Sosyal Medya

Borsa

Akalın Finans Halka Arz Eğilimleri 2025 Raporu: ‘Halka Arz Endeksi BIST-100’ü yüzde 48 geride bıraktı’

Türkiye’de gerçekleşen halka arz işlemlerine yönelik kapsamlı analizler sunan “Halka Arz Eğilimleri Raporu 2025” yayınlandı. Akalın Finans tarafından hazırlanan rapora…

Akalın Finans Halka Arz Eğilimleri 2025 Raporu: ‘Halka Arz Endeksi BIST-100’ü yüzde 48 geride bıraktı’

Türkiye’de gerçekleşen halka arz işlemlerine yönelik kapsamlı analizler sunan “Halka Arz Eğilimleri Raporu 2025” yayınlandı. Akalın Finans tarafından hazırlanan rapora göre, 2025 yılında halka arz sayısı son beş yılın en düşük seviyesine gerilerken, sektörel kompozisyonda dramatik bir dönüşüm yaşandı. Sanayi sektöründen işlemlerin geride kaldığı 2025’te, enerji ve finans sektörleri öne çıktı.

Akalın Finans Kurucu Ortağı Alper Akalın, şirketlerin artık büyüme finansmanından çok borçlanma maliyetlerini düşürmek için halka açıldığına dikkat çekiyor. Akalın, 2026 yılında beklenen faiz düşüşünün ve biriken başvuruların etkisi ile yaklaşık 30 halka arz işlemi beklediklerini belirtiyor.

Şirketler bilanço baskısından kurtulmak için halka açılıyor, 2026’da sanayi sektörünün geri dönmesi bekleniyor

Akalın Finans Kurucu Ortağı Alper Akalın, 2025 yılında halka arz piyasasının hem hacim hem de karakter olarak dönüştüğünü belirtiyor: “2025 yılında işlem sayısı 34’ten 18’e gerilerken, halka arz motivasyonlarında yapısal bir değişim yaşandı. Şirketler artık büyüme fırsatlarını finanse etmekten çok yüksek borçlanma maliyetlerinin yarattığı bilanço baskısını hafifletmek için sermaye piyasalarına yöneliyor. Öte yandan, işlem adedindeki düşüşe rağmen halka arz sonrası performansın güçlü seyretmesi, yatırımcı ilgisinin tamamen kaybolmadığını gösteriyor. 2026 yılında reel faiz oranlarında beklenen kademeli düşüş, biriken 150 civarındaki başvuru ve ikincil piyasadaki güçlü performansın birleşimiyle yaklaşık 30 halka arz işlemi öngörüyoruz. Bekleyen başvuruların neredeyse yarısının sanayi sektöründen gelmesi, bu sektörün 2026’da piyasaya geri döneceğine işaret ediyor.

“Halka Arz Eğilimleri 2025 Raporu” ndan öne çıkan başlıklar ve değerlendirmeler şöyle:

BİST Halka Arz Endeksi, BIST-100’ü büyük farkla geride bıraktı: 2025 yılında BİST Halka Arz Endeksi, ABD doları bazında yüzde 39.5 artış kaydederek BIST-100 Endeksi’ne kıyasla yüzde 47.8 daha yüksek bir performans gösterdi. 2022-2025 döneminde ise endeksin yıllık ortalama bileşik getirisi ABD doları bazında yüzde 12.1 olarak gerçekleşti ve bu performans BIST-100’e kıyasla yıllık ortalama yüzde 16.5 ilave getiri sağladı. Yüksek reel faiz ortamına rağmen, halka arz edilen şirketlerin sunduğu değerleme fırsatları yatırımcı ilgisini canlı tuttu.

Halka Arz Sayısı Son Beş Yılın En Düşük Seviyesinde: 2025 yılı, toplam halka arz sayısının 18 ile son beş yılın en düşük seviyesine gerilediği bir yıl oldu. Halka arz gelirleri, bir önceki yıla göre yüzde 38 düşüşle 1.2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Bu düşüşte, yüksek reel faiz ortamı ve yıl içindeki politik belirsizliklerin hisse senedi piyasası üzerindeki olumsuz etkisi belirleyici oldu.

Sektörel Kompozisyonda Dramatik Dönüşüm: Geçmiş yıllarda piyasanın omurgasını oluşturan sanayi sektöründe işlem sayısı 20’den 3’e gerilerken, sektörün toplam halka arz gelirlerinden aldığı pay yüzde 58’den yüzde 17’ye düştü. Benzer şekilde, faiz duyarlılığı yüksek GYO sektöründe de yalnızca 1 halka arz işlemi gerçekleşti. Buna karşılık, defansif karakterli enerji sektörü 5 işlemle yılın en yoğun halka arz aktivitesini gösteren sektör oldu ve toplam gelirlerin yüzde 19’una sahip oldu. Finans sektörü 3 işlemle dikkat çekti; özellikle yüksek faiz ortamında karlılıkları güçlenen faktoring şirketleri öne çıktı. Bu sektörel kayma, yüksek reel faiz ortamının sektörler üzerindeki farklılaşan etkisinin düzenleyici otorite tarafından dikkate alındığını gösteriyor.

Yatırımcı Katılımı İkinci Yarıda Toparlandı: 2025’te bireysel yatırımcı sayısı yılın ilk yarısında 315 bin kişi ile zayıf bir seyir kaydederken, ikinci yarıda 516 bin kişiye yükseldi. Bu toparlanmada, halka arz olan şirketlerin işlem sonrası sergilediği güçlü performansın yatırımcı algısı üzerinde olumlu etki yarattığı değerlendiriliyor. Halka arza talep çarpanı da (talep edilen tutar / halka arz tutarı)  benzer bir seyir izledi: İlk yarıdaki işlemlerde 1.2 kat talep toplanırken bu rakam yılın ikinci yarısında 3.5’a kadar yükseldi.

Halka Arz Edilen Şirketlerin Borçluluğu Arttı: 2025 yılında halka açılan şirketlerin ortalama Net Borç/FAVÖK oranı 2.1x seviyesine yükseldi. Bu oran, 2024 yılındaki 1.2x seviyesine kıyasla belirgin bir artışı temsil ediyor. Sanayi sektöründe halka arz olan şirketlerin 2.0x seviyesindeki borçluluğu, BIST Sanayi endeks ortalaması olan 0.7x’in belirgin şekilde üzerinde. Borçluluk dinamiğindeki bu artış, yüksek reel faiz ortamında bilanço yapısını güçlendirmek amacıyla özsermaye finansmanına yönelimin arttığını göstermektedir.

Halka Arz Öncesi Değerleme Çarpanları Yükseldi: Halka arz öncesi hisse değerlerinin işaret ettiği ABD doları bazlı FD/FAVÖK çarpanı, 2025 yılında ortalama 9,1x olarak gerçekleşti. Bu seviye, 2024 yılındaki 8,3x seviyesinin ve son beş yıl ortalaması olan 7,9x seviyesinin üzerindedir. Daha yüksek değerleme çarpanlarına rağmen işlemlerin gerçekleşmesi, yatırımcıların halka arz edilen şirketlere yönelik iyimser beklentilerini koruduğunu gösteriyor. Sektörel bazda teknoloji ve enerji işlemleri, diğer sektörlere kıyasla daha primli çarpanlarda gerçekleşti.

Halka Arz Başvuruları 150 Civarında, Ancak Kriterlerdeki Artış Sektörel Dengesizlik Yaratıyor: 2025 yılı sonu itibarıyla halka arz için başvuruda bulunmuş ve süreci devam eden şirket sayısının 150 civarında olduğu tahmin ediliyor. Son beş yılın ortalama halka arz sayısının 40 ve en yüksek işlem sayısının 54 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, mevcut başvuruların halka arza dönüşmesinin 2-3 yıl süreceği söylenebilir. Düzenleyici otoritenin başvuru kriterlerini mutlak aktif değeri üzerinden tanımlaması ve 2025 yılında bu kriterleri yüzde 50 oranında artırması, varlık yoğun sektörleri avantajlı konuma getirirken, hizmetler, teknoloji ve finans gibi varlık hafif sektörlerin halka arz şansını sınırlıyor. Bekleyen başvuruların yüzde 48’inin sanayi sektöründen gelmesi dikkat çekiyor.

2026 Beklentileri: Sanayi Sektörü Geri Dönecek, İşlem Sayısı Artabilir

Raporda, reel faiz oranlarında beklenen kademeli düşüş, biriken başvuru yoğunluğu ve ikincil piyasadaki olumlu performansın birleşimi ile 2026 yılında yaklaşık 30 halka arz işlemi gerçekleşebileceği öngörülüyor. Bekleyen başvurularda sanayi şirketlerinin ağırlığının yüzde 48 seviyesinde olması, 2026 yılında düzenleyici otoritenin bu sektör başvurularını önceliklendirebileceğine ve sanayi sektöründen daha fazla işlem gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Ancak bu öngörünün gerçekleşmesi, makroekonomik koşulların istikrarlı seyri ve düzenleyici onay süreçlerinin aksamadan ilerlemesine bağlı. Ayrıca raporda, bekleyen başvurularda yer alan şirketlerin halka arz edilen şirketlere kıyasla daha yüksek borçluluk seviyelerine sahip olmasının, özsermaye finansmanına duyulan ihtiyacın arttığını ve halka arz süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini ortaya koyduğu vurgulanıyor.

 

Raporun Tamamına Buradan Ulaşabilirsiniz

BAKMADAN GEÇME

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

  • İSO: İhracat Pazarları İklim Endeksi Aralık’ta Geriledi

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025’te bir önceki aya göre düşüş göstererek 51,6 seviyesine geriledi. Kasım ayında 52,4 olan endeks, böylece son beş ayın en düşük değerini aldı. Endeksin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, ihracat pazarlarında talep koşullarının zayıf da olsa iyileşmeye devam ettiğine işaret ederken, mevcut toparlanma eğilimi Aralık ayı itibarıyla ikinci yılını tamamlamış oldu.

  • Hükümet Harekete Geçti: Emekliye Asgari Ücret Oranında Zam Yapılacak mı?

    Milyonlarca emekli, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken yapılacak maaş artışına odaklanmış durumda. Enflasyon farkının yetersiz kalması nedeniyle, iktidarın emekli maaşlarına asgari ücret artışı oranında zam yapmayı değerlendirdiği ifade ediliyor.

  • Demirören Grubu’nda İflas Kararı: Demirören’in Veliahtıydı, O da İflas Etti

    Karşılıksız çek kullandığı iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Tayfun Demirören’in iflasına karar verildi.

  • Küresel Piyasalarda İvme Kaybı: Rekorların Ardından Kâr Satışları, Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde

    Küresel piyasalarda yılın başından bu yana risk iştahını destekleyen iyimser hava, hafta ortasında yerini temkinli bir duruşa bıraktı. ABD borsalarında endeksler gün içinde yeni zirveler test etse de, özellikle yılın başında güçlü performans gösteren sektörlerde gelen kâr satışlarıyla birlikte kapanışlar karışık gerçekleşti.

Benzer Haberler