Sosyal Medya

Gündem

FT’den Çarpıcı Analiz: Bahçeli Barış Sürecinde Neden Kritik Rol Oynuyor?

İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” sürecine yaklaşımını ele alan bir analiz yayımladı.

FT’den Çarpıcı Analiz: Bahçeli Barış Sürecinde Neden Kritik Rol Oynuyor?

İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “terörsüz Türkiye” sürecine yaklaşımını ele alan bir analiz yayımladı.

“Erdoğan’ın Kürtlerle barış planının arkasındaki aşırı sağcı lider” başlıklı analiz, Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’ın kendisine hediye ettiği kilimle verdiği pozla başladı. Analizde, “İki ismin yıllar boyu ezeli düşman olduğu düşünüldüğünde, bu kare özellikle dikkat çekiciydi” ifadelerine yer verildi. Bahçeli’nin söz konusu hediyeyi “barış ve demokrasi kilimi” olarak nitelendirdiği ve Öcalan’a Türk-Kürt birliği konusundaki yaklaşımı nedeniyle teşekkür ettiği aktarıldı.

Analizde şu değerlendirme yapıldı:
“Bir dönem Öcalan’ın idam edilmesini talep eden bir isimden gelen bu kadar sıcak sözler, Bahçeli açısından yalnızca dikkat çekici bir siyasi dönüş anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, Türkiye’nin Kürt azınlığına yönelik sert politikaların ömür boyu savunucusu olan 78 yaşındaki bu aşırı milliyetçinin, PKK ile kırk yıldır süren ve 40 bin kişinin hayatına mal olan çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan, tarihi ancak tıkanmış bir barış girişiminin en hevesli destekçisine dönüştüğünü de ortaya koyuyor.”

FT analizinde Bahçeli için “Sadece Türkiye’nin değil, belki de herhangi bir ülkenin en ilginç siyasetçilerinden biri” ifadesi kullanıldı. Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her yıl doğum günlerinde birbirlerine yaşları kadar gül gönderdikleri de hatırlatıldı.

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay, Bahçeli’nin barış sürecindeki rolüne ilişkin değerlendirmesinde, “Şimdiye kadar Bahçeli önemli bir rol oynadı. Erdoğan’a kıyasla daha açık sözlü oldu. Ancak günün sonunda Bahçeli bir milliyetçi ve barış sürecinin Türkiye’nin yararına olmayacağını hissederse bundan vazgeçecektir” dedi.

FT’de Bahçeli’nin kişisel özellikleri şu ifadelerle aktarıldı:
“Yumuşak sesli, sağlık durumu kırılgan ve ekonomi alanında doktora sahibi olan Bahçeli, fiziken küçük bir profil çiziyor ancak her zaman koyu renk takım elbise ve kravatıyla kusursuz bir şıklık sergiliyor. Beyaz çoraplardan nefret ediyor, bunları bayağı buluyor. Konuşmalarını Osmanlı döneminden kalma eski ifadelerle süslüyor ve hafta sonları romantik arabesk müzik dinleyerek kullandığı klasik otomobillere özel bir ilgisi var.”

Analizde, bazı çevrelerin Bahçeli’yi “kral yapıcı” olarak gördüğü, MHP’nin Meclis’teki 47 sandalyesinin AKP’ye çoğunluk sağladığı vurgulandı. Diğer görüşlerde ise Bahçeli’nin, demir disiplinle yönettiği MHP aracılığıyla Türkiye’de “derin devletin” sesi olduğu iddialarına yer verildi. Üçüncü bir kesimin ise Bahçeli’yi, Erdoğan’ın kamuoyu önünde dile getirmek istemediği uç görüşleri ifade etmek için kullandığı bir aktör olarak değerlendirdiği aktarıldı.

Ankara merkezli düşünce kuruluşu TEPAV’da analist olan ve New Turkey and the Far Right kitabının yazarı Selim Koru, FT’ye yaptığı değerlendirmede, “Bazen Bahçeli’nin söyledikleri sadece onun Bahçeli olmasından kaynaklanıyor. Ama bazen de bunlar Saray’ın vermek istediği mesajlar ya da Erdoğan’ın kamuoyu önünde almak istemediği pozisyonlar oluyor” ifadelerini kullandı.

Analizde, “terörsüz Türkiye” sürecinin başlangıcına da değinildi. 2024’ün sonlarında Bahçeli’nin, hükümetin PKK’nin kurucusu Abdullah Öcalan’la görüşmelere başlaması gerektiğini söylemesinin ülkede şaşkınlık yarattığı belirtildi. Bu çıkış, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Hamas’la barış arayışına girmesine benzetildi. Bahçeli’nin o dönemde yaptığı açıklamada, “Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış temennileri varken, kendi ülkemizde de barışı güvence altına almalıyız” dediği hatırlatıldı.

“Riskler oldukça yüksek” ifadesinin yer aldığı analizde, Suriye’de SDG ile Şam yönetimi arasında varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasına dikkat çekildi. Bunun Ankara açısından potansiyel bir kazanım olduğu, PKK militanları için kaçış yollarını sınırlayabileceği ve Türkiye’nin barış sürecindeki engellerden birini ortadan kaldırabileceği belirtildi. Bir sonraki aşamanın ise parlamentonun, silah bırakan PKK üyelerinin affını düzenleyecek hukuki çerçeve üzerinde çalışması olacağı ifade edildi.

Analize göre sürecin başarıya ulaşması halinde, Erdoğan Kürt sorununu çözen lider olarak tarihe geçebilir. Bu durumun, hükümet tahminlerine göre Türkiye’ye 1,8 trilyon dolara mal olan iç çatışmanın sona erdirilmesi anlamına geleceği kaydedildi. Analistler, bunun aynı zamanda Erdoğan’ın, 15 milyonluk Kürt nüfusun desteğini alarak anayasa değişikliği yapmasına da katkı sağlayabileceğini, üçüncü kez cumhurbaşkanlığı adaylığı için bu desteğe ihtiyaç duyulabileceğini öne sürdü.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler