Sosyal Medya

Borsa

Hisse senetleri: Ralli neden hâlâ bitmedi?

Özet:2025, finansal tahminler açısından zor bir yıl oldu. Ancak 2026’ya girerken piyasalarda baskın görüş net: hisse senetleri ve riskli varlıklardaki…

Hisse senetleri: Ralli neden hâlâ bitmedi?

Özet:
2025, finansal tahminler açısından zor bir yıl oldu. Ancak 2026’ya girerken piyasalarda baskın görüş net: hisse senetleri ve riskli varlıklardaki “melt-up” (kontrolsüz yukarı yönlü tırmanış) süreci henüz sona ermedi. Büyük yatırım bankaları ve varlık yöneticileri neredeyse istisnasız biçimde iyimser. Değerlemeler pahalı, balon endişeleri yaygın ve riskler masada; buna rağmen Wall Street, geri çekilmelerin kalıcı olmayacağına inanıyor.


Piyasalar neden bu kadar dirençli?

2025 yılı boyunca piyasalar, ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve para politikası belirsizliklerine rağmen şaşırtıcı bir dayanıklılık sergiledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın nisan ayında küresel ticareti altüst eden agresif politikalarıyla yaşanan sert satışlar, bugün piyasalarda neredeyse uzak bir anı gibi görülüyor.

Büyük yatırım kuruluşlarının 2026 görünüm raporlarına bakıldığında, belirgin bir “ayı” senaryosu bulmak zor. ABD’nin ticaret politikaları ve merkez bankalarına müdahale söylemi portföyler için hâlâ açık bir risk olsa da, 2025’teki piyasa performansı, kenarda karamsarlıkla beklemeyi giderek zorlaştırıyor.


Goldman Sachs: “En iyi senaryo gerçekleşti”

https://media-cldnry.s-nbcnews.com/image/upload/newscms/2020_12/3279436/200322-new-york-stock-exchange-coronavirus-cs-1144a.jpg
https://www.apolloacademy.com/wp-content/uploads/2024/11/Nov11_Chart.jpg
https://pbs.twimg.com/media/G6sI3e0WoAAcUYg.jpg
4

Alexandra Wilson-Elizondo, Goldman Sachs Asset Management’ta küresel çoklu varlık çözümlerinin eş başkanı olarak, gelinen noktayı şöyle özetliyor:

“Nisan ayında insanlara, yılın sonunda tüm zamanların en yüksek seviyelerinde olacağımızı, büyümenin %2,4 civarında seyredeceğini ve ticaret gerilimlerinin azalacağını söyleseydiniz, bunun en iyi ihtimal senaryo olduğunu düşünürlerdi.”

Ancak bugün ABD piyasalarında rekorlar konuşuluyor. Kurumsal kârlardaki güçlü artış, özellikle dünyanın baskın finans merkezi olan ABD’de, varlık fiyatlarının asıl taşıyıcısı oldu. Büyük yatırımcılar, bu performans karşısında açıkça “şaşkın” olduklarını kabul ediyor.


Balon korkusu neden bu kadar yaygın?

Bu iyimser tabloya rağmen, özellikle teknoloji hisselerinde bir balon oluştuğuna dair endişeler piyasaların arka planında sürekli dolaşıyor. ABD ekonomisinde bazı “ince çatlaklar” olduğu algısı da bu kaygıları besliyor.

Wilson-Elizondo’ya göre balon anlatısının bu kadar yaygınlaşmasının nedenlerinden biri, medyada sürekli bu çerçevenin kullanılması. Ancak bu görüş yalnızca “huysuz köşe yazarlarına” ait değil. Teknoloji dünyasının önde gelen isimleri bile aşırı coşkunun arttığını kabul ediyor.

“Yatırımcılar, tüm veriler Goldilocks senaryosuna uymuyorken bu performansı nasıl açıklayacaklarını sorguluyor,” diyor Wilson-Elizondo.
Enflasyon hâlâ “fazla sıcak”, istihdam verileri ise en iyi ihtimalle “ılık”.


Değerlemeler pahalı, ama…

Jordan Brooks, AQR Capital Management’ta makro stratejilerin eş başkanı. Brooks’a göre bir sonraki piyasa şokunun ne zaman ve nereden geleceğini kimse bilmiyor. Ancak değerlemelerin geldiği nokta konusunda net:

“Bu kadar gerilmiş değerlemelerle, önümüzdeki 5–10 yılın getirilerinin daha zayıf olacağına son derece yüksek bir inancım var.”

Bu görüş, kısa vadede yükseliş beklentisiyle uzun vadeli getirilerin düşeceği fikrinin aynı anda piyasada var olabileceğini gösteriyor.


2026 için Wall Street ne bekliyor?

Tüm risklere rağmen, 2026’nın ilk günlerinde piyasa ruh hali “OK doomer” seviyesinde. Yani riskler kabul ediliyor, ancak korku fiyatlaması yapılmıyor.

  • Deutsche Bank, S&P 500 endeksinin 2026 sonuna kadar %17 yükselerek 8.000 puana ulaşacağını öngörüyor.

  • Diğer büyük bankaların tahminleri ise 7.500 civarında kümeleniyor. Mevcut seviye yaklaşık 6.845.

Bu beklentiler, geri çekilmelerin “alım fırsatı” olarak görülmeye devam edeceğini gösteriyor.


“Dipten al” neden hâlâ çalışıyor?

Yatırımcılar, risklere karşı kayıtsız olmadıklarını; kalite ve çeşitlendirmeye odaklandıklarını söylüyor. Ancak pratikte mesaj net: 2025 atlatıldıysa, 2026 da atlatılır.

Düzeltmelerin kaçınılmaz olduğu kabul ediliyor, bazıları sert bile olabilir. Ancak çok az kişi bu düşüşlerin kalıcı olmasını bekliyor. “Dipten al” stratejisinin popülerliği de buradan geliyor.


JPMorgan: “İyimserlik yanlış değil”

Karen Ward, JPMorgan Asset Management’ta Avrupa baş piyasa stratejisti olarak şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Piyasaların iyimser olduğunu kesinlikle görüyoruz, ancak bizim temel senaryomuz bunun yanlış olmadığı yönünde.”

ABD Merkez Bankası Federal Reserve faiz indirimlerine (en azından şimdilik) devam ediyor, hükümetler harcamayı sürdürüyor. ABD’de gündeme gelebilecek vergi iadeleri, tüketiciler açısından “bedava para” hissi yaratarak talebi destekleyebilir.


Bu kadar kötü habere rağmen rekorlar nasıl geliyor?

Ward’a göre 2025’in piyasa performansı ciddi bir “şaşkınlık” yarattı:

“Tarifeler var, jeopolitik tablo karanlık, Fransa’da hükümet iki kez düştü ama piyasalar rekor kırıyor. Bize en çok sorulan soru bu.”

Yanıtın önemli bir kısmı, son 15 yılda neredeyse her krize karşı devreye sokulan parasal ve mali teşviklerde yatıyor. Merkez bankaları ve hükümetlerin sürekli müdahalesi, piyasalarda bir ahlaki tehlike (moral hazard) yarattı. Ancak yatırımcılar açısından bu, tamamen rasyonel bir davranış.


“Temelleri boş ver” dönemi mi?

Endeks takip eden pasif fonların büyüklüğü ve her şoka karşı refleks hâline gelen kamu destekleri, piyasalarda şu algıyı güçlendiriyor: “Tek yön yukarı.” Piyasalar artık yalnızca şirket temellerine değil, sisteme akan likidite miktarına da bakıyor. Bu da negatif şokların fiyatları kalıcı biçimde düşürebilmesi için çok büyük olması gerektiği anlamına geliyor.

Bu durum, şirket stratejisi ya da kamu borcunun sürdürülebilirliği gibi “eski moda” kavramlara inananlar için rahatsız edici olabilir. Ancak Fed ve ABD hükümetinin krizle mücadele kapasitesine karşı durmanın bedeli yüksek.


Sonuç: Melt-up devam ediyor mu?

2026’ya girerken piyasalarda baskın kanaat net: riskler büyük, değerlemeler pahalı, ama oyun hâlâ yukarı yönlü oynanıyor. Karamsarlık entelektüel olarak cazip olabilir; fakat şu aşamada Wall Street’te çok az kişi bu pozisyonda kalmak istiyor.


Kaynak: Financial Times

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • Halep’te çatışmalar yeniden alevlendi: Suriye ordusu ile SDG karşı karşıya

    Suriye’nin kuzeyindeki Halep kentinde Suriye hükümet güçleri ile Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yeni ve kanlı çatışmalar yaşandı. En az dört kişinin hayatını kaybettiği olaylarda taraflar birbirini sivilleri hedef almakla suçlarken, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunu öngören anlaşmanın akıbeti yeniden tartışmaya açıldı.

  • Türkiye–Venezuela hattı yeniden tartışma konusu: Destek iddiaları, altın ve ticaret bağlantıları

    Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçleri tarafından yakalanmasının ardından, Türkiye’nin Caracas yönetimiyle kurduğu yakın ilişkiler yeniden uluslararası gündeme taşındı. ABD’li siyasetçiler ve bazı analizler, Ankara’nın Maduro yönetimine diplomatik ve ekonomik destek sağladığını öne sürerken, Türk yetkililer ve iş dünyası temsilcileri yasa dışı faaliyet iddialarını kesin bir dille reddediyor.

  • Revolut Türkiye’ye giriş için FUPS’u satın almayı değerlendiriyor

    Avrupa’nın en büyük fintech şirketlerinden Revolut’un, Türkiye pazarına girmek için dijital banka FUPS’u satın almaya yönelik görüşmeler yürüttüğü iddia edildi. Taraflar henüz bağlayıcı bir anlaşmaya varmazken, olası bir satın almanın BDDK onayına tabi olacağı belirtiliyor.

  • Altında kâr satışı: Güçlenen dolar fiyatları geri çekti

    Altın fiyatları, son aylarda rekorlar kıran yükselişin ardından kâr satışları ve doların güçlenmesiyle geriledi. Kısa vadede dalgalanma artarken, küresel bankalar ve yatırım kuruluşları 2026’ya yönelik altın görünümünde iyimserliğini koruyor.

  • Altın ve Gümüşte Rekor Fiyatlar Mücevher Ticaretini Kilitledi

    Altın ve gümüş fiyatlarının tarihi zirveleri test ettiği bir dönemde, dünyanın 50 ayrı ülkesinden 550 mücevher firmasının temsilcileri Antalya’da buluştu. Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) tarafından organize edilen Jewellery Antalya Alım Heyeti organizasyonuna Güney Amerika’dan Orta Doğu’ya, Balkanlar’dan Rusya’ya, Türk Cumhuriyetleri’nden Avrupa ülkelerine kadar geniş bir coğrafyadan toplam bin 350 satın almacı katılım sağladı.

  • Tahmin piyasaları Trump’ın yeni hamlelerini fiyatlıyor: Panama Kanalı ve Grönland öne çıktı

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri operasyonunun ardından, tahmin piyasalarında ABD’nin yeni uluslararası hamlelerine ilişkin bahisler hızla arttı. Yatırımcılar, Trump yönetiminin Panama Kanalı’nı kontrol altına alması ya da Grönland üzerinde adım atması ihtimallerini daha yüksek olasılıkla fiyatlamaya başladı.

  • Euro Bölgesi’nde Enflasyon Yavaşlıyor

    Euro Bölgesi’nde enflasyonun Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) yüzde 2’lik hedefi doğrultusunda yavaşlaması, politika yapıcıların faiz oranlarını mevcut seviyelerde tutabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Aralık ayında tüketici fiyatları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2 artarken, bu oran ekonomist beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,2 oldu. Kasım ayında yıllık enflasyon yüzde 2,1 seviyesindeydi. Aynı dönemde çekirdek enflasyon yüzde 2,3’e gerilerken, hizmet fiyatlarındaki artış hızında da düşüş görüldü.

  • HSBC’den Gümüş İçin Yeni Tahmin: Fiyatlar Rekor Seviyelere mi Koşuyor?

    HSBC, gümüşe yönelik fiyat beklentilerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, 2026 yılı için ons başına ortalama fiyat tahminini 44,50 dolardan 68,25 dolara yükseltirken, 2027 tahminini ise 40 dolardan 57 dolara çıkardı. Bu revizyonda, ABD dolarındaki zayıflama ile arz-talep dengesinde görülen sınırlı açıkların etkili olduğu belirtildi.

  • CFO’nun Yeni Rolü: Stratejik Lidere Dönüşüm ve Yapay Zeka Destekli Finans

    Volatil ekonomi ikliminde finans liderlerinin ajandası kökten değişiyor. Artık CFO’lardan beklenen yalnızca "geriye dönük finansal tabloları raporlamak" değil veriye dayalı öngörülerle şirketin geleceğine yön veren "stratejik bir iş ortağı" olmaktır.

  • B2B Pazarlamada Yapay Zekâ: “Daha Fazla İçerik” Değil, Daha İyi Pipeline Üreten Operasyon Sistemi

    B2B pazarlamada rekabet artık “kim daha çok içerik üretiyor?” yarışından çıktı; “kim satın alma niyetini daha erken görüyor, daha doğru besliyor ve satışla daha iyi orkestre ediyor?” oyununa dönüştü. Özellikle uzun satış döngülerinde, çok paydaşlı buying committee yapısında ve kararların büyük kısmının Dark Social (DM’ler, kapalı topluluklar, WhatsApp grupları, yüz yüze sohbetler) içinde şekillendiği bir dünyada, klasik pazarlama kasları tek başına yetmiyor.

  • ABD vize başvurularında yeni uygulama: Bazı ülkelere teminat zorunluluğu getirildi

    ABD Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayımlanan bilgilere göre, vize başvurularında yeni bir uygulama hayata geçiriliyor. Buna göre, belirlenen bazı…

  • Borsada Manipülasyon Yapanlara Şafak Baskını: 17 Kişi Yakalandı

    Sermaye piyasalarında şeffaflığı bozmaya yönelik girişimlere karşı mücadele sürüyor. SPK’nın suç duyurusu sonrası İstanbul merkezli başlatılan operasyonda, yatırımcıları sosyal medya…

  • Yurt Dışından Gelen İlaç ve Takviye Gıdaya Yeni Vergi Düzenlemesi

    Şahsi kullanım amacıyla yurt dışından posta veya hızlı kargo yoluyla getirilen ilaç ve takviye edici gıdalara yönelik gümrük rejimi sil…

Benzer Haberler