Sosyal Medya

Borsa

ANALİZ: SP500’de Düşüş Bitti mi? (Larry R. Williams)

Hisse Senedi Piyasalarında Değerleme ve Döngüsel Hareketler Teknik göstergeler üzerinden yapılan analizlerde piyasaların aşırı alım veya aşırı satım bölgelerinde olmadığı,…

ANALİZ: SP500’de Düşüş Bitti mi? (Larry R. Williams)

Hisse Senedi Piyasalarında Değerleme ve Döngüsel Hareketler

Teknik göstergeler üzerinden yapılan analizlerde piyasaların aşırı alım veya aşırı satım bölgelerinde olmadığı, ancak mevcut fiyat seviyelerinin cazip olarak değerlendiği ifade edilmektedir. Geçmiş verilere bakıldığında, piyasalarda yaklaşık her beş ila altı ayda bir alım fırsatlarının ortaya çıktığı görülmektedir.

Özellikle 2025 yılı başında yapılan tahminler doğrultusunda, mart ayının ortalarında piyasalarda bir dönüş yaşanabileceği öngörülmüştür. Bu bağlamda, hisse senedi fiyatlarının mevcut konumunun uzun vadeli döngüsel hareketlerle uyumlu olduğu belirtilmektedir. Geçmiş dönemlerde de benzer koşullarda piyasaların yükselişe geçtiği ve bu eğilimin tekrar edebileceği ifade edilmektedir.

Piyasalarda değerleme açısından önemli bir gösterge olarak kullanılan “Will Value” modeli incelendiğinde, son dönemde piyasalarda düşük değerleme bölgesine girildiği görülmektedir.

Benzer durumların, COVID-19 çöküşü gibi büyük piyasa düzeltmelerinin ardından da yaşandığı ve bu dönemlerde alım fırsatlarının oluştuğu belirtilmektedir. Ancak bu modelin doğrudan bir zamanlama aracı olmadığı, yalnızca genel piyasa değerlemesi açısından fikir verdiği vurgulanmaktadır.

Kurumsal Para Akışı ve Piyasa Dinamikleri

Piyasalarda yükseliş beklentisini destekleyen bir diğer unsur, büyük yatırımcıların alımlara başladığını gösteren para akış analizleridir. Kurumsal yatırımcıların genellikle piyasalarda yön belirleyici olduğu ve alım yaptıkları dönemlerde piyasaların yükselişe geçtiği bilinmektedir. Son dönemde yapılan para akışı analizlerinde, bu yatırımcıların kademeli olarak hisse senetleri biriktirmeye başladığı tespit edilmiştir.

Önceki dönemlerde benzer şekilde büyük yatırımcıların alım yaptığı ve bunun ardından piyasalarda yükselişlerin görüldüğü ifade edilmektedir. Özellikle COVID-19 çöküşü sırasında büyük yatırımcıların alım yaparak piyasaya destek olduğu ve bu dönemin ardından güçlü bir toparlanma yaşandığı hatırlatılmaktadır.

Ayrıca, piyasalarda yatırım danışmanlarının genel olarak kötümser olduğu ve tarihsel verilerde, danışmanların en olumsuz olduğu dönemlerde piyasalarda genellikle yükselişlerin görüldüğü aktarılmaktadır. Mevcut durumda, yatırım danışmanlarının büyük çoğunluğunun piyasalar hakkında olumsuz görüş bildirdiği ve bu durumun bir alım fırsatı olabileceği değerlendirilmektedir.

Makroekonomik Gelişmeler ve Enerji Fiyatlarının Etkisi

Makroekonomik açıdan değerlendirildiğinde, piyasalarda belirsizlik yaratan en önemli faktörlerden birinin ticaret tarifeleri olduğu ifade edilmektedir. Geçmiş dönemlerde de tarifelerin ekonomiye etkileri üzerine tartışmalar yapılmış ve bu durumun belirsizlik oluşturduğu belirtilmiştir. Ancak uzun vadede, üretimin yerelleştirilmesiyle birlikte istihdamın artabileceği ve bunun ekonomik büyümeye katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

Enflasyon üzerindeki en önemli etkenlerden birinin petrol fiyatları olduğu belirtilmektedir. Tarihsel olarak, petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte enflasyonun arttığı, düşmesiyle ise enflasyonun azaldığı gözlemlenmektedir. Son dönemde petrol fiyatlarında belirgin bir düşüş eğilimi olduğu ve bu durumun enflasyon üzerindeki baskıyı hafiflettiği ifade edilmektedir.

Özellikle ABD’de petrol üretiminin artırılması yönünde atılabilecek adımların, enerji fiyatlarını daha da aşağı çekerek enflasyonun düşmesine katkı sağlayabileceği belirtilmektedir. Petrol arzının artması durumunda, talepte büyük bir değişiklik olmadığı sürece fiyatların aşağı yönlü baskılanacağı ve bunun da enflasyonu kontrol altında tutacağı düşünülmektedir.

Petrol fiyatları ile hisse senedi piyasaları arasındaki güçlü ilişkiye de dikkat çekilmektedir. Tarihsel verilere göre, petrol fiyatlarının düşüş eğilimine girdiği dönemlerde hisse senedi piyasalarında yükselişlerin yaşandığı belirtilmektedir. Mevcut durumda da petrol fiyatlarında gerileme yaşandığı ve bunun hisse senedi piyasalarına olumlu yansıyabileceği aktarılmaktadır.

 


StockChartsTV – Larry R. Williams

BAKMADAN GEÇME

  • Bitcoin için 2026 Tahminleri Uçurum Gibi: 75 Bin Dolardan 225 Bin Dolara Kadar Geniş Bir Bant

    2025 yılında tarihi zirveyi test ettikten sonra sert bir düzeltme yaşayan Bitcoin için 2026’ya yönelik tahminler son derece geniş bir bantta şekilleniyor. CNBC’nin sektör profesyonelleriyle yaptığı derlemeye göre öngörüler 75 bin dolar ile 225 bin dolar arasında değişiyor. Ortak nokta ise yüksek volatilitenin kalıcı olacağı beklentisi.

  • İran Fay Hattı: 2026’da Türkiye’yi Bekleyen Riskler ve Fırsatlar

    2026 yılının başında İran, 1979 Devrimi’nden bu yana en derin iç krizlerinden birini yaşıyor. Tahran’da hayat pahalılığı ve döviz kriziyle başlayan gösteriler, bugün rejim karşıtı topyekûn bir halk hareketine dönüşmüş durumda. 534 kilometrelik ortak sınıra sahip olan Türkiye için bu durum sadece komşuda çıkan bir yangın değil; göç, enerji ve jeopolitik dengeler açısından bir "sıçrama" (spillover) riskidir.

  • BDDK Raporu: Bireysel Kredi Büyümesi Ticari Kredileri Solladı

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) yayımladığı son veriler, kredi piyasasında tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının giderek açıldığını gösteriyor. Tüketici kredileri, 2 Ocak haftası itibarıyla art arda dördüncü haftasında da yükselişini sürdürerek yıllıklandırılmış bazda yüzde 62,5 seviyesine ulaştı.

  • Marc Champion: ABD’nin Venezuela Modeli İran’da İşe Yaramaz

    ABD’nin Venezuela’da gerçekleştirdiği sürpriz operasyon ve Nicolas Maduro’nun ülke dışına çıkarılması, Washington’un benzer bir stratejiyi İran için de devreye sokup sokamayacağı tartışmasını alevlendirdi. Ancak Bloomberg yazarı Marc Champion’a göre, İran’ın iç dengeleri, bölgesel konumu ve rejimin yapısı Venezuela’dan çok daha karmaşık. Dahası, dış askeri müdahaleler Tahran’da rejimi zayıflatmak yerine milliyetçi refleksleri güçlendirebilir ve daha istikrarsız sonuçlar doğurabilir.

  • TCMB Rezervlerinde Düşüş: Toplam Rezervler 189,1 Milyar Dolara Geriledi

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervleri gerileme kaydetti. 2 Ocak 2026 ile sona eren haftada TCMB’nin toplam rezervleri, önceki haftaya göre 4,8 milyar dolar azalarak 189,1 milyar dolara düştü. Bir önceki hafta rezervler 193,9 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Jeopolitik Riskler GOÜ Varlıklarını Baskılıyor

    Gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri, artan jeopolitik risklerin etkisiyle düşüşünü sürdürdü. MSCI gelişmekte olan piyasalar hisse endeksi yüzde 0,8 gerileyerek Aralık ortasından bu yana en sert günlük düşüşünü kaydetti. Döviz tarafında ise Tayland, Güney Kore ve Güney Afrika para birimleri kayıplara öncülük etti.

  • Güldem Atabay: Küresel ekonomi şoklara dirençli çıktı, bizde de enflasyon

    Dünya ekonomisi jeopolitik şoklara beklenenden daha güçlü dayanıklılık sergilerken, bizde TCMB yapışkan enflasyona rağmen faiz indiriminin yolunu arıyor

  • Hazine’den 3,5 Milyar Dolarlık Dış Borçlanma

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, 7 Ocak’ta gerçekleştirdiği dolar cinsinden çift dilimli tahvil ihracıyla uluslararası piyasalardan 3,5 milyar dolar kaynak sağladı.…

  • TÜİK, Aralık Ayında En Çok Kazandıran Yatırım Araçlarını Açıkladı

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri’nde (DİBS) görüldü. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) dikkate alındığında DİBS’in reel getirisi yüzde 4,13 olurken, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile hesaplandığında bu oran yüzde 3,98 olarak gerçekleşti.

  • İSO: İhracat Pazarları İklim Endeksi Aralık’ta Geriledi

    İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Aralık 2025’te bir önceki aya göre düşüş göstererek 51,6 seviyesine geriledi. Kasım ayında 52,4 olan endeks, böylece son beş ayın en düşük değerini aldı. Endeksin 50 eşik değerinin üzerinde kalması, ihracat pazarlarında talep koşullarının zayıf da olsa iyileşmeye devam ettiğine işaret ederken, mevcut toparlanma eğilimi Aralık ayı itibarıyla ikinci yılını tamamlamış oldu.

  • Hükümet Harekete Geçti: Emekliye Asgari Ücret Oranında Zam Yapılacak mı?

    Milyonlarca emekli, açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verirken yapılacak maaş artışına odaklanmış durumda. Enflasyon farkının yetersiz kalması nedeniyle, iktidarın emekli maaşlarına asgari ücret artışı oranında zam yapmayı değerlendirdiği ifade ediliyor.

  • Demirören Grubu’nda İflas Kararı: Demirören’in Veliahtıydı, O da İflas Etti

    Karşılıksız çek kullandığı iddiasıyla tutuklandıktan sonra serbest bırakılan Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Fikret Tayfun Demirören’in iflasına karar verildi.

  • Küresel Piyasalarda İvme Kaybı: Rekorların Ardından Kâr Satışları, Jeopolitik Riskler Yeniden Gündemde

    Küresel piyasalarda yılın başından bu yana risk iştahını destekleyen iyimser hava, hafta ortasında yerini temkinli bir duruşa bıraktı. ABD borsalarında endeksler gün içinde yeni zirveler test etse de, özellikle yılın başında güçlü performans gösteren sektörlerde gelen kâr satışlarıyla birlikte kapanışlar karışık gerçekleşti.

Benzer Haberler