Sosyal Medya

Dünya Ekonomisi

Haftanın Gündemi: Avrupa Bankaları, Hollanda Modeli, Kuantum Devrimi ve Finlandiya’nın Enerji Hamlesi

Küresel finans ve teknoloji dünyası eş zamanlı olarak büyük bir dönüşümden geçiyor. Bir yanda Avrupa ve ABD’de farklılaşan bankacılık düzenlemeleri,…

Haftanın Gündemi: Avrupa Bankaları, Hollanda Modeli, Kuantum Devrimi ve Finlandiya’nın Enerji Hamlesi

Küresel finans ve teknoloji dünyası eş zamanlı olarak büyük bir dönüşümden geçiyor. Bir yanda Avrupa ve ABD’de farklılaşan bankacılık düzenlemeleri, büyük finans kuruluşlarının stratejilerini yeniden şekillendirirken; diğer yanda kuantum teknolojisinde yaşanan ilerlemeler, yapay zekânın ötesinde bir devrimin habercisi olarak değerlendiriliyor. Buna ek olarak, artan dijital enerji ihtiyacının yarattığı baskı karşısında sürdürülebilir yeni çözümler geliştiriliyor. Bankacılıktan kuantuma, emeklilik sistemlerinden enerji verimliliğine kadar uzanan bu geniş alan, ekonomilerin geleceğini belirleyecek dinamikleri ortaya koyuyor.

Santander’in Güçlü Yılı ve Avrupa–ABD Düzenleme Ayrışması

Avrupa’nın önde gelen bankalarından biri olan Santander, yıl boyunca güçlü performans sergileyen kurumlar arasında yer aldı. Bankanın kârlılığının artması, temettü dağıtımının yükselmesi ve hisse fiyatındaki iki kat artış, grubun uzun vadeli dönüşüm stratejisinin meyvelerini verdiğini gösteriyor. Kurumun yönetimi, son on yılda dağınık yapıdan tek bir küresel finans platformuna dönüşümün planlı bir şekilde ilerlediğini ve bugün geldiği noktada her coğrafyada ölçekli büyüme yakaladığını vurguluyor.

Bu büyümenin arkasında verimlilik projeleri, ortak sistem altyapısı ve finansal teknolojilere yapılan yatırımlar bulunuyor. İşlem maliyetlerinin düşmesi, özellikle ödeme sistemlerinde görülen tasarruflar ve geniş müşteri tabanı, bankanın rekabet gücünü artıran unsurlar olarak öne çıkıyor.

Öte yandan Avrupa ve ABD bankacılık düzenlemeleri arasındaki farklar da dikkat çekiyor. Son yıllarda Avrupa Birliği’nde on binlerce yeni düzenleme eklenirken, ABD çok daha sınırlı değişikliklerle ilerledi. Avrupa’daki yüksek vergi yükleri, ağır prosedürler ve ulusal düzenleme katmanları, bankaların sermaye tahsisini zorlaştırıyor. Buna karşılık ABD pazarının daha sade ve daha az maliyetli bir ortam sunması, küresel kurumların yatırımlarını bölgesel olarak yeniden değerlendirmesine yol açıyor.

Avrupa’nın ekonomik büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için sermaye piyasalarının geliştirilmesi, birleşik bir bankacılık çerçevesi oluşturulması ve aşırı düzenleme yükünün hafifletilmesi gerektiği uzun süredir dile getiriliyor. Ancak bu dönüşümlerin siyasi süreçler nedeniyle yavaş ilerlediği görülüyor.

Emeklilik Sistemlerinde Baskı Artıyor: Hollanda Modeli Öne Çıkıyor

Batı ekonomilerinin bir diğer önemli gündemi ise emeklilik sistemlerinin sürdürülebilirliği. Yaşlanan nüfus, düşük faiz oranları ve işgücü yapısının değişmesi, sosyal güvenlik sistemlerini zorlayan temel faktörler arasında yer alıyor.

Hollanda, dünyadaki en büyük emeklilik fonlarından birine sahip olmasına rağmen, bu sistemi daha sürdürülebilir kılmak amacıyla köklü bir reforma gitti. Tanımlı fayda modelinden tanımlı katkı sistemine geçiş, fonların daha esnek ve piyasa koşullarına daha duyarlı şekilde yönetilmesini amaçlıyor. Bu dönüşüm, genç çalışanlara daha yüksek risk alarak uzun vadede daha iyi getiriler elde etme imkânı sunarken, emeklilik yaşına yaklaşan çalışanlar için daha istikrarlı bir getiri profili oluşturuyor.

Bu değişiklikler yoğun tartışmalar yaratsa da, Hollanda’nın konsensüs odaklı sosyal yapısı sayesinde reform hayata geçirilebildi. Uzmanlar, diğer Batı ülkelerinin de benzer baskılarla karşı karşıya olduğunu ve kaçınılmaz olarak daha esnek modellere yönelmek zorunda kalacağını belirtiyor.

Dijitalleşmenin Enerji Bedeli: Finlandiya’nın Yenilikçi Çözümü

Dijital dünyanın büyümesi, özellikle yapay zekâ ve büyük veri uygulamaları nedeniyle veri merkezlerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Bu merkezler çok büyük miktarda enerji tüketiyor ve ortaya çıkan ısı ise önemli bir çevresel maliyet yaratıyor. Finlandiya bu soruna yaratıcı bir çözüm geliştirdi: Veri merkezlerinin ürettiği ısıyı şehir ısıtma sistemine entegre etmek.

Helsinki’de bu model sayesinde yer altındaki dev tesisler, veri merkezlerinden gelen atık ısıyı toplayarak binlerce hanenin ihtiyaç duyduğu ısınmayı karşılayabiliyor. Veri merkezleri soğutma maliyetinden kurtulurken, enerji şirketleri bu ısıyı yeniden satarak ekonomik kazanç elde ediyor. Bu sistem hem enerji verimliliği sağlıyor hem de karbon emisyonlarını azaltıyor.

Finlandiya’nın modeli özellikle soğuk iklime sahip ülkeler için uygulanabilir görünse de, küresel ölçekte sürdürülebilir dijital altyapı arayışına önemli bir örnek sunuyor.

Kuantum Teknolojisi: Yapay Zekâyı Aşacak Yeni Bir Devrim mi?

Teknoloji dünyasında son yılların en heyecan verici başlıklarından biri kuantum hesaplama. Uzmanlara göre bu teknoloji, yapay zekâdan bile daha geniş kapsamlı bir dönüşüme imkân sunabilir. Klasik bilgisayarlar bilgiyi “0” ve “1” bitleri üzerinden işlerken, kuantum bilgisayarlar aynı anda birden çok değerde bulunabilen “qubit” birimlerine dayanıyor. Bu durum onları çok daha karmaşık hesaplamalar için eşsiz bir araç hâline getiriyor.

Özel sektörde IBM, Google, Microsoft ve çeşitli startup’lar arasındaki rekabet giderek kızışıyor. IBM, 2029 yılına kadar tam ölçekli kuantum avantajının yakalanacağını öngörüyor ve bu doğrultuda altyapı geliştirmeye devam ediyor. Bazı startup’lar ise çoktan bu seviyeye ulaştıklarını iddia ediyor. Yarışın tam olarak kimin lehine ilerlediği belirsiz olsa da, hemen herkes kuantum teknolojisinin çok yakın gelecekte ekonomik dengeleri değiştireceği konusunda hemfikir. Kuantum siber güvenlik de hızla büyüyen bir alan hâline geldi. Kuantum anahtar dağıtım sistemleri sayesinde veri güvenliği dramatik biçimde artabiliyor. Bu teknoloji, özellikle finans sektorü gibi bilgi güvenliğinin kritik olduğu alanlarda büyük ilgi görüyor.

BAKMADAN GEÇME

  • Sanayide Vites Yükseldi: Kasım Ayında Üretim Beklentileri Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekim ayında yaşanan %0,8’lik daralmanın…

  • İstanbul’da Altın Kaçakçılığı Soruşturması: Üçüncü Dalga Operasyonda 7 Gözaltı Var

    İstanbul’da yürütülen dev altın kaçakçılığı soruşturmasında yeni bir perde açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen “üçüncü dalga” operasyonla, altın piyasasını…

  • ABD Yüksek Mahkemesi Trump’ın Gümrük Tarifeleri Hakkında Karar Verebilir: Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor?

    ABD Yüksek Mahkemesi’nin cuma günü Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifelerinin hukuki dayanağına ilişkin kritik bir karar açıklaması bekleniyor. Karar, yalnızca ABD ticaret politikasını değil, bütçe dengelerini, şirket kârlılıklarını ve küresel ticaret akışlarını da doğrudan etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Piyasalar, olası bir iptal ya da sınırlama kararının ardından Washington’un hangi alternatif yolları devreye sokacağını yakından izliyor.

  • Türk Medyasında Kara Para Temizliği: Ekol TV ve Ersan Şen Hakkında Flaş Gelişmeler

    Türk medyasında taşlar yerinden oynamaya devam ediyor. Son dönemde yayın hayatına son vereceğini duyuran Ekol TV ve kanalın finansman kaynakları hakkında başlatılan "kara para aklama" soruşturması yeni bir boyuta evrildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında tanınmış hukukçu Prof. Dr. Ersan Şen’in de bulunduğu dört kritik isim büyüteç altına alındı.

  • ABB Konser Harcamaları Davasında Ara Karar: Tutuklu Sanıklar Tahliye Edildi

    Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021–2024 dönemindeki konser harcamalarının kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açılan davada mahkeme ara kararını açıkladı. 5’i tutuklu 14 sanığın yargılandığı davada, tüm tutuklu sanıklar yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliye edildi.

  • Merkez Bankası Rezervlerinde Görünmeyen Açık: Artış Var Mı Gerçekten? 

    Ekonomi yönetimi son dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artışı sıkça gündeme getirirken, resmi verilerin detayları incelendiğinde tablo çok daha farklı bir hikâye anlatıyor. Yüksek faiz ortamına rağmen Merkez Bankası’nın rezervlerinde gerçek anlamda bir güçlenme değil, zayıflama yaşandığı görülüyor.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: Sahibinden kelepire mi geldik?

    Türk reel sektörü en kritik dönemeçlerinden birinden geçiyor. Bugüne kadar verimlilik ile ilgili tartışmalar ön plana çıkıyordu...

  • Akfen GYO, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde Yerini Aldı

    Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. (Akfen GYO), çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim (ESG) alanlarındaki performansı doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer aldı...

  • Meysu Halka Arz Sonuçları Açıklandı…

    Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. halka arz sonuçları belli oldu. Pay başına 7,50 TL sabit fiyatla gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü 1 milyar 312 milyon 500 bin TL olarak gerçekleşirken, halka arz sürecinde toplam tahsisat tutarının 8,5 katı talep oluştu...

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

Benzer Haberler