Borsa
Gelişmekte Olan Piyasaları Görmezden Gelmek Çok Riskli
Gelişen Piyasa varlıkları çok ucuz, ya da S&P500 çok pahalı
Finans dünyasında risk genellikle oynaklık (volatilite) veya “Riske Maruz Değer” (VaR) gibi tek bir rakamla ifade edilir. Ancak Orbis Gelişmekte Olan Piyasalar Ekibi Başkanı Stefan Magnusson’a göre, bu matematiksel metrikler bazen piyasalardaki gerçek riskleri maskeleyerek yatırımcılara sahte bir güven duygusu veriyor. Özellikle son 15 yıldır ABD borsalarının sunduğu “pürüzsüz” yükseliş, yatırımcıları tehlikeli bir illüzyonun içine çekmiş olabilir.
1. ABD Borsası: İllüzyon mu, Gerçek mi?
ABD hisse senetleri bugün dünya endeksinin üçte ikisini oluşturuyor. Bu devasa ağırlığın arkasında ise sadece bir avuç dev teknoloji şirketi (S&P 500’deki aşırı yoğunlaşma) bulunuyor.
-
Değerleme Riski: ABD hisseleri, döngüsel olarak ayarlanmış fiyat/kazanç (CAPE) oranına göre 38 kat seviyesinden işlem görüyor. Bu, tarihin en yüksek seviyelerine yakın bir rakam.
-
Geçmişin Dersi: Tarihsel olarak bu çarpanlardan hisse alan yatırımcılar, takip eden 10 yılda enflasyonu ancak karşılayabilen, düşük tek haneli nominal getirilerle yetinmek zorunda kaldılar.
2. Gelişmekte Olan Piyasalar (EM): Riskler Görünür, İskonto Büyük
Stefan Magnusson, gelişmekte olan piyasalardaki risklerin (siyasi istikrarsızlık, yönetişim sorunları) “görünür” olduğunu ve zaten fiyatlara yansıdığını savunuyor.
-
%60 İskonto: ABD ile kıyaslandığında EM hisseleri yaklaşık 16 F/K ile işlem görüyor. Bu, ABD’ye göre %60’lık devasa bir iskonto anlamına geliyor.
-
Ucuz Para Birimleri: EM para birimleri sepeti, satın alma gücü paritesine göre ABD doları karşısında %20 daha ucuz durumda.
-
Getiri Potansiyeli: Mevcut değerlemelerle EM’lerin gelecek 10 yıldaki yıllık getiri beklentisi %15’lere kadar çıkabiliyor.
3. Hindistan vs. Diğerleri: "Büyüme" Her Zaman Kazandırmaz
Yatırım dünyasının büyük ironilerinden biri, GSYİH büyümesi ile hisse senedi getirisi arasında doğrudan bir bağ olmamasıdır. Bugün Hindistan, demografik yapısı ve büyüme hızıyla yatırımcıların gözdesi olsa da, Magnusson bir uyarıda bulunuyor:
"Hindistan bugün diğer EM’lere göre %100 primli işlem görüyor. Bu yüksek beklentileri karşılamak zordur. Öte yandan daha yavaş büyüyen ama ucuz olan Güney Kore, Brezilya ve Çin gibi pazarlar çok daha yüksek getiri potansiyeli sunabilir."
4. Pasif Yatırımın Riskleri
Endeks fonları (ETF) üzerinden EM yatırımı yapmak, bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Örneğin, MSCI EM Endeksi'nin %50'sinden fazlası sadece Çin ve Tayvan'dan oluşuyor.
-
TSMC Yoğunlaşması: Endeksin %11'i tek bir hissede (TSMC) toplanmış durumda.
-
Aktif Yönetimin Önemi: Magnusson’a göre EM pazarları, dil ve yönetişim engelleri nedeniyle derinlemesine yerel araştırma gerektiren, disiplinli ve seçici yatırımcılar için "bereketli bir toprak."
Sonuç: En Büyük Risk "Dışarıda Kalmak" Olabilir
Yatırımda konforun bir maliyeti vardır. Bugün küresel piyasalar; yüksek değerlemeler, dar bir liderlik ve aşırı yoğunlaşma gibi gizli riskler taşıyor. Uzun vadeli yatırımcılar için soru artık "Gelişmekte olan piyasalar riskli mi?" değil, "Bu piyasalardan tamamen uzak durmanın maliyeti ne olacak?" olmalıdır.
Magnusson’un ifadesiyle: "Gelişmekte olan piyasalar görünür riskler sunuyor ama aynı zamanda görünür iskontolar da sunuyor."
