Genel
Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok
Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…
Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik teşviklerini artırıyor. Ancak, atılan stratejik adımlara ve zorunlu karşılık avantajlarına rağmen, bireysel yatırımcılar belirsizlik ortamında “net getiri” beklentisiyle sabit faizli ürünlerde kalmaya devam ediyor.
Düzenleme Ne Getiriyor? Vade Esnetildi, Maliyet Düşürüldü
TCMB, mevduat çeşitliliğini artırmak için geçtiğimiz dönemde iki kritik adım attı:
-
Vade Esnekliği: Daha önce asgari 3 ay vadeli açılabilen değişken faizli TL mevduat ürünleri, Haziran 2025 itibarıyla 1 aydan uzun vadelerde de açılabilir hale getirildi. Bu hamleyle ürünün piyasadaki hakim vade olan 32-45 gün aralığına girmesi hedeflendi.
-
Zorunlu Karşılık Teşviki: TÜFE, ÜFE ve TLREF endekslerine bağlı ürünlerde zorunlu karşılık oranı yüzde 10 olarak belirlendi. Sabit faizli hesaplarda bu oranın yüzde 17 olması, bankalar için değişken faizli ürünleri daha az maliyetli bir fonlama kaynağı haline getiriyor.
Rakamlarla Mevduat: Payı Henüz “Binde 6” Seviyesinde
TCMB Finansal İstikrar Raporu verilerine göre, değişken faizli mevduatın toplam tutarı Ekim 2025 itibarıyla 90 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Toplam TL mevduat içindeki payı ise binde 6 ile oldukça sınırlı kaldı.
-
Tarihsel Zirve: 2019 yılında enflasyona endeksli ürünlerin etkisiyle bu pay yüzde 5’e (56 milyar TL) kadar yükselmişti.
-
Mevcut Profil: Şu anki bakiyenin büyük çoğunluğunu ticari kuruluşların mevduatı oluşturuyor; bireysel yatırımcı tarafında ise ilgi oldukça zayıf.
Mudi Neden Mesafeli? “Net Getiri” ve Oynaklık Korkusu
Sektör temsilcileri ve banka yöneticileri, vatandaşın bu ürünlere neden mesafeli olduğunu şu noktalarla açıklıyor:
-
Garantili Kazanç Tercihi: Mudiler, vade sonunda eline geçecek net tutarı bilmek istiyor. Değişken faizli ürünlerdeki “belirsizlik”, mevcut piyasa koşullarında risk olarak algılanıyor.
-
Sabit Faizin Cazibesi: Mevcut piyasa faizlerinin TÜFE’nin üzerinde seyretmesi, yatırımcıyı doğrudan sabit faizli 32-45 günlük mevduata yönlendiriyor.
-
Alternatiflerin Gücü: Yatırımcıların artık sadece mevduata değil; hisse senedi, yatırım fonları ve kıymetli madenlere yönelmesi, uzun vadeli ve karmaşık yapılı mevduat ürünlerine olan talebi azaltıyor.
Finansal İstikrar İçin Kritik: Aktif-Pasif Uyumsuzluğu
TCMB raporunda, bu ürünlerin yaygınlaşmasının bankaların risk yönetimi için “hayati” olduğu vurgulanıyor. Bankaların aktif tarafındaki (krediler ve menkul kıymetler) ürünlerin yaklaşık yarısı değişken faizli nitelikteyken, pasif tarafındaki (mevduat) değişken faizli payının çok düşük olması bir “uyumsuzluk” yaratıyor. Bu ürünlerin artması, bankaların faiz riskini daha iyi yönetmesini ve finansal istikrarın güçlenmesini sağlayacak.
Gelecek Beklentisi
Uzmanlar, değişken faizli mevduat kültürünün yerleşmesinin zaman alacağını öngörüyor. Özellikle enflasyon beklentileri ile piyasa faizleri arasındaki makasın daraldığı dönemlerde, TÜFE veya TLREF endeksli ürünlerin yeniden bir sığınak haline gelebileceği değerlendiriliyor.
Yazarın izniyle DÜNYA’dan yeniden yayınlanmıştır
