Sosyal Medya

Reel Sektör

Online Alışverişin Yeni Dönemi: Yapay Zekâ Botları Perakendeyi Dönüştürüyor

Yapay zekâ destekli “agentic commerce” dönemi başlıyor. Artık alışveriş yapan yalnızca insanlar değil; otonom yapay zekâ botları da ürün seçip satın alabiliyor.

Online Alışverişin Yeni Dönemi: Yapay Zekâ Botları Perakendeyi Dönüştürüyor

Yapay zekâ destekli “agentic commerce” dönemi başlıyor. Artık alışveriş yapan yalnızca insanlar değil; otonom yapay zekâ botları da ürün seçip satın alabiliyor. Bu dönüşüm, e-ticaretin işleyişini kökten değiştirme potansiyeli taşırken, perakendecileri hem fırsat hem de kâr marjı riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

Perakende tarihinin başlangıcından bu yana satıcıların temel görevi, müşterileri harcama yapmaya ikna etmekti. Ancak şimdi markaların “ikna etmesi” gereken yeni bir müşteri var: yapay zekâ botları.

Uzmanlara göre “agentic commerce” olarak adlandırılan bu yeni dönemde, otonom yapay zekâ sohbet botları ürünleri seçip satın alma sürecini yönetebilecek. Tıpkı akıllı telefonların e-ticareti dönüştürmesi gibi, yapay zekâ destekli alışveriş de dijital ticareti yeniden şekillendirebilir.

Ancak bunun gerçekleşmesi için tüketicilerin yeni teknolojiyi benimsemesi, perakendecilerin ise kâr marjlarını aşındırmadan bu platformlarla entegre olmanın yolunu bulması gerekiyor.


ChatGPT ile “Anında Ödeme” Dalgası

Eylül ayında OpenAI, ChatGPT içinde “Instant Checkout” (Anında Ödeme) aracını duyurduğunda yapay zekâ destekli alışverişe yönelik ilgi zirve yaptı.

Bu özellik sayesinde ABD’deki kullanıcılar ChatGPT’ye bir ürün aratabiliyor veya ilham isteyebiliyor. Yapay zekâ, adeta sanal bir kişisel alışveriş danışmanı gibi ürün önerileri sunuyor. Eğer satıcı sistemle entegreyse, kullanıcı sohbet ekranından çıkmadan ödeme yapıp teslimat sürecini başlatabiliyor.

Walmart, Etsy ve Shopify gibi şirketler bu sisteme katılmış durumda. Ayrıca Alphabet ve Microsoft da kendi yapay zekâ araçları üzerinden alışverişe imkân tanıyor.

Mobilya ve ev eşyasında Amazon’a rakip olan Wayfair, Google ile iş birliği yaparken; İngiltere merkezli JD Sports Fashion, ABD müşterilerinin Copilot, Gemini ve ChatGPT gibi platformlar üzerinden doğrudan alışveriş yapabilmesi için altyapı sağlayıcılarıyla anlaşmalar imzaladı.


SEO’nun Yeni Versiyonu: “Generative Engine Optimization”

Yapay zekâ çağında başarılı olmak isteyen şirketlerin, ürünlerinin botlar tarafından kolayca bulunabilir olmasını sağlaması gerekiyor.

Bu noktada klasik arama motoru optimizasyonunun (SEO) daha gelişmiş bir versiyonu devreye giriyor: “generative engine optimization”.

Büyük dil modelleri (LLM’ler), ürünleri ararken son derece açık ve yapılandırılmış veriye ihtiyaç duyuyor. Örneğin, bir kullanıcı egzama için uygun bir yüz kremi aradığında, yalnızca “parfümsüz” ifadesi yeterli olmayabilir. Ürün açıklamasında içeriğin detaylı biçimde listelenmesi, katkı maddesi veya koruyucu içermediğinin açıkça belirtilmesi gerekiyor.

Ayrıca botlar yalnızca ürün açıklamalarına değil, medya içeriklerine, influencer yorumlarına ve kullanıcı değerlendirmelerine de bakıyor. Ancak yıldız puanından çok, yorumların içeriğini analiz ediyor.


Fırsat mı, Tehdit mi?

Yapay zekâ platformları satışları artırma potansiyeline sahip. Kişiselleştirilmiş öneriler sunarak tüketicilerin yeni markalar keşfetmesini kolaylaştırabiliyor.

Ancak riskler de büyük.

ChatGPT, Instant Checkout üzerinden gerçekleşen her işlem için satıcılardan açıklanmayan bir ücret alıyor. Google ve Copilot şimdilik komisyon uygulamasa da, gelecekte reklam veya arama görünürlüğü için ücret talep edilmesi olasılığı bulunuyor.

Dijital satış marjlarının fiziksel mağazalara kıyasla zaten daha düşük olduğu düşünüldüğünde, bu komisyonlar perakendeciler için ciddi bir kârlılık sorunu yaratabilir.


Veri Kimin Olacak?

En kritik sorulardan biri veri sahipliği.

Perakendeci, işlem bilgisine sahip olacak. Ancak yapay zekâ platformu, müşterinin satın alma kararına nasıl ulaştığını çok daha detaylı biçimde bilecek.

Bu veri avantajı, uzun vadede yapay zekâ şirketlerinin perakendeciler karşısında daha güçlü bir konuma gelmesine yol açabilir.

Öte yandan, Amazon gibi devler kendi yapay zekâ alışveriş asistanlarını geliştirerek kontrolü ellerinde tutmaya çalışıyor. Amazon’un alışveriş asistanı Rufus bu stratejinin bir parçası. Walmart ise hem kendi yapay zekâ aracı Sparky’yi geliştiriyor hem de OpenAI ve Google ile iş birliklerini sürdürüyor.


Kontrolün Kaybı mı?

Yapay zekâ destekli alışverişte en büyük değişim, müşteri ilişkisinin perakendeciden platforma kayması olabilir.

Bugün birçok perakendeci, tüketici markalarına reklam alanı satarak veya pazar yerlerinde komisyon alarak ek gelir elde ediyor. Ancak alışveriş süreci tamamen yapay zekâ sohbet platformu içinde gerçekleşirse, bu gelir modelleri zayıflayabilir.

eMarketer verilerine göre, yapay zekâ destekli e-ticaret işlemlerinin yaklaşık yüzde 20’si yakın gelecekte doğrudan sohbet ortamlarında gerçekleşebilir.


Beklemek Riskli Olabilir

Geçmişte sosyal ticaretin perakendeyi kökten değiştireceği konuşulmuş, ancak beklentiler tam anlamıyla gerçekleşmemişti. TikTok Shop başarılı olurken, Instagram beklenen ticaret hacmine ulaşamadı.

Ancak yapay zekâ dönüşümü çok daha kapsamlı olabilir.

Perakendeciler ve markalar için temel soru şu: Bu yeni düzene erkenden adapte olup sistemin parçası mı olacaklar, yoksa gecikerek rekabet avantajını kaybetme riski mi alacaklar?

Görünen o ki, “agentic commerce” trenine şimdi binmeyenler, yarın pazarda görünmez hale gelebilir.

Bloomberg, Andrea Felsted

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler