Gündem
Yapay Zekâ Sarsıntısı Trilyon Dolarlık Kayıp Yarattı
ABD merkezli teknoloji şirketlerinde başlayan sert satışlar, yazılım hisselerinden kredi piyasalarına kadar geniş bir alana yayılarak trilyon dolara yaklaşan bir değer kaybına yol açtı.
Özet:
Yapay zekâ kaynaklı satış dalgaları son üç yılda piyasalarda birçok kez görülmüştü. Ancak bu hafta yaşananlar, hız ve kapsam açısından önceki örneklerin çok ötesine geçti. ABD merkezli teknoloji şirketlerinde başlayan sert satışlar, yazılım hisselerinden kredi piyasalarına kadar geniş bir alana yayılarak trilyon dolara yaklaşan bir değer kaybına yol açtı. Endişenin merkezinde bu kez “balon” korkusu değil, yapay zekânın mevcut iş modellerini beklenenden daha hızlı geçersiz kılabileceği kaygısı yer alıyor.
İki Günde Yüzlerce Milyar Dolarlık Kayıp
Son iki günde, Silikon Vadisi merkezli büyük-küçük birçok şirketin hisse senetleri, tahvilleri ve kredilerinden yüzlerce milyar dolar silindi. Satışların merkez üssü yazılım sektörü oldu. iShares tarafından izlenen yazılım hisseleri ETF’sinde takip edilen şirketlerin toplam piyasa değeri, yalnızca son yedi günde yaklaşık 1 trilyon dolar geriledi.
Bu hız ve yaygınlık, piyasalardaki tedirginliğin ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Sadece halka açık teknoloji devleri değil, özel sermaye fonlarının portföyündeki şirketler ve bu firmalara kredi veren finansal kuruluşlar da satış dalgasından payını aldı.
Endişenin Kaynağı: İş Modelleri Tehlikede mi?
Bu kez piyasaları sarsan unsur, klasik anlamda bir “teknoloji balonu” korkusu değil. Yatırımcılar, yapay zekânın geniş bir şirket yelpazesinin mevcut iş modellerini hızla ikame edebileceği ihtimaline odaklanmış durumda.
Jonestrading Baş Piyasa Stratejisti Michael O’Rourke’a göre, yaşananlar aşırı bir tepki değil. O’Rourke, iki yıldır yapay zekânın dünyayı değiştirecek, nesiller boyu etkili olacak bir teknoloji olarak konuşulduğunu; son haftalarda ise bunun somut örneklerinin görülmeye başlandığını vurguluyor.
Küçük Bir Duyuru, Büyük Bir Tepki
Satış dalgasını tetikleyen gelişme ilk bakışta masum görünüyordu. Yapay zekâ girişimi **Anthropic****, sözleşme inceleme gibi hukuki süreçlerde kullanılmak üzere yeni bir araç duyurdu. Tek başına bakıldığında bu ürün “oyun değiştirici” olarak görülmüyordu.
Ancak bu duyuru, Anthropic’in yazılım geliştirme süreçlerini dönüştüren kodlama araçlarıyla dolu bir yılın hemen ardından geldi. Bu nedenle dört paragraflık lansman metni, piyasalarda son derece ciddiye alındı. Analistler, bugün hukuk teknolojisinde görülen dönüşümün yarın satış, pazarlama ya da finans alanına sıçrayabileceği uyarısında bulundu.
Yapay Zekâ Kazananları Bile Yoruluyor
Yatırımcıları daha da huzursuz eden unsur, yapay zekâ patlamasının “doğal kazananları” olarak görülen şirketlerin bile zayıflık sinyalleri vermeye başlaması oldu. Alphabet, bilançosunda yapay zekâya yönelik sermaye harcamalarının beklenenden daha yüksek olacağını açıklarken, Arm Holdings gelir tahminiyle beklentileri karşılayamadı. Her iki şirketin hisseleri de seans sonrası işlemlerde geriledi.
D.A. Davidson’dan Gil Luria’ya göre, süreç artık sadece yazılım hisselerinin satılmasıyla sınırlı değil. Luria, satışların kendi kendini besleyen bir ivme kazandığını, fiyatlar düştükçe negatif momentumun yeni satışları tetiklediğini belirtiyor.
Küresel Etki: ABD ile Sınırlı Değil
Satış dalgası yalnızca ABD borsalarıyla sınırlı kalmadı. London Stock Exchange Group, Tata Consultancy Services ve Infosys gibi küresel ölçekte faaliyet gösteren teknoloji ve hizmet şirketleri de yapay zekânın yerleşik iş modellerini tehdit edebileceği endişesiyle sert kayıplar yaşadı.
Bu dalga, sektöre finansman sağlayan Wall Street aktörlerine de sıçradı. Bloomberg endeksine göre, ABD’li teknoloji şirketlerine ait 17,7 milyar doları aşan kredi, son dört haftada “sıkıntılı” işlem seviyelerine geriledi.
Korkular Şimdilik Teorik Ama…
Tüm bu endişelere rağmen, korkuların önemli bir bölümü henüz teorik düzeyde. Örneğin ServiceNow ve Salesforce gibi büyük yazılım şirketleri, ne kâr beklentilerini kaçırdı ne de yapay zekâ nedeniyle müşteri kaybettiklerini açıkladı.
Öte yandan yazılım şirketleri, son birkaç yıldır kendi yapay zekâ çözümlerini geliştiriyor. Bu çözümler genellikle müşterilerin mevcut veri setlerini güvenli biçimde kullanmayı vaat ediyor. Ancak şu ana kadar elde edilen ticari sonuçlar beklentileri karşılamış değil.
Kullanım Artıyor, Gelirler Geride Kalıyor
Bu dengesizliğin en net örneklerinden biri Microsoft’tan geldi. Şirket, Copilot yapay zekâ aracının 15 milyon ücretli kullanıcıya ulaştığını açıkladı. Ancak bu rakam, Microsoft’un yüz milyonları aşan toplam kullanıcı tabanının yanında oldukça sınırlı kalıyor.
Bu durum, yapay zekânın kullanım alanlarının hızla genişlemesine karşın, gelir yaratma kapasitesinin henüz beklentilerin gerisinde olduğunu gösteriyor. Piyasalar da tam olarak bu noktada kırılganlaşıyor.
Yeni Denge Arayışı Başlıyor
Son gelişmeler, yapay zekâ liderlerinin inovasyonda geleneksel oyuncuları geride bırakabileceği ve bu hesaplaşmanın sanılandan daha erken yaşanabileceği ihtimalini güçlendiriyor. SLC Management’tan Dec Mullarkey’ye göre, piyasalar şu anda kazananların ve kaybedenlerin yeniden belirlendiği bir sürecin henüz başında.
Mullarkey, önümüzdeki dönemin şirketler açısından “yeniden konumlanma yılı” olacağını ve hangi iş modellerinin dayanıklı, hangilerinin kırılgan olduğunun bu süreçte netleşeceğini vurguluyor.
Kaynak: Bloomberg
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
