Sosyal Medya

Ekonomi

Dr. Murat Kubilay: Kısa Vadeli Plan

Orta Vadeli Plan’ın benim için ismi ‘Kısa Vadeli Plan’, zira planda iktidar değişimi öngörülmemiş. Türkiye’de iktidar değiştiğinde, piyasalar hızla iyileşir.…

Dr. Murat Kubilay: Kısa Vadeli Plan

Orta Vadeli Plan’ın benim için ismi ‘Kısa Vadeli Plan’, zira planda iktidar değişimi öngörülmemiş. Türkiye’de iktidar değiştiğinde, piyasalar hızla iyileşir. TL değerlenir, enflasyon kontrol altına alınır. Yurt dışından sermaye yağar. İstihdam artar. Peki işsizlik biter mi? Zor!

Berat Albayrak döneminde şaşalı törenlerle duyurulan ve ismi ‘Yeni Ekonomik Program’ şeklinde değiştirilen Orta Vadeli Plan (OVP); sessiz sedasız Resmi Gazete’de yayınlanarak kamuoyuna duyuruldu. Eski dönemlerde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından ön hazırlıklar yapılır ve Maliye Bakanlığı tarafından hükumete sunulur ve ardından TBMM’ye gönderilirdi. Günümüzde DPT ve onun ardılı Kalkınma Bakanlığı’nın kaldırılmasıyla; Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Strateji ve Bütçe Başkanlığı süreci başlatıyor; Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte yürütülüyor. Haliyle belirli gelenekleri oluşmuş ve bilgi birikime sahip bir kurum yerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsi taleplerini içerecek bir altyapıda hazırlanıyor.

Planın benim için ismi ‘Kısa Vadeli Plan’. Cumhurbaşkanlığı’nın direktifleriyle hazırlanmış; dolayısıyla 3 yıllık plan sürecince iktidar değişimi öngörülmemiş veya dahil etmek tabiatıyla işlerine gelmemiş. Bu gidişatla bu planın sunduğu öngörüler ve hedefler 1 yıl sonra daha önceki dönemlerde hiç olmamışçasına sert bir revizyona uğrayacak. Çünkü bazı hesaplarda beklenmedik iyileşme bazılarında ise kötüleşmeler yaşayacağız.

Resmi ismiyle Orta Vadeli Plan olan belgeyi küçümsememek gerek. İçerisinde bulunan mali hedefler merkezi yönetim bütçesinin oluşturulmasında dayanak olarak kullanılıyor. Genel öngörülerin de özel sektör tarafından yol gösterici olarak kullanılması bekleniyor. 2015’te yayınlanan OVP’de 2018 yılı için ortalama dolar kuru 3,23 idi. Ancak gerçekleşme 4,82 oldu; yani %50 hata payı oldu ki dolar kurunun yıl içinde 7,24’e çıkışı hala hafızalarımızda. Gerçekçi varsayımlara dayanmayan program ne kamuyu planlıyor ne de özel sektöre yol gösteriyor. Bu noktada kurumsallaşma noksanlığının bir başka boyutuna da değinmek gerek. Resmi bağlayıcılığı olan ancak sürekli hezimetle sonuçlanan enflasyon hedeflemesinde; hükumet ve Merkez Bankası hedefi beraber belirler. Zaman içerisinde bu hedefe yönelik sapmaları TCMB enflasyon tahmini yaparak belirtir ve nedenlerini sıralar. Üstelik para politikası genel fiyat hareketlerini etkilemekte maliye politikasına göre daha işlevseldir. Buna rağmen TCMB’nin 2021 yılsonu için belirlenen enflasyon hedefi %5 ve çok kez güncellenen enflasyon tahmini ise %14,4. Ancak bu plandaki yıl sonu enflasyon hedefi %16,2. Kamu kurumlarının daha önce hiç olmadığı kadar tek elde toplandığı bir dönemdeki kurumsallığın geldiği düzey işte bu.

Gelelim bu planın aslında kısa vadeli olduğuna dair öngörümüzün sonuçlarına. Türkiye’de iktidar değişim süreci çok muhtemelen sarsıcı bir şekilde gerçekleşecek ve en nihayetinde birilerinin işine gelsin gelmesin, sandıkta demokrasinin açık bir şekilde tecil ettiğini herkes kabullenecek. Protestolar yaşanabilir, fakat 1980 öncesini anımsatacak olaylar yaşanmaz. Özetle, geçiş süreci tamamlandığında piyasalarda çok hızlı iyileşme yaşanır. Bunun sağlamasını yapmak kolay, en iyi örneği Berat Albayrak’ın istifası/azli/affı sonrasında dolar kurunun ertesi gün tüm belirsizliğe rağmen 1 TL daha aşağıdan açılması. Tersini de Naci Ağbal’ın görevden alınmasının ardından 1 TL kadar değer kazanan dolar kurundan gözlemlemiştik. Yani iktidar değişirse, hatta iktidar değişimini onaylayan gelişmeler artarsa; risk primi çok hızla düşer. Yüksek enflasyona ve döviz rezervlerindeki noksanlığa rağmen TL değer kazanma eğiliminde olur. Tabii böyle bir ortamda TCMB dış ticaretteki etkilerinden ötürü düşük kur ister mi yoksa yerine heba edilmiş döviz rezervlerini yerine mi koyar, ayrı bir soru. Fakat kesin olan şu; Türkiye’de piyasalar değişimlerin kokusunu önceden alıyor, çok hızlı tepki gösteriyor. Artan risk priminin normalleşmesiyle yurt dışından sermaye yağmurunun yaşanmaması mümkün değil. Hatta yastık altına kaçırılan altınların bir kısmı da zamanla finansal sisteme dönebilir. Değerlenme eğilimindeki TL ile enflasyon nispeten kontrol altına alınabilir ve kamu borçlanması kolaylaşabilir.

 

Haberin devamı için: https://www.politikyol.com/kisa-vadeli-plan/

BAKMADAN GEÇME

  • Sanayide Vites Yükseldi: Kasım Ayında Üretim Beklentileri Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim ayında yaşanan %0,8’lik daralmanın…

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

Benzer Haberler