Sosyal Medya

Politika

Suriye’de Kürtlerin Kaderi Yeniden Yazılıyor: Özerklik Gidiyor mu?

Suriye’nin kuzeydoğusunda dengeler hızla değişiyor. Yıllardır fiili özerklik altında yönetilen Kürt bölgeleri, merkezi yönetimin yeniden sahaya inmesiyle birlikte yeni ve…

Suriye’de Kürtlerin Kaderi Yeniden Yazılıyor: Özerklik Gidiyor mu?

Suriye’nin kuzeydoğusunda dengeler hızla değişiyor. Yıllardır fiili özerklik altında yönetilen Kürt bölgeleri, merkezi yönetimin yeniden sahaya inmesiyle birlikte yeni ve belirsiz bir döneme girmiş durumda. Haftalar süren çatışmaların ardından sağlanan ateşkes ve yapılan anlaşmalar, bölgede silahların susmasını sağlasa da, Kürt toplumunda derin bir endişe dalgası yaratmış görünüyor. Kimlik, dil, kültür ve yerel yönetim haklarının geleceği, bugün Suriye’nin en kritik başlıklarından biri haline gelmiş durumda.

Ateşkes Sonrası Yeni Düzen

Suriye hükümeti ile Kürt güçlerin öncülüğündeki yapılar arasında varılan ateşkes anlaşması, sahadaki güç dengelerini kökten değiştirdi. Anlaşmaya göre, Kürt silahlı unsurlar kademeli olarak Suriye ordusuna entegre edilecek, yerel sivil yapılar ise devlet mekanizmasının bir parçası haline gelecek. Bu süreç, kağıt üzerinde “ulusal birlik” hedefiyle sunulsa da, bölgede yaşayan Kürtler açısından fiili özerkliğin sona ermesi anlamına geliyor.

Anlaşmanın ardından sınırlı sayıda Suriye hükümet gücü, kuzeydoğudaki Kürt yerleşimlerine giriş yaptı. Bu adımlar, merkezi yönetimin devlet otoritesini yeniden tesis etmeye başladığının açık bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Ancak sahadaki tablo son derece kırılgan. Taraflar arasındaki güvensizlik, ateşkesin kalıcılığına dair soru işaretlerini canlı tutuyor.

Değişen Bayraklar, Değişen Güç Dengeleri

Bölgedeki yollar, kontrol noktaları ve kamu binaları artık farklı bayraklar taşıyor. Daha önce Kürt güçlerin kontrolünde olan birçok nokta, sessizce terk edildi. Bazı köylerde ve kasabalarda, askeri amaçlarla kullanılan yapılar geride harabeye dönmüş halde bırakıldı. Yerel halk için bu görüntüler, sadece bir askeri çekilmenin değil, bir dönemin kapanışının simgesi.

Arap nüfusun ağırlıklı olduğu yerleşimlerde ise atmosfer farklı. Uzun süredir altyapı hizmetlerine erişimde sorun yaşadığını dile getiren birçok kişi, merkezi yönetimin geri dönüşünü bir rahatlama olarak görüyor. Fırınların yeniden çalışmaya başlaması, elektrik kesintilerinin azalması ve devlet kurumlarının kademeli olarak açılması, bu kesim için günlük hayatın normale dönmesi anlamına geliyor.

Kürt Toplumunda Derin Endişe

Kürt yerleşimlerinde ise hava daha temkinli ve kaygılı. Yıllardır kendi güvenlik yapıları ve yerel yönetim mekanizmalarıyla idare edilen bölgelerde yaşayan Kürtler, bu kazanımların kalıcı olarak kaybedilmesinden korkuyor. Birçok kişi, yapılan anlaşmaların somut güvenceler içermediğini ve geleceğin belirsiz olduğunu dile getiriyor.

Özellikle kimlik ve dil meselesi, Kürtler için kırmızı çizgi niteliğinde. Son dönemde Kürtçenin ulusal dil olarak tanınmasına yönelik atılan adımlar olumlu karşılansa da, geçmiş deneyimler bu tür vaatlerin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Kürtler, haklarının anayasal güvence altına alınmasını ve yazılı teminatlar verilmesini talep ediyor.

Fiili Özerkliğin Sonu mu?

Suriye’de Kürtlerin fiili özerkliği, iç savaşın ilk yıllarında ortaya çıkmış ve zamanla kurumsallaşmıştı. Yerel meclisler, güvenlik güçleri ve sivil yapılar, bölge halkına kendi kaderini belirleme hissi vermişti. Bugün ise bu yapıların büyük ölçüde merkezi yönetime devredilmesi gündemde.

Uzmanlara göre, Kürtlerin tamamen etkisizleştirilmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. Ancak merkezi yönetimin yetkileri artırma eğilimi, yerel özerkliğin ciddi biçimde daralmasına yol açabilir. Bu durum, Kürt toplumunda uzun vadeli bir hoşnutsuzluk ve güvensizlik yaratma riski taşıyor.

Savaşın Alternatifi Olarak Zoraki Uzlaşma

Sahadaki aktörlerin büyük bölümü, mevcut anlaşmayı “en kötü seçenekler arasında en az kötü olanı” olarak görüyor. Taraflar için masadan kalkmanın bedeli, büyük şehirlerde yıkıcı çatışmaların yeniden başlaması olabilir. Bu ihtimal, hem Kürtler hem de Araplar için ağır insani sonuçlar doğuracağı için geniş kesimler tarafından istenmiyor.

Bu nedenle mevcut süreç, birçok kişi tarafından “zoraki bir uzlaşma” olarak tanımlanıyor. Ne Kürtler merkezi yönetimin tam hâkimiyetinden memnun, ne de bazı Arap kesimler yerel yapılara tanınan sınırlı yetkilerden hoşnut. Ancak silahların susması, şimdilik en öncelikli hedef olarak görülüyor.

Kadın Savaşçıların Geleceği

Kürt bölgelerinde önemli bir sembol haline gelen kadın savaşçıların durumu da merak konusu. Yapılan düzenlemelere göre, kadın birlikleri de yeni ordu yapısı içinde yer alacak. Bu durum, bölgede kadınların güvenlik ve savunma alanındaki rolünün tamamen ortadan kalkmayacağını gösteriyor.

Ancak daha muhafazakâr bir askeri yapı içinde bu birliklerin nasıl bir konumda olacağı belirsizliğini koruyor. Kadınların müzakere masasında yer alması ve yerel güvenlikte aktif rol üstlenmeye devam etmesi, Kürt toplumu açısından önemli bir moral unsuru olarak görülüyor.

Güvenlik Riski ve IŞİD Tehdidi

Tüm bu siyasi ve askeri dönüşümün gölgesinde, güvenlik riski hala canlı. Bölgede tutulan çok sayıda radikal örgüt mensubu, potansiyel bir tehdit unsuru olmaya devam ediyor. Çatışmalar sırasında yaşanan kaçışlar ve denetim boşlukları, güvenlik zafiyetlerini artırmış durumda.

Merkezi yönetimin ve yeni güvenlik yapılarının bu tehdidi ne ölçüde kontrol altına alabileceği ise belirsiz. Uluslararası güçlerin sahadan çekilmesi, bu riski daha da büyütebilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor.

Belirsizlik İçinde Bir Gelecek

Bugün Suriye’nin kuzeydoğusunda yaşananlar, sadece askeri bir yeniden yapılanmadan ibaret değil. Bu süreç, milyonlarca insanın kimlik, aidiyet ve gelecek algısını doğrudan etkiliyor. Kürtler için mesele, sadece siyasi yetki değil; dilini konuşabilmek, kültürünü yaşatabilmek ve yerel düzeyde söz sahibi olabilmek.

Mevcut anlaşma, bu hakların tamamen ortadan kalktığını göstermese de, geçmişe kıyasla çok daha sınırlı bir alan bırakıyor. Sürecin barışçıl şekilde devam edip etmeyeceği, verilen sözlerin ne ölçüde hayata geçirileceğine bağlı olacak.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler