Sosyal Medya

Dr.İbrahim Can

Dr. İbrahim Can Yazdı…’Kötü Yönetimin Bedeli: Şirketler Konkordato ve İflasa Sürükleniyor’

Türkiye’de şirketlerin finansal zorluklarını gösteren önemli göstergelerden biri olan konkordato başvuruları, son yıllarda belirgin bir yükseliş trendi gösteriyor. 2018’den itibaren dalgalı seyreden konkordato sayıları, özellikle 2024 ve 2025 yıllarında keskin bir artışa sahne oldu.

Dr. İbrahim Can Yazdı…’Kötü Yönetimin Bedeli: Şirketler Konkordato ve İflasa Sürükleniyor’

Türkiye’de şirketlerin finansal zorluklarını gösteren önemli göstergelerden biri olan konkordato başvuruları, son yıllarda belirgin bir yükseliş trendi gösteriyor. 2018’den itibaren dalgalı seyreden konkordato sayıları, özellikle 2024 ve 2025 yıllarında keskin bir artışa sahne oldu.

2019’da yaşanan ilk sıçramanın ardından pandemi döneminde geçici bir düşüş görülse de, 2024 ve 2025’te finansman koşullarının sıkılaşmasıyla konkordato sayıları yeniden hızla yükseldi. Özellikle yüksek faiz ortamı ve nakit akışı sorunları şirketlerin borçlarını çevirmesini zorlaştırarak başvuruların artmasına yol açtı.

En Riskli Sektörler

Konkordato başvurularında sektör dağılımı incelendiğinde inşaat ve tekstil sektörleri en kırılgan alanlar olarak öne çıkıyor.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.
  • İnşaat: 525 dosya
  • Tekstil: 393 dosya
  • Metal ürün imalatı: 139 dosya
  • Gıda: 128 dosya

Bu tablo, özellikle yüksek finansman maliyetleri ve iç talepteki dalgalanmaların üretim ve inşaat sektörlerini daha sert etkilediğini gösteriyor.

En Çok Konkordato Başvurusu Yapılan İller

Büyük şehirler finansal baskının en yoğun hissedildiği merkezler olarak dikkat çekiyor:

  • İstanbul: 1.491
  • Ankara: 632
  • İzmir: 267
  • Kocaeli: 265
  • Bursa: 208

İstanbul’un açık ara ilk sırada yer alması, hem şirket yoğunluğu hem de ticari ölçek açısından konkordato süreçlerinin merkezi konumunda olduğunu gösteriyor.

2026’nın İlk Ayları: Artış Devam Ediyor

2026’nın ilk iki ayında:

  • 309 geçici mühlet
  • 271 kesin mühlet
  • 159 konkordato reddi
  • 20 iflas kararı

gibi sonuçlar kaydedildi. Ocak ayında 354 karar, Şubat ayında ise 342 karar verilmesi, sürecin yıl boyunca yüksek seyretmeye devam edebileceğine işaret ediyor.

Adli yargıya taşınan konkordato ve iflas dosyalarının finans ve yönetim bilimleri bakımından değerlendirilmesi son derece yetersizdir. Bunun nedeni hukuk uygulamaları bilimsel yaklaşımları dikkate almamaktadır. Yargıda esas olan borcun ödenmesi ve finansman kaynaklarına erişim ihtimalidir. Ancak, şirketlerin konkordato ve iflasa neden olan yönetim sorunları adli yargı sürecinde de devam eder. Bu nedenle finansal sürdürülebilirlik yargı sürecinde de sağlanamaz.

Finansal Yönetim Açısından Ne Anlama Geliyor?

Şirketlerin kötü idaresi konkordato ve iflas yaşanmasına neden olur. Şirketlerin yönetim performansı finansal sonuçlar ortaya koyar. Ekonomik dalgalanmalar tek başına konkordato ve iflas yaşanmasına neden olmaz. Piyasa risklerini ölçme ve değerleme kapasitesi yetersiz olan yöneticiler, ortaya çıkan finansal sorunların ardından çözümü çoğunlukla yalnızca ek finansman temininde arama eğilimi gösterir. Bu yaklaşım, yapısal sorunların göz ardı edilmesine ve aynı hatalı karar kalıplarının tekrarlanmasına yol açmaktadır.

Şirketlerin önemli bir bölümünde muhasebe, denetim, finans, risk, strateji ve sürdürülebilirlik konuları yetersizdir. Ayrıca iş akış süreçleri, performans yönetim sistemleri ve örgütsel davranış olarak özetlenebilecek süreç, sistem ve insan uyumu çoğunlukla gözetilmemektedir. Bu koşullarda yönetim değil, yalnızca idare söz konusudur. Bu idare ise çoğunlukla operasyonlarla sınırlıdır. Bu meselelerle meşgul olan şirketler yönetimin esas işlevlerini göz ardı eder. Bu da sermaye verimliliğinin düşmesine, satış ve kâr pozitif olsa bile nakit akışın negatif olmasına ve bir süre sonra işletme sermayesi sorunları yaşamasına ve nihayet stratejik rekabet avantalarının kaybedilmesine yol açar.

Bu aşamada konkordato başvurusunda bulunan şirketlerin temel beklentisi genellikle yeni finansman kaynaklarına erişimdir. Ancak yönetim süreçleri ve karar mekanizmaları iyileştirilmeden sağlanan ek finansman, yapısal sorunları ortadan kaldırmaz. Bu koşullarda kredi, borç veya sermaye tahsis edilen şirketler, aynı yönetim anlayışı devam ettiği sürece kısa süre içinde yeniden finansal sorunlarla karşılaşarak benzer bir döngüye girmektedir.

Çözüm: Önce Yönetim Sonra Finans

Bu nedenle kalıcı çözüm, öncelikle şirketlerin yönetim ve organizasyon süreçlerinin iyileştirilmesini ve bilimsel yönetim ilkelerinin kurumsallaştırılmasını hedefleyen bir yönetim danışmanlığı projesinin başlatılmasıdır. Finansman ise bu yapısal dönüşümün ardından devreye girmelidir. Böyle bir yaklaşımda şirket yönetimi, veri analitiğine dayalı rasyonel karar mekanizmalarıyla yürütülür; performans göstergeleri düzenli olarak izlenir ve sürekli iyileştirme sağlanır. Bu süreç sonunda kârlılık, pozitif nakit akışı ve şirket değeri gibi temel göstergelerde güçlenme sağlanarak finansal sürdürülebilirlik teminat altına alınır.

Dr. İbrahim Can

Finansal Yönetim Danışmanı

I Can Advisory

[email protected]

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler