Reel Sektör
Tekstilde savaş etkisi: Hammaddede %60 artış, sektörde alarm büyüyor
Yalnız tekstil değil, tüm sanayi tehdit altında
İran savaşı ve enerji krizinin etkileri Türkiye tekstil sektörünü derinden sarsmaya başladı. Petrol bazlı hammaddelerde %60’a varan fiyat artışları görülürken, maliyet baskısı üretimi ve ihracatı tehdit ediyor. Sektör temsilcileri, mevcut koşulların sürdürülemez hale geldiğini vurgularken, çözüm olarak otomasyon ve “karanlık fabrika” modeline geçiş öneriliyor.
Savaş tekstil sektörünü vurdu
ABD-İsrail-İran hattında tırmanan savaş, enerji piyasalarının ardından sanayi sektörlerini de etkilemeye başladı.
Türkiye’nin önemli ihracat kalemlerinden biri olan tekstil sektöründe, özellikle petrol türevli hammaddelerde sert fiyat artışları yaşanıyor.
Sektör temsilcilerine göre bu artış bazı ürünlerde %60’a kadar ulaştı.
Sünger hammaddesi 10 günde %70 arttı
En dikkat çekici örneklerden biri sünger hammaddesi oldu.
- 10 gün önce: 1.200 Euro
- Bugün: 2.000 Euro
Bu artış, savaşın doğrudan maliyetlere yansıdığını açık şekilde ortaya koyuyor.
Toplantıda ayrıca Avrupa’daki firmaların “mücbir sebep” gerekçesiyle siparişleri askıya alma riskine dikkat çekildi.
Maliyet krizi derinleşiyor
İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz, sektörün zaten zor bir dönemden geçtiğini belirterek savaşın etkisiyle maliyet baskısının katlandığını söyledi.
Öksüz’e göre en kritik sorunlardan biri:
- Enflasyonun yüksek seyretmesi
- Buna karşın döviz kurunun sabit kalması
Hammadde fiyatlarındaki artış, navlun ve enerji maliyetleriyle birleşince sektörün ciddi şekilde sıkıştığı ifade ediliyor.
İhracat hedefleri risk altında
Türkiye tekstil sektörü, Avrupa’daki üretimden daha fazla pay almayı hedefleyen bir dönüşüm sürecindeydi.
Ancak mevcut gelişmeler bu stratejiyi riske atıyor.
Sektör temsilcileri, artan maliyetlerle küresel rekabet gücünün hızla zayıfladığını belirtiyor.
Çözüm: “Karanlık fabrika” modeli
İTHİB Başkan Yardımcısı Ahmet Şişman, sektörün geleceğine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Türkiye’nin yıllık yaklaşık 12 milyar dolarlık ihracat yaptığını hatırlatan Şişman, mevcut üretim modelinin sürdürülemez olduğunu vurguladı.
Önerilen yeni model:
- 7/24 çalışan otomasyon sistemleri
- İnsan gücüne daha az bağımlı üretim
- “Karanlık fabrika” konsepti
Şişman’a göre Türkiye’nin bu dönüşüm için devlet desteği ve ortak üretim modellerine yönelmesi gerekiyor.
Türkiye’nin Devleri İflas Kıskacında: Tekstilde Kapanma ve Konkordato Fırtınası
Sektörde yapısal kriz derinleşiyor
Tekstil sektörü halihazırda son 30 yılın en ağır krizlerinden birini yaşıyor.
Son veriler:
- Son 3 yılda yaklaşık 300 bin kişi işini kaybetti
- 2025’in ilk yarısında 3 binden fazla firma kapandı
- Çok sayıda şirket üretimi durdurdu veya yurtdışına taşıdı
Bu gelişmeler, krizin sadece geçici değil yapısal olduğunu gösteriyor.
Rekabet gücü hızla eriyor
Artan maliyetler Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumunu zayıflatıyor.
- Enerji ve işçilik maliyetleri yükseliyor
- Döviz kuru rekabet avantajı sağlamıyor
- Rakip ülkeler daha düşük maliyetle üretim yapabiliyor
Bu da ihracat kaybına ve pazar payının azalmasına yol açıyor.
Finansman krizi büyüyor
Sektördeki bir diğer önemli sorun finansmana erişim.
- Yüzlerce firma konkordato ilan etti
- Nakit akışı sıkıntıları yaygınlaştı
Bu durum üretim zincirinin kırılmasına neden oluyor.
2026 için görünüm zayıf
Uzmanlara göre mevcut kriz 2026 yılında da devam edecek.
Savaşın uzaması halinde:
- Enerji maliyetleri yüksek kalacak
- Hammadde fiyatları baskı yaratmaya devam edecek
- İhracat performansı zayıflayacak
Sonuç: Savaş, krizi hızlandırdı
Türkiye tekstil sektörü zaten yüksek enflasyon ve maliyet baskısı altında zorlanırken, İran savaşı bu süreci hızlandıran bir faktör haline geldi.
Artan hammadde fiyatları ve daralan talep, sektörün dönüşüm ihtiyacını daha da acil hale getiriyor.
Uzmanlara göre, yapısal reformlar ve teknolojik dönüşüm olmadan sektörün rekabet gücünü koruması giderek zorlaşacak.
Kaynak: Elif Özge Yalçın, Cumhuriyet, ParaAnaliz
