Genel
Bennett’ten Türkiye’ye Sert Suçlama: “Yeni İran” Çıkışı Bölgesel Gerilimi Tırmandırdı
Erdoğan yeni milli tehlike arıyordu, ilk aday kapıyı çaldı
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, Türkiye’yi “yeni İran” olarak nitelendirerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “kurnaz ve tehlikeli bir rakip” olarak tanımladı. Bennett, İsrail’in Ankara’ya karşı uluslararası ve eşgüdümlü bir strateji geliştirmesi gerektiğini savundu. Açıklamalar, Gazze savaşı ve Somali-Somaliland hattındaki gelişmeler nedeniyle iki ülke arasındaki gerilimin arttığı bir döneme denk geldi.
Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda Türkiye’nin bölgesel politikalarının İsrail için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ileri sürdü.
Bennett, “Türkiye yeni İran’dır. Erdoğan kurnaz ve tehlikeli bir rakiptir” ifadelerini kullanarak, Ankara’ya karşı uluslararası bir strateji oluşturulması çağrısında bulundu.
“Türkiye İran’a Benzer Bir Eksen Kurdu”
Bennett paylaşımında, Türkiye’nin Suriye, Gazze, Doğu Akdeniz ve Afrika’daki hamlelerini İsrail’in güvenliği açısından riskli gördüğünü belirtti.
“Uyarıyorum: Türkiye yeni İran’dır. Erdoğan İsrail’i kuşatmak isteyen kurnaz ve tehlikeli bir rakiptir. Gözlerimizi yeniden kapatmamalıyız” dedi.
Türkiye’nin Katar ve Suriye’deki bazı unsurlarla ilişkilerine dikkat çeken Bennett, Ankara’nın İran benzeri bir eksen oluşturduğunu öne sürdü.
“İsrail, Tahran’dan gelen tehdit ile Ankara’dan gelen düşmanlığa karşı farklı ama eş zamanlı yollarla hareket etmelidir” diyen Bennett, iki ülkeye karşı koordineli bir strateji geliştirilmesi gerektiğini savundu.
Bu açıklamalar, Türkiye-İsrail ilişkilerinin Gazze savaşı ve karşılıklı sert söylemler nedeniyle uzun süredir gergin olduğu bir dönemde geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze konusunda İsrail’i sert biçimde eleştirirken, Ankara Filistin davasına verdiği desteği uluslararası platformlarda vurgulamayı sürdürüyor.
Somali Yeni Gerilim Alanı mı?
İki ülke arasındaki rekabetin Orta Doğu’nun ötesine, Afrika Boynuzu’na taşındığı görülüyor.
Ocak ayı sonunda Türk F-16 savaş uçaklarının Somali’nin başkenti Mogadişu üzerinde uçuş gerçekleştirmesi dikkat çekmişti. Türk yetkililer, bu konuşlandırmanın Türkiye’nin çıkarlarını korumak ve Somali hükümetinin El-Şebab’la mücadelesine destek vermek amacıyla yapıldığını açıklamıştı.
Bu gelişme, İsrail’in Aralık 2025’te Somaliland’ı tanımasının ardından yaşandı. Ankara, söz konusu kararı Somali’nin toprak bütünlüğüne tehdit olarak değerlendirmişti.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Soli Özel, F-16 uçuşlarının İsrail’e mesaj niteliği taşıdığını belirterek, “Buradaki çıkarlarımıza karışmayın” mesajı verildiğini ifade etti.
Uzmanlara göre iki ülke arasında doğrudan askeri çatışma ihtimali düşük görülse de tarafların karşılıklı olarak sınır çizme çabası dikkat çekiyor.
İsrail’in Hesapları ve Yemen Faktörü
Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden Gallia Lindenstrauss’a göre, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının arkasında Yemen kaynaklı güvenlik endişeleri bulunuyor.
Husi güçlerinin geçmişte İsrail’e yönelik füze saldırıları gerçekleştirdiğini hatırlatan Lindenstrauss, Somaliland’ın Aden Körfezi’ne bakan stratejik konumunun İsrail açısından önem taşıdığını belirtiyor.
Ancak uzmanlar, algı farklılığının gerilimi artırdığını vurguluyor.
“İsrail’in savunma olarak gördüğü bir adımı Türkiye Ankara’ya karşı bir hamle olarak algılıyor” değerlendirmesi yapılıyor.
Rakip Bloklar Şekilleniyor
Analistler, Türkiye-İsrail geriliminin daha geniş bölgesel hizalanmaların parçası olduğunu ifade ediyor.
Bir tarafta Yunanistan, Güney Kıbrıs, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri; diğer tarafta ise Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır ve Katar’ın yer aldığı gevşek eksenlerin oluştuğu belirtiliyor.
Bu bloklar resmi ittifak niteliği taşımıyor ancak birçok konuda farklı pozisyonlar alıyor. Libya’da yaşanan vekalet savaşı örneği, söz konusu rekabetin zaman zaman sahaya da yansıyabileceğini gösteriyor.
Türkiye’nin son 15 yılda Somali’ye yaptığı yatırımlar dikkat çekiyor. Ankara, Mogadişu’da en büyük yurt dışı askeri üssünü işletiyor; liman yönetimi, güvenlik eğitimi ve deniz işbirliği anlaşmalarıyla ülkedeki etkisini artırmış durumda.
Somali’nin Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na açılan kıyıları, bölgesel güç dengesi açısından stratejik önem taşıyor.
Gerilim Tırmanır mı?
Uzmanlara göre mevcut tablo, doğrudan askeri çatışmadan ziyade diplomatik ve stratejik rekabetin yoğunlaşacağına işaret ediyor.
Ancak Gazze savaşı, Suriye sahasındaki gelişmeler ve Afrika Boynuzu’ndaki hamleler dikkate alındığında iki ülke arasındaki karşılıklı güvensizlik artıyor.
Bennett’in “Türkiye yeni İran” çıkışı, İsrail siyasetinde Ankara’ya yönelik daha sert bir söylemin güçlenebileceğini gösteriyor.
Öte yandan Washington’un olası arabulucu rolü, gerilimin kontrol altında tutulmasında belirleyici olabilir.
Türkiye ise hem NATO içindeki konumunu hem de Afrika ve Orta Doğu’daki diplomatik ve askeri varlığını güçlendirmeye devam ediyor.
Bu çerçevede Ankara ile Tel Aviv arasındaki rekabetin önümüzdeki dönemde farklı coğrafyalarda yeni başlıklar üretmesi olası görünüyor.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]


