Sosyal Medya

Ekonomi

TÜGİS YKB İsmail Kaan Sidar: “Türk Gıda Sanayisi 2025’te 160 Milyar Dolarlık Hacmini Korudu”

TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, gıda sektörünün 2025 performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu...

TÜGİS YKB İsmail Kaan Sidar: “Türk Gıda Sanayisi 2025’te 160 Milyar Dolarlık Hacmini Korudu”

TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, gıda sektörünün 2025 performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel gerilimler ve iklimsel zorluklar sebebiyle dünya gıda fiyatlarının önceki yıla göre yüzde 4,3 yükseldiğini ifade eden Sidar, buna rağmen Türk gıda sanayisinin 160 milyar dolarlık hacmini koruduğunu belirtti. “Toplam yıllık ihracat %4,5 artarak 273,5 milyar dolara yükselirken; tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı da 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti” diyen Sidar, 2025 yılında TÜGİS’in toplam üye sayısının 121’e ulaştığını ve gıda sektöründeki temsil güçlerinin önemli ölçüde arttığını kaydetti.

TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, 2025’e ilişkin değerlendirmesinde tarımsal üretimden tedarik zincirine uzanan başlıklarda gıda sektörünün genel görünümü paylaşırken, TÜGİS’in yıl boyunca yürüttüğü çalışmaları da aktardı.

Türkiye’nin geniş ürün yelpazesi ve stratejik konumuyla gıda sektöründeki gücünü koruduğunu belirten Sidar, yerelden globale markalaşma adımlarının da hızlanarak sektörün rekabetçiliğine olumlu yansıdığını dile getirdi. Sidar, “2025 yılında yaklaşık 160 milyar dolarlık hacmini muhafaza eden gıda sektörü, ülke ekonomisindeki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Toplam yıllık ihracat %4,5 artarak 273,5 milyar dolara yükselirken; tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı da 29 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti” dedi. Yatırım teşviklerine gıda sektöründe her zaman ihtiyaç olduğunu belirten Sidar, üretimi doğrudan etkileyen kuraklık ve afet gibi risklere karşı da uyardı. Yem hammaddeleri, gübre ve akaryakıt gibi alanlarda dışa bağımlılığın döviz dalgalanmalarıyla gıda üretimini zayıflattığını kaydeden Sidar, “Yine de çiftçiler, devlet destekleri ve kendi çabalarıyla üretimi aksatmamaya gayret etti” dedi.

Et fiyatları 2025’te yükseldi

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2025 yılı Gıda Fiyat Endeksi rakamlarına da değinen Sidar, “Dünya gıda emtia fiyatları gösterge endeksinin 2025 yılında ortalama 127,2 puan olarak gerçekleştiğini ve 2024 yılı ortalamasına göre %4,3 daha yüksek kaldığını görüyoruz. Özellikle et fiyat endeksine baktığımızda, küresel ithalat talebi ve hayvan hastalıkları salgınlarıyla bağlantılı artan piyasa belirsizliğiyle 2024 seviyesinin ortalama %5,1 üzerinde gerçekleşti. Dünya genelinde sığır ve koyun eti fiyatları artmaya devam etti” ifadelerini kullandı.

“Küresel koşullar yatırım maliyetlerini de yükseltti”

Gıda sektörünün geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi ekonomik belirsizlikler ve tarımı etkileyen olumsuz iklim koşulları altında faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Sidar, “Küresel ısınma, dünyada ve ülkemizde tarımsal üretimde dalgalanmalara neden olmaya devam ediyor. Diğer yandan, 2024 yılında ivme kazanan tedarik zincirindeki toparlanmanın büyük ölçüde sürdüğünü gözlemledik. Ancak küresel ölçekte yüksek faiz oranları ve jeopolitik gerilimler yatırım maliyetlerini artırarak tarımsal üretim ve gıda sanayisine yönelik yeni yatırımları sınırlandırmayı sürdürüyor” şeklinde konuştu.

“121 üyeyle sektörel temsil gücümüzü artırdık”

2025 yılında TÜGİS’in toplam üye sayısının 121’e ulaştığını belirten Kaan Sidar, gıda sektöründeki temsil güçlerinin önemli ölçüde arttığını ifade etti. Toplu iş sözleşmesi süreçlerinde de aktif rol alarak gıda sanayisinde çalışma barışının korunmasına katkı sağladıklarını söyleyen Sidar, TÜGİS üyelerinde örgütlü işçi sendikalarıyla kesintisiz iletişim içerisinde bulunduklarını hatırlattı. Sidar açıklamalarında; “Gıda sanayisinde sürdürülebilirlik ve iş barışının temelinde güçlü sosyal diyalog yer alıyor. Bu anlayışla 2025 yılı içerisinde 14 toplu iş sözleşmesini hayata geçirdik. Bu sözleşmeler, çalışanların haklarını güvence altına alırken sektörümüzde istikrar ve verimliliğin de önemli bir dayanağını oluşturuyor” dedi.

Gıda ekosisteminde kalıcı çözümlerin ancak paydaşların birlikte hareket etmesiyle mümkün olduğuna işaret eden Kaan Sidar, yıl boyunca bu zemini güçlendirdiklerini vurguladı. Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenledikleri 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasını ele aldıklarını ifade eden Sidar, zirvede akademiden sanayiye, KOBİ’lerden STK’lara kadar geniş bir katılımcı kitlesini buluşturduklarını söyledi.

TÜGİS öncülüğünde yürütülen “Küçük Eller İçin Büyük Gelecekler: Çocuk İşçiliğine Hayır” projesine ilişkin de bilgi veren Kaan Sidar, gıda sektöründe çocuk işçiliğine karşı farkındalık oluşturmayı ve bu sorunun önüne geçmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Bu sosyal sorumluluk yaklaşımını, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan iletişim çalışmalarıyla da desteklediklerini vurgulayan Sidar, yıl içinde gerçekleştirdikleri TV konuklukları ve webinarlarla gıda sektörünün gündemindeki başlıklara ışık tuttuklarının altını çizdi.

“Gıda sanayisinin ihtiyaçlarını en üst düzeyde dile getirdik”

Gerçekleştirilen çalışmaları karar alıcılarla paylaşarak kalıcı karşılık bulmasını önemsediklerini vurgulayan Kaan Sidar, kamu kurumlarıyla yakın iletişim içinde olduklarını söyledi. 2025 yılında Cumhurbaşkanlığı makamı başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ziyaretler gerçekleştirdiklerini aktaran Sidar, “Yaptığımız görüşmelerde gıda sanayisinin güncel durumunu ve ihtiyaçlarını en üst düzeyde dile getirdik” dedi. Kamu otoriteleriyle kurdukları yapıcı diyalog sayesinde sektörün öncelik ve beklentilerini doğrudan paylaştıklarını ifade eden Sidar, merkezi yönetimin desteğiyle kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirme yönündeki çabalarının süreceğini belirtti.

“Bilimsel verilerle kamuoyunu aydınlattık”

Kaan Sidar, dezenformasyonla mücadeleyi de önemli bir gündem olarak ele aldıklarını belirterek TÜGİS Bilim Kurulu’nun gıda güvenliği konusundaki çalışmalarını aktardı. Salmonella, Aflatoksin gibi gıda kaynaklı riskler, yumurta ve et ürünlerinde hijyen uygulamaları ve ambalajın gıda güvenliğindeki rolü gibi konularda TÜGİS Bilim Kurulu aracılığıyla açıklayıcı içerikler hazırlandığını kaydetti. Sidar, “Gıdaya dair bilimsel gerçekleri doğrudan tüketiciyle paylaşarak, özellikle sosyal medyada yayılan asılsız iddialarla mücadele etmeye devam ediyoruz. Ürün içeriği, üretim süreçleri, ambalajlama ve saklama koşulları gibi konularda tüketicilerin bilgi sahibi olması, alışverişlerinde bilinçli tercihler yapmalarını ve yanıltıcı söylemlere itibar etmemelerini sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

BAKMADAN GEÇME

  • Asya Piyasaları Karışık Seyretti: ABD–Tayvan Anlaşması Sonrası Çip Hisseleri Odakta

    Asya-Pasifik borsaları, Wall Street’te çip ve banka hisseleri öncülüğünde gelen yükselişe rağmen haftanın son işlem gününde karışık bir görünüm sergiledi. ABD ile Tayvan arasında imzalanan ticaret anlaşması ve Tayvanlı çip üreticilerinin ABD’de büyük ölçekli yatırım taahhütleri, bölge genelinde yarı iletken hisselerini odağa taşıdı.

  • IMF: Küresel Ekonomi Ticaret Şoklarına Dirençli, Büyüme Beklentileri Güçlü Kalıyor

    Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, gelecek hafta açıklanacak yeni büyüme tahminlerinin küresel ekonominin ticaret şoklarına karşı dayanıklılığını koruduğunu ve büyümenin hâlâ “oldukça güçlü” seyrettiğini göstereceğini söyledi. Georgieva, jeopolitik riskler ve teknolojik dönüşümün belirsizlikleri artırdığına dikkat çekerken, birçok ülkenin yeni şoklara karşı yeterli mali tampon oluşturamadığı uyarısında bulundu.

  • HİSSE ANALİZ: Bankacılık–Sanayi Dengesi Yeniden Şekilleniyor

    Bankacılık/sanayi rasyosu son yıllarda bankacılık lehine belirgin biçimde güçlenirken, mevcut makroekonomik çerçeve sanayi hisselerinde endeks bazlı bir yükselişi desteklemiyor. 2026 yılı sanayi açısından toparlanma ve ayrışma yılı olarak öne çıkarken, bankacılık tarafında bilanço dayanıklılığı ve faiz patikasının marjlara etkisi görece gücü destekleyen ana unsur olmaya devam ediyor.

  • Volkan Korkmazer yazdı | Küresel Ekonomi ve Piyasalara Bakış: 2026’ya Girerken Temel Fay Hatları

    2026’nın ilk haftaları, küresel ekonomi ve finansal piyasalar açısından alışılmışın dışında bir tablo sunuyor. Güçlü varlık fiyatları, yoğun veri akışı ve yüksek hacimli sermaye piyasası işlemleri sürerken; jeopolitik riskler, politika belirsizlikleri ve büyümenin niteliğine ilişkin soru işaretleri daha görünür hale geliyor. Küresel sistem, giderek daha belirgin biçimde jeo-ekonomik bir çerçeveye oturuyor.

  • Güldem Atabay: Dünya Ekonomisinden Notlar 

    Küresel ekonomi yavaşlarken, Dünya Bankası verileri beklenenden daha dirençli bir tabloya işaret ediyor. Ancak bu dayanıklılık, düşük büyüme, artan politika belirsizliği ve gelişmekte olan ülkelerde derinleşen gelir kaybı ile birlikte ilerliyor. ABD’de enflasyon teknik olarak kontrol altında olsa da hissedilen hayat pahalılığı siyaseti şekillendiriyor. Çin’in rekor ticaret fazlası ise küresel dengeler açısından alarm zilleri çaldırıyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Beklenti mi; çaresizlik mi?

    Enflasyon üzerinden yaşanan tartışmalarda bildiğiniz gölge oyunu oynuyoruz. Yetkililerden reel sektör temsilcilerine kadar hep birlikte, herkesin bal gibi bildiği tartışmalı…

  • Troy Kıymetli Maden Ticaret: Altın ve Gümüşte yeni rekorlar gelecek!

    Geçen yılı tarihi rekor seviyelerde kapatan altın ve gümüş fiyatlarının 2026 yılında da yeni rekorlar kırması bekleniyor...

  • Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev: “Türkiye’de bu yıl nükleer enerjinin hayata geçirilmesi için her şeyi yapacağız” 

    Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev, geride bıraktığımız yıla ve 2026 planlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu...

  • Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

    Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

  • Elektrikli Araçlar Devrimi Geride Kaldı

    Ünlü finans yorumcusu Patrick Boyle'un videosuna dayalı kapsamlı analiz. Ford'un milyarlarca dolarlık zararı, Tesla'nın strateji değişikliği ve Çin'in batarya savaşı galibiyeti elektrikli araç pazarını kurutuyor.

  • Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı

    Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

Benzer Haberler