Sosyal Medya

Reel Sektör

Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

Özet:

Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

Sıkı Para Politikası Sanayiyi Vurdu

Türkiye’nin önde gelen sanayi şirketleri olan Vestel, SASA Polyester ve Arçelik, 2023 ortasından itibaren Merkez Bankası’nın sıkılaştırıcı politikalarının en ağır sonuçlarını yaşayan firmalar arasında yer aldı.

Yüksek faiz oranları, reel olarak değerlenen Türk lirası ve iç talepteki sert daralma; hem kârlılığı hem de uluslararası rekabet gücünü zayıflattı. Reuters verilerine göre, Borsa İstanbul sanayi endeksinde yer alan 238 şirketin yarısından fazlası geçtiğimiz yılın ilk dokuz ayında zarar açıkladı.

Bu tablo, imalat sanayinde son üç yılda yaklaşık 600 bin kişilik istihdam kaybı yaşanmasıyla daha da çarpıcı hale geldi. Sanayideki bu erime, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyu yoklamalarındaki desteğini de olumsuz etkileyen faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

2025’in İlk Yarısı Zorlu, Sonrası Daha Dengeli

Enflasyonun yüzde 31, politika faizinin yüzde 38 seviyesinde bulunduğu mevcut ortamda, sanayi şirketleri için baskının 2025’in ilk yarısında da sürmesi bekleniyor. Ancak hem faizlerde hem de kurda kademeli bir gevşeme beklentisi, yılın ikinci yarısından itibaren sınırlı bir rahatlamaya işaret ediyor.

SASA’da finans ve yatırımcı ilişkilerinden sorumlu grup yöneticisi Bülent Yılmazel, iç talepteki toparlanmanın 2026 yılında daha net hissedileceğini söylüyor. Yılmazel’e göre, faizlerin düşmesiyle birlikte yurtiçi satışlar üzerinde olumlu bir etki bekleniyor.

“Yüksek enflasyon ve faizler 2025’te iç talepte ciddi bir daralmaya yol açtı. Bu bizim için temel sorunlardan biriydi,” diyen Yılmazel, finansman maliyetlerinin şirketlerin zarar yazmasındaki ana unsur olduğuna dikkat çekiyor.

Sanayi İçin Kritik Eşik: Faizler

Uzmanlara göre sanayi sektörünün kalıcı bir toparlanma yaşayabilmesi için faizlerin yüzde 30’un altına gerilemesi gerekiyor. Ata Yatırım Araştırma Direktörü Cemal Demirtaş, asıl rahatlamanın 2026’nın ikinci yarısında hissedileceğini öngörüyor.

Öte yandan, Türkiye’nin ana ihracatçı birliği Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ile yapılan görüşmenin ardından, Merkez Bankası’nın ihracatçılara yönelik daha fazla destek sinyali verdiğini açıkladı. Döviz gelirlerinin TL’ye dönüşümüne yönelik teşvikler de masadaki başlıklardan biri.

Zarar Bilançosu: Vestel, SASA ve Arçelik

2024’ün ilk dokuz ayında Borsa İstanbul’da işlem gören sanayi şirketleri arasında en büyük zararı Vestel açıkladı. Şirketin zararı 18,3 milyar TL’ye (yaklaşık 430 milyon dolar) ulaştı. SASA yaklaşık 10 milyar TL, Arçelik ise 6,4 milyar TL zarar bildirdi.

Şirketlerin ortak vurgusu, Avrupa ve Asya’daki zayıf talep oldu. Vestel, TL’nin reel olarak değer kazanmasının euro bazında işçilik maliyetlerini artırdığını ve bunun kârlılığı baskıladığını belirtirken; Arçelik fiyatlama baskılarına dikkat çekti. Her iki şirket de 2026 beklentilerine ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Madalyonun Diğer Yüzü: İflaslar ve Konkordatolar Patladı

Sanayi cephesinde 2026’ya yönelik temkinli iyimserlik konuşulurken, reel sektörün geneline yayılan iflas ve konkordato dalgası ekonomideki kırılganlığın sürdüğünü gösteriyor. Türkiye ekonomisi 2025 yılına, nakit akışlarının bozulduğu ve finansmana erişimin ciddi biçimde zorlaştığı bir ortamda girdi.

Konkordato artık münferit bir ticari tercih olmaktan çıkmış, makroekonomik tıkanıklığın en net göstergelerinden biri haline gelmiş durumda. 2025’te kesin mühlet kararlarında yüzde 106, geçici mühlet kararlarında ise yüzde 63 artış yaşandı. 247 şirketin faaliyetlerini sonlandırması, konkordatonun her zaman kurtarıcı olmadığını ortaya koyuyor.

En Kırılgan Sektörler

Konkordato başvuruları tüm ekonomiye yayılmış olsa da bazı sektörler daha ağır darbe aldı:

  • İnşaat: Artan girdi maliyetleri ve yavaşlayan konut talebi ödeme zincirini kopardı.

  • Tekstil: Avrupa pazarındaki daralma ve kur–enflasyon dengesizliği ihracatçıları zorladı.

  • Perakende ve Gıda: Alım gücündeki düşüş ve yüksek kiralar, yüzlerce şubesi olan zincirleri dahi konkordatoya itti.

  • Sanayi ve Metal: 42 yıllık Nursan Demir Çelik’in konkordato talebinin reddedilmesi, sektördeki yapısal bozulmanın boyutunu gözler önüne serdi.

Bölgesel Yoğunlaşma Alarm Veriyor

Konkordato dosyalarının coğrafi dağılımı da dikkat çekici. İstanbul 1.417 dosya ile ilk sırada yer alırken; Ankara, İzmir ve Bursa onu izliyor. Antalya ve Alanya gibi turizm merkezleri ile Trakya bölgesindeki yoğunluk, sanayi üretimindeki daralmanın bölgesel bir alarm verdiğine işaret ediyor.

Kırılgan Bir Toparlanma

Kimya sektöründe faaliyet gösteren Kocaeli merkezli Koruma Temizlik’in genel müdürü İmer Özer’e göre, son iki-üç yılda maliyetler yıllık yüzde 20–30 arttı, ancak satışlar aynı hızda büyüyemedi. Özer, enflasyonun kademeli düşmesi, faizlerin öngörülebilir biçimde gerilemesi ve belirsizliğin azalması halinde sanayide toparlanmanın özellikle yılın ikinci yarısında daha görünür olacağını söylüyor.


Kaynak: Reuters, Paraanaliz

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • “Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

    Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

  • Türkiye’nin Dev Tekstil Markasıydı: O da Ekonomik Kriz Karşısında Konkordato Başvurusunda Bulundu

    Türkiye’nin köklü tekstil firmalarından Famateks Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Ev, otel, plaj ve promosyon tekstilleri üreten ve 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket; başta ABD olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Japonya’ya ihracat yapıyordu.

  • AB Komisyon Başkanı Von der Leyen Duyurdu: Ukrayna’ya AB’den 90 Milyar Euro’luk Destek Paketi Sağlanacak

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2026-2027 döneminde Ukrayna’ya toplam 90 milyar euro finansman sağlayacağını açıkladı. Von der Leyen, bu tutarın 60 milyar eurosunun askeri destek, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteği olarak ikiye bölüneceğini belirtti.

  • Formül Plastik Payları Yarın Borsada İşlem Görmeye Başlıyor, 9 Endekse Dahil Edilecek

    Halka arz süreci, 7-9 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama işleminin ardından yatırımcılara pay dağıtımı ile tamamlandı. Formül Plastik’in payları yarından itibaren işlem görmeye başlayacak ve Borsa İstanbul tarafından 9 farklı endekse dahil edilecek.

  • Riskli Varlıklar Parlıyor: Kripto Piyasasında Ralli Sürecek mi?

    Bitcoin, haftalarca dar bir fiyat aralığında işlem gördükten sonra yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesine çıkarak riskli varlıklar ve değerli metallerdeki genel ralliyi takip etti. Bu yükseliş, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi ve jeopolitik belirsizliklerin destekleyici etkisiyle gerçekleşti.

  • Allianz Commercial 2026 Risk Barometresi: Siber Tehditler Zirvede, Yapay Zekâ Hızla Yükseliyor

    Allianz Commercial tarafından hazırlanan yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması, Allianz Risk Barometresi’nin 15. sayısını yayımladı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde görev yapan 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle oluşturulan rapora göre, 2026 yılında siber olaylar, özellikle fidye yazılımı saldırıları, tüm şirketler için art arda beşinci kez en büyük risk olarak öne çıktı.

  • Sürücüler Dikkat: 2026 Trafik Sigortası Fiyatları Açıklandı

    2026 yılı trafik sigortası primleri belli oldu ve milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Ocak ayından itibaren geçerli olacak tarifede, aylık maksimum artış oranı yüzde 0,66 olarak belirlendi. Yeni tarifede, araç sahibinin hasar geçmişi, araç tipi ve bulunduğu il prim tutarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral’dan “Gümrük Düzenlemesi” Açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral, ‘gümrük düzenlemesine’ dair bir paylaşım yaptı. Saral, “Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

  • Restoran Zincirlerinde Büyük Hamle: Tavuk Dünyası ve Dürümle’nin Hisseleri Kime Satıldı?

    Tavuk Dünyası ve Dürümle markalarının hisselerinin yüzde 44’ü, çeşitli yatırım şirketlerinden oluşan bir konsorsiyuma devredildi. Konsorsiyum, bu satın almayla her iki markanın büyüme potansiyelini artırmayı ve operasyonel verimliliğini geliştirmeyi hedefliyor.

Benzer Haberler