız kesmeyecek. Sırada Muğla, Manisa, Denizli, Tekirdağ da mı var? Hatta Eskişehir? Bunların tümü büyükşehirler.

 

Bu sürecin salt intikam boyutuna indirgenmesi, ortaya çıkan tablo için yeterli bir açıklama değil. Asıl amaç, anamuhalefeti finansal ve örgütsel olarak kurutmak gibi görünmekte.

 

Belediye kaynaklarından yoksun bırakılan CHP, en iyi ihtimalle, 2028 seçimlerine girişken olmayan bir yapıyla girmek zorunda kalacak. Üstelik devrede olan bir başka tehdit daha var: Mutlak butlan davası. CHP’nin 2023 kurultaylarını hedef alan dava, alt mahkemede reddedildi. Ancak karar istinafa taşındı. Gürlek’in bakanlığa gelişiyle bu dava dosyası yeniden siyaseten ısınmaya başladı.

 

Davadan (iktidar açısından) “olumlu” bir sonuç çıkması halinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan olabileceği senaryosu ve ardından oluşabilecek bir bölünme, AKP-MHP ittifakının erken seçim ve anayasa aritmetiğine dolaylı katkı sunabilir. Bu tahminin sebebi, Meclis’teki CHP grubunda tüm milltvekillerinin Özgür Özel etrafında kümelenmiş olmaması.

 

Öte yandan, CHP yönetimi artık “mutlak butlan”ın geleceğini kabullenmiş bir görüntü sergiliyor. Buna en son olarak CHP’den kaynaklanan, 20 milletvekilinin istifasıyla ara seçim yolunun açılması önerisi de eklendi. Teknik olarak bu öneri — şayet doğru ise— duvara toslaması mukadder bir hamle. İstifalar çok büyük olasılıkla AKP-MHP (ve diğer sağ partilerin de) oylarıyla reddedilecektir. Şu da var: Türkiye’de milletvekilleri bu tür öneriler geldiğinde öncelikle kendi kişisel çıkarlarını düşünme eğilimindedirler.

 

CHP, ara veya erken ne seçimi olacaksa bunun zamanlamasına Başkan Erdoğan’ın karar vereceğini de biliyor olmalı. Kaldı ki, istifa veya boykot gibi öneriler daha önce de —çok daha uygun konjonktürlerde— farklı vesilelerle dile getirilmiş, ama parti oralı olmamıştı. Şimdi artık çok geç.

 

Belediyelerin Merkeze Bağlanması: Yetki Gaspının Yasal Çerçevesi

 

2026 yılı içinde yasalaşması beklenen Mahalli İdareler Yasa Paketi belediye bütçelerini valilik onayına bağlıyor ve karar mekanizmalarını merkezi yönetim temsilcilerinin de yer alacağı “İhtisas Komisyonları”na devrediyor. Bu adım, seçimle gelen yerel yöneticilerin gerçek anlamda karar alıcı konumdan çıkarılması, dolayısıyla muhalefet belediyelerinin iktidar döneminin finansman ve idari yapısına bağımlı kılınması anlamına geliyor. Bu, Erdoğan’ın “aşırı merkeziyetçi” eksenli “Yeni Türkiye” vizyonuyla uyumlu ve senkronize.

 

DEM Parti ve “Öcalan Süreci”: Muhalefeti Ehlileştirmenin Kürt Veçhesi

 

Aralık 2024’te başlayan ve kamuoyuna “çözüm süreci” olarak yansıtılan süreçte DEM Parti, Öcalan’la İmralı görüşmelerini üstlendi. Yaklaşık 1,5 yıl geçmesine rağmen iktidar hiçbir somut adım atmadı. “Süreç” tamamen Öcalan’ın koşullarına, ve silah bırakma ve siyasi katılım gibi Kürt siyasetinin kırmızı çizgilerine indirgendi. Kürtlerin kollektif hak talepleri (siyasal, kültürel..) iki tarafın zımni anlaşması gibi görünen bir tavırla bir kenara bırakıldı.

 

İlginç olan görüntü, DEM yöneticilerinin “Adım atılmasını bekliyoruz, Öcalan’a başmüzakereci unvanı resmen verilsin” gibi çağrılarıyla, siyasi otoriteden gelen mesajlar arasındaki makasın genişliği. Öcalan’a İmralı’da özel konut hazırlandığına dair DEM iddiaları da dün yalanlandı. Adalet Bakanı Gürlek, “Orada öyle bir şey yok. Orada idari bir yerleşke var, yeni binalar, ihtiyaç görülen yerler yapılabiliyor ama özel olarak konut yapılma durumu yok” dedi. Gürlek ayrıca 12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi olmadığını duyurdu.

 

DEM Parti, geri dönüşü son derece güç bir akıntıya kapılmış durumda. Bir yanda, Bahçeli’nin “kurucu önder” diyerek gururunu okşadığı Öcalan’ın iradesi, diğer yanda parti tabanı: “Süreçten çıkmak” hem Öcalan’dan “vazgeçmek”, hem de görüşme kanallarıyla, iktidarla kopuşu göze almak anlamına geliyor. Böylece Türkiye’nin ikinci büyük muhalefet gücü sayılabilecek Kürt siyasi hareketinin parlamenter dinamizmi, sistematik biçimde pasifize ediliyor, hem de “büzülme” sürecine giriyor. Muhtelif insan hakları ihlalleri karşısında partinin eski pozisyonlarına aykırı olarak sessizliğe bürünmesi, siyasi muhalefetin diğer kesimlerinde not ediliyor. “Barış için elinizi taşın altına koyun” çağrıları da boşlukta yankılanıyor.

Yavuz Baydar:  Tarih “İlerlemiyor”, “Geri Dönüyor”: Bugün Bunu Anlıyoruz, Yeni Acı Tecrübelerin Eşliğinde

Büyük Resim: Otokratik Mimarinin Son Katı

 

Tüm bu başlıklar yan yana getirildiğinde, ortaya dağınık hamlelerden değil, birbiriyle koordineli bir sistem kurma iradesinden oluşan bir tablo çıkıyor.

 

Erdoğan oyunu büyük oynuyor: Merkez/Kemalist muhalefetin (CHP) belini tutuklamalar ve mutlak butlan tehdidiyle kırmaya yönelirken, Kürt siyasetini (DEM) son derece opak ve muğlak bir süreçle ehlileştiriyor, iktidar bloğuna transfer trafiğiyle milletvekili sayısını yukarı çekiyor.

 

Yargı HSK, Yargıtay, Danıştay ve artık AYM ile birlikte yürütmenin uzantısı haline getirildi. Bağımsız haberciliğin son kalıntıları yargısal baskıyla sindirildi, son olarak Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın tutuklanmaları da onyıldan uzun süredir bir kalıp haline gelen “gerçeğe karşı savaş” siyasetinin son halkalarını oluşturdu.

 

Yerel yönetimler yasa paketi yasalaştığında seçimle kazanılan belediyeler bile merkezi vesayet altına girecek. Bütün bu mimari tablo, seçimi anlamsız kılacak kalıcı bir otorite yapısının resmi.

 

2026’nın ilk üç ayı aşağı yukarı böyle. İkinci üç ay ne getirir, tahminleri buradan başlayarak yürütmek mümkün.

 

 

Yavuz Baydar’ın makalelerini  okumak için tıklayın

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör
KANITLANMIŞ SONUÇLAR %78.3 başarı
CCOLA 4 Oca – 16 Şub +%38,16
GUBRF 25 Oca – 11 Şub +%21,55
OYAKC 4 Oca – 16 Şub +%20,56
TKFEN 2 Mar – 11 Mar +%20,49
AFYON 8 Mar – 16 Mar +%14,03
16 işlemde ort. %14.8 getiri
RAPORU İNCELE →

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler