Genel
Oxfam: Milyarderler Hiç Olmadıkları Kadar Zengin ve Siyaset Üzerindeki Etkileri Orantısız
Oxfam’ın yayımladığı son rapora göre milyarderlerin toplam serveti rekor kırarak 18,3 trilyon dolara ulaştı. Yardım kuruluşu, süper zenginlerin yalnızca ekonomik değil, siyasal ve medya gücü üzerinde de “orantısız” bir etki kurduğunu, bunun ise eşitsizliği derinleştirerek yoksullukla mücadeleyi sekteye uğrattığını vurguluyor.
Özet:
Oxfam’ın yayımladığı son rapora göre milyarderlerin toplam serveti rekor kırarak 18,3 trilyon dolara ulaştı. Yardım kuruluşu, süper zenginlerin yalnızca ekonomik değil, siyasal ve medya gücü üzerinde de “orantısız” bir etki kurduğunu, bunun ise eşitsizliği derinleştirerek yoksullukla mücadeleyi sekteye uğrattığını vurguluyor.
Milyarder Serveti Rekor Seviyede
Oxfam tarafından pazartesi günü yayımlanan rapora göre, dünyadaki milyarderlerin toplam serveti 18,3 trilyon dolara yükseldi. 2024 itibarıyla milyarder sayısı 3.000’in üzerine çıkarken, bu grubun toplam serveti bir yılda %16 artarak 2,5 trilyon dolar büyüdü.
Raporda, milyarderlerin servetinin 2020’den bu yana %81 arttığı belirtilirken, son yıllar “milyarderler için son derece iyi bir dönem” olarak tanımlandı.
Yoksulluk Azalmıyor, Eşitsizlik Derinleşiyor
Oxfam’a göre servet artışı zirve yaparken, küresel yoksullukta ilerleme duraksadı. Yardım kuruluşu, yoksulluk oranlarının 2019 seviyelerine yakın kaldığını, gelir dağılımındaki bozulmanın ise hızlandığını vurguladı.
Oxfam İcra Direktörü Amitabh Behar, raporda yer alan değerlendirmesinde, “Süper zenginlerin siyaset, ekonomi ve medya üzerindeki aşırı etkisi eşitsizliği derinleştirdi ve bizi yoksullukla mücadelede ciddi biçimde raydan çıkardı” ifadelerini kullandı.
Servet, Siyasi Güce Dönüşüyor
Raporda, süper zenginlerin servetlerini siyasi nüfuz ve medya sahipliği yoluyla güce dönüştürdüğüne dikkat çekildi. Örnek olarak, milyarder Elon Musk’ın 2025 başında ABD yönetimiyle kurduğu yakın ilişkilere, Jeff Bezos’un The Washington Post’un sahibi olmasına ve Fransız milyarder Vincent Bolloré’nin CNews’i satın almasına atıf yapıldı.
Raporun başlığı ise bu durumu net biçimde özetliyor: “Zenginlerin İktidarına Direnmek: Milyarder Gücünden Özgürlüğü Korumak.”
Davos Gündemi ve Küresel Siyasi Riskler
Oxfam, 2014’ten bu yana her yıl eşitsizlik raporlarını World Economic Forum’un Davos toplantılarıyla eş zamanlı yayımlıyor. Bu yılki toplantıya yaklaşık 65 devlet başkanı ve 850 CEO katılırken, Donald Trump’ın çarşamba günü katılımcılara hitap etmesi bekleniyor.
Geçen yıl Oxfam, önümüzdeki on yıl içinde dünyada en az beş “trilyoner” ortaya çıkabileceğini öngörmüş ve küresel vergi reformu çağrısında bulunmuştu.
Behar, “Zenginlerle geri kalanlar arasındaki uçurum, son derece tehlikeli ve sürdürülemez bir siyasi boşluk yaratıyor” diyerek, hükümetlerin elit kesimi kollayan politikalar izlediğini savundu.
ABD Örneği: Vergi İndirimleri ve Geçim Krizi
Raporda, 2025’te Trump yönetiminin çıkardığı ve kamuoyunda “big beautiful bill” olarak anılan düzenlemeyle, yıllık geliri 1 milyon doların üzerinde olanların yaklaşık %3 ek gelir artışı elde ettiğine dikkat çekildi.
Buna karşılık, Ludwig Institute for Shared Economic Prosperity’nin 2023 tarihli raporuna göre, Amerikalıların büyük bölümü artık “asgari bir yaşam kalitesini” karşılayamaz durumda. ABD nüfus sayımı verilerine göre, 2024’te nüfusun yaklaşık %10’u yoksulluk sınırının altında yaşadı.
Küresel Protestolar ve Yardım Kesintileri
Oxfam raporu, artan eşitsizliğin toplumsal gerilimleri tetiklediğini de vurguluyor. Kuruluşa göre geçen yıl 68 ülkede 140’tan fazla büyük hükümet karşıtı protesto yaşandı ve bu eylemler çoğu zaman şiddetle bastırıldı. İran’da ise geçen ay başlayan ekonomik kriz protestolarında 2.500’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Behar, “Ekonomik yoksulluk açlık yaratır, siyasi yoksulluk ise öfke” değerlendirmesinde bulundu.
Raporda ayrıca, zengin ülkelerin dış yardımları geçmişe kıyasla daha hızlı ve daha sert biçimde kestiği, bu eğilimin sürmesi halinde 2030’a kadar 14 milyon ek ölüm riski doğabileceği uyarısı yer aldı.
Oxfam’ın Çağrısı
Oxfam, hükümetlere şu çağrılarda bulundu:
-
Ulusal eşitsizlikle mücadele planlarının hazırlanması
-
Süper zenginlerin daha etkin biçimde vergilendirilmesi
-
Servet ile siyaset arasında daha güçlü “güvenlik duvarları” kurulması
-
İfade özgürlüğünün daha güçlü biçimde korunması
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]



