Sosyal Medya

Genel

Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

Özet:

En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

https://ankahaber.net/public/upload/Haber/285691/285691_76710.png

1️⃣ Siyasi Polemik: “Uzun Yaşıyorlar” Gerekçesi

En düşük emekli aylığının 20 bin lirada kalması, asgari ücretin ise 28 bin 75 liraya yükselmesiyle birlikte dar gelirli kesimin durumu Türkiye’nin ana gündem maddesi haline geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde CHP’nin en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması ve asgari ücretin 39 bin lira olması yönündeki teklifinin reddedilmesinin ardından, iktidar cephesinden gelen açıklamalar tartışmayı daha da sertleştirdi.

AKP Uşak Milletvekili İsmail Güneş, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada düşük emekli maaşlarını, emekli sayısındaki artış ve yaşam süresinin uzamasıyla gerekçelendirdi. Güneş, emeklilerin daha uzun yaşadığını, bunun da sosyal güvenlik sistemi üzerinde baskı yarattığını savundu.

Bu açıklamalar, daha önce SGK Başkanı Raci Kaya’nın benzer yöndeki sözlerini hatırlatırken, kamuoyunda “emekli maaşları uzun yaşamın bedeli mi?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

CHP cephesinden tepkiler gecikmedi. CHP’li Veli Ağbaba, “Emekliler uzun yaşıyor demek çok ayıp” derken, CHP Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı ise “Bu mantıkla emekliler erken mi ölsün?” sözleriyle sert çıktı.


2️⃣ Siyasi Söylemin Diğer Ucu: “Şükür” Tavsiyesi

Tartışma yalnızca Meclis’le sınırlı kalmadı. MHP Aydın İl Başkanı Haluk Alıcık, bir ilçe ziyaretinde emeklilerin maaş yetersizliğinden şikâyet etmesini “şükürsüzlük” olarak niteledi.

Alıcık, maaşların yetersiz olduğunu kabul etmekle birlikte, çözümün doğrudan gelir artışından değil “paranın gücünün artırılmasından” geçtiğini savundu. Bu açıklama, sosyal medyada ve kamuoyunda “geçim sıkıntısına ahlaki öğüt” eleştirilerine yol açtı.


3️⃣ Gerçekten Daha mı Uzun Yaşıyoruz?

Siyasi söylemlerin aksine, Türkiye’de yaşam süresine ilişkin tablo sanıldığı kadar net değil. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de ortalama yaşam süresi uzun vadede artış eğiliminde olsa da, bu artış kesintisiz değil.

  • 2019–2021 döneminde ortalama yaşam süresi 77,7 yıldı.

  • Pandemi etkisiyle 2020–2022 döneminde 77,5 yıla geriledi.

  • En güncel hayat tablolarına göre (2022–2024) yeniden yükselerek 78,1 yıla çıktı.

Cinsiyet farkı ise dikkat çekici:

  • Kadınlar ortalama 80,7 yıl,

  • Erkekler 75,5 yıl yaşıyor.

Eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresi artıyor; düşük gelirli ve düşük eğitimli kesimlerde ise tablo daha kırılgan. Yani “ortalama” uzasa da, bu artış toplumun tüm kesimlerine eşit yansımıyor.


4️⃣ Asıl Görünmeyen Risk: Düşük Gelir Kıskacında Yetersiz Beslenme

Emekliler açısından asıl tehlike, uzun yaşamak değil; yoksulluk nedeniyle sağlıksız yaşamak. Açlık sınırının altında kalan emekli maaşları, ileri yaştaki nüfusun beslenme düzenini kökten değiştiriyor.

Akademik çalışmalar ve emekli derneklerinin saha araştırmaları, emeklilerin giderek karbonhidrat ağırlıklı ve düşük kaliteli gıdalara yöneldiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar bu durumu “gizli açlık” olarak tanımlıyor: Karın doyuyor, ama vücut temel besin öğelerinden mahrum kalıyor.


5️⃣ Tabağın Boşalması: Saha Verileri Ne Diyor?

2025–2026 dönemini kapsayan araştırmalara göre:

  • Emeklilerin %65’inden fazlası, et, süt ve yumurta gibi protein kaynaklarını ciddi biçimde azalttı.

  • Günlük öğün sayısı birçok hanede ikiye düştü.

  • Özellikle akşam öğünleri “geçiştirme” şeklinde tüketiliyor.

Bu tablo, kısa vadede bütçeyi dengelemeye yarıyor gibi görünse de, uzun vadede ciddi sağlık maliyetleri yaratıyor.


6️⃣ Tıbbi Boyut: Sarkopeni ve Bağışıklık Çöküşü

Beslenme yetersizliği yaşlılarda yalnızca kilo kaybı anlamına gelmiyor.

  • Kas kaybı (sarkopeni): Yetersiz protein alımı, kas kütlesinin hızla azalmasına yol açıyor. Bu durum düşmeler, kırıklar ve kalıcı sakatlık riskini artırıyor.

  • Kırılganlık sendromu: Bağışıklık sistemi zayıflıyor; basit enfeksiyonlar bile hastane yatışına dönüşebiliyor.

Uzmanlara göre bu tablo, kısa vadede emekli maaşlarından “tasarruf” sağlıyor gibi görünse de, uzun vadede SGK ve kamu sağlık harcamalarını artırıyor.


7️⃣ “Emekli Enflasyonu” Gerçeği

Ekonomi çevrelerinde giderek daha sık dile getirilen bir kavram var: Emekli enflasyonu. Emekli bütçesinin %40–50’si doğrudan gıdaya gidiyor. Bu nedenle gıda fiyatlarındaki her artış, emekliler için TÜİK ortalamasından çok daha yıkıcı etki yaratıyor.

Bazı sosyolojik araştırmalar, emeklilerin pazar sonlarında satılan veya çöpe ayrılan ezik–çürük ürünlere yöneldiğini, bunun da gıda zehirlenmesi ve kronik mide–bağırsak hastalıkları riskini artırdığını gösteriyor.


8️⃣ Küresel Karşılaştırma: Türkiye Nerede Duruyor?

World Health Organization ve OECD raporlarına göre, gelişmiş ülkelerde yaşlı yetersiz beslenmesi daha çok yalnızlık ve sosyal izolasyon kaynaklı. Türkiye gibi ülkelerde ise temel sorun ekonomik erişim.

Türkiye’de emekliler, gıda alabilmek için ısınma, ilaç veya sağlık harcamalarından kısmak zorunda kalıyor. Bu da uzun yaşamın, sağlıklı yaşam anlamına gelmediğini açık biçimde ortaya koyuyor.


Genel Değerlendirme

“Emekliler uzun yaşıyor” söylemi, sorunun özünü perdeleyen bir siyasi savunma olarak öne çıkıyor. Veriler ise farklı bir tabloya işaret ediyor: Emekliler daha uzun yaşasa bile, daha sağlıksız, daha kırılgan ve daha yoksul yaşıyor.

Gerçek tartışma, emeklilerin neden uzun yaşadığı değil; neden insanca yaşayamadığı olmalı.


Kaynak: TBMM tutanakları, TÜİK, akademik saha araştırmaları, WHO, OECD

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • Otokar, Romanya’ya 2 Milyar Liraya Yakın Tazminat Ödeyecek

    Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, Romanya Milli Savunma Bakanlığına bağlı C.N. Romtehnica SA (Romtehnica) ile yapılan anlaşma kapsamında, yerel üretim hazırlıklarına ilişkin ara hedeflerin zamanında tamamlanamadığı ve ilk parti teslimatın gecikmesi gerekçeleriyle toplamda yaklaşık 2 milyar liralık tazminat ödemeyi kabul ettiğini açıkladı.

  • Tasarruf Söylemine Rağmen Harcamalar Zirvede: Cumhurbaşkanlığı Harcamaları 2025’te 15,8 Milyar TL’ye Ulaştı

    Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı harcamaları 15,8 milyar TL’ye ulaşarak önceki yıla kıyasla yüzde 26 oranında arttı. Harcamaların önemli bir bölümü yılın son döneminde yoğunlaşırken, yalnızca Aralık 2025’te yapılan 2,7 milyar TL’lik harcama aylık bazda rekor olarak kayıtlara geçti. Merkezi yönetim bütçe verileri, Cumhurbaşkanlığı harcamalarında son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş eğilimine işaret ediyor. Tasarruf söylemlerine karşın, kamu harcamalarının özellikle 2025’in son çeyreğinde hız kazandığı görülüyor.

  • Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. Dahil 9 Şirkete Kayyım Atandı

    Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor’un yönetimine TMSF tarafından kayyım görevlendirildi. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği, devam eden soruşturma çerçevesinde Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu 9 şirkete kayyım atanmasına hükmetti.

  • Konkordato Takip: Bir dev, çok sayıda orta ölçekli firma da kervana katıldı

    2025 yılının ekonomi basınında en sık yer alan gündem maddelerinden biri konkordato ve iflaslar. Geçen sene pandemiden bu yana rekor kırılırken, bu yılda da şirketlerde yaprak dökümü devam ediyor. Birçok uzman açısından sayı olarak patlayan konkordato ve iflaslar, ekonomide yaşandığı iddia edilen ağır çekim çözülmenin yüzeye yansıması.

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

  • ANALİZ: Wall Street Trump’ın Maceracılığını Cesaretlendiriyor

    Washington’dan gelen sert ve sarsıcı başlıklara rağmen Wall Street sakinliğini koruyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik riskler ve yeni ticaret tehditleri piyasaları kalıcı biçimde sarsmazken, güçlü risk iştahı ABD Başkanı Donald Trump’ın daha agresif ve sınırları zorlayan bir politika gündemi izlemesi için alan açıyor.

  • ABD’nin Grönland Çıkışı Ticaret Savaşını Tetikleyebilir 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik söylemleri, Avrupa Birliği ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşı riskini gündeme taşıdı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, böyle bir adımın transatlantik ekonomik ilişkileri ciddi biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, analistler olası yaptırımların piyasaları sarsabileceğini belirtiyor.

  • TCMB Rezervlerinde Ocak Coşkusu,  Yabancı Alım Yapıyor

    9 Ocak haftası verileri ve 14 Ocak tarihli analitik bilanço tahminleri, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde ve yabancı yatırımcı girişlerinde çok güçlü bir performansa işaret ediyor. Özellikle altın fiyatlarının olumlu etkisiyle birleşen döviz girişleri, rezervlerdeki iyileşmeyi kalıcı bir trende dönüştürmüş durumda. Yabancı yatırımcılar da 2026'ya Türkiye varlıkları alarak girdi. 

  • Fitch Raporu: Küresel Arz Fazlası, Jeopolitik Risklerin Önüne Geçiyor

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, petrol piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendiren kritik bir rapor yayımladı. Rapora göre, Orta Doğu ve…

  • Şişecam, 7 Yıl Vadeli 500 Milyon Dolarlık Eurobond İhracını Tamamladı

    Şişecam, uluslararası yatırımcılar ve finansal kuruluşlara yönelik olarak 7 yıl vadeli ve 500 milyon dolar tutarında bir eurobond ihracı gerçekleştirdiğini…

  • Koleksiyon Planlamasında AI Kullanımı: Veri Odaklı Tasarımın Yükselişi

    Moda dünyasında koleksiyon planlaması, yaratıcılıkla analitik düşüncenin dengeli biçimde bir araya geldiği en kritik süreçlerden biri. Günümüzde, hemen her alanda olduğu gibi, moda sektöründe de AI (Artificial Intelligence – Yapay Zeka) kullanımı git gide daha da yaygınlaşıyor. SARAR Group Yönetim Kurulu üyesi Sara Sarar, bu makalemizde, koleksiyon planlamasında yapay zeka kullanımından bahsetti.

Benzer Haberler