Sosyal Medya

Genel

Fatih Keresteci: Sırada Gıda Emtiaları mı Var?

Kıymetli metallerden sanayi metallere, enerjiden doğal gaza kadar birçok varlık sınıfında sert fiyat artışları yaşanırken, Peninsula Corporate Finance Yönetici Direktörü Fatih Keresteci’ye göre asıl mesele emtia fiyatları değil, ABD dolarının rezerv para niteliğini kaybetmesi. Keresteci, küresel para sisteminde yaşanan yapısal kırılmanın, bir sonraki dalgada tarımsal emtiaları ve reel varlıkları öne çıkarabileceğini savunuyor.

Fatih Keresteci: Sırada Gıda Emtiaları mı Var?

Özet:


Kıymetli metallerden sanayi metallere, enerjiden doğal gaza kadar birçok varlık sınıfında sert fiyat artışları yaşanırken, Peninsula Corporate Finance Yönetici Direktörü Fatih Keresteci’ye göre asıl mesele emtia fiyatları değil, ABD dolarının rezerv para niteliğini kaybetmesi. Keresteci, küresel para sisteminde yaşanan yapısal kırılmanın, bir sonraki dalgada tarımsal emtiaları ve reel varlıkları öne çıkarabileceğini savunuyor.


Son dönemde finansal piyasalarda neredeyse her şeyin fiyatı hızla yükseliyor. Kıymetli metallerdeki artış artık şaşırtıcı değil. Endüstriyel metaller bu trende katıldı, doğal gaz fiyatları da son günlerde sert şekilde yukarı geldi. Her bir fiyat hareketi için ayrı gerekçeler bulmak mümkün. Ancak Fatih Keresteci’ye göre asıl büyük resim çoğu zaman gözden kaçıyor.

Yen Sert Yükseldi: “Kur Kontrolü” Müdahale Spekülasyonlarını Alevlendirdi

“Sorun emtialar değil, dolar”

Keresteci, yaklaşık bir yıldır ABD dolarının “terazi” özelliğini kaybettiğine dikkat çekiyor. Uzun yıllar boyunca küresel rezerv para olan dolar, tüm varlıkların fiyatlanmasında referans noktasıydı. Ancak bugün gelinen noktada doların fiilen bir değer aşınması, hatta teknik anlamda bir devalüasyon süreci yaşadığını savunuyor.

Bu durumun çoğu yatırımcı tarafından geç fark edilmesinin nedeni ise döviz kurlarının tamamının sorunlu olması. Keresteci’ye göre sorun sadece dolar değil; tüm sistem “fiat money”, yani itibari para düzeninin baskı altında olması.

Fiat para sistemi sarsılıyor

İtibari para, herhangi bir fiziksel emtiaya endeksli olmayan ve değerini devlet otoritesinden alan para birimi olarak tanımlanıyor. Ancak küresel ölçekte “kural bazlı düzenin çöktüğü”, “eski dünya düzeninin geride kaldığı” ve “gücün hukukun önüne geçtiği” bir ortamda, devlet otoritesinin kendisi de sorgulanır hale geliyor.

Keresteci, Davos’ta geçen hafta yapılan görüşmelerin de bu kırılmayı teyit ettiğini belirtiyor. Küresel düzen değişirken, paranın dayandığı “hükümet gücü” kavramı da zayıflıyor. Bu da fiat para sistemini doğrudan sarsıyor.

Yeni değer saklama araçları öne çıkıyor

Bu çerçevede Keresteci, “fiziksel bir emtiaya endeksli olmayan para” tanımının yeniden yazılması gerektiğini savunuyor. Ona göre artık yeni bir para sistemi değilse bile, en azından yeni değer saklama araçları öne çıkıyor.

Altın, gümüş, bakır, nikel ve doğal gaz gibi emtiaların dolar bazında yükselmesi bu nedenle tesadüf değil. Sorunun kaynağı emtia kıtlığı kadar, doların satın alma gücündeki erime.

Peki sırada ne var? Tarımsal emtialar mı?

Keresteci’nin dikkat çektiği kritik nokta ise tarımsal ürünlerin henüz bu eğilime tam olarak eşlik etmemesi. Gümüş yenmez, ancak buğday, arpa, sebze ve meyve hayati öneme sahiptir. Finansal varlıklar kadar temel gıda ürünleri de birer stratejik değer haline geliyor.

Bu nedenle analiz şu soruyla tamamlanıyor: “What’s in it for me?”
Yani yatırımcı için bunun anlamı ne?

Finansal değil, reel varlık vurgusu

Fatih Keresteci’ye göre, finansal yatırımcılar tarımsal emtia kontratlarını değerlendirebilir. Finansal piyasalarda yer almayanlar içinse mesaj daha net: tarla, bahçe, fidanlık, zeytinlik gibi reel varlıklara yönelmekte gecikilmemeli.

Küresel para sisteminde yaşanan bu paradigmatik kırılma, yalnızca portföyleri değil, uzun vadeli servet koruma anlayışını da yeniden şekillendiriyor.


Kaynak: Peninsula Corporate Finance Yönetici Direktörü Fatih Keresteci’nin LinkedIn paylaşımı

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler