Sosyal Medya

Politika

Turhan Feyzioğlu: Siyasi Münakaşa Usullerimiz

Turhan Feyzioğlu’nun 1 Ocak 1956 yılında “Forum” dergisinin 43. sayısında yer alan “Siyasi Münakaşa Usullerimiz” başlıklı makalesi, Türk siyasal hayatının…

Turhan Feyzioğlu: Siyasi Münakaşa Usullerimiz

Turhan Feyzioğlu’nun 1 Ocak 1956 yılında “Forum” dergisinin 43. sayısında yer alan “Siyasi Münakaşa Usullerimiz” başlıklı makalesi, Türk siyasal hayatının kalitesini düşüren yöntem yanlışlarını ve bu kısırlıktan kurtulma yollarını kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Feyzioğlu’nun 1956 yılında kaleme aldığı bu tespitler, aradan geçen yetmiş yıla rağmen güncelliğinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Bugün, 2026 yılından geriye baktığımızda, Türk siyasal hayatının hâlâ aynı tıkanıklıkları yaşadığını, tartışma kültürümüzün benzer yapısal kusurlarla malul olduğunu ve demokratik olgunluk yolunda hâlâ yazarın işaret ettiği o “kısır vadi” içinde takılı kaldığımızı müşahede ediyoruz. Yazarın belirttiği ana noktalar doğrultusunda hazırlanan yazı aşağıdadır:

Yöntem Yanlışları: Konuyu Başka Sahaya Kaydırmak

Feyzioğlu’na göre, münakaşa tarzımızın en göze çarpan kusuru, bir delile karşı mukabil bir delil getirmek yerine, konuyu tamamen başka bir sahaya saptırmaktır. Yazar, Meclis’teki Kıbrıs tartışmalarını örnek gösterir; muhalefetin ciddi politik eleştirilerine karşı iktidarın “Siz On İki Ada’yı neden Yunanlılara kaptırdınız?” şeklinde cevap vermesini, tartışmayı yapıcı bir sonuçtan uzaklaştıran bir taktik olarak değerlendirir. Bu yaklaşım, mevcut problemin doğruluğunu ispatlamaya yetmediği gibi, tarafları birbirinden uzaklaştırarak meseleyi tenvir etmek yerine karartmaktadır. Tarihsel bir olayın yanlış halledildiğini ileri sürmek, bugünkü bir kararın isabetli olduğunu kanıtlamaz. Siyasetçilerin bu “hedef şaşırtma” huyu, kamuoyunun gerçekleri öğrenmesine engel olan ve demokratik rejimin verimliliğini baltalayan temel bir yöntem yanlışıdır. Tartışılan ana mesele bir kenara bırakılıp maziye veya şahsi polemiklere sığınıldığında, münakaşadan memleket menfaatine bir hayır gelmesi imkansızdır.

Şahısla Uğraşma ve Mübalağa Hastalığı

Makalede eleştirilen bir diğer kronik sorun, meselelerin özüyle ilgilenmek yerine şahıslara saldırılması ve her konuda mübalağaya kaçılmasıdır. Feyzioğlu, Türk aydınlarında ve siyasetçilerinde “dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş” veya “her tarafında” gibi beylik ve ölçüsüz ifadelerin çok revaçta olduğunu belirtir.

Örneğin, Meclis kürsüsünden 1930-1950 yılları arasındaki iktisadi yatırımların “sıfır” olduğunu iddia etmek, Karabük Demir Çelik Fabrikası veya demiryolları gibi somut tarihsel gerçekleri yok sayan bir mübalağadır. Yazar, İngiliz devlet adamlarının “understatement” (bir gerçeği olduğundan daha hafif ifade etme) geleneğini örnek göstererek, boş hitabet ve tantanalı lakırdıların tartışmanın ciddiyetini zedelediğini savunur. Şahıslarla uğraşmak, onların samimiyetini veya geçmişini kötülemeye çalışmak, asıl meseleyi unutturacak raddelere vardığında münakaşadan memleket için bir hayır gelmesi imkansızdır. Mübalağa ve şahsi saldırılar, tartışmanın seviyesini düşürerek gerçeğe yaklaşmayı engellemekte ve demokratik olgunluğun yerleşmesini geciktirmektedir.

İyi Niyet Şüphesi ve Vatanseverlik Sorgulaması

Feyzioğlu, münakaşaya başlarken karşı tarafın iyi niyetinden ve vatanseverliğinden şüphe edilmesini büyük bir muhakeme kusuru olarak niteler. Getirilen her tenkide peşinen “muhteris”, “bozguncu” veya “memleket menfaatlerini hiçe sayan” gibi yaftalarla karşılık vermek, tartışmaları yaklaştırıcı değil, büsbütün ayırıcı bir hale getirmektedir. Yazar, bu tür bir şüphe zemini üzerinde normal bir demokratik mücadelenin sürmesinin imkânsız olduğunu açıkça ifade eder. Seviyeli bir tartışma sonucunda taraflar kendi hatalarını görüp anlayabilir ve bundan memleket adına fayda doğabilir; ancak rakibini en baştan vatan haini veya menfaatperest olarak damgalayan bir zihniyet, diyalog yollarını tamamen kapatmaktadır. Karşılıklı güvenin ve iyi niyet karinesinin ihlal edilmesi, siyasal rekabeti bir kör döğüşüne çevirmekte ve toplumda onarılması güç kutuplaşmalara neden olmaktadır.

Müşterek Dil Eksikliği ve Kavram Kaosu

Tartışmaların verimsiz kalmasının bir diğer nedeni, tarafların “müşterek bir dil” konuşmaması ve temel kavramlarda uzlaşamamış olmasıdır. Feyzioğlu, bir tarafın “enflasyon” veya “demokrasi” kelimesine yüklediği anlam ile diğer tarafınki farklı olduğunda, münakaşanın sonuçsuz kalmaya mahkûm olduğunu belirtir. Tıpkı uluslararası konferanslardaki terminoloji uyuşmazlıkları gibi, Türkiye’deki iktisat ve rejim tartışmaları da bu tanımlama kaosu nedeniyle bir “kör döğüşü” halini almaktadır. Münakaşanın seviyeli olabilmesi için tarafların temel bilgilere ve ana kavramlara aynı derecede aşina olması gerekir; taraflardan biri cahilse veya suiniyetle kavramları tahrif ediyorsa, o tartışma sadece kötü niyetin sergilenmesine yarar. Haber alma hürriyetinin kısıtlandığı ve doğru verilere (müta) dayanılmadığı bir ortamda yapılan tartışmaların, isabetli teşhislere ulaşması ve yapıcı sonuçlar doğurması mümkün değildir.

Çözüm: Eğitim Reformu ve Muhakeme Yeteneği

Feyzioğlu, bu yapısal sorunların uzun vadeli çözümünün ilkokuldan üniversiteye kadar uzanan köklü bir eğitim ıslahatından geçtiğini savunur. Çocuklara ve gençlere sunulan edebi örnekler, onları boş hitabete değil, sağlam bir muhakemeye ve samimi ifadeye alıştırmalıdır. Eğitim sistemindeki “ezbercilik” usullerinden vazgeçilmeli; öğrencilerin ders notlarını hıfzetmesi yerine, kendi aralarında ve hocalarıyla serbestçe tartışabilecekleri yöntemler benimsenmelidir. Özellikle üniversitelerde tek taraflı “takrir” usulü daraltılmalı ve geniş ölçüde seminer çalışmalarına yer verilmelidir. Yazar, nitelikli bir muhakeme yeteneğine sahip bireyler yetiştirmenin daha fazla öğretim personeli ve fedakârlık gerektireceğini kabul eder. Ancak, memlekete faydadan çok zarar veren “yarı-münevverlerin” yetişmesini önlemek için bu bedelin ödenmesi şarttır. Öğretimde kemiyetten (sayıdan) ziyade keyfiyete (nitelikli düşünceye) önem vermek, siyasal ve toplumsal hayatın seviyesini yükseltecek asıl devadır.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler