Sosyal Medya

Döviz

Meltemi Investment: Küresel Piyasalar 2025’i Güçlü Kazançlarla Kapattı: 2026 İçin Temkinli İyimserlik

Küresel piyasalar, 2025 yılı boyunca yaşanan sert dalgalanmalara rağmen, güçlü yapısal temaların desteğiyle yılı kayda değer kazançlarla tamamladı. ABD dışındaki gelişmiş ülke borsaları çift haneli getiriler sağlarken, yatırımcıların ABD dışı varlıklara yönelmesi Avrupa piyasalarında güçlü bir ralliye yol açtı. Gelişmekte olan piyasalarda ise seçici ve dönemsel olarak güçlü performanslar öne çıktı.

Meltemi Investment: Küresel Piyasalar 2025’i Güçlü Kazançlarla Kapattı: 2026 İçin Temkinli İyimserlik

Özet:
Küresel piyasalar, 2025 yılı boyunca yaşanan sert dalgalanmalara rağmen, güçlü yapısal temaların desteğiyle yılı kayda değer kazançlarla tamamladı. ABD dışındaki gelişmiş ülke borsaları çift haneli getiriler sağlarken, yatırımcıların ABD dışı varlıklara yönelmesi Avrupa piyasalarında güçlü bir ralliye yol açtı. Gelişmekte olan piyasalarda ise seçici ve dönemsel olarak güçlü performanslar öne çıktı.


2025: Dalgalı başlangıç, güçlü kapanış

2025 yılına oldukça dalgalı bir başlangıç yapan küresel piyasalar, yılın ilerleyen dönemlerinde toparlanarak pozitif bir görünüm sergiledi. ABD hisse senedi endeksleri, ticaret gerilimlerinin azalması ve şirket kârlılıklarının dayanıklılığını koruması sayesinde yılı artıda kapattı.

S&P 500 endeksi, yılın ilerleyen aylarında yeni zirvelere ulaşırken, Nisan ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın “Liberation Day” kapsamında açıkladığı gümrük vergisi paketi kısa süreli bir şok yarattı. Bu açıklamanın ardından endeks birkaç gün içinde yaklaşık yüzde 15’e varan sert bir düşüş yaşadı. Ancak bu tedirginlik, önce ticaret müzakerelerinin yeniden gündeme gelmesiyle, ardından ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle yatıştı.

Yılın sonunda Fed, toplamda üç kez ve her biri 25 baz puan olmak üzere faiz indirimi gerçekleştirdi. Bu adımlar, finansal koşulların yeniden gevşemesine katkı sundu.


Yapay zekâ ve kıymetli metaller öne çıktı

2025 boyunca yapay zekâ, küresel piyasalar açısından baskın tema olmayı sürdürdü. Özellikle ABD’de yapay zekâ ile bağlantılı hisseler, hisse senedi getirilerinin önemli bir bölümünü oluşturdu. Bununla birlikte, yılın en dikkat çekici yatırım alanı kıymetli metaller oldu.

Altın, 2025’te olağanüstü bir performans sergileyerek birçok geleneksel varlık sınıfını geride bıraktı. Süregelen jeopolitik belirsizlikler, artan güvenli liman talebi, enflasyon beklentileri ve merkez bankalarının güçlü alımları altın fiyatlarını tarihi zirvelerin belirgin biçimde üzerine taşıdı. Gümüş ise yüzde bazında altından da daha güçlü bir getiri sağladı.

Portföylerde yıl boyunca kıymetli metallere yüzde 5 ila 8 arasında ağırlık verildi.


2026’ya bakış: Temkinli iyimserlik

2026 yılına yönelik beklentiler temkinli iyimser bir çerçeve sunuyor. Jeopolitik riskler varlığını korusa da, küresel ve ABD ekonomilerinin dayanıklılığını sürdürmesi bekleniyor. Maliye ve para politikalarının desteği ile yapay zekâ adaptasyonu için yapılan eşi benzeri görülmemiş sermaye harcamaları, ekonomik döngünün uzamasında kilit rol oynuyor.

Yapay zekânın verimlilik üzerindeki olumlu etkisinin giderek yaygınlaşması da büyümeyi destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Pek çok varlık sınıfında başlangıç değerlemeleri yüksek seviyelerde olsa da, mevcut görünüm bir balon oluşumuna işaret etmiyor.


ABD, Avrupa ve Çin görünümü

ABD’de 2026 yılı için reel GSYH büyümesinin yaklaşık yüzde 2,25 seviyesinde gerçekleşmesi ulaşılabilir görülüyor. Bu beklenti; Trump yönetiminin “One Big Beautiful Bill Act” düzenlemesinin yaratacağı mali destek, Vergi Kesintileri ve İstihdam Yasası kapsamındaki teşviklerin yeniden devreye girmesi, şirket yatırımlarındaki artış ve Fed’den gelebilecek olası faiz indirimlerine dayanıyor. Enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmesi, ancak mevcut yüzde 2,9 seviyesinden kademeli olarak gerilemesi bekleniyor.

Euro Bölgesi ise mali teşvikler, Almanya’daki harcama reformları ve ABD kaynaklı gümrük baskılarının azalması sayesinde görece dayanıklı bir görünüm sergiliyor. Bölge ekonomisinin 2026’da yüzde 1’in biraz üzerinde büyümesi, enflasyonun ise yüzde 1,8 civarında seyretmesi, Avrupa Merkez Bankası’nın faizleri yüzde 2 seviyesinde sabit tutmasına imkân tanıyabilir.

Çin’de büyüme, dönemsel politika destekleri sayesinde istikrar kazanmış durumda. Bu desteklerin 2026’da da sürmesi beklenirken, Çin ekonomisinin bölgesel ve küresel denge açısından önemli bir rol oynamaya devam edeceği öngörülüyor. Çin için büyüme beklentisi yüzde 4,5 veya biraz altında şekilleniyor.


Merkez bankaları ve faiz görünümü

Japonya Merkez Bankası hariç olmak üzere, küresel merkez bankalarının genel olarak daha gevşek para politikalarına yöneldiği görülüyor. Fed, başkanlık değişimi sonrasında siyasi baskı altında kalabilir; ancak kalıcı enflasyon bu sürecin hızını sınırlayacaktır.

ABD’de zayıflayan işgücü piyasası sınırlı bir parasal gevşemeye gerekçe oluşturabilir. Ancak bu gevşemenin, piyasaların şu anda fiyatladığı 2–3 faiz indiriminden daha sınırlı olacağı değerlendiriliyor.


Yatırım stratejisi: Seçici ve dengeli yaklaşım

Yapay zekâ yatırımları, hisse senedi piyasaları için belirleyici olmaya devam ederken, bu tema artık yeni bir aşamaya geçiyor. Yarı iletkenler ve büyük ölçekli teknoloji şirketleriyle tanımlanan erken dönem altyapı fazı, giderek daha geniş bir kurumsal benimseme sürecine evriliyor.

Yapay zekâyı verimlilik ve kâr marjlarını artırmak için etkin şekilde kullanan şirketlerin önümüzdeki dönemin kazananları olması bekleniyor. Bu çerçevede, 2026 yılında S&P 500 şirket kârlarında yüzde 13–15 aralığında bir artış öngörülüyor.

Gelişmiş ve gelişmekte olan piyasalar genelinde pozitif getirilere işaret eden küresel hisse senedi görünümü korunuyor. Coğrafi olarak çeşitlendirilmiş bir portföy yaklaşımı sürdürülürken, yalnızca teknoloji ve yapay zekâ hisselerine değil, diğer sektörlere de dengeli biçimde yer veriliyor.

Sabit getirili menkul kıymetler, daha çok gelir kaynağı olarak değerlendirilirken bu varlık sınıfında düşük ağırlık taşınıyor. Buna karşın Avrupa finansal kredi piyasaları ile gelişmekte olan ülkelerin yerel para cinsi tahvilleri portföylere olumlu katkı sağlamaya devam ediyor.


Altın ve emtia görünümü

Altındaki yükseliş trendi yavaşlasa da, güçlü merkez bankası talebi, doların zayıflamasına yönelik endişeler ve altın ETF’lerine devam eden girişler fiyatları desteklemeyi sürdürüyor. Bu nedenle altın, portföylerde temel bir çeşitlendirme aracı olma özelliğini koruyor.

2026’nın dördüncü çeyreğinde, kıymetli metallere ek olarak bakır ve diğer endüstriyel metallere bağlı hisse senedi yatırımlarının da artırıldığı belirtiliyor.

Portföyler, değişen eğilimler ve sektör rotasyonlarından faydalanmak amacıyla düzenli olarak gözden geçirilmeye devam ediliyor.


📌 Yatırım stratejisine ilişkin daha detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz:
👉 https://www.meltemi.biz/invest


Fikret Önder

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler