Sosyal Medya

Genel

Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

Özet:


İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.


Piyasaların Bildiği Risk: Hürmüz Boğazı

On yıllardır İran, küresel jeopolitik risklerin merkezinde yer alıyor. Petrol piyasalarında en çok korkulan senaryo, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışını aksatması. Son dönemde askeri gerilim ihtimali yeniden gündeme gelse de, Blas’a göre bu tür riskler çoğu zaman piyasaları ürkütse de fiili arz kesintisine nadiren yol açıyor.

Buna karşılık, çok daha “sıradan” görünen bir risk — petrol sektöründe çalışan işçilerin greve gitmesi — tarihsel olarak çok daha yıkıcı sonuçlar doğurdu.


İran Petrol Üretimi Zirvede Ama Kırılgan

İran bugün, ham petrol ile kondensat ve doğal gaz sıvıları dahil olmak üzere günlük yaklaşık 5 milyon varil üretim yapıyor. Bu seviye, 46 yılın en yüksek düzeylerinden biri. Ancak bu güçlü üretim görünümünün altında ciddi bir sosyo-ekonomik kırılganlık yatıyor.

https://mandalaprojects.com/ice/ice-cases/images/iranoilfields.jpg
https://www.eia.gov/todayinenergy/images/2021.08.12/main.svg
https://image.cnbcfm.com/api/v1/image/108162405-1750689685731-108162405-1750681542505-gettyimages-1241742205-nikoubazl-iranmili190430_npxNQ.jpg?v=1750689747

Son protesto dalgası, devletin sert müdahalesiyle kontrol altına alınmış olsa da, İran’ın yapısal sorunları çözülmüş değil. Enflasyonun %50’ye yaklaşması, İran riyalindeki hızlı değer kaybı ve artan işsizlik, huzursuzluğu beslemeye devam ediyor.


Trump Cephesi: Askeri Risk Geri Planda

ABD Başkanı Donald Trump, Ocak ayı ortasında yaptığı açıklamada İran’daki şiddetin durduğuna dair bilgi aldıklarını söyledi ve askeri seçeneği “izlemeye devam edeceğini” belirtti. Bu açıklamalar, kısa vadede askeri bir saldırı riskinin azaldığına işaret etti.

Ancak Blas’a göre bu “kapanış” yanıltıcı. Zira askeri tansiyon düşse bile, ekonomik kriz çözülemediği sürece toplumsal huzursuzluk ve bunun petrol sahalarına yansıma riski ortadan kalkmıyor.


Asıl Sorun: Ekonomi ve Yönetim Yapısı

Yazar, İran’daki temel sorunun yalnızca yaptırımlar ya da düşük petrol fiyatları olmadığını vurguluyor. Asıl problem, giderek daha yolsuzlukla iç içe geçmiş, militarize olmuş bir ekonomik yapı.

İran’ın dini lideri Ali Khamenei’ye yakın çevre ile Islamic Revolutionary Guards Corps (Devrim Muhafızları), ekonominin büyük bir bölümünü kontrol ediyor. Bu yapı değişmeden, yani köklü bir siyasi dönüşüm yaşanmadan, ekonomik reformun mümkün olmadığı görüşü dile getiriliyor.

Tel Aviv merkezli Institute for National Security Studies’ten İran uzmanı Raz Zimmt’e göre ülke, “aralıklı ama süreklilik taşıyan bir sivil itaatsizlik döneminin başlangıcında” olabilir.


Grevler Daha Önce Tarihi Sonuçlar Doğurdu

İran tarihinde işçi grevlerinin etkisi hafife alınmamalı. 1978’de petrol işçilerinin greve gitmesi, İran petrol üretiminin birkaç hafta içinde yaklaşık %80 çökmesine yol açtı. Bu, tarihteki en büyük petrol arz kesintisi olarak kayıtlara geçti ve 1979 Devrimi’nin önünü açtı.

Son dönemde, sürgündeki Şah’ın oğlu Reza Pahlavi de protestoculara çağrıda bulunarak, özellikle petrol, gaz, enerji ve ulaştırma sektörlerinde çalışanları ülke çapında greve davet etti.


Bugün Neden Daha Zor?

Blas, bugünkü İran ile 1978 İran’ı arasında önemli farklar olduğuna dikkat çekiyor. Devrim Muhafızları artık petrol ve gaz altyapısının bazı bölümlerine doğrudan sahip. Güvenlik aygıtı, ülkenin en büyük petrol sahalarının bulunduğu Huzistan ve Kohgiluyeh-Boyer Ahmed eyaletlerinde sıkı bir kontrol uyguluyor.

Ayrıca petrol sektöründeki pek çok çalışan, düşük güvenceli sözleşmeli işçilerden oluşuyor. Bu da ani ve kitlesel bir greve katılımı kısa vadede zorlaştırıyor.


Düşük Olasılık, Yüksek Etki

Bugün İran petrol sahalarında büyük çaplı bir iç karışıklık ihtimali düşük görünüyor. Ancak gerçekleşmesi halinde etkisi son derece büyük olabilir. Üstelik bu risk, Washington’un kontrolü dışında.

ABD yönetimi, askeri operasyonları enerji altyapısını hedef almadan sınırlayabilir. Nitekim daha önce İsrail ve İran’a enerji tesislerine saldırmama çağrısı yapılmıştı. Ancak sokaktaki protestoları ya da petrol sahalarındaki işçilerin davranışlarını kontrol etmek mümkün değil.


Sonuç: Bombalardan Çok İşçilere Dikkat

Javier Blas’ın vardığı sonuç net: İran petrolü açısından en büyük risk, savaş uçakları ya da füzeler değil. Asıl izlenmesi gereken, petrol sahalarındaki işçilerin ruh hali ve ekonomik krizin toplumsal yansımaları. Tarih, bu “sessiz” riskin piyasalar için çok daha yıkıcı olabileceğini gösteriyor.


Kaynak: Bloomberg Opinion – Javier Blas

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • Konut ve Arsa Satışlarında Dolandırıcılığa Son: Taşınmaz Satışlarında Blokeli Ödeme Sistemi Başlıyor

    Ticaret Bakanlığı, gayrimenkul alım-satım işlemlerinde uzun süredir tartışma konusu olan ödeme güvenliği sorununu ortadan kaldıracak önemli bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Bakanlık tarafından yapılan değişiklikle, ikinci el araç satışlarında uygulanan Güvenli Ödeme Sistemi, 1 Mayıs 2026 itibarıyla konut, arsa ve tüm taşınmaz satışlarında zorunlu hale getirilecek.

  • İstanbul Valiliği Buzlanma ve Don Tehlikesine Karşı Uyardı: “Olumsuzluklara Karşı Dikkatli ve Tedbirli Olunması Gerekmektedir”

    İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada, "İl genelinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, kent genelinde yağmur ile karla karışık yağışların etkisini sürdüreceği belirtilerek, özellikle buzlanma ve don riskine karşı vatandaşların uyarıldığı aktarıldı.

  • Tarım Sektörünün İhracattaki Payı Yüzde 15,3’e Ulaştı

    Tarım sektörü, 2025 yılında 36,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Bu rakamın içinde mobilya, kağıt ve orman ürünleri de yer aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sektörün ihracatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 0,6 artış göstererek 36,4 milyar doların üzerine çıktı. Tarım sektörünün toplam ihracattaki payı ise yüzde 15,3 olarak kaydedildi.

  • Trump’ın Tarife Tehdidi Almanya Otomotiv Hisselerini Sarsıyor: Mercedes ve BMW Hisselerini Etkiledi

    ABD Başkanı Donald Trump’ın, Grönland konusundaki taleplerine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine yönelik tarife tehditleri, Almanya’da özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir dalgalanmaya yol açtı. Frankfurt Borsası’nda işlem gören önde gelen Alman otomobil üreticilerinin hisseleri, yatırımcıların artan endişeleriyle birlikte keskin değer kayıpları yaşadı. Buna göre, Mercedes-Benz hisseleri %2,7, BMW %3,35, Porsche %2,88 ve Volkswagen %3,64 oranında düştü.

  • Garanti BBVA Portföy’den Rekor Büyüklük: Yatırımcı Güveniyle 1 Trilyon Lira

    Garanti BBVA Portföy, yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğünün 1 trilyon lirayı geçtiğini açıkladı. Bankadan yapılan bilgilendirmeye göre, 15 Ocak tarihli TEFAS verilerine göre, şirketin portföy yönetimindeki yatırım fonlarının toplam değeri 1 trilyon lirayı aşarak sektörde önemli bir dönüm noktasına ulaştı.

  • Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Kasım’da Azaldı

    Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, Kasım ayı itibarıyla bir önceki aya göre %1,3 azalarak 163,7 milyar dolar seviyesine geriledi.

  • Japonya’nın İlk Kadın Başbakanı Takaichi, Erken Seçime Gidiyor

    Ekim ayında Japonya’nın ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi’den dikkat çeken bir adım geldi. Japon Başbakan Takaichi, bugün yaptığı açıklamada erken seçim kararı aldığını duyurdu. Kendisinin Liberal Demokrat Parti’deki (LDP) lider değişikliği sonucunda başbakan olduğunu ve Japonya Inovasyon Partisi (JIP) ile yeni bir koalisyon hükümeti kurduğunu hatırlatan Takaichi, "Bu kapsamda uygulayacağımız politikaların çoğu, LDP’nin son Temsilciler Meclisi seçimlerindeki kampanya vaatleri arasında yer almamıştı" dedi.

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

Benzer Haberler