Sosyal Medya

Ekonomi

Gözler TCMB’nin Perşembe günkü faiz kararında: Faizler daha da yükselir mi?

Parasal gevşeme İran Savaşı'na kurban gitti. TCMB 12 Mart'ta pas geçecek, bir sonraki PPK toplantısında faiz artırımı gelebilir

Gözler TCMB’nin Perşembe günkü faiz kararında: Faizler daha da yükselir mi?

Yurt içi piyasalarda tüm dikkatler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Perşembe günü açıklayacağı faiz kararına çevrildi. Ocak ayında politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indiren Merkez Bankası’nın Mart toplantısında “bekle-gör” politikasını tercih etmesi bekleniyor. Ancak yükselen enflasyon ve İran savaşıyla birlikte artan enerji fiyatları para politikası üzerinde yeni baskılar yaratıyor.


Piyasalar TCMB’nin kararına kilitlendi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Para Politikası Kurulu (PPK), 12 Mart Perşembe günü saat 14.00’te toplanarak yılın ikinci faiz kararını açıklayacak.

Fatih Karahan başkanlığındaki kurulun alacağı karar, yalnızca faiz seviyesini değil, aynı zamanda para politikasının yönüne ilişkin beklentileri de belirleyecek.

Piyasalar özellikle şu soruların yanıtını arıyor:

  • Faizler sabit mi kalacak?

  • Yeni bir faiz indirimi gündeme gelebilir mi?

  • Artan jeopolitik riskler faiz artışını gündeme taşır mı?


Ocak ayında sınırlı bir indirim yapılmıştı

Merkez Bankası Ocak ayında gerçekleştirdiği toplantıda bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye düşürmüştü.

Ancak bu sınırlı indirimin, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ne kadar etkili olduğu kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

Ekonomistler, Mart toplantısında TCMB’nin daha temkinli bir yaklaşım benimsemesini bekliyor.


Ekonomistlerin büyük çoğunluğu “faiz sabit kalacak” diyor

PPK toplantısı öncesinde 38 ekonomistin katıldığı beklenti anketi piyasa konsensüsünü ortaya koydu.

Ankete göre:

  • 37 ekonomist politika faizinin yüzde 37’de sabit kalacağını öngörüyor

  • 1 ekonomist ise 50 baz puanlık indirim bekliyor

Buna göre piyasanın genel beklentisi Mart toplantısında faizlerin değişmeyeceği yönünde.

Birçok analist, Merkez Bankası’nın şu aşamada “bekle-gör” stratejisini tercih edeceğini düşünüyor.


Yıl sonu için faiz indirimi beklentisi sürüyor

Anketin dikkat çeken bir diğer sonucu ise yıl sonu faiz beklentisi oldu.

Ekonomistlerin tahminlerine göre:

  • 2026 yıl sonu politika faizi medyan beklentisi: %30

Bu tahmin, yılın ilerleyen dönemlerinde kademeli faiz indirimlerinin gündeme gelebileceği anlamına geliyor.

Ancak kısa vadede yüksek enflasyon nedeniyle faizlerin yüksek seviyede kalması bekleniyor.


İran savaşı para politikasını zorlaştırıyor

Merkez Bankası’nın kararını etkileyebilecek en önemli faktörlerden biri Ortadoğu’daki savaşın enerji fiyatlarına etkisi.

Türkiye yılda en az 50 milyar dolar enerji ithalatı yapan bir ülke.

Petrokimya ve tarımsal girdiler de eklendiğinde bu rakam 55–60 milyar dolara kadar çıkabiliyor.

Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş Türkiye ekonomisini birkaç kanaldan etkiliyor:

  • cari açığın artması

  • üretim maliyetlerinin yükselmesi

  • enflasyonun hızlanması

Enerji fiyatları halkın enflasyon algısı üzerinde de güçlü bir etkiye sahip.

Bu nedenle küresel enerji fiyatlarının yükselmesi, Merkez Bankası’nın faiz üzerinden enflasyonu kontrol etmesini zorlaştırabiliyor.


Faiz artışı ihtimali tamamen ortadan kalkmış değil

Bazı ekonomistler, İran savaşının uzaması halinde para politikasında daha sıkı bir duruşun gündeme gelebileceğini belirtiyor.

Özellikle şu senaryo kritik görülüyor:

  • Brent petrol fiyatının 100 doların üzerine kalıcı şekilde çıkması

Böyle bir durumda Merkez Bankası’nın:

  • önce faiz indirimlerini ertelemesi

  • ardından faiz artırımı seçeneğini gündeme alması

olasılığı artabilir.

Bu nedenle Mart toplantısında faizlerin sabit kalması beklenirken, ilerleyen aylarda para politikası yönünün yeniden şekillenebileceği değerlendiriliyor.


Piyasalar karar metnindeki mesajlara odaklanacak

Analistlere göre bu toplantıda asıl belirleyici unsur yalnızca faiz oranı değil, karar metninde verilecek mesajlar olacak.

Özellikle şu başlıklar yakından izlenecek:

  • enflasyon görünümü

  • enerji fiyatlarının etkisi

  • küresel jeopolitik riskler

  • para politikasının geleceği

TCMB’nin kullanacağı dil, piyasaların önümüzdeki aylara ilişkin beklentilerini şekillendirebilir.


Sonuç: TCMB temkinli duruşunu koruyabilir

Genel beklenti, Merkez Bankası’nın Mart toplantısında faizi yüzde 37 seviyesinde sabit tutacağı yönünde.

Ancak artan jeopolitik riskler ve yükselen enerji fiyatları, para politikasının önümüzdeki dönemde daha zorlu bir denge arayışı içinde olabileceğini gösteriyor.

Bu nedenle Perşembe günü açıklanacak karar yalnızca kısa vadeli faiz seviyesini değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin önümüzdeki aylardaki para politikası yönünü de belirleyebilir.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler