Sosyal Medya

Genel

Nuray Babacan’dan  müthiş iddia: Saraya yeni ekonomi kadrosu

Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan’a göre, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik programı sabote eden siyasi operasyonun sonuçlarıyla boğuşurken, Saray’ın yeni planlar yaptığı iddia ediliyor.  Nuray Babacan yazmıyor, ama bu her anlamda gergin ortamda Mehmet Şimşek’in by-pass edilmesi piyasalarda yeni bir kriz yaratabilir.

Nuray Babacan’dan  müthiş iddia: Saraya yeni ekonomi kadrosu

Nefes Gazetesi yazarı Nuray Babacan’a göre, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik programı sabote eden siyasi operasyonun sonuçlarıyla boğuşurken, Saray’ın yeni planlar yaptığı iddia ediliyor.  Nuray Babacan yazmıyor, ama bu her anlamda gergin ortamda Mehmet Şimşek’in by-pass edilmesi piyasalarda yeni bir kriz yaratabilir.

 

Babacan şunları kaydetti:

 

Merkez Bankası Başkanlığı döneminde pek de uyumlu çalışamadığı Hafize Gaye Erkan’ın atanacağı iddia edilen yeni görev, kulislerde dalgalanmaya neden oldu. Ayrıca Erkan’ın bu göreve getirilmesinde ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’la dostluğunun etkili olacağı iddiası, tartışma yarattı.

 

Şimdi, 28 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan kararnameyle, Dijital Dönüşüm Ofisi, Finans Ofisi, İnsan Kaynaklan Ofisi ve Yatırım Ofisi birleştirilerek, “Yatırım ve Finans Ofisi” oluşturulmasının ardından Erkan’ın ismi yine ortaya atıldı. Ofisin başkanlığına getirileceğine ilişkin kulis bilgileri haber olarak paylaşıldı.

 

Bu iddialar hem nedeni hem de sonuçları konusunda kulisleri hareketlendirdi. Bayram rehavetine rağmen, ekonomideki dalgalanmayı yakından izleyenler, bunun gerçekliği ve yaratacağı sorunlar konusunda ilginç saptamalar da bulunuyorlar. İki farklı bakış açısı var.

 

Erkan’ın bu ofisin başkanlığına getirilebileceğini savunanlar, ABD’nin yeni Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’la iyi ilişkilerini gerekçe gösteriyor. ABD ile yeni dönemde kurulacak ekonomik ilişkilere özel anlam yükleyen çevrelerin, bu ilişkinin faydası olacağı tezini işlediği ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı da bu noktadan ikna etmeye çalıştığı öne sürülüyor.

 

Farklı açıdan bakanlar ise endişeli

Erkan’ın yatırım ofisinin başkanlığına getirilmesinin, Saray’da ‘alternatif bir ekonomi yönetimi’ oluşmasını sağlayacağı, iki başlı ekonomi yönetiminin zaten zor kontrol edilen ekonomiyi yoldan çıkaracağını dile getiriyorlar.

 

Çünkü ekonomiyi yakından izleyenler, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uyguladığı politika konusunda zaman zaman Saray yönetimini ikna etmekte zorluk çektiğini biliyor.

Kavcıoğlu’nun yerine Merkez Bankası Başkanlığına getirilen ve kısa sürede görev anlayışı, ailesinin müdahaleleri ve kişisel yaklaşımlarıyla sorun olan Hafize Gaye Erkan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla bu göreve getirilmesini ‘yeni cephe açmak’ olarak nitelendirenler var.

Özellikle, Cumhurbaşkanının ekonomi danışmanlarının da Şimşek ve ekibinin ekonomi yönetim anlayışıyla pek uyuşmadığı ve sık sık ters düştükleri de hesaba katılarsa…

 

 

Şimşek’in en büyük destekçisinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz olduğu, Yılmaz’ın zaman zaman yaşanan sorunlar nedeniyle arabuluculuğa soyunmak zorunda kaldığı aşikar. Şimşek, ayrıca iş yapma biçimi bakımından partiden de destek görüyor.

 

Şimdi, Saray’ın yeni bir ‘ekonomi kadrosu’ oluşturulacak mı? Şimşek ve ekibinin bu yapıyla ilişkisi nasıl kurulacak? Çift başlı bu görünümün zaten dikiş tutmakla zorlanan ekonomiye etkileri ne olacak? gibi sorular soruluyor.

 

Hükümetin bayram hediyesi olarak elektriğe yaptığı ‘ölçüsüz zam’, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılan siyasi operasyonunun hasarlarını gidermeye yönelik adımlardan biri. Yeni ‘acı reçete’ paketlerinin hazırlandığı iddia ediliyor.

 

Siyasi kulislerde ekonomik programa asıl darbenin 19 Mart günü vurulduğu, boykotların ve eylemlerin o günkü şoka kıyasla hesaba katılmadığı anlatılıyor.

 

Şimşek’in istediği heyeti bile oluşturamadan Brüksel’e gidip, güven tazeleme çabalarına rağmen, AB’deki muhataplarının endişeli sorular sorduğu da gelen bilgiler arasında.

 

Bütün bunlar, bıçak sırtında sürdürülen ekonomi programa asıl hasarı, iktidarın karar ve politikalarının verdiğini de gösteriyor.

 

 

Yorum

Global paniğe rağmen, Ticaret  Savaşı ve politik yankılarından çok az etkilenen Türkiye’nin güvenli liman olarak öne çıkması mümkün. Ancak, yatırımcılar açısından bu senaryonun olmazsa-olmazı Mehmet Şimşek’in görevde kalması.  Gaye Erkan’ın ortodoks politikalara sadakati sorgulanacak olurken, TCMB’deki PPK ekibiyle de geçmişte sorunlar yaşaması, ekonomi yönetiminin fiilen onun eline geçmesinin şokunu katlayabilir.

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • Gümrük Birliği’nin Geleceği Tartışılıyor: AB’nin Yeni Sanayi Politikası Türkiye’yi Zorluyor

    Avrupa Birliği’nin yerli üretimi güçlendirmeyi hedefleyen “Made in Europe” yaklaşımı, Türkiye’nin Avrupa’daki üretim ağındaki rolünü belirsiz bir noktaya taşıdı. Türkiye’nin bu çerçevenin dışında bırakılması durumunda, otomotivden çeliğe kadar pek çok temel sektörde ciddi ekonomik maliyetlerle karşılaşılması bekleniyor. AB çevreleri ise bu risklerin azaltılması için Türkiye’nin siyasi ve ekonomik reformları gecikmeden hayata geçirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

  • İHKİB Başkan Adayı Timur Bozdemir’den Sektöre Umut Veren Açıklamalar: “Gençlerimize Yeni İş Sahaları Açacağız”

    Tekstil ve hazır giyim sektöründe bir süredir hissedilen durağanlık, İHKİB seçim süreciyle birlikte yerini daha güçlü çıkışlara bırakıyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği başkanlığı için adaylığını duyuran Dr. Timur Bozdemir, son dönemde bazı üreticilerin yatırımlarını yurt dışına kaydırmasına dikkat çekerek sektör adına kararlı bir duruş sergiledi.

  • Güvenli Liman Arayışı Hızlandı: Altın Fiyatları Rekor Kırıyor

    Küresel ölçekte artan belirsizlikler ve altın fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşması, yatırımcıları emtiaya yöneltti. Son 5 ayda vatandaşlar yaklaşık 13 milyar dolar tutarında emtia yatırımı yaptı. Bankalar, emtia piyasasındaki yükselişin devam edeceğini ve altın fiyatlarının 6 bin dolar seviyesinin üzerine çıkabileceğini öngörürken, şirketler de yatırımlarını bu alana kaydırmaya başladı.

  • BlackRock Türk Hisselerine Dönüş Yaptı: “Piyasada Dönüş Sinyalleri Var”

    Dünyanın en büyük varlık yöneticilerinden BlackRock, uzun süredir mesafeli durduğu Türkiye hisse senedi piyasasına yeniden pozisyon almaya başladı. Şirketin en iyi performans gösteren fonlarından biri olan Frontiers Investment Trust, Türk hisselerini portföyünde yüzde 10’a yaklaştırırken, yöneticiler enflasyondaki yavaşlama ve faiz indirimlerinin olası bir piyasa dönüşüne zemin hazırladığını belirtiyor.

  • Sabancı Holding’e Akçansa Payları İçin 1,1 Milyar Dolarlık Teklif

    Sabancı Holding, Akçansa’da sahip olduğu ve sermayenin %39,72’sine denk gelen paylar için, şirket değerini 1,1 milyar dolar olarak belirleyen bir teklif aldığını duyurdu.

  • Bank of America’dan Ons Altın İçin 6.000 Dolar Hedefi

    Küresel piyasalarda aylardır yeni rekorlar kıran altın için Bank of America (BofA) beklentileri daha da yukarı çekti. ABD’li banka, kısa vadeli ons altın fiyatı hedefini 6.000 dolar olarak açıkladı. Bu tahmin, büyük finans kuruluşları arasında şimdiye kadar yapılan en agresif projeksiyon olarak öne çıkarken, BofA’ya göre mevcut yükseliş henüz “yorulmuş” değil.

  • Gümüş: “Zombi Bankalar” Kaçışı mı, Yoksa Dev Bir Balon mu?

    Gümüş fiyatları, Çin bankacılık sisteminden gelen "sistemik risk" sinyalleri ve küresel fiziksel metal talebiyle 110 doları aşarak tarih yazdı. Uzmanlar ikiye bölünmüş durumda: Gümüşün "saltanatı" yeni mi başlıyor, yoksa 45 yıllık finansal felaketler tekerrür mü edecek?

  • Adam Posen: Trump’ın Ekonomi Politikalarının Bedeli Yakında Daha Net Görülecek

    Peterson Institute Başkanı Adam Posen’e göre, Donald Trump’ın ticaret ve göç politikalarının ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri henüz makro verilere tam olarak yansımış değil. Ancak bu durum, politikaların zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Posen, politika kaynaklı belirsizliğin yatırım kararlarını felç ettiğini, enflasyonist baskıların gecikmeli olarak biriktiğini ve 2026’ya girerken “stagflasyon benzeri” bir tablonun daha görünür hale geleceğini savunuyor.

  • ECB’den Euro Uyarısı: Kur Güçlenirse Faiz İndirimi Gündeme Gelebilir

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi üyesi ve Avusturya Merkez Bankası Başkanı Martin Kocher, eurodaki değer artışının enflasyon görünümünü aşağı çekmesi halinde ECB’nin yeni bir faiz indirimi seçeneğini değerlendirmek zorunda kalabileceğini söyledi. Kocher’e göre son dönemde eurodaki yükseliş “ılımlı” düzeyde kalsa da, kurdaki kalıcı ve güçlü bir artış para politikasını doğrudan etkileyebilir.

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?: Zirve Sonrası Konsolidasyon ve Trend Beklentileri

    Borsa İstanbul, 2026 yılına oldukça güçlü bir giriş yaparak Ocak ayının son haftasında 13.262 puan ile tarihi zirvesini yeniledi. Paylaştığınız raporlar ışığında; piyasanın bu sert yükselişin ardından bir "soluklanma" ve "teknik düzeltme" evresine girdiğini söylemek mümkün. Üç kurumun da ortaklaştığı temel nokta, bu geri çekilmelerin ana yükseliş trendini bozmayan, aksine sağlıklı bir piyasa yapısı için gereken doğal bir denge arayışı olduğudur.

  • SABAH Raporu:  Nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik… #DXY

    Basitçe alsan alınmıyor, satsan satılmıyor! Belki de yatırımcılar açısından da en zor dönemlerden birine girmiş olduğumuzu söylemem gerekiyor.

  • Dünya Bankası Raporu: Gelişmekte Olan Ekonomiler Potansiyellerine Ulaşamadı

    Dünya Bankası’nın yeni çalışmasına göre, “gelişmekte olan piyasa” olarak sınıflandırılan ülkeler, son on yıllarda sahip oldukları avantajlara rağmen ekonomik potansiyellerini tam olarak hayata geçiremedi. Raporda, kişi başına yatırım artışının keskin biçimde yavaşladığına dikkat çekilirken, en başarılı örneklerin diğer ülkeler için önemli dersler sunduğu vurgulandı.

  • Teknoloji Devlerinin Yapay Zeka Borçlanması Tahvil Piyasasını Rehin Aldı

    Yapay zeka (AI) çılgınlığı sadece hisse senedi piyasalarını değil, dünyanın en güvenli varlıkları olarak kabul edilen ABD kurumsal tahvil piyasasını da dönüştürüyor. Apollo Global Management ve Morgan Stanley’nin son verilerine göre, teknoloji devlerinin devasa veri merkezi yatırımları için borçlanma atağı, tahvil piyasasını "tek bir makro bahse" mahkûm etme riski taşıyor.

Benzer Haberler