Sosyal Medya

Gündem

İstanbul’daki Görüşmeler Başlarken İran Yönetimi Alarmda: ABD Saldırısı Protestoları Yeniden Alevlendirebilir

Reuters’a konuşan altı mevcut ve eski yetkiliye göre, İran liderliği olası bir ABD askeri saldırısının, halihazırda öfke birikmiş olan kamuoyunu yeniden sokaklara dökebileceğinden ve rejimin kontrol kapasitesini ciddi biçimde zayıflatabileceğinden endişe ediyor.

İstanbul’daki Görüşmeler Başlarken İran Yönetimi Alarmda: ABD Saldırısı Protestoları Yeniden Alevlendirebilir

İran’da Ocak ayında yaşanan ve 1979 İslam Devrimi’nden bu yana en kanlı bastırma operasyonu olarak nitelendirilen protestoların ardından, Tahran yönetimi yeni bir kırılma noktasına yaklaşıyor. Reuters’a konuşan altı mevcut ve eski yetkiliye göre, İran liderliği olası bir ABD askeri saldırısının, halihazırda öfke birikmiş olan kamuoyunu yeniden sokaklara dökebileceğinden ve rejimin kontrol kapasitesini ciddi biçimde zayıflatabileceğinden endişe ediyor. Bu kaygılar, ABD ve İran heyetlerinin İstanbul’da başlattığı diplomatik temaslarla eş zamanlı olarak gündeme geliyor.


İran Liderliğine Sunulan Uyarılar: “Korku Artık Caydırıcı Değil”

Reuters’a konuşan dört mevcut yetkiliye göre, üst düzey toplantılarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e, Ocak ayındaki sert müdahalelerin ardından kamuoyundaki öfkenin kritik bir eşiği aştığı aktarıldı. Yetkililer, toplumda “korku duvarının çöktüğünü” ve yeni bir dış askeri baskının, özellikle sınırlı bir ABD saldırısının, halkı yeniden güvenlik güçleriyle yüzleşmeye teşvik edebileceğini ifade etti.

Bir yetkili, İran’ın düşmanlarının yeni protestoları rejimi devirmek için bir fırsat olarak gördüğünü belirterek, olası bir ayaklanmanın “çok daha fazla şiddet” doğurabileceği uyarısında bulundu. Aynı kaynak, “Bir saldırı ile öfkeli insanların sokağa çıkması birleşirse, sistemin çökmesine yol açabilir. Bu, üst düzeydeki en büyük endişe” dedi.

FÖŞ Yazdı:  Mayınlarla dolu bir hafta başlıyor


Kamuoyuna Sert, Kapalı Kapılar Ardında Kaygılı Bir Yönetim

Reuters’ın aktardığı bu değerlendirmeler, Tahran’ın kamuoyuna yansıttığı meydan okuyan söylemle, kapalı kapılar ardındaki kaygılar arasındaki farkı ortaya koyuyor. Kaynaklar, Hamaney’in bu uyarılara nasıl yanıt verdiğini açıklamaktan kaçınırken, İran Dışişleri Bakanlığı da Reuters’ın yorum talebine yanıt vermedi.

Geçen hafta Reuters’a konuşan çok sayıda kaynak, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı seçenekleri değerlendirdiğini, bunlar arasında güvenlik güçleri ve rejim içindeki kilit isimlere yönelik hedefli saldırıların da bulunduğunu aktarmıştı. Ancak İsrailli ve Arap yetkililer, hava gücünün tek başına İran’daki rejimi devirmek için yeterli olmayacağı görüşünü dile getiriyor.


İstanbul’da Kritik Temaslar: Diplomasi Son Şans mı?

Bu gelişmeler yaşanırken, ABD ve İran temsilcilerinin İstanbul’da bir araya gelerek, uzun süredir tıkanmış olan diplomatik kanalları yeniden açmaya çalıştığı belirtiliyor. Kaynaklara göre görüşmelerde ana başlıklar arasında nükleer program, yaptırımların geleceği ve bölgede artan askeri gerilimin kontrol altına alınması yer alıyor.

Diplomatik kaynaklar, tarafların bu aşamada “kapsamlı bir anlaşmadan ziyade tansiyonu düşürecek bir çerçeve” üzerinde durduğunu ifade ediyor. İstanbul’daki temasların, doğrudan bir barış anlaşmasından çok, kontrollü bir geçiş ve zaman kazanma süreci olarak kurgulandığı belirtiliyor.


İran İçin Zor Denge: Sokak Baskısı ve Dış Tehdit Aynı Anda

Analistlere göre, İstanbul’daki görüşmelerin başarısız olması halinde İran yönetimi iki cepheli bir krizle karşı karşıya kalabilir: Bir yanda yeniden alevlenebilecek kitlesel protestolar, diğer yanda ABD ve müttefiklerinden gelebilecek askeri baskı.

Ocak ayındaki protestolar sırasında yüzlerce, bazı hak örgütlerine göre binlerce kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor. Tahran yönetimi ise şiddeti, İsrail ve ABD bağlantılı “silahlı teröristler”e bağlamıştı.


“Oyun Bitti”: Muhalefetten Sert Mesajlar

İran’da geçmişte sistem içinde yer almış ancak sonrasında muhalefete geçen bazı isimler de liderliği sert biçimde uyardı. Ev hapsinde bulunan eski başbakan Mir Hüseyin Musevi, reformist Kalameh sitesinde yayımlanan açıklamasında, “Ocak ayında soğuk günlerde dökülen sıcak kan, tarihin yönünü değiştirmeden durulmayacak” ifadelerini kullandı.

Musevi, “İnsanlar bu sistemi istemediklerini daha hangi dilde söylemeli? Yeter artık. Oyun bitti” diyerek rejime doğrudan meydan okudu.


“Kan Dökülmesi Riski”: Sessiz Sokaklar, Derin Öfke

Analistler, sokakların şu an görece sakin olmasının yanıltıcı olabileceğini belirtiyor. Ekonomik çöküş, siyasi baskı, gelir adaletsizliği ve yaygın yolsuzluk, toplumda derin ve kalıcı bir öfke yaratmış durumda.

Londra merkezli analist Hossein Rassam’a göre, “Bu belki son değil ama artık sadece bir başlangıç da değil.” Reuters’a konuşan yetkililer, olası yeni protestolarda göstericilerin daha cesur, güvenlik güçlerinin ise daha sert olacağını; bunun da geniş çaplı bir kan dökülmesine yol açabileceğini ifade ediyor.

Bir Tahran sakini, Ocak ayında 15 yaşındaki oğlunu kaybettiğini belirterek, “Normal bir hayat istedik, kurşunla karşılık verdiler. Amerika saldırırsa, oğlumun intikamı için yeniden sokağa çıkarım” dedi.


Kaynak: Reuters


Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz?

Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir.
Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler