Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

FT: Ruchir Sharma’ya göre 2026’ya damga vuracak 10 küresel trend

Financial Times yazarı Ruchir Sharma’ya göre 2025, “Amerikan istisnacılığı” anlatısının sorgulanmaya başlandığı yıl oldu. Yapay zekâ yatırımları ABD piyasalarını ayakta tutsa da, küresel dengeler hızla değişiyor. Sharma, 2026’ya girerken yatırımcıları etkileyecek 10 ana trendin; yapay zekâ balonundan doların seyrine, Çin’in ihracat stratejisinden göçte sert düşüşe kadar uzandığını söylüyor.

FT: Ruchir Sharma’ya göre 2026’ya damga vuracak 10 küresel trend

Özet:


Financial Times yazarı Ruchir Sharma’ya göre 2025, “Amerikan istisnacılığı” anlatısının sorgulanmaya başlandığı yıl oldu. Yapay zekâ yatırımları ABD piyasalarını ayakta tutsa da, küresel dengeler hızla değişiyor. Sharma, 2026’ya girerken yatırımcıları etkileyecek 10 ana trendin; yapay zekâ balonundan doların seyrine, Çin’in ihracat stratejisinden göçte sert düşüşe kadar uzandığını söylüyor.


Financial Times yazarı Ruchir Sharma, son analizinde küresel piyasaların artık tek merkezli bir hikâye sunmadığını vurguluyor. 2024 sonunda ABD piyasalarının küresel endekslerdeki ağırlığı zirve yaparken, 2025’te tablo tersine döndü. ABD çökmedi; ancak yapay zekâya akan para olmasa bu görünümün sürdürülemeyeceği görüşü güçlendi.

1) Yapay zekâ balonu şişmeye devam ediyor

Sharma’ya göre yapay zekâ temalı ABD piyasaları klasik bir balonun tüm işaretlerini veriyor: aşırı değerleme, aşırı yatırım, yüksek kaldıraç ve en önemlisi aşırı sahiplenme. ABD, hanehalkının hisse senetlerinde tuttuğu servetin gayrimenkulü geçtiği tek büyük ekonomi konumunda. Balonlar kendi kendine patlamaz; para kuruduğunda söner. Bu, sadece Fed faiz artışlarıyla değil, uzun vadeli faizlerin sıçramasıyla da tetiklenebilir.

2) Hayat pahalılığı faiz baskısını artırıyor

ABD’de gıda fiyatları beş yılda yüzde 30 arttı, düşük gelirli hanelerin önemli bölümü gelirinin neredeyse tamamını temel harcamalara ayırıyor. Bu durum siyasi baskıyı artırıyor. Artan kamu harcamaları ise enflasyonu kalıcı hale getiriyor. Benzer şekilde Fransa, İngiltere ve Japonya’da da tahvil piyasaları hükümetlere uyarı veriyor. Sharma’ya göre 2026’da ABD de bu baskıyı daha sert hissedebilir.

3) Uluslararası piyasalar ABD’yi geride bırakıyor

2025’te doların zayıflaması, ABD dışı piyasaların daha iyi performans göstermesini sağladı. ABD’nin küresel borsalardaki payı yüzde 66’dan yüzde 64’e geriledi. Sharma, ABD’nin küresel ekonomideki payı yüzde 26 iken borsalardaki ağırlığının hâlâ aşırı olduğunu söylüyor. Uluslararası piyasalar ABD’ye kıyasla yaklaşık yüzde 30 iskontolu işlem görüyor.

4) Gelişen piyasalarda kazanç ivmesi artıyor

Son 15 yılda ABD’nin gerisinde kalan gelişen piyasalar, artık daha güçlü bir kâr büyümesi sergiliyor. Önümüzdeki beş yılda gelişmekte olan ülkelerin yaklaşık yüzde 90’ının kişi başı büyümede ABD’yi geçmesi bekleniyor. Bu da küresel fon akımlarının yönünü değiştirebilir.

5) “Kalite hisseleri” geri dönebilir

Yapay zekâ rüzgârı, kârlılığı düşük ama hikâyesi güçlü şirketleri öne çıkardı. Oysa tarihsel olarak yüksek özkaynak kârlılığına ve düşük borca sahip “kalite hisseleri” uzun vadede daha iyi performans gösteriyor. Sharma, bu hisselerin 2026’da yeniden öne çıkabileceğini savunuyor.

6) Çin’i ayakta tutan iki maske: ihracat ve yapay zekâ

Çin piyasaları 2025’te toparlandı, ancak bu toparlanma büyük ölçüde yapay zekâ hisselerine dayanıyor. Reel ekonomide ise tablo zayıf: emlak krizi, yüksek borçluluk ve yaşlanan nüfus büyümeyi sınırlıyor. Çin’in ihracat patlaması olmasa nominal büyüme yüzde 3’ün altına inebilirdi.

7) “Çin dumping’i” küresel hedef haline geliyor

Çin’in düşük fiyatlı ihracatı, Avrupa’dan Güneydoğu Asya’ya kadar birçok ülkede sanayiyi baskılıyor. 2023’ten bu yana Çin’e yönelik damping soruşturmaları iki katına çıktı. Sharma’ya göre 2026’da “Çin dumping’i”, “Trump tarifeleri” kadar sert bir küresel tartışma başlığı olabilir.

8) Güney Amerika sağa kayıyor

Arjantin, Ekvador ve Şili’de sağcı yönetimlerin yükselişi dikkat çekiyor. Peru ve Kolombiya’da da benzer sonuçlar bekleniyor. Bölge borsaları 2025’te dünyanın en iyi performansını gösterdi. Tarihsel olarak sağ yönetimlerin piyasa dostu politikaları bu eğilimi güçlendiriyor.

9) Küresel ölçekte deregülasyon

ABD’de başlayan deregülasyon dalgası Avrupa ve gelişen piyasalara yayılıyor. AB, çevresel düzenlemelere tabi şirket sayısını ciddi biçimde azaltmayı tartışıyor. Arjantin, Malezya, Suudi Arabistan ve Hindistan’da da benzer adımlar atılıyor.

10) Göçte sert düşüş ve “alkol zirvesi”

ABD ve Avrupa’da göç keskin biçimde yavaşladı. Bu durum işgücü piyasalarını sıkılaştırarak ücret baskısını artırabilir. Öte yandan alkol tüketimi hem ABD’de hem Avrupa’da tarihsel diplerde. Bu eğilim, alkol şirketlerinin hisse performansını olumsuz etkiliyor ve genç kuşaklarda kalıcı görünüyor.

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

  • İSO: İhracat Pazarları İklim Endeksi Aralık’ta Geriledi

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025’te bir önceki aya göre düşüş göstererek 51,6 seviyesine geriledi. Kasım ayında 52,4 olan endeks, böylece son beş ayın en düşük değerini aldı. Endeksin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, ihracat pazarlarında talep koşullarının zayıf da olsa iyileşmeye devam ettiğine işaret ederken, mevcut toparlanma eğilimi Aralık ayı itibarıyla ikinci yılını tamamlamış oldu.

  • Hükümet Harekete Geçti: Emekliye Asgari Ücret Oranında Zam Yapılacak mı?

    Milyonlarca emekli, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken yapılacak maaş artışına odaklanmış durumda. Enflasyon farkının yetersiz kalması nedeniyle, iktidarın emekli maaşlarına asgari ücret artışı oranında zam yapmayı değerlendirdiği ifade ediliyor.

  • Demirören Grubu’nda İflas Kararı: Demirören’in Veliahtıydı, O da İflas Etti

    Karşılıksız çek kullandığı iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Tayfun Demirören’in iflasına karar verildi.

  • Küresel Piyasalarda İvme Kaybı: Rekorların Ardından Kâr Satışları, Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde

    Küresel piyasalarda yılın başından bu yana risk iştahını destekleyen iyimser hava, hafta ortasında yerini temkinli bir duruşa bıraktı. ABD borsalarında endeksler gün içinde yeni zirveler test etse de, özellikle yılın başında güçlü performans gösteren sektörlerde gelen kâr satışlarıyla birlikte kapanışlar karışık gerçekleşti.

Benzer Haberler