Sosyal Medya

Ekonomi

Hazine Ocak Ayına “Açıkla” Başladı: Faiz Yükü Maliyeyi Zorluyor

Ocak ayında Hazine’nin kasasına 1 trilyon 365 milyar TL nakit girişi olurken, toplam giderler 1 trilyon 611 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu tablo sonucunda Hazine nakit dengesi, yılın ilk ayında 246,2 milyar TL açık verdi.

Hazine Ocak Ayına “Açıkla” Başladı: Faiz Yükü Maliyeyi Zorluyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılının ilk “Nakit Gerçekleşmeleri” raporunu yayımladı. Veriler, bütçede gelir ve gider arasındaki makasın açılmaya devam ettiğini ve faiz ödemelerinin kamu maliyesi üzerindeki baskın rolünü koruduğunu gösteriyor.

Ocak 2026 Rakamları: Gelirler Giderlere Yetmedi

Ocak ayında Hazine’nin kasasına 1 trilyon 365 milyar TL nakit girişi olurken, toplam giderler 1 trilyon 611 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu tablo sonucunda Hazine nakit dengesi, yılın ilk ayında 246,2 milyar TL açık verdi.

Harcamaların detaylarına bakıldığında, faiz dışı giderlerin 1 trilyon 157 milyar TL olduğu görülüyor. Ancak asıl dikkat çekici rakam faiz tarafında: Ocak ayında yapılan faiz ödemeleri 453,7 milyar TL ile toplam giderlerin yaklaşık %28’ini oluşturdu.


Ocak 2025 vs. Ocak 2026: Bir Yılda Ne Değişti?

Geçtiğimiz yılın Ocak ayı verileriyle bir kıyaslama yapıldığında, nominal rakamlardaki devasa artış enflasyonist etkileri ve artan borçlanma maliyetlerini net bir şekilde ortaya koyuyor:

Başlık (Milyar TL) Ocak 2025 (Tahmini/Gerçekleşen) Ocak 2026 Değişim (%)
Nakit Gelirler ~850 1.365 ~%60
Nakit Giderler ~1.050 1.611 ~%53
Nakit Dengesi (Açık) ~200 246,2 ~%23
Faiz Ödemeleri ~280 453,7 ~%62

2025’ten 2026’ya geçişte gelirlerin artış hızı, vergi düzenlemeleri ve baz etkisiyle yüksek görünse de, faiz giderlerindeki %62’lik artış mali disiplin üzerindeki en büyük tehdit olmaya devam ediyor.

Her yıl gözlenen vergi gelirlerinin aydan aya sarkması nedeniyle, açıkta daralma/genişleme kıyası yapmak güç, ancak manşet verilere göre, yılın ilk ayında bütçe açığında enflasyondan arındırılmış daralma devam etti.


2025 Yılı Nasıl Geçti?

2025 yılı, Türkiye ekonomisi için “mali sıkılaşma” ve “deprem sonrası rehabilitasyon” harcamalarının gölgesinde geçti.

  • Açık Rekoru: 2025 genelinde bütçe açığı, GSYH’ye oranla %3.5 civarında gerçeklemiş olacak.  Bu oran 2022’nin deprem harcamalarıyla şişen açığına oranla başarı kabul edilse de, uzmanlar hala maliye politikasının enflasyon mücadele hedefinde TCMB’ye hemen hiç destek vermediğini öne sürüyor.

  • Harcama Baskısı: Kamu personeli maaş artışları, EYT’nin sosyal güvenlik üzerindeki yükü ve savunma sanayii harcamaları 2025 bütçesini zorlayan ana kalemler oldu.

  • Gelir Performansı: Vergi gelirleri, özellikle KDV ve ÖTV üzerinden sağlanan dolaylı vergilerle hedeflere paralel gitti ancak reel sektördeki yavaşlama kurumlar vergisi tarafında baskı yarattı.

2026 Projeksiyonu: Ne Bekleniyor?

2026 yılı için Orta Vadeli Program (OVP) ve bütçe kanunu, daha ihtiyatlı bir mali patika öngörüyor:

  1. Mali Disiplin Odaklılık: Hükümet, 2026’da bütçe açığının GSYH’ye oranını %3.4 bandına çekmeyi hedefliyor. Ancak Ocak ayındaki 246 milyar TL’lik açık, bu hedefe ulaşmanın kolay olmayacağını gösteriyor.

  2. Faiz Yükü: Para politikasındaki sıkı duruş ve yüksek borçlanma maliyetleri nedeniyle 2026’nın genelinde faiz giderlerinin bütçe üzerindeki payının %15-20 seviyelerinde kalması bekleniyor.

  3. Vergi Reformu: Kayıt dışılıkla mücadele ve doğrudan vergilerin payının artırılmasına yönelik reformların 2026’nın ikinci yarısında devreye girmesi, gelir tarafını destekleyebilir.

Özetle; 2026 yılı, Hazine için “borç çevirme maliyeti” ile “mali disiplin” arasında bir denge kurma yılı olacak. Ocak ayı verileri, faiz ödemelerinin kamu maliyesi üzerinde en büyük “katılık” unsuru olduğunu bir kez daha tescilledi.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler