Sosyal Medya

Gündem

Bank of America’dan Ons Altın İçin 6.000 Dolar Hedefi

Küresel piyasalarda aylardır yeni rekorlar kıran altın için Bank of America (BofA) beklentileri daha da yukarı çekti. ABD’li banka, kısa vadeli ons altın fiyatı hedefini 6.000 dolar olarak açıkladı. Bu tahmin, büyük finans kuruluşları arasında şimdiye kadar yapılan en agresif projeksiyon olarak öne çıkarken, BofA’ya göre mevcut yükseliş henüz “yorulmuş” değil.

Bank of America’dan Ons Altın İçin 6.000 Dolar Hedefi

Özet:


Küresel piyasalarda aylardır yeni rekorlar kıran altın için Bank of America (BofA) beklentileri daha da yukarı çekti. ABD’li banka, kısa vadeli ons altın fiyatı hedefini 6.000 dolar olarak açıkladı. Bu tahmin, büyük finans kuruluşları arasında şimdiye kadar yapılan en agresif projeksiyon olarak öne çıkarken, BofA’ya göre mevcut yükseliş henüz “yorulmuş” değil.


Psikolojik 5.000 Dolar Eşiği Aşılmış Sayılıyor

Piyasalarda birçok yatırımcı ve analist ons altın için 5.000 dolar seviyesini kritik bir psikolojik eşik olarak görürken, Bank of America bu seviyeyi şimdiden geride bırakmış durumda. Banka, kısa vadede odak noktasını doğrudan 6.000 dolara taşıyor.

Medya raporlarına yansıyan değerlendirmelere göre, BofA’nın bu öngörüsü, sarı metal için büyük bir kurumdan gelen en iddialı hedef olarak kayda geçti.


Tarihsel Boğa Piyasaları Referans Alınıyor

BofA’nın argümanının merkezinde geçmiş altın boğa piyasaları yer alıyor. Bankanın analizine göre, önceki dört büyük boğa döneminde altın fiyatları ortalama yüzde 300 oranında yükseldi ve bu süreç yaklaşık 43 ay sürdü.

Bu tarihsel karşılaştırma, birebir bir garanti sunmasa da, mevcut döngünün henüz tamamlanmadığına işaret ediyor. Bankanın hesaplamalarına göre, benzer bir fiyatlama dinamiği korunursa, ons altının ilkbahar aylarında 6.000 dolara ulaşması mümkün. Bu senaryo, altını mevcut rekor seviyelerin yüzde 20’den fazla üzerine taşıyacak.


“Rekor Geldi Diye Ralli Bitmez”

Bank of America, yeni zirvelerin görülmesinin yükseliş trendinin sona erdiği anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor. Aksine banka, piyasanın henüz 5.000 doları “yeni referans seviye” olarak sindirmeden, bir üst aşamaya geçebileceği görüşünde.

Bu yaklaşım, altının yalnızca kısa vadeli bir güvenli liman aracı değil, yapısal olarak güçlü bir varlık olduğu tezine dayanıyor.


2026’da Altın Portföylerin Merkezinde Olabilir

BofA, Ocak ayı başında yayımladığı değerlendirmede de altının 2026 yılında portföylerde merkezi bir rol oynayabileceğini belirtmişti. Bankanın analistleri, bu görüşü iki temel faktörle destekliyor:

  • Küresel piyasalarda sıkılaşan koşullar

  • Madencilik sektöründe kârların altın fiyatına yüksek duyarlılığı

Bu çerçevede altın, BofA’ya göre sadece bir korunma aracı değil; fiyat hareketleriyle tüm değer zinciri boyunca güçlü etkiler yaratabilen bir emtia konumunda.


Son 12 Ayda Yüzde 84’lük Yükseliş

Altın fiyatları son bir yılda yüzde 84’ün üzerinde yükselmiş durumda. Bu sert artışa rağmen BofA, mevcut rallinin aşırıya kaçtığını düşünmüyor. Bankaya göre, fiyat artışı hızlı olsa da piyasa hâlâ “tam anlamıyla pozisyonlanmış” değil.


Arz Tarafı: Üretim Düşüyor, Maliyetler Artıyor

Bank of America’nın 6.000 dolarlık hedefinde arz tarafına ilişkin projeksiyonlar da önemli yer tutuyor. Banka, Kuzey Amerika’daki 13 büyük altın üreticisinin 2026 yılında toplam 19,2 milyon ons üretim yapacağını öngörüyor. Bu rakam, 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 2’lik bir düşüş anlamına geliyor.

BofA, piyasadaki bazı üretim tahminlerinin aşırı iyimser olduğunu savunarak, arz tarafındaki daralmanın beklenenden daha belirgin olabileceğine işaret ediyor.

Maliyet cephesinde ise “all-in sustaining cost” (AISC) olarak adlandırılan toplam sürdürülebilir maliyetlerin yüzde 3 artışla ons başına yaklaşık 1.600 dolara çıkması bekleniyor. Bu seviye de piyasa ortalamalarının bir miktar üzerinde.


Üreticiler İçin Kârlılık Patlaması

Yükselen fiyat ortamına rağmen maliyet artışlarının sınırlı kalması, madencilik şirketleri için ciddi bir kârlılık artışı anlamına geliyor. Bank of America, sektör genelinde EBITDA’nın 2026 yılında yüzde 41 artarak yaklaşık 65 milyar dolara ulaşacağını öngörüyor.

Bu tablo, altın fiyatlarındaki yükselişin hisse performansları ve sektör bilançoları üzerindeki etkisini de güçlendiriyor.


Sadece Altın Değil: Diğer Değerli Metaller de Güçlü

BofA’nın 2026 için ortalama (reel) ons altın beklentisi 4.538 dolar seviyesinde. Bununla birlikte banka, gümüş, platin ve paladyum fiyatlarında da yukarı yönlü bir eğilim bekliyor.

Bu yaklaşım, Bank of America’nın değerli metallere yönelik genel görünümünün “yapıcı” olduğunu, ancak odağın en güçlü şekilde altın üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor.


Talep Cephesi: Kimler Hâlâ Oyunda Değil?

BofA analizinde talep tarafı da önemli bir yer tutuyor. Bankaya göre, altın boğa piyasaları genellikle fiyat yükseldiği için değil, yükselişi tetikleyen faktörler ortadan kalktığında sona eriyor.

Mevcut durumda piyasa “teknik olarak aşırı alımda” görünse bile, hâlâ “yetersiz yatırım yapılmış” bir yapıya sahip. Özellikle bazı yatırımcı gruplarının altına anlamlı ölçüde girmediği vurgulanıyor.


ETF’ler ve Bireysel Yatırımcılar Önde

BofA’ya göre bireysel yatırımcı talebi son aylarda belirgin şekilde arttı. 2025 yılında altına dayalı ETF’lere girişlerin, 2020’den bu yana en yüksek seviyeye ulaşması bekleniyor.

Buna karşın yüksek servet grubundaki profesyonel yatırımcılar, portföylerinin ortalama sadece yüzde 0,5’ini altına ayırıyor. Oysa altının küresel finansal varlıklar içindeki payı yaklaşık yüzde 4 seviyesinde.


Merkez Bankaları Talebi Sürdürürse…

Bank of America, merkez bankalarının da altın piyasasında belirleyici olmaya devam edeceğini öngörüyor. Bankanın modeline göre, merkez bankaları 2025 itibarıyla altın varlıklarını ABD tahvillerinin üzerine taşımış durumda.

Altın, toplam merkez bankası rezervlerinin yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor. BofA’ya göre “optimum” altın oranı ise yüzde 30 civarında. Bu da resmi sektör kaynaklı talebin hâlâ önemli bir genişleme alanı olduğunu gösteriyor.


Faiz İndirimi Döngüleri Altını Destekliyor

ABD para politikasına da dikkat çeken banka, enflasyon yüzde 2’nin üzerindeyken başlayan gevşeme döngülerinde altının ortalama yüzde 13 değer kazandığını hatırlatıyor.

Burada kritik olan, her toplantıda faiz indirimi yapılması değil; faiz yönünün aşağı dönmesi.


Sonuç: Yapısal Destek Güçlü

Bank of America’ya göre altın, sadece kısa vadeli manşetlerle değil; arz daralması, maliyet dinamikleri, yatırımcı ilgisi ve merkez bankası talebi gibi yapısal faktörlerle destekleniyor.

Bu çerçevede 6.000 dolarlık hedef, bankanın gözünde “uç bir senaryo” değil, mevcut eğilimlerin devamı halinde ulaşılabilir bir seviye olarak görülüyor.


Kaynak: Bank of America analizleri

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • Gümrük Birliği’nin Geleceği Tartışılıyor: AB’nin Yeni Sanayi Politikası Türkiye’yi Zorluyor

    Avrupa Birliği’nin yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımı, Türkiye’nin Avrupa’daki üretim ağındaki rolünü belirsiz bir noktaya taşıdı. Türkiye’nin bu çerçevenin dışında bırakılması durumunda, otomotivden çeliğe kadar pek çok temel sektörde ciddi ekonomik maliyetlerle karşılaşılması bekleniyor. AB çevreleri ise bu risklerin azaltılması için Türkiye’nin siyasi ve ekonomik reformları gecikmeden hayata geçirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

  • İHKİB Başkan Adayı Timur Bozdemir’den Sektöre Umut Veren Açıklamalar: “Gençlerimize Yeni İş Sahaları Açacağız”

    Tekstil ve hazır giyim sektöründe bir süredir hissedilen durağanlık, İHKİB seçim süreciyle birlikte yerini daha güçlü çıkışlara bırakıyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği başkanlığı için adaylığını duyuran Dr. Timur Bozdemir, son dönemde bazı üreticilerin yatırımlarını yurt dışına kaydırmasına dikkat çekerek sektör adına kararlı bir duruş sergiledi.

  • Güvenli Liman Arayışı Hızlandı: Altın Fiyatları Rekor Kırıyor

    Küresel ölçekte artan belirsizlikler ve altın fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşması, yatırımcıları emtiaya yöneltti. Son 5 ayda vatandaşlar yaklaşık 13 milyar dolar tutarında emtia yatırımı yaptı. Bankalar, emtia piyasasındaki yükselişin devam edeceğini ve altın fiyatlarının 6 bin dolar seviyesinin üzerine çıkabileceğini öngörürken, şirketler de yatırımlarını bu alana kaydırmaya başladı.

  • BlackRock Türk Hisselerine Dönüş Yaptı: “Piyasada Dönüş Sinyalleri Var”

    Dünyanın en büyük varlık yöneticilerinden BlackRock, uzun süredir mesafeli durduğu Türkiye hisse senedi piyasasına yeniden pozisyon almaya başladı. Şirketin en iyi performans gösteren fonlarından biri olan Frontiers Investment Trust, Türk hisselerini portföyünde yüzde 10’a yaklaştırırken, yöneticiler enflasyondaki yavaşlama ve faiz indirimlerinin olası bir piyasa dönüşüne zemin hazırladığını belirtiyor.

  • Sabancı Holding’e Akçansa Payları İçin 1,1 Milyar Dolarlık Teklif

    Sabancı Holding, Akçansa’da sahip olduğu ve sermayenin %39,72’sine denk gelen paylar için, şirket değerini 1,1 milyar dolar olarak belirleyen bir teklif aldığını duyurdu.

  • Gümüş: “Zombi Bankalar” Kaçışı mı, Yoksa Dev Bir Balon mu?

    Gümüş fiyatları, Çin bankacılık sisteminden gelen "sistemik risk" sinyalleri ve küresel fiziksel metal talebiyle 110 doları aşarak tarih yazdı. Uzmanlar ikiye bölünmüş durumda: Gümüşün "saltanatı" yeni mi başlıyor, yoksa 45 yıllık finansal felaketler tekerrür mü edecek?

  • Adam Posen: Trump’ın Ekonomi Politikalarının Bedeli Yakında Daha Net Görülecek

    Peterson Institute Başkanı Adam Posen’e göre, Donald Trump’ın ticaret ve göç politikalarının ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri henüz makro verilere tam olarak yansımış değil. Ancak bu durum, politikaların zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Posen, politika kaynaklı belirsizliğin yatırım kararlarını felç ettiğini, enflasyonist baskıların gecikmeli olarak biriktiğini ve 2026’ya girerken “stagflasyon benzeri” bir tablonun daha görünür hale geleceğini savunuyor.

  • ECB’den Euro Uyarısı: Kur Güçlenirse Faiz İndirimi Gündeme Gelebilir

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi üyesi ve Avusturya Merkez Bankası Başkanı Martin Kocher, eurodaki değer artışının enflasyon görünümünü aşağı çekmesi halinde ECB’nin yeni bir faiz indirimi seçeneğini değerlendirmek zorunda kalabileceğini söyledi. Kocher’e göre son dönemde eurodaki yükseliş “ılımlı” düzeyde kalsa da, kurdaki kalıcı ve güçlü bir artış para politikasını doğrudan etkileyebilir.

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?: Zirve Sonrası Konsolidasyon ve Trend Beklentileri

    Borsa İstanbul, 2026 yılına oldukça güçlü bir giriş yaparak Ocak ayının son haftasında 13.262 puan ile tarihi zirvesini yeniledi. Paylaştığınız raporlar ışığında; piyasanın bu sert yükselişin ardından bir "soluklanma" ve "teknik düzeltme" evresine girdiğini söylemek mümkün. Üç kurumun da ortaklaştığı temel nokta, bu geri çekilmelerin ana yükseliş trendini bozmayan, aksine sağlıklı bir piyasa yapısı için gereken doğal bir denge arayışı olduğudur.

  • SABAH Raporu:  Nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik… #DXY

    Basitçe alsan alınmıyor, satsan satılmıyor! Belki de yatırımcılar açısından da en zor dönemlerden birine girmiş olduğumuzu söylemem gerekiyor.

  • Dünya Bankası Raporu: Gelişmekte Olan Ekonomiler Potansiyellerine Ulaşamadı

    Dünya Bankası’nın yeni çalışmasına göre, “gelişmekte olan piyasa” olarak sınıflandırılan ülkeler, son on yıllarda sahip oldukları avantajlara rağmen ekonomik potansiyellerini tam olarak hayata geçiremedi. Raporda, kişi başına yatırım artışının keskin biçimde yavaşladığına dikkat çekilirken, en başarılı örneklerin diğer ülkeler için önemli dersler sunduğu vurgulandı.

  • Teknoloji Devlerinin Yapay Zeka Borçlanması Tahvil Piyasasını Rehin Aldı

    Yapay zeka (AI) çılgınlığı sadece hisse senedi piyasalarını değil, dünyanın en güvenli varlıkları olarak kabul edilen ABD kurumsal tahvil piyasasını da dönüştürüyor. Apollo Global Management ve Morgan Stanley’nin son verilerine göre, teknoloji devlerinin devasa veri merkezi yatırımları için borçlanma atağı, tahvil piyasasını "tek bir makro bahse" mahkûm etme riski taşıyor.

  • Erdoğan ve Trump’tan Kritik Telefon Görüşmesi: Suriye ve Gazze İçin Eşgüdüm Arayışı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptıkları telefon görüşmesinde Gazze’nin savaş sonrası yönetimi ve Suriye’deki kırılgan geçiş süreci konusunda politikalarını eşgüdümleme kararı aldı. Görüşme, Ankara ile Washington arasında bölgesel önceliklerin yeniden hizalanmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Benzer Haberler